Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com

14 Eylül 2025 Pazar

Ötekiyiz Hepimiz

 


 Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bir Ortadoğu ülkesiyiz net. Doksanlar biraz daha iyiydi gibi gelirdi bana o zamanlar çocuktum, ergenliğe geçiyordum karanlık yüzünü algılayamadığımdan bilemem en azından mutluydum. Taksim'in göbeğindeydi evimiz. O dönemde iki kere koca adamlarca tacize uğradım; biri otobüste babamın yanında ellemeye çalıştı, biri asansöre benimle binip yaşının önemi yok görüşmek isterim dedi. Asansördekinden çok ciddi korkmuştum itiraf edeyim. Bunlara rağmen büyüyünce hayat güzel olacak mottosuyla umursamadım, takmadım. Güzeldi de... Sonra sevdiklerim ölmeye başladı teker teker, yaptığım işte iyi olmama rağmen birbirlerini tutan belli bir zümrenin önüne geçmek şöyle dursun yanlarına gelemedim. Hep aynı kişiler, aynı kişilerin tanıdıklarına fırsat verdiler.

İlişkileri bile belliydi, başkalarına umut verip beraber olurken kimleri asıl yere koydukları çoktan belirlenmişti. Kaç tanıdığım, arkadaşım hayallerini bırakıp ya çekip gitti ya da vazgeçti her neye kalbini verdiyse ondan. Ben de dedim ki en azından bu milletin anladığı ya da ilgi duyduğu esas konu cinsellikten bir olta yapayım da derdimi anlatayım. Bir kadın karakteri her konuda özgürce yazsın, en çok da cinselliği araştırsın ve eleştirsin. Burçdaşım Billur Kalkavan misali.

Kadın olmak neden zor bu ülkede? Ne yaparsan yap, ne kadar akıllı, üretken, yetenekli olursan ol. Biri ile çalışınca hemen altına yattı da ondan derler, bir şey başarınca kim bilir kimin sevgilisiydi diye öterler. Oysa her kadının başarma ihtimali vardır, vardı onu da aldınız elimizden. Geriye tutunduğumuz, zor bela güvenip içimizi açtığımız, nihayet bulduğumuz adam ile vazgeçilmiş hayallerimiz kaldı. Bundan sonra konfor ve akış deyip kimseyle muhatap olmadan kenardan izliyorum hayatı bakalım daha ne kadar öteki olmaya ses çıkartmayacaksınız.

21 Şubat 2025 Cuma

İçimdeki Cadı İlişkimi Yorumluyor Yine



  - Bununla mı birliktesin şimdi de?

- Seks iyi işte ne vik vik ediyorsun kulağımın dibinde?

- Neden tahriş oldu vajinan?

- Senin eski vibratörünü hadi deneyelim demenden. Belki de epilasyondan.

- Hep bununla mı takılacaksın?

- Sakıncası mı var?

- Var tabii. Ben yakışıklı, kaslı, sert istiyorum.

-Ama bu bizi seviyor, onlar sever mi?

-Hep kendine güvensizliğinden alt segmentlerde takılıyorsun.

- Seviyor olamaz mıyım? Ayrıca pompa da iyi evet.

- Hepsi önce pohpohlar sonra pompalar.

İnsanın benimki gibi bir iç sesi varsa düşmana gerek yok cidden. Bazen nokta atışı yapsa da o kadar zor biri ki baş edemiyorum. Aklıma fısıldadıkları herkesten ama en çok kendimden şüpheye düşmeme sebep oluyor. Kalk şunu yap, bunu giy, onu ara... Kim bilir ne yapıyor şimdi. Eskisini mi düşünüyor? En çok seni mi istiyor? Hayatı burnumdan getiriyor.

- Sevilmek ve güvenmek de istiyorsun değil mi?

- O seviyor beni, anlamıyor musun?

- Gir tanıştığınız platforma da takip ettiklerine bak. Yazdıklarına, eski sevgilisine yalvarışına, bir seni mi seviyor? Yoksa her kadına mı aşık?

- Yahu saçmalama. Hem biz değil miydik yerle yeksan olan her ilişkiden sonra.

- Ben değildim, kendi adına konuş. Birden lovebombing sonra iyi seks sonra?

-Sonra ne?

-  Yine yanlış kişidesin Marin, uyan artık.

- Yanlış olan ne?

- Olta atmış kaç kişiye sen düşmüşsün. Hadi düştün, eksisini unutamamış yazmış da yazmış hadi yazmış, şimdi sana aşık.

- Evet kötü mü?

- Ona da böyle aşıktı, kötü olan kısmı bu. Seks için sana gelen bir gün başkasına da gider.

Nefret ediyorum bu cadıdan, içimde beni kemirip duruyor ve genelde de haklı çıkıyor. Çıkıp hava alayım. Zaten kiron mudur ne halttır o benim yedinci evimde yani ilişkilerden hep yara alıyorum. Ben doğru kişiyi bulamam. Bunlarla yaralanmaya ve yaralamaya devam. Bu arada astrolojiye de merak sardığım doğrudur. Haritama bakayım dedim ben neden bu hallerdeyim haritam benden beter çıktı.




16 Mayıs 2024 Perşembe

Kimler Geldi Kimler Geçti

 


 Kimler Geldi Kimler Geçti… Benim hayatımdan değil oralara hiç girmeyelim.  Netflix’teki diziden bahsediyorum. Serenay Sarıkaya’nın Leyla karakteri ile tek derdi doğru ilişki bulmak olduğu diziden. Bu arada ciddi bir şef flörtü isteği doğuruyor dizi, benim de aklımda yok değil.

Ayşe Özyılmazel’i tanıyanlar bilir uzun süre büyük bir gazetenin köşe yazarıydı. O dönemde de kendisini Sex And The City’nin yerli Carrie’si sanıyordu. Öyle de yaşadı, bu ülkede! Ben de şahsen Samantha’yı kendime idol seçtim ve öyle yaşamaya çalıştım diyelim neyse.  Ayşe yaptığı evlilikle tepetaklak olunca Carrie olmadığını, burada olunamayacağını anlamış olmalı diye düşünüyordum ki dizinin writers room’un da yazarlık yaptığını görünce yanıldığımı anladım. Onun kafa hala doğru ilişki arayan, başka derdi olmayan kadın modunda kalmış. Bir yakını ölememiş, ölümcül hastalıkla sınanmamış, onu popüler yapan gazete köşesinden olmak en büyük darbesi olmuş, söylemek istedikleri içinde kalmış.

Öncelikle bir kadın olarak bizim burada aradığımız şey; en uyumlu olduğumuz ve âşık olunacak erkek değil. Bizi öldürmeyecek erkek. Ondan sonra diğerlerine de bakarız. Elbette sadık olsun, yakışıklı olsun, iyi bir kariyeri olsun, sekste bizi hayalara uçursun… Bunlar da gerekli. İstediğimiz dekolteyi giyip rahat rahat dolaşırken peşimize bir mülteci takılıp bize tecavüze yeltenmesin ve kesmesin derdindeyken sex and the city modunda yaşanmıyor maalesef. Hayaller öyle ona sözüm yok ama gerçekler buna engel. Yaşadığımız ülke özgür kadın ülkesi değil, keşke olsa da bizim de tek derdimiz ah ben aşkı bulamıyorum, güvenemiyorum, yanılıyorum, bir narsiste tutuldum yine olsa. Bizim endişemiz narsist değil ki narsisti ben çiğner, tükürürüm neler gördüm yaşadım düşün işte.

Anne babasının büyük aşkını kendisine örnek almış, onu arayan Leyla’nın aslında babasının kadından kadına atladığını öğrendiği an da Ayşe Özyılmazel’in babası Neco ile annesi Oya’nın durumuna gönderme. Kadının başka travması yok çünkü. İlişkiler neden yalan, ben neden doğru kişiyle karşılaşamıyorum? Doğru kişi yok ki! Sadece karşı cinste değil, arkadaşlarda da yok. Leyla karakteri de bunu deneyimliyor, finalde güya bulduğu doğru adam iki kadının bu narsistir diye ciyak ciyak bağırdığı kişi. Zengin ve belli ki yatakta iyi, o yeter. Leyla köpeği ile kendi yoluna giderken en sevdiğim sahne oldu diyebilirim, kendi başına güçlü kadın olmak çok daha anlamlıydı.

Bu dizide Leyla’nın dayısı Can’ı da gay ama belli etmiyor olarak da olsa bu şekilde yazmak ve çekmek de cesaret işiydi, tebrikler. Eşcinsel ilişkiyi ima edene bile büyük tepkiler doğarken böyle çaktırmadan vermek iyiydi, o kadar çakmadılar ki bahsi bile geçmedi, gerçi yan karakterlerdi ama olsun yine de anlasalar atlarlardı.

Benim de derdim bir zamanlar Carrie gibi olmaktı, sonra çarenin Samantha olduğunu çözdüm şimdi kafam rahat. Doğru kişiden çok önce can güvenliği dediğimiz bir ülkede yaşarken sahilde öpüşe öpüşe eş değiştirmeli bir hayat gerçekten güzel olurdu da işte hep tetikteyiz. Bizi bu hale getirenler utansın.

10 Aralık 2023 Pazar

Sepet Sepet Yumurta Marin Bu Seks Korunma

 

Benim uzatmalı sevgili ile geçenlerde buluştuk. Buluşmalarımız da ağırlıklı hadi keyifli bir seks yapalım modunda olur. Kimse kimseyi sıkmaz, neden aramadın, günaydın mesajı atmadın demez. İkimiz de yaş olarak da hayat tecrübesi olarak da geçmişiz o dönemleri. Ben canım istemez aramam sormam, tatilde yanıma gelmek ister aman şimdi kafam rahat der, ekerim. O çok yoğunum, kafam çok doluydu der, takmam. Bir şekilde de bir araya geldiğimizde artık kimyamızdan mıdır, yoksa benzerliğimizden midir kaldığımız yerden devam ilerleriz. Bir gelecek düşünüyor muyum? Şahsen hayır. O bazen ev bakalım, eşya bakalım diyor, ilerde çocuk isterim diyor. Daha ne kadar ilerleyecekse... Ben de hım hım şeklinde ya da olur bakarız bir ara da bu hafta çok yoğun benim işler gibi bahanelerle geçiştiriyorum. Böyle iki yılı devirdik, ya da üç, dört bile olabilir emin değilim.

Geçen Bakırköy'de bir otelimiz var bizim, orada keyif yapıyoruz evlerden daha iyi oluyor. Gittik, ben gitmeden önce yumurta hesabı yaptım. Nasıl bir şey bu yumurta hesabı: Biz kadınlar yumurtlayan canlılar olduğumuzdan yumurtlama döneminde hamilelik riski oluyor. Regliden sonraki on iki ile on altıncı günlerde risk varmış. Ben de hesap yaptım yirminci günde falanım, nasılsa hamile kalmam dedim. O kadar hesap yaptım internetten yanılıyor olamazdım ya.

Buluştuk... Odamızda sohbet, cin portakal, masaj, oral seks... Nedense son günlerde yapmaya bayılıyorum, eskiden sevmezdim yaş aldıkça yeni huyları çıkıyor insanın. O sihirli cümleyi söyleyiverdim; "içime boşalabilirsin." Bunu duyan uzatmalı Ufi, nick olarak Ufi diyeyim de anlayın; hemen daldı içime tabii. O güne kadar en iyi performansıydı desem yalan olmaz. İçime boşalma fikri nasıl cezbettiyse artık. Güzel bir günün ardından geçti iki hafta, benim de reglimin üzerinden geçti iki gün. Saat gibidir hiç şaşmaz bu kez şaştı, ben de şaştım, dondum, zaten panik atağım var olmadık bir yerde tuttu mu.

"Ya hamileysem?"

Bir yandan da içimdeki kaltak başladı konuşmaya.

-Bak hamile kaldın işte. Kafasız! Doğur da adamın anasıyla, kız kardeşiyle uğraş dur. Ahlaksız bu kadın diye çocuğu da alırlar elinden.

-Ya niye alsınlar? Evleniriz madem napalım.

-Nah evlenir o seninle. Doğum gününde yüzük alırdı evlenmek istese. O ne aldı kulaklık? Bir kulağının arkası kaldı ya ona gönderme herhalde. Doğur da gör gününü.

-Hamile falan değilim ya kapa çeneni.

-Git test al o zaman, beyinsiz.

İnsanın iç sesi onu motive eder, cesaret verir, espiri yapar... Benimki sırf küfür, hakaret, aşağılama.

Eczaneye giderken Nuri'yle karşılaştım, o da takıldı peşime arvelesi bitmiş. Ben alır getiririm sana dedim yok, o da geldi illa.

Eczanede sıra bana geldi, hık mık Nuri'nin yanında gebelik testi demek davulla ben hamile olabilirim komşular diye bağırmakla aynı.

-Bir gebelik testi alacaktım.

-Neeeeeeeeeeeeeeeeeeeee! Kız yoksa teyze mi olucam?

Eczacı kadın da gülüyor.

-Nuri sussana.

-Ne kadar geciktiniz ultra early vereyim mi?

Eczanedeki üç beş kişi de bizi dinliyor. Ben korunmasız ilişkimin gecikme bilgilerini veriyorum.

-Çok değil iki gün kadar.

-Normal test yanıltır ben erken gebelik testi vereyim size.

-Tamam öyle yapın.

-Ay teyzoş mu olucam ya. Babası hangisi kız?

Eczacı kadın ve diğer çalışan dönüp bana baktı. Arkamda sıra bekleyenlerin bakışlarını sırtımda hissettim.

-Kim olacak Ufi işte ne saçma soru bu?

-Ufi hangisiydi kız? Sarı olan mı?

Nuri, Ufi'ye tanıştığı günden beri Sarı der. O yüzden adını bilmiyor.

-Evet o.

-Sarışın bir bebiş geliyor desene, sen de bembeyazsın.

Eczacı testi poşete koydu ben parayı uzattım bir an önce bitsin diye bakıyorum.

-Başka bir arzunuz var mı?

-Bir de arveles alayım.

Eczacı kadın gözlerini açtı.

-Aman almayın ilk aylar çok zararlı.

Hamileliğim kesin de sanki ağrı kesici almam mesele oldu.

-Arveles bana değil, verin siz.

Nihayet eczaneden çıktık, stresten çişim de geldi. Nuri benimle gelmek istedi, kabul etmedim.  Bu sonucu tek başıma görmek istiyordum.

 Evde bulduğum az kullandığım bir dondurma kasesine işedim. Çubuk çişe battı benim için şüpheye.

İbre renk değiştirdikçe benim yüzüm renk değiştirdi. Sonuç negatifti.

İki gün sonra da reglim başladı zaten, boşuna paniklemişim.

Performansı olumlu etkilese de bir daha içime boşalttırmam, belki regliden sonra ilk gün falan. Yumurtalarıma güven olmuyor, neyime oluyor ki zaten.


2 Haziran 2023 Cuma

Oral Seks diyen Erkek Mi Olur Saf Mısın Madam?


 Hayatımın belki de en kötü seksini yaşadım geçen pazar. Eskiden beri tanıdığım biriydi, rüyamda gördüm görmez olaydım. Rüyamda ön sevişme yapıyoruz ve çok iyi. Ben de mesaj yazdım, biraz da oynaşma modundaydım. Seni rüyamda gördüm deyince hemen atladı tabii.

Evimin yakınında bir kafede buluştuk, sohbet muhabbet. E baya gideri varmış bunun yahu dedim ben. Bir de narsist biri ile bir yıl süren saçma sapan bir ilişkiden çıkmıştım, kafam dağılır dedim. Bir hafta boyunca geceleri sexting mesajlaşmaları ile ben baya bir heyecanlandım. Ah işte hatayı da orada yaptım. Oysa ki çok bariz açıklar vardı bu mesajlarda:

"Sana sen boşalana kadar oral seks yapıcam."

Ah Madam ah! O kadar seks, o kadar erkek, arada kadınlar da var da neyse. Hangisi oral seks der buna, saf mısın?

Yalıycam, emicem, dilimi, sokucam... Oral seks yapıcam ne? Hangisinden duydun? O an anlamalıydım da anlayamadım işte. 

"Yatak nasıl olsun? Nasıl yatak seversin; sert, yumuşak?"

Buyur!

Fark etmez dedim. Etmez de hakikaten ben üniversitede tuvalette sevişmiş kadınım, önemli olan tutku. Yatak nasıl olsun ne yahu mobilyacı mısın sen?

"Sana boşalana kadar oral seks yapıcam. Hiç durmam, uzun uzun yaparım."

"Tadı nasıl sence?" demiş bulundum.

"Ekşi, yeşil elma gibi ama güzel."

Ah madam ahhh. Senin elinden kimler geçti, ne gruplardan şampiyonlukla çıktın, yeşil elma deyince de mi anlamadın. Bu nasıl saçma sapan ve acemi bir cevap.

Pazar günü geldi beni aldı. Ben de diyorum ki kesin iyi geçecek, önceden bana yapacaklarını da teyit etti. Gittik Kumburgaz'daki evlerine.

Girdim, oturdum. Zaten küçük bir ev, ortopedik yatak isterim desem bana ne sunacaktı acaba, oradaki kanepeden başka seçenek yok. Bir baktım ne göreyim duvarda bir fotoğraf. 13. Cumhurbaşkanı, o zaman daha netleşmemişti. O mu o? dedim.

"O annemin sevgilisi yapacak bir şey yok." dedi.

Annesinin fantezileri beni bağlamaz da benim libidoyu baya sarstı karşımda görmek. Kahve yapmaya gidiyordu vazgeçti, öpüşmeye başladık. O sırada anlamalıydım da aklıma gelmedi.

Adam kırk beş yaşında çünkü. O yaşta bakir olunabilinir mi? Nerede bu devlet!

Nefes alamadım o kadar amatör öpüşüyor. Bari dedim kucağına geçeyim de kontrol bende olsun. Göğüslerimi görünce kafayı yedi. Güzel muamele olsa neyse acıtıyor falan. Sonunda ittim, ısırma dedim.

Isırmıyorum dedi. Benim hissettiğim ne acaba bir de saçma bir savunma.

Uzandım hadi yalasın artık diye ama bir yandan da anlamaya başladım bunda bir tuhaflık var.

Benim alt tarafın açılması ile bu da birden soyundu.

"Daha fazla dayanamayacağım" diye pat girdi. Toplasan beş kere gidip gelemeden de içime boşaldı.

"İçime boşalma!" 

Gözlerini kocaman açıp, şaşırdı.

"Ne yapmam gerekiyordu?"

"Geri çekilmen tabii ki."

"Korunmadığını bilmiyordum, özür dilerim."

O andan itibaren artık bu felaketten hamile kalmadan nasıl kurtulacağıma odaklandım. Günlerden pazar, nöbetçi eczane nerede diye bakmaya başladım telefonumdan, bu da gidip kahve yaptı.

Bu sürede de hiç seks yapmadığı gerçeğini örtmek için kız arkadaşı ile ilgili bir hikaye anlattı.

Uzun süre beraberlermiş ama hamile kalmamış. Tüp düşünmüşler, onda sorun varmış da mış mış.

Benim aklım yine de almadı bu yaşta bu deneyimsizliği belki de heyecan yaptı dedim. İlle yalatıcam ya. Uzandım, bu beni öptü aşağı indi kasıklarımdan geri geldi, bir de ağırlığını verdi üzerime "kalk, kalk, ezildim" diye indirdim üzerimden. İnat etti, yalamadı. O deneyimsizlikle ne yapacağını bilmiyordu tabii. 

Fabrikasının batış ve kardeşinin böbrek nakli hikayesini dinlerken, emin olmak istedim. Bakir olabilir miydi cidden?

Biraz oynadım kalktı, üzerine oturdum.  İçimdeyken "patlayacak" dedi. Kalktım, kendi göbeğine boşaldı.

Üzerinde durmam toplasan beş saniye falandı. Evet bu herif bakir, erken boşalıyor ve hiç yalamamış. Apar topar giyindim, beni eve bırakırken nöbetçi eczaneden ertesi gün ilacı aldım. Bir de bana fark etmez istersen içme diyor mal. Ayrılırken beni son görüşü olduğunu elbette biliyordu. Yolda da Atatürk'ün Latin harfleri getirmesine laf söyledi de muhatap olmak istemedim bakir Osmanlı ile. Gerçi artık bakir değil sayemde.



3 Mart 2023 Cuma

Buttplug vs Anal Seks


 Bir süredir biri ile görüşüyordum. Yapışmayacak biri. Bunun anlamı evli, çocuklu demek. Uygun zamanlarda takılıyorduk, vuruşu sağlamdı, geri adım atmıyordu. Herkesle ten uyumu olmuyor malum gerçi gözüm döndü mü ben uyumlu hale getiririm kim olursa da bununla zaten sıkıntı yoktu. Gel gelelim backdoordan da herkesi alamıyorsun. Kimi sevmiyor, kimi abartıyor.  Bununla anal iyiydi itiraf ediyorum ki ben zaten anal seven azınlıktanım ama hep hızlı ve sert seviyordum meğer yavaş da zevkliymiş, sayesinde öğrendim.

Görüşmeme kararı aldık bazı sebeplerden ikimizin de haklı sebepleri var diyelim. Vuruşunu bırakıp gitseydin de diyemedim. Dediğim gibi herkesle anal ne mümkün. İndim benim daimi dostum Nuri'ye sordum; ben backdoorsuz nasıl duracağım? O da aynı dertten mustarip. Bu arada hadi size madamdan bir sır gelsin: Backdoor tadı alanlar hep ister. Nuri de bu durumda, her defasında da partner bulamıyor ne yapsın, ne yapalım? Yeni tanıştığına da hadi bana bir arkadan daya diyemiyorsun.

"Eeee ne yapıyorsun?"

"Buttplug'ımı takıyorum dolaşıyorum. Şu an da var kıçımda."

Demez miiiiiii!

Ben de istiyorum. Cihangir ve Taksim çevresinde ara ki bulasın seks shop. Ah eskiden neydi ne oldu buralar. Girdim nete nereden ne alacağım?

Bir de hangi modelini alayım? Bilmiyorum ki. 

"Kuyruklu al kız, çok güzel görünüyor."

"Kuyruklusunu ne yapayım Nuri? Zaten kimseye de göstermem."

Nuri'nin önerileri ile soğuk metal modeline karar verdik. Ben penise benzer bir şey istiyordum da neyse vardır bir bildiği dedim. 

İki gün geçmeden Antalya semalarından uçtu geldi buttplugım.

Benimkinin arkasında kuyruk yok, mücevher gibi parlak süsü var. Baya sert, metal, kalın bir şey.

Ben tutup sokmaya alışkın değilim.

Ayrıca bu penise benzemiyor.

"Çok zevkli, en iyi modeli bu, güven bana Marimar."

Nuri'yi dinlemekten de başka çarem yok. Bir de güzel ki popoma sokmaya kıyamıyorum. En iyisi bu aletler ama net söyleyeyim. Adam müsait oldu olmadı, yok erken boşaldı, yok acaba hakkımda ne düşündü... Ne düşünürse düşünsün ben bunlara takmam da çekmecemde istediğimde benim olacak bir zevk aleti var daha ne isteyeyim.

İlk deneme sonrası fikrimi söylerim. Öpüldünüz yavruslar...


6 Haziran 2022 Pazartesi

Bir Narsistle İlişki Yaşamak Ya Da Yaşayamamak


 Tatile çıkmadan size hayatımdaki narsistten nasıl kurtulduğumu anlatayım dedim. Biliyorum aranızda böyle bir ilişkinin içinde sıkışıp kalmış çok kişi var.  Hayatımdaki ruh hastasının narsist olduğunu bilmiyordum. Meğerse gizli narsistmiş ve evet böyle bir kavram varmış. Dışarıdan bakınca kendi halinde, efendi, düzgün, kendini övmeyen, yatakta partnerini düşünen ki en çok buradan kazanıyordu bir erkek modeli. Ama işte ne yazık ki ağır sorunlu ve asla ilişki yaşanamayacak biri. Neden mi? Bu narsist denilen, toplumdan toplanıp sabun yapılmaları gereken asla iflah olmayacak ruh hastalarında empati duygusu sıfır. Hisleri varmış gibi rol yapıyorlar... Sadece sizin yanınızda değil aile, iş, sosyal çevrede de  hatta ve hatta güya inandığı din ritüellerinde bile rol yaparlar çünkü hiçbir şey hissedemiyorlar.

Bakın burası çok önemli "hissedemiyorlar" Sizi terk edip, ortadan haftalarca, aylarca kaybolup dönüyor, siz de özlediği için döndü sanıyorsunuz ya hayır! Özlemiyor. Elindeki elinde kalsın istiyor. Onda da bir tür bağımlılık var ama bunun altında yatan aşk, sevgi, tutku değil sanırım kurbanı onun oyuncağı olsun istiyor. Ayrıca da nereden bulacak senin gibi malını o da var. Birine küsüp uzaklaştığında çoğu kişi siktir deyip göndermiştir ama sen geri kabul ettin mi? Ettin. Ulaşılmaz olunca ona ulaşmak için her yolu denedin mi? Denedin. Bak işte bu uğraşlar da narsisti besliyor. Tamam sen içindeki hırstan ulaşmak istiyorsun, ben de öyleydim. İçimde kalmasın söyleyeyim diye. Adam beni her yerde engellemiş başkasının telefonundan ulaşıp söylemek istediklerimi yazdım, onu  da engelledi. Bir de ulaşılmaz, burnu havadaki sormayın tipini s...ğim. İnstagramda unutmuş, bak burayı unutmuşsun sanki çok umurumda yazdım gülücük koydum hemen engelledi. Bendeki durum hırs yapma canını yakamadım, istediğim gibi laf sokamadım diye. Sen de büyük oranda istediğini söyleyemediğin, haklıyken haksız yere düştüğün için hırs yapıyorsun ama yapma. Onlara ne dersen de, ne yaparsan yap sahte, altı boş egolarını beslemekten başka bir şey olmuyor bu. Benimki dediğim gibi gizli narsistti, açık narsistle durum nasıldır o da küsüp kaçıyor mu bilmiyorum. Deneyimleyen mail ya da yorumda yazsın.

Bu gizli narsist denilen ruh hastalarının özelliği; asla eleştiri kabul etmemeleri... Ne kadar yanlış yaparlarsa yapsınlar sen bunu yaptın dediğin anda olayı öyle bir çeviriyorlar ki sen kendini sorgular hale geçiyorsun acaba yanlış mı anladım diye. Hayır yanlış anlamadın! karşında empati yoksunu bir sosyopat var ve bir yerden sonra eeeh sen de böylesin dersin, insansın. Dedin ya eyvah yandın. Burnundan getirene kadar uğraşır ya da benimki gibi kaçar gider. Savunma cümlesi de şudur kimse bana kötü bir şey söyleyemez! Beni bilenler de bilir, kötü söz şöyle dursun gelmişine geçmişine söverim ama beni bile nasıl manipüle ettiyse aman bir şey demeyeyim de küsmesin derken buldum kendimi.

Peki yetti mi? Hayır. Seni istediği kıvama getirene kadar asla durmuyor çünkü. Hadi sözlerine dikkat ettin onu hiç eleştirmedin diyelim. İstediğini de yapacaksın, o ne isterse onu. Olmadık bir zamanda geldi bir de romantiğe bağladı. Ben de arkadaşlarımla kahvaltıdayım. Yarım saat kaç dedi olmaz dedim. Ben taa iş yerimden geldim sen çıkmadın. E sen de gel bizimle otur diyorum, olmaz sen gel diyor. Gitmedim. Küstü. Engeller, kapatmalar aylarca... Hani iki gün üç gün anlarım da haftalar , aylar... Sonra bir şey olmamış gibi dönüyor. Arada bir yere çağırıcam bir bakıyorum engellemiş ne oldu diyorum sen bilirsin diyor, inanın bilmiyorum. İstemediğim bir konuda ısrar ediyor hayırsa hayırdır uzatma di mi? İstediği olacak ya of çok salak bir yere gidiyor bu diyorum vay bana kimse salak demedi diyemez küsüyor yine yok aylarca. Ben elbette bu küslük zamanlarında başkasıyla takılıyorum sadık kalmamı beklemeniz saçmalık da hırs da yaptım yalan yok. Ne kaprisli, ruh hastası dedim, hassas adam dedim meğerse narsistmiş iyi ki araştırdım.

En son da komşularımdan biri öldü, üzgünüm. Adamda empati olmadığı için anlamıyor birinin ardından tutulan yası. O kendi kafasında konuşmak istediklerini konuşmaya çalışıyor benim moral sıfır. Konuşmak istemiyorum dedim. Israr etti ben de ne kadar sığsın dedim. Bu kadar. Offf of. Ben suçlu olduğum gibi, kendisine kötü şeyler söylenmesine müsaade edemezmiş beyefendi yine küstü, engelledi. Bundan önce onu uyarmıştım son küsme hakkın ona göre iyi kullan küsersen giderim diye.  Elbette yine beni manipüle etmeye çalıştı ve o zaman sen de beni kızdırma dedi.  Bak küsüyorum falan ama bu ilişkiyi de ben sürdürüyorum dedi. Nasıl haklı çıkıyor. Sen de agresifsin bunlar daha kötü huylar dedi. Pezevenk! senin karşında kim olsa agresif olur. Diyor ki; bana kötü bir şey söyleme, eleştirme, benim kurallarıma uy, benim dediklerimi yap ki ben de küsmeyeyim. Yoksa seni küserek cezalandırırım. Sinirim geçene kadar da dönmem.

Sığsın deyince küstü. Sığ çünkü empati yok, duygu yok, insani özellik yok. Çok büyük derin bir aşağılık kompleksi ve nefret var sadece içinde. Bu arada her döndüğünde kendine acındırıyor. Ben bu huyum yüzünden çok şey kaybettim. İş yerinde de böyle. En son döndüğünde ağır corona atlatmış da ondan aramamış sormamış vs. Neyse uyarmış mıydım? Uyarmıştım. Küstü mü küstü. Ben de küstüm. Her yerden geri engelledim. Baktım bir ara whatsup da açtı benim engellediğimi görünce geri engelledi. Bir de güzel mesaj döşendim arkadaşıma gönderttim.  Sonra bir yerde narsist küsmesi ve geri gelmesi diye bir şeye rastladım da baktım ki aynı benimki. Bu arada mutlaka geri geliyor ve yine hiçbir şey olmamış gibi gelecek. Seninki de gelecek. Kabul etme güzel kardeşim, onun sana vereceği hiçbir şeye muhtaç değilsin. Bunların hepsi, seks de dahil seni manipüle edip iyice köle yapmak için oyunlar. Ona ulaşmaya da çalışma, bak ben hata yaptım mesaj döşenmekle, hiç sallamayacaksın sallamadığını da anlayacak o zaman daha çok koyuyor bunlara.  Bırak o dolması imkansız karanlık kuyusunun içinde kaybolsun gitsin. Sen de yoluna devam et... 

 

19 Şubat 2022 Cumartesi

Ufkun Daralacağına Vajinan Daralsın

 


Moralim bozuk olunca ya hayvan gibi seks yaparım ya da hiç yapmam. Ortası olmaz bende. Hiçbir konuda olmaz, sekste hiç olmaz, aşkı zaten artık aramıyorum bulan da soksun bir yerine kıymetini bilsin bana ne.

Bu dönemde de seksi ve flörtü bir nevi uyuşturucu gibi kullanıyorum çünkü uyuşmaya ihtiyacım var, çünkü unutmalıyım. Bundan önce alkole sarmıştım geçen yazı sallana sallana geçirdim. Ondan öncesi de antidepresan ama bir boka yaramadı. Sonunda kendimi kapatmak yerine en iyisi açılayım dedim. Auram çok çekicidir benim çer çöp ne varsa çeker. Çektiklerinin içinden gideri olanları seçtim, canım eski istemedi mümkünse beni ve geçmişimi bilmesin istedim. Flörtü seviyorum, eğleniyorum, daha güzelleşiyorum çünkü yaşadığımı hissediyorum. Aynı dönemde birkaç kişiyle birden görüşmeye başladım kısaca. Saymadım da tam sayıyı ama şu an İstanbul sınırlarında dört erkek onun sevgilisi olduğumu sanıyor. Belki de beş bilemiyorum. Sayı artsın ben unutayım istiyorum. Yalnızım, beni düşünen kendi kanımdan kimsem yok. Olmadığını zaten biliyordum ama emin olmanın verdiği o acı his var ya ben onunla sarsıldım işte. Umarım siz bunu hiç yaşamazsınız ama yine de bilin bu siktiğimin dünyasında aslında hepimiz yapayalnızız. Yanımızda yatanlar da, tenimizden, aklımızdan geçenler de, akraba da hepsi yalan dolan. Ben de dedim ki en iyisi zevk alayım. Zaten Nuri de hadi artık hayata karış bu kadar yas yeter diye beni dürtüyordu onu mu kıracağım. Ara verilmiş seks bisiklete binmek gibidir hiç unutmazsın ama başlarken tedirgin olursun. En iyi bildiğim oyunda tutuk olmayı da kendime yakıştıramadım ama bir utandım mı ne. Neyse tatlış bir herif bu bayadır peşimde. Eve çağırdım sohbet falan derken atladı üzerime. Sonra yatağa geçtik benim regli son demlerinde yeni bitmişti. Bunu bu konuda uyarmak gibi bir salaklık yaptım bu da göğüslerden direk giriş aşamasına geçti benim de işime geldi aslında ama o ne? girmiyor! Adam şaşkın ben daha şaşkın. Ne kadar dar bu demez mi? Ben yıllarca geniş olduğuyla ilgili eleştiri almıştım oysa, bir gülme geldi. Kullanmayınca daralıyormuş bu hanımlar kesin bilgi yayın gitsin.

Boşuna da daraltmaya para ödemeyin, birkaç ay sıkın dişinizi bakire kıvamına dönmezseniz ben yaptıracağım işlemi size söz.  Diyor ki bana sen bunu hiç kullanmadın mı? Ne kadar dar, ah ben dayanamam boşalırım. Abartısız daha kafası girdi girmedi bu geldi. Ben şok, o özür diliyor ama çok heyecanlandım nasıl bu kadar dar olur. Bakire değilsin değil mi? Yok ananınki Madam Marin'im lan ben, yaşın kadar adam siktim. Daha fazladır da neyse sayı konusuna girmeyelim şimdi.

Bu deneyimsiz az sevişilmiş hatun olma durumu da bir hoşuma gitmedi değil ama başladım rol yapmaya evet çok yapmadım, seçiciyim diye hahah sen beni yirmilerimde görseydin ne seçiciydim ya.

Kendini toparladı hadi tekrar deneyelim dedik. Yine zorlandı canım da yandı ama hoşuma da gitti, bu sefer girdi. Bu aşka geldi seni kimse sikmedi mi böyle falan dedi yahu aynı anda iki adam aldım ben demedim, hayır bu ilk dedim. Bir de reglinin sonları kan geldi hafif bu iyice işkillendi bakire mi diye. Yok ama seni bırakmazlar, erkekler nasıl bu kadar aptal olur diyor. Aptallar o ayrı da bırakmadılar atladılar merak etme. Buna az deneyimli hatun rolü çekmeye devam ettim hala beni öyle sanıyor, ben de yıllardır sana saklıyordum diyorum.

Başka bir sevgilimle de Florya da kahvaltıya gittik olayın üzerine, romantizm hat safhada. Sahilde yürüdük, arabada öpüştük. Beni eve bırakırken ne göreyim bu yani beni az sevişmiş sanan girişte boşalan sevgilim yan hizamızda! Yuh arkadaş randevu versen bu kadar denk gelmez. Hemen çektim maskeyi bunumun üzerine yanımdaki de neden arabada maske takıyorsun diyor. Dedim omicron çok artmış. Demin adamın dili ağzımdaydı şimdi aklıma geldi omicron ne yapayım artık ne düşündüyse düşündü. Yan yana sıkışık trafikte epey ilerledik, ben hiç camdan bakmıyorum falan. Sonra bu başka tarafa geçti de bir oh çektim. İyi böyle ama ufkum açılıyor yeni insanlar, yeni sevgililer, yeni konular. Vajinam biraz daralmış yakında onun da ufku açılır.



2 Şubat 2022 Çarşamba

Bonkis'deki Aşk Bombası


 Geçen gün tamamen başkasına yardım etmek için bir adamla buluştum. Adam, Karadenizli hani her devrin adamı denilen, omurgasız, rüzgar nereden eserse oraya dönen, kıtipiyoz bir tip. Rukiye'ye iş lazım, çevrem var yardımcı olurum dedi. Evimin yakınındaki cafeye çağırdım Rukiye gelemedi. İyi ki de gelmedi kesin adamı döverdi. Adam içeri girdi ve birbirimize ilk anda sinir olduk. O benden hoşlanmadı, ben ondan tiksindim. Enerjisi, hali, tavrı o kadar itici ki. Bir de ne dediği anlaşılmıyor. Oradan oraya atlıyor, bir şey anlatıyor gibi görünüyor ama hiçbir şey anlatmıyor. Gümrükle ilgili bir işten bahsetti daha doğrusu bahsetmeye çalıştı. Rukiye zaten anlamaz gümrük mümrük, bir ara CHP den aday olucam dedi. Bu omurgasız topaç CHP tarafına geçiyorsa demek ki seçimlerde alacaklar. Daha önce de Ak partiden beslenmiş ama onlar bitmiş. Dedim ki senin bir düşüncen, ideolojin yok mu. Yüzüme birbirine yakın iğrenç gözleriyle boş boş bakıp yok dedi. En azından ne mal olduğunu saklamıyor. Gözlerin çok güzel, sevgili olur muyuz da dedi. Ne saçmalıyorsun sen amca hadi eyvallah dedim, kalktım. Arkamdan da bana mesaj göndermiş beğenmedim seni sevgili olamayız diye. Ölür müsün öldürür müsün? İnsan diye geziyor  bunlar işte.

Eve geldim can sıkıntısı ne izlesem diye bakıyorum Blu Tv deki Bonkis e tıklamış oldum. Sıkılırım başında kapatırım dedim ama başroldeki kendini oynayan Deniz, o kadar içten geldi ki iki sezonu bir gecede bitirdim. İkinci sezonda Deniz'e giren bir Hoca var. Dört kere orgazm olmasını sağlayan, diziyi izleyenler anladı, izlemeyenler de şansına küssün ya da izlesinler. Bu hoca Deniz'e çaktıktan sonra, tam olarak ertesi gün bambaşka birine dönüyor. Aslında kendi öz kişiliğine dönüyor. İlgili, şefkatli, komik ve  vaatlerde bulunan adamdan, soğuk ve umursamaz aşağılık herife yani. Tanıdık geldi mi hanımlar? Peşimizde koşar, iltifatlar yağdırır, seninle geleyim der, hep yanındayım der, hayatının erkeği gibi hissettirir. Tamam seks de iyidir ama sonra ah o sonra. İşte Deniz'e de o sonra oluyor ve Hoca, karakterin adını hatırlamıyorum ya da hiç geçmiyor doktor diye hoca deniyor, adam jinekolog, neyse hoca buna ben seninle gelemem, buradan geçersen uğra bir daha çakayım benzeri bir şey söyleyip başından savıyor. İki ayrı kişilik, iki ayrı adam. Arkadaşları da bu tavra aşk bombası diyor. Çoğumuzun başına gelmiştir ilk kez duymuş gibi bakmayın bana. Suç kimde? Bizde tabii. Hemen hayallere kapılmalar, büyük aşk yaşıyor modları, kollarında kendini kaybetmeler bir de seks sonrası sadece biz hatunların salgıladığı o Allah'ın cezası hormon; oksitosin. Bunlar bir araya gelince hoca gibi adamlar bizi bombalayıp kaçıyorlar. Biz de dağılan parçalarımızı toplayıp, bir daha bunlara kanmam dedikten kısa süre sonra yine bombalanıyoruz. Amaaan zevk alıyorsak mesele yok.

1 Şubat 2022 Salı

Bir Günlük Ev Bul Da Sevişelim


 Günlük evler; bir oda bir salondan oluşan, içi eşyalı, tutarına göre zevkli döşenmiş ya da sadece seks amacına hizmet edilsin diye yatak ve kanepeden oluşan mekanlardır. Apartman, site ya da otel görünümünde olup giriş kısmında duran şahıslarca seks yapma isteğiniz onaylanır. Şöyle ki; sizden kimlik istenir. Otelde olduğu gibi kayıt edilir bu arada artık HES kodu da isteniyor. İçeri girildiğinde kadınlar genelde muhatap olmamayı seçerken, erkekler sanki neden gelindiği aşikar değilmiş gibi birkaç saatlik tutacağız gibi bir açıklama yapmak zorunda kalır.

Bekleşen kadınların çoğu yüzünü, gözünü saklama ve gözlerini kaçırma eğilimindedir. Erkeklerde de bir tedirginlik vardır ama aşağıya pompalanan kan nedeniyle bir yandan da hevesli ve heyecanlıdırlar. Bu yüzden yüzlerini saklama, korkma, endişelenme gibi eylemleri düşünemezler bile.

Saatlerce kalınacağı vaat edilen evlerde aslında saatlerce falan kalınmaz. Genelde tek atımlık vakti olan, kaçamak yapan çiftlerin buluşma alanlarıdır. Sanılanın aksine de escortlar değil ev hanımlarının tercihidir. Kaçamak dedik ya. Yalnız bir handikap var işte, girişte verilen kimlikler...  İki taraf için de sakıncalı olan bu kimliğini kendi elinle ifşa etme olayında, günlük ev sahibi kendisini düşünüp ben güvenlik için gerekeni yaptım diye demektedir.  Kiraladığı evlerin amacını sanki bilmiyormuş gibi hepsinde de bir safa yatış, kimliğini vermek istemeyenden ısrarla isteme, hatta bazılarında neden tutuyorsunuz diye sormak gibi bir gaflet de mevcuttur. Neden tutacaklar geri zekalı, sen o evi neden yatak, kanepe ve tuvalet kağıtlarıyla doldurdun? Bu arada ben böyle bir mekan işletiyor olsaydım bulurdum bir prezervatif markası sponsor, odalara mutlaka koyardım. Akıllıca bir hizmet olurdu bence.

Konumuz kısaca, kaçamak yapmak isteyen, birden coşan çiftlerin sevişmek için bulacakları günlük evler. Otele gitmekten çok farklı değil. O zaman neden size geliyoruz? Ayrıca aynalarda kamera olma ihtimali de hep aklımı kurcalamıştır. Birkaç yer için böyle şeyler duydum. Basıldığını da duydum. Neyi basıyorsunuz? Nerede sevişecek bu insanlar. Kadınların kimliklerini almak da çok sakıncalı, sırf adam kalpten giderse kadın düşünsün biz sadece evi kiraladık diyebilmek için alıyorlar o kimlikleri. Oteller daha nezih dursa da, çok iyi döşenmiş ve hizmeti güzel günlük evler de var. Kimlik almayanları da var bu arada.

Bir kısa film çekmeyi düşünmüştüm vakt-i zamanında günlük ev lazım oldu. Günlük ev için konuştuğum adam film çektirmiyorum geçende bir sitede bizim evi gördüm, eşyalardan tanıdım porno çekmişler dedi. Mantığa bak, ev zaten gelip sevişsinler diye var ama videoya çekilip yayınlanırsa olmaz. Her şekilde bir tür muhabbet tellalısın amca neyi kasıyorsun. Bu günlük evler konusunu daha derinden inceleyip en iyilerini listelemeyi düşünüyorum sırf sizin için, lazım oluyor sıklıkla biliyorum.

Mucksss Yavruslarım...


26 Ocak 2022 Çarşamba

Karda Bir Türlü Kayamayanlar

 

Kar yağdı, herkes bir yerlerde mahsur kaldı. Bilin bakalım benim evimde kim mahsur kaldı? Bir değil taaaam iki eski sevgilim. Sabahlara kadar ohhh dışarıda kar, sıcak ev, kaç kere olursa demek isterdim ki iki erkek bana vız gelir. En azından öyle olduğu zamanlar oldu şimdi biraz paslanmış olabilirim.

Peki oldu mu?  Hadi baştan anlatayım. Pazartesi sabahı daha güneş var iken önce bir numaralı ex evime geldi. İsim yazıp hiç uğraşmak istemiyorum bunlara Bir ve İki diyeceğim kapiş. Birin istediği bir kahve içmek ve kötü giden hayatından dert yanmaktı. Benim de regli yakın o yüzden azgınım bir an evvel sevişsek modundayım bu anlattıkça anlatıyor. İşler kötü, aile hasta yok eski eş bilmem ne... Bu ne ara evlendi boşandı kaçırmışım. Neyse yanına oturdum, omzunu okşuyorum yahu takma düzelir, evrene güzel mesaj gönder falan çat kapı Nuri.

- Kızım yollar kapanacakmış haberin olsun.

- Bana ne Nuri dışarı çıkmıyorum ki.

- Ha ben söyliyim de. Bu kim? Hoş geldiniz. Kız bana da kahve koy fal bakiyim.

- Aaa iyi bakar mısınız benim hayatım çok boktan da son günlerde.

- Bakarım tatlım bakarım, Marin kahve yap bize yeni.

Hasssssss....

Kahveleri yaptım getirdim. Nuri hayatında en detaylı falı bakmadıysa beni şuracıkta s...

baktıkça baktı, anlattıkça anlattı. Benim ex bir ara ağladı. Bu arada dışarıda da kar etkisini arttırdı veeee kapı çaldı.

Gelen kim? Benim İki. 

- Hayırdır İki?

-Yolda kaldım burada kalabilir miyim Marin'ciğim?

Son konuşmamızda da birbirimize demediğimiz kalmamıştı şimdi ciğimli moda geçtik işi düştü tabii pezevengin.

-Gel gel Nuri sana da fal baksın.

-Hoş geldin tatlım gel sen de diğer tarafıma otur.

Bir ile İkiyi tanıştırma durumum da tam içler acısıydı. Marin'in eski sevgilileri olarak tarih hesabı yaptılar. Sen ne zaman? Sen kaçtan kaça? Bir de kaç posta olurdu diye sorun bari ben unutmuşum ayrıca çakışsanız ne olur? Bitmiş gitmiş. Bir de bana, benim evimde utanmadan hesap sordular. Benimleyken onunla da mı beraberdin diye. Hatırlamıyorum diyorum iki bir e diyor ki Marin hep böyleydi zaten boş ver. Benim evimde beni eleştiriyorlar. Benim benim Marin'in. Ortamı yumuşatayım diye şarap getirdim. Ne güzel günlerdi diye eskiyi açıp belki canları çeker dedim bu sefer de  ayrılık sebeplerimizi, kavgalarımızı konuşmaya başladılar. Baktım aralarında gülüyorlar falan arada da Nuri en çok eğleneni tabii.

Balkona sigara içmeye çıktım, kıçım dondu içeri girdim. Üzerimi değiştirdim daha seksi bir şeyler giydim, madem benim evimdeler bu gece verecekler arkadaş! Nasıl erkek gibi düşünüyorum ama benim evdeki erkeklerin kadın hormonları ağır bastı şansıma. Bir diyor ki ben Marin'le evlenecektim o istemedi sanki evliliği becerebilmiş de benimle becerecekti. İki diyor ki ben Marin'e güvenmiyorum. Kendisi vajinası olan her şeyin peşinden gitmemiş de ben güven vermiyormuşum. Bir kızdım!

- Siz beni eleştirmeye mi geldiniz! Kendinize bakın önce. Çok matah sevgililerdiniz de sanki şimdi hayatınızda kim kaldı da ben kalayım ezikler! Biriniz durmadan şikayet eder, karı gibi dırdır, hele sen iki am salağın tekisin konuşturma beni şimdi. Adam ol da öyle bana laf söyle. Sizi kim ne yapsın amına koyim.

Bir sessizlik...

Biz gidelim falan dediler yalandan.

- Yok yok sabah yollar açılınca çıkarsınız, kapıyı iyi kapatın giderken beni uyandırmayın.

Ben çemkirirken Nuri ne ara gitti göremedim. Ben de odamda cam kenarındaki yatağımda kar yağışını izleyerek uyudum. Bunlar salonda birbirlerine kaydılar mı bilmiyorum ama ben iyi kaydım ikisine de.



12 Ocak 2022 Çarşamba

Herkese Aynı Erotik Fotoğrafı Göndermek


 Nude fotoğraf göndermek... ismi değişebilir özel dersiniz, erotik dersiniz, hadi bana özel fotoğraf at dersiniz. İstenilen nettir. Oranı buranı detaylı çek gönder ki ben de asılayım mala. Kadınlar da ister seksist davranmıyorum. Burada asıl detay şudur; size gelen özel fotoğraf ne kadar size özel?

Aynı fotoğrafı duştan yeni çıktım, senin için çektim diye bana beş kere gönderen oldu. Tamam malzeme aynı da, açısı, duruşu, odadaki ışık bile aynı olamaz demek ki çekmiş, atmış depoya her lazım olduğunda gönderiyor. Eleştirmiyorum çünkü ben de aynısını yapıyorum. Elbette daha önce gönderdiğimi de unutuyorum. Bunu göndermiştin denilince de kızıyorum. Yahu aynı meme, kalça, kıç, kuku... yeni çekince yenilenmiyor ki. Bak dur işte. Yok yeni olacak. Bir de bunlar kendilerine özel sanıyorlar ya bu fotoğrafları en çok ona gülüyorum. İşim gücüm yok, sen her istediğinde poz verip çekicem ve sana atıcam. Benim de bir depom var, beğendiklerimi orada tutuyorum lazım olunca da atıyorum. Nedir daha derdin? Yeni olacakmış. Oldu hepinize her istediğinizde sıfır nü fotoğraf çeker yollarız.

Bu arada sevgili hemcinslerim, hayatınızdaki erkeklerin yüzünü de çek, ne olacak bana güvenmiyor musun? Dediklerini biliyorum. Bunun sevişirken videolu versiyonu da var da ona sonra değineceğim. Aman ha sakın! Yüzünüzü çekip atmayın. Nereni istersen çek gönder, o kadar sıkıntı değil ama yüzün ya da sen olduğunu başkasının da anlayabileceği bir detaylı fotoğraf asla atmayın ve bu adamlara da o kadar güvenmeyin. Unutmayın, ilk istediği fotoğraf objesi siz değilsiniz, son da olmayacaksınız.

Bu tür fotoğrafları da, bence telefonda biriktirmeyin bir mail alın oraya atın, isteyen olursa oradan indirip gönderin. Ben şahsen öyle yapıyorum. Her gün ve gece fotoğraf fotoğraf diye ötenlere de önce sen deyin ve aynı şeyi yaptığını anlarsanız, hayır ben şimdi çekmeni istiyorum deyin. Koysun poposunun üzerine takvimi öyle çekip atsın.

Erkekler siz de her kadına aynı fotoğrafları göndermeyi kesin, biraz vizyon yahu.

Öpüldünüz....

10 Ocak 2022 Pazartesi

Döndüm Sürtükler


 Buradayım buradayım panik yapmayın.

Yalnız değilsiniz. Aynı ülkede nefes almaya, sevişmeye, yaşamaya devam ediyorum.

Dibi boyladım, yerle bir oldum. Kalktım zirveyi de gördüm.

Bu dönemde sustum... İçimden öyle geldi, canım öyle istedi. 

Küstüm, sustum, kaçtım, gittim, verdim, geldim.

Biraz da kafa dinledim.

Baktım ki merak etmişsiniz, neredesin demişsiniz hoşuma gitti.

Boşuna yazmamışım bu bloğu dedim. Hadi atayım üzerimdeki ölü toprağını zira her yerime bulaştı.

Zira da ne kelimedir ama çocukluğumdan beri anlamını anlamaya çalışırım. Kesin Türkçe değil ya arapça ya farsça.

Ben yine bildiğiniz gibiyim sadece hayatımdan baya bir insan attım. Bazıları Corona'dan ya da başka sebeplerden öldü. Fiziken de öldü, benim için de öldü.

Yeniler geldi, fırsat vermediğim, zamanında haksızlık ettiklerimin değerini anladım. Hayatımda kalanlara daha sıkı sarıldım.

Nuri mi? O da bildiğiniz gibi. Hep yanımda iyi ki var. Anlaşamadığımız tek konu aşı meselesi neymiş içine bilmediği bir şeyi sokturmazmış sanki içine giren herifleri çok iyi biliyor da. Bana da kızıyor her haltı içine alma diye. Arkadaş ben zevk alıyorsam alırım ki bu aşı virüsten koruyor. 

Tamam yoktum ama boş da durmadım sizin için kitap hazırladım yakında çıkartırım. Bakın her şey sizin için; yaşadıklarım da yazdıklarım da.

Bazen uzaklaşsam da buradayım, tam yanındayım, arkandayım, kucağındayım, yatağındayım... Tamam abarttım ama seninleyim merak etme.

Burayı arada kontrol etmeyi de unutma.

Öpüldünüz yavruslar...





28 Mayıs 2020 Perşembe

Bizim Apartmanın Alt Katında Neler Oluyor?

 Gecenin bir kör vakti kapım deli gibi çalındı. Yataktan fırladım bir baktım donlayım, ben donla uyurum, üstümde ne olduğu önemli değil. O kadar panikledim ki üzerimi giymek yerine kapıya koştum ve pat diye açtım. Nuri, kalp krizi falan geçiriyor sandım ne bileyim. Bir baktım ki karşımda maskeli bir kadın ve erkek. Uyku sersemi unutmuşum tabii corona falan, apartmanda gaz kaçağı var sandım ve ne alakaysa ''yangın mı çıktı?'' dedim. Maskelilerden kadın olanı güldü, ben uyuz oldum. Benden uzun, kısa sarı saçlı bir şey, adam ondan da uzun sadece gözlerini görüyorum, sonra beynim duruma uyandı bunlar karşı komşum olan evli çift yahu.

''Aşağıda parti var da katılır mısın diyecektik Marin'ciğim.''

''Parti mi? Birine bir şey oldu sandım öyle çaldınız ki kapıyı.''

''Yok, yok merak etme, çok hoşuna gidecek bak, sensiz olmaz ne olur gel.'' Dedi dişi olanı. Benim bunlarla oturup iki kelam etmişliğim yok, neden bensiz olmuyormuş anlamadım. Nuri diyecek oldum.

''O da aşağıda zaten.'' dedi erkek olanı.

''Tamam o zaman üzerime bir şey giyip, geleyim. Malum donlayım.''

''Keşke böyle gelsen.'' Dedi yine dişisi.

''Evet, olayın konseptine daha uygun hem.'' Dedi erkeği. Dinlemedim taytımı çektim, saçlarımı at kuyruğu yaptım, rujumu sürmeden mezara bile gitmem, hemen sürdüm ama  suratımın geri kalanı fena halde uykudan uyanmış halde, neyse. Maskemi de taktım tabii. Baktım Minel, uyuyor hiç sesimi çıkartmadım, kapıyı yavaşça kapattım. Asansöre bindik, dişi olan bana yan gözle bakıyor, gözlerinden anlıyorum gülümsüyor.

''Ne partisiymiş bu?''

''Corona baydı ya kafa dağıtmak için parti veriyorlar bodrumda.''

''Hep apartman toplantısı mı olacak biraz da parti olsun değil mi?'' Bu kadın bana karşı kötü diyetli aha buraya yazıyorum neyse çıkar kokusu. Asansörden indik bizim apartmanın bodrum katına kırmızı ışık yerleştirmişler; pavyona benzemiş. Toplantı salonuna girdik, baktım herkesin suratında maske, kimseyi tanıyamadım, kırmızı ışıktan da seçemiyorum zaten, ayrıca Nuri falan yok burada. Cıstak bir müzik, ortada sallanan kim olduklarını seçemediğim apartman sakinleri, isteyen alsın diye ortada duran kutu bira, kolonya ve kolonyalı mendil seçenekleri ile bizim toplantı bodrum katı 90 lardan kalma küçük, köhne bir bara dönüşmüş. Sandalyelerden birine oturdum, karşı komşum olan kadın ki adını sikseler hatırlamıyorum elini ve dizini bacağıma sürtmekte... Kadın ne kadar ilgiliyse adam da o kadar mesafeli. Bir de baktım ki pist olduğu iddia edilen boşlukta dans edenler uzaktan birbirlerine seks pozisyonu hareketleri yapıyorlar. O an aslında bir grup seksin içinde olduğumu anladım. Uzaktan, sosyal mesafeyi koruyarak, dokunmadan, tamamen düşünce gücüyle yapılan bir grup seksti bu. Yanımdaki kadının gözleri o kadar parlıyordu ki üzüldüm. ''Hadi dans edelim.'' dedi. Şimdi hayır desem olmaz, evet desem bu saçma devinime giremem, gülerim ama ne yapalım kalktım.

Belli bir mesafede kadınla karşılıklı sallanmaya başladık. Bir ara biri arkama geçip sanki beni beceriyor gibi hareketler yaptı tabii mesafeyi koruyarak. Ben dönüp kötü kötü bakınca, uzaklaştı. Kadın da karşımda kollarını bana uzatmış, tek elinin işaret ve orta parmağıyla hesapta beni parmaklıyor. Kesin dili de dışarıda da maskeden göremiyorum. Artık ne yapayım, kafamı geriye ittim, gözlerimi devirdim alışkınım malum orgazm taklidi yapmaya bu sefer de komşum için yapayım ne demişler ev alma, komşu al, şimdi ne alakaysa aklıma geldi.
Kadın kıkırdadı, hoşuna gitmişti. Sonra tanıdık bir ses duydum. ''Kız Marin, sen misin?'' Arkamı döndüm ki Nuri.

''Sen de mi buradaydın neden bana haber vermedin?''
''Çağırmaya geldim de uyuyormuşsun öyle dedi Minel.''
''Ne iş  burası Nuri?''
''Bizim apartmanın sex partisi haha. Biriyle tanıştım, gel seni de tanıştırayım, ressammış nü resmimi yapacak.''
''Aman sos yal mesafeyi koruyarak yapsın, ben çaktırmadan kaçayım, zaten uykum var.''

Bu Nuri de aylardır beynime tecavüz etti kimseyle yatma korona var diye kendisi ne haltlar yiyor belli değil. Komşu kadın biriyle sohbette, kocası zaten gözlerini yere dikmiş birasını içiyor, tam kaçma zamanı. Yalandan olsa orgazm da oldum, gece benim için bitmiştir.







14 Nisan 2020 Salı

Sizden Gelen Soruları Cevaplıyorum 2

  Soru: Evli bir kadınla beraberim, önceleri önemsemiyordum ama şimdi kafama takıyorum. Bu kadın başkalarıyla da olmuş mudur? Ben ilk sevgilisi miyimdir? Ona soramıyorum.

Marin: Şimdi bu durumda her ikisi de olabilir. Sen ilk sevgilisi de olabilirsin, olmaya da bilirsin ama şundan emin ol son sevgilisi olmayacaksın. Evli bir kadınla sevgili olmanın en büyük handikapı onun zaten bir hayatı olması ve bunu pek de değiştirmek istememesidir. Seninle hayatındaki eksiği gidermektedir ama sen dır dır etmeye başlarsan, seninle de mutlu olamayacağından başkasını aramaya başlar. Evli birinin ya sevgilisi olmayın ya da abuk kıskançlıklar yapmayın. Çok kafana takıyorsan boşan sadece benimle ol de, cevabın pek olumlu olacağını sanmıyorum ama.

Soru: Marin Abla, 19 yaşındayım sevgilim bakire olduğumu sanıyor ama değilim, ona söylemeli miyim? Minel gibi diktirteyim mi?

Marin: Benim tatlı, bıcırık okurum. Minel, diktirtti de dikiş tutmadı pek. Hiç eziyet etme kendine bu zamanda ne bekareti yahu söyle gitsin, sen bunu söyledin diye sevgilin gidecekse giderse o da gitsin, daha çok gençsin.

Soru: Yakışıklı, iyi eğitimli, 32 yaşında, kazancı iyi bir adamım ama penisim çok büyük. Gören kadınlar korkup kaçıyor, düzenli ilişkim yok, ne yapmalıyım?

Marin: Kiminde büyüklük sorun, kiminde küçüklük. Penisini küçültemeyeceğine göre hayatına giren kadına açıp göstermek yerine önce durumdan bahset ve korkutma. Benim penisim büyük ama önceki sevgilimle hiç sorun olmadı de. Kadınlar bunu bir challenge olarak algılar ve o alabildiyse ben de alırım deyip penisinin üzerine gider. Sen de nazik ol, yavaş yavaş gir.

Soru: Karımla aramıza erkek almak istiyorum o da istiyor aslında ama daha net konuşmadık. Onu ürkütmeden bu grup teklifini nasıl yapmalıyım? Adamı çağırıp olayı akışına mı bırakayım?

Marin: Çağır adamı eve gelsin, size de Korona getirsin. Biz eve tıkılıp kimseyle görüşmeyelim adamın derdine bak. Bu zamanda yok grup falan, şu günler geçsin karına da direk söyle grup yapalım mı diye anladığım kadarıyla zaten bu teklifine balıklama atlayacak. Ama şimdi oturun oturduğunuz yerde.


6 Nisan 2020 Pazartesi

Sizden Gelen Soruları Cevaplıyorum 1

 Mailime sizden sorular geliyor en çok da kadınlardan. Beni üzen ve artık cevap vermeliyim dediğim bir soru var önce onu cevaplamak istiyorum.
''Sevgilim bazen bana küfür ediyor, hakaret ediyor hatta bazen tehdit ediyor. Genelde bu durum iki içtiğinde oluyor bunun dışında çok iyi anlaşıyoruz. Olmamış gibi davranıyoruz ama tekrar oluyor, ne yapmalıyım?''

Gelelim Madam Marin'in cevabına:

Kızım sen deli misin? Öldürülünce mi vaz geçeceksin adamdan? Ne olacak alt tarafı küfür ve hakaret mi? Sonra çok özür diliyor, gönlünü mü alıyor. Bu hasta herif, kendi aşağılık kompleksini senin üzerinde tatmin ediyor. Bir gün çok içsin, çok sinirlensin, gelsin seni öldürsün ne olacak? Bu aşk mı sanıyorsun? Değil. Kaaaaaç!!! Sen düzenli olarak şiddet görüyorsun. Şiddet ille de bir yerlerinin kırıldığı, morardığı, kanadığı durumlar getirmez. Gördüğün bu şiddet senin ruhunu kemiriyor, kişiliğini bitiriyor, gururunu yok ediyor. Yahu kim ki o adam sana hakaret edebiliyor? Değil hakaret sert bir söz bile söyleyemez. Elbette kavga olur, o sana sen ona bazen ağır sözler söylersin bunu hepimiz yaşıyoruz ama bu durum farklı. Sürekli aşağılama ve hakaret, adamın kendisini tutması, en ufak kırılma anında eski haline dönmesi tehlikeli bir durum. Unutma insanlar değişmez, o da değişmeyecek. Daha kötüye gidip bir gün seni öldürebilir ama düzgün ve seni seven bir adama dönüşmeyecek yani kaaaaaaaç!!!

Geçelim başka bir soruya;
''Sevgili Marin, sevgilim beni aldatmış ve aradan iki yıl geçmiş. Evlenmeye karar verdik bana bunu itiraf etti, ben de affettim ama aklıma takıldı yine yapar mı diye. Kızın kim olduğunu da asla anlatmıyor, sormalı mıyım, konuyu kapatayım mı?

Buyurun Cevabımı:

Sevgili yavrus, konuyu kapatamamışsın ki bana yazıyorsun. Aldatan aldatır çok genel bir sözdür ama ne yazık ki doğrudur. Evet, itiraf ederek bu adamda vicdan olduğunu ve seni sevdiğini görebiliyoruz ama bu onun tekrar yapmayacağı anlamına gelmez. Eğer sana aldatılmak çok koyduysa git sen de onu aldat ama yakın arkadaşıyla aldatma klişesine girme sonra başın ağrır. Aradan iki yıl geçsin, evlenin, sen de itiraf et. Bak bakalım o affedecek mi? Kabullenmek zorunda değilsin, sana evliliği bir lutüf olarak sunmuş ve ben seni aldattım ama bak evleniyorum demiş resmen. Kiminle aldattığından çok neden aldattığı, hatta aldatmış olması önemli. Tanıdığın bir kadınla ise o kadınla da ilişkini bilmeden sürdürüyorsun, belki de bir arkadaşın. Ben derim ki hemen evlenme, kendine de bu ilişkiye de biraz zaman ver. Konuyu gerçekten içinde kapatacaksan devam et, kapatamıyorsan ve bu kanayan bir yara olarak kalıyorsa ayrıl, sakın evlenme.

Gelen soruları cevaplamaya devam edeceğim, madammarin@gmail.com soru, çekinmeyin yavruslarım.

31 Mart 2020 Salı

Çükünüz Uğruna Geberip Gideceksiniz

 Tanıdığım, karşı karşıya çay içtiğim adam corona'dan hastanede yatıyor. Aradan 20 gün geçtiği halde lan bana da bulaştı mı acaba diye kafayı yedim, neredeyse panik atak geçirecektim. Onunla benden sonra buluştuğunu bildiğim Kemaremancı, benimle buluşmak hatta vuruşmak için ısrar ediyor. Adamda corona çıktı, sende de kesin var dediğimde de ben test yaptırdım gibi mal ötesi bir yalan söyledi. Sanki gebelik testi yaptırıyor, çubuğa işiyor beynini sevdiğimin malı.

Bunlar pipileriyle düşünen ve o halleriyle etrafını kandırdıklarını zanneden erkek tipleri işte. Ben de he öyle mi tamam o zaman gel de sana vereyim, sonra da bütün apartmanı corona yap derim. Coronadan önce beni Nuri öldürür öyle bir şey olsa. Bu bulaşan ve şu an hastanede yatan, bana ha bire selfie çeken salak da karı peşinde kaptı bu meleti. Neymiş evde sıkılmış eee şimdi de s..ildin haberin yok. Gezgin tavuk gibi gezdin ben sana evde otur demiştim dedim, gezgin piliçler rahat vermedi ne yapayım diyor. Ölebilir, şakası yok. Başka bir tanıdığım da, bununla bir kez beraber olmak gibi bir hataya düşmüştüm, sevişirken abuk sabuk konuşan hatırlarsınız belki hatta sonra psikolojik destek de aldı da çok faydası olmuş cidden. Adam bildiğin 31 müptelası. Günde abartısız on kere falan yapıyordur. O şey nasıl kalkıp hala boşalıyor anlayamıyorum. Bir yerde yalnız kalsın asılıyor, iş yerinde her boşlukta asılıyor, iş yeri tuvaletinde asılıyor video çekiyor. Normal bir durummuş gibi de anlatıyor, paylaşıyor. Bu zamanda, dışarısı bu haldeyken geleyim mi diyor. Yahu bu ne rahatlık çükünüz uğruna geberip gideceksiniz. Kameramancı dediğim adamın yanında yaşlı annesi var. Sana kesin geçti bari annene yaklaşma dedim. Ben ölmekten korkmuyorum, taktir diyor. Hastanede yatmakta olan akıllı da eceli gelen ölüyor bu kadar korkma da dışarı çık, görüşelim diyordu bana. Sanki libido bir sizde var. Asıl bendeki libidoyla ben evde oturabiliyorsam, siz de oturun ya da 31ci gibi asılıp durun. Bu sabah bana beddua etmiş whtsupdan inşallah çok istersin de yapacak birini bulamazsın diye. O zor be canım, koskoca Madam Marin'in ben hatırlatırım!

24 Mart 2020 Salı

Corona Günlerinde Aşk Ve Seks




 Evlerimize kapandık malum, ben alıştığım eski hayatımı çok özlüyorum hepiniz gibi. Ne kadar güzelmiş meğer korkmadan sokağa çıkabilmek, istediğin yerde oturup bir kahve içmek, arkadaşlarınla buluşup vakit geçirmek ve elbette sevişebilmek. Bu hastalık ülkemizde ortaya çıktığından beri ben tek bir erkeğe elimi sürmedim. Korkuyorum, zaten panik atak nöbetleri geçirip duruyorum. Evde yalnızım Minel de Stavros da evlerine döndüler; herhalde benim onları günde beş kere dezenfekte etmemden bunaldılar. Bir görüştüğüm Nuri var, o benden de beter. Apartmanımızda çekik gözlülerden oluşan bir aile vardı, geçen gün onlara saldırdı sizin yüzünüzden böyle oldu, kıpırdayan her şeyi yediniz midesiz, eciş bücüşler! Diye meğerse aile Kore’liymiş. Bizimki geri adım atar mı aman onlar sanki köpek yemiyor, hepsi aynı bok bunların dedi. O günden beri o aileyle karşılaşmadım hiç, gerçi dışarı da çıkmıyoruz normaldir.
Corona’yı çok da sallamayan bir grup tanıdığım da var. Hemen her gün dışarıdalar, artık oturacak yerler de kalmadı, birbirlerine gidiyorlar, dışarıda buldukları parklarda vs buluşuyorlar. Ne maske, ne eldiven, ne kolonya… Bir de tokalaşıyorlar. Bunlardan biri de geçenlerde bahsettiğim kameramancı. Tutturdu sevişelim diye, bir de fotoğraf attı zaten açım, neredeyse telefonu ağzıma sokacaktım. İnsan yokluk günlerinde hakikaten ne bulsa yemek istiyor. Eskiden olsa evire çevire yerdim ama şimdi olmaz, adamı dezenfekte edeyim derken pipisini yakabilirim. Keşke bunlar kadar rahat olabilsem. Eskiden tanıdıklarımdan da sürekli mesaj ve telefon geliyor, çoğu şimdi evde ya vakitleri de var, geleyim, görüşelim derdindeler. Bir de bu Corona’dan mıdır, havadan mıdır nedir libidomuz tavan vaziyetteyiz ama birbirimize dokunamıyoruz. Lick Buddy’im Emre resmen boşandı, bir onunla çok görüşesim var, aslında onun da derdi gerçek bir ilişkiye geçmek, hatta evlenmek ve çocuk yapmak. Neyse ki Nuri, şu dönemde benden çocuk yapma olayından vazgeçti. Her gün felaket senaryolarıyla geliyor, 2021 daha kötü olacak bu daha fragman diye, galiba bu dünyaya çocuk yapmanın çocuğa haksızlık olduğunu anladı sonunda. Emre’yi bu hafta eve atmaya karar verdim ve Nuri’ye söylemek gibi bir hataya düştüm, Kameramancıyı eve atmam, o toplu taşımalara biniyor, adamın pipisi Corona kaynıyordur. Emre, gelecek dediğimi duyan Nuri, ‘’Neeeee, onu eve alamazsın adam hastaneleri geziyor ha bire, corono vardır onda.’’ Diye kıyameti koparttı. Olsa şimdiye kadar çıkardı herhalde dedim, çıkana kadar sana bulaştırmış olur salak mısın? Dedi.

Offffff seks yapmak benim de hakkım, bari yalatsaydım. Daha net kararımı vermedim belki dilinden, pipisine dezenfekte edip atarım eve, nerden bilecek ki Nuri; kötü durumdayım yavruslar. Ayrıca canım sıkılıyor, ayrıca Corona günlerinde bana aşkı kabaranlar ayrı, benden birden uzaklaşanlar ayrı sinirime dokunuyor. Kıçımdan ayrılmayan adam, Rukiye’ye nolur Marin beni arasın diye yalvaran adam, adı Murat birden kayboldu ortadan, neymiş evdeymiş, izinliymiş. Eeeee ilgilenmeni, aramanı, yazmanı ne engelliyor, virüs mü saçıyorum ben? Her şey bitsin peşimde dolanmaya başlar yine, aman neyse güzel adam ama güzel yalayamıyordu büyük kayıp değil.

Corona, bize sağlam koyarken birçok şeyi de öğretti; birbirimize dokunamıyoruz ama dokunaklı bir hal içindeyiz, kavga etmiyoruz, birlik oluyoruz, özlüyoruz, çoğu şeyin kıymetini anlıyoruz, sıradan bulduklarımızı bile yaparken artık büyük bir keyif alacağız, tabii yapabilirsek buna seks de dahil.
Kendinize dikkat edin yavruslar, öpmüyorum Corona var.

21 Şubat 2020 Cuma

Sevişilmeyen Sevgililer Günü Ve Yetersiz Sperm Sayısı

 Sevgililer günü geldi geçti, kimseyle sevişmedim. Zaten sevgililer günü benim için yeni değil, eski sevgililerle hesaplaşma günü gibi bir şey. Zamanında kıymetimi bilmeyen eskiler ha bire arar, mesaj atar. Ah sen neydin de ben bilemedim be Marin'im diye eee geçti artık ben eski ben değilim. Seni isterken, severken, beklerken geleceksin. Nasıl bir şansım varsa bunlar hep ben başka yere odaklanınca dönerler, ben onlardayken de beni göremezler. Belki de erkeklerin hatta insanların genel sorunu bu kim bilir. Ben bilirim tabii hepsi salak bu erkek milletinin. Ne istediğine önce bir karar ver Kıvırcığından şoförüne, Tony Leung undan taa on yıl önce takıldığım çocuğa kadar ki artık koca adam, canımı yakanlar, öylesine takıldıklarım, aklınıza kim gelirse hadi bir kahve içelim diye mesaj yazıyor, arıyor yahu ben o kadar kahve içecek olsam midem delinir. Ben de klasik cevabımı veriyorum şu sıra çok yoğunum ben seni ararım, nah ararım. Zamanında aratmasaydın bu ilgiyi.

Nuri'ciğimle arayı düzelteyim diye tek ve gerçek sevgi dostluktur deyip, gülümü alıp kapısını çaldım.  O halimi görünce gülümsedi ama adamda deve inadı var yoksa kini miydi neydi neyse. İlle de çocuk yapalım diye tutturdu. Tamam ulan dedim zaten benden de senden de bir halt olacağı yok yapalım bari. Bir şey değil yeni biriyle görüşmeye başladım. Bu da kamera işleriyle ilgili operatör, kalın kollu bir şey. Kalın kola, geniş omuza ve bana dışarı çıkarken neden haber vermedin? Atarlarına ihtiyacım olduğu bir dönemdeyim. Buna ben kadın olmayan ama içinde benden daha kadın bir adamdan çocuk yapacağımı nasıl açıklayacağım? Tutmasa bari diye diye gittim sürekli sırıtan suratlı bir tüp bebekçi doktora. Klasik yalanı söyledi Marin Hanım yumurtanız az hemen tüp yapalım. Yahu bu bizim sen ikinci erkeğimsin yalanından daha klişe oldu artık ey doğurtucu doktor milleti hepimiz biliyoruz size her gelen, otuz yaş üstü kadınların hepsinin yumurtası azalıyor olamaz biraz daha yaratıcı olun. Ben de dedim ki ben yumurta falan toplatmam aşılamada olursa olur, olmazda kusura bakma.

Testler yapıldı ha bu arada ben başka bir doktora daha gittim. o tüpçü değil, normal ve bana yumurta sayın gayet normal dedi. Hanginize inanalım acaba? Uğraştığım şeylere bak. Nuri, örnek sperm verdi. İki gün önce de tekrar doktora gittik, gülen suratlı amca para gelmeyecek diye üzülmüş olacak ki bu kez pek gülmüyordu. ''Maalesef Nuri Bey, sperm sayınız yeterli değil.'' Dedi. Nasıl rahatladım, anlatamam. Elbette Nuri'ye belli etmemek için üzülmüş gibi yaptım. Garibim çok istiyor çocuk, hem de benden. Neyse ucuz atlattık diye düşünerek, ağladı ağlayacak Nuri'yi içmeye götürdüm. bu sefer de demez mi hadi evlat edinelim diye. Ben niye el alemin çocuğunu alayım, tüm mal varlığımın varisi yapayım of Nuri ya andropozda mısın nesin?

Bundan da vazgeçirmek için ya onu sevemezsek, hem huyu suyu sülalesine çeker diye ikna ettim demez mi birine ver hamile kal, ben babası olurum diye. Şimdi bana seviş ama korunma diye baskı yapıyor ve eminim son bulduğum adamın sperm sayısı hiç fena değil, gerçi daha sevişmedik ama yakındır. Öpüldünüz yavruslar...

5 Ocak 2020 Pazar

Bir Erkeğe Tecavüz Etmek İmkansızmış



Hepimize musmutlu yıllar canım okurlarım diyerek yeni yazıma başlıyorum.
Biliyorsunuz Nuri’nin spermlerini içime zerk ettirmediğim ve çocuk doğurmaya henüz hazır olmadığımı söylediğim için Nuri bana küstü. Tam küs değil de limoni takılıyor diyelim. Ben de onunla görüşemediğim için parazit çetesi Ruki ve köpek balığı oğlu ile görüşmek durumunda kaldım ama bitmeyen beni yeme istekleri nedeniyle onlardan da ben kaçıyorum.  Devamlı gittiğim bir kafe vardı, birkaç yazı önce sahibini beğendiğimi söylemiştim. Hatta sosyal medyalarını takibe aldım, oradan bana yazanın sahibi olduğunu sandım meğerse garsonmuş demiştim işte o sahip beni fark etti, gerçi etmeyip de ne yapacaktı. Kitabımı almış, kahvemi yudumlarken masama geldi, öyle bodoslama konuya girdi, senden hoşlanıyorum bakışlarından anlıyorum ki sen de istiyorsun görüşelim diye. Adam pek bir hızlıymış da belli etmiyormuş meğer. Kafenin çalışanları etrafımızda dolanmaya başladı ne konuşuyoruz diye, ben bir utandım düşünebiliyor musunuz ben! Bir de demez mi üst katta ofis var oraya gidelim mi? Yuh arkadaş o kadar da yoklukta değilim, nasıl baktıysam artık adama. Yok, benim gitmem lazım dedim, yeni oynaş yazışma programı telegramdan yazışmaya başladık. Tony Leung’la da oradan yazışıyoruz tabii bana küs değilse oraya gelicem bir dakika. Kimseye böyle yaklaşmazmış da ben çok etkilemişim, eski polis bir de amca. Bir karizması ve gideri var tamam kabul de çok ısrarcı bir de nedense kendimi kötü hissettim dedim ki yok ben seninle birlikte olmam lütfen eskisi gibi müşteri moduma geri döneyim. Adam kibar, bir de mekan sahibi ne desin elbette dedi, defalarca özür diledi. Bu sefer de oraya gittikçe ve yanında özellikle bir kadın gördükçe ben kötü olmaya başladım. İstemiyorum ama kıskanıyorum da kararsızım.

Gelelim Tony Leung’a… Zaten pek normal olmadığını üstün akrep hislerimle anladığım Tony bana bu kısa görüşme dönemimizde iki kere küstü. Erkek ve küsmek kelimeleri aynı cümlede geçmemeli bence, birinde ona salak mısın? Dedim diye küstü ki bana sürekli anal seks klipleri yollamasına kızıp, yapmayacağız yollama şunları salak mısın? Yazmıştım. Kimse bana salak diyemedi ve diyemez de dese de asıl derdi anal sekse bu kadar sert hayır dememdi bence. Günlerce yazmadı, aramadı, bir de ben sanki ona çok meraklıyım on sekiz yıldır ben peşinden koşuyormuşum gibi beni engelledi. Sonra geldi tabii, meğerse bunun küsme huyu varmış, yıllarca hiç ilgilenmediğimden küstüğünü de hiç anlamamışım. Bu kendi kendine küsmüş küsmüş barışmış. Bana bir hırs geldi bana küsüp kaçınca, hani kaçan kovalanır ya neyse barıştık. Bu arada Tony hakkında söylemem gereken bir şey var adam acayip kuralcıdır. Mesela buluştunuz o gün yapacakları bellidir ve onun dışına asla çıkmaz. Mesela o gün oral seks yoksa listesinde, bunu bağla, üzerine otur yine yapmaz. Denedim, oradan biliyorum. Yapmadığından da değil, yaptı mı iyi yapar, uzun yapar ama inat etti mi de eder. Yıllar önce bana geldi, yüzüne oturmaya çalışıyorum kaçıyor, başını ittiriyorum olmaz diyor, kalk git o zaman dedim, gitti tam altı yıl hiç konuşmadım, o yılmadan ulaşmaya çalıştı. Nedense böyle acayip inat ve kuralcı bir adam.

Ankara’ya iş için uçmadan bana uğradı, sabahın köründe onun için kalktım. Evde kuzenler var, sessizce içeri aldım bir de o sabahın soğuğunda minicik bir gecelik giydim, iç çamaşırsız ve ne oldu yine adamın sert kurallarına çarptım. Tamam, sen tahrik olmamak için mi yoksa ıslanan penisin pantolonunu ıslatmasın diye mi kural koyuyorsun bilemem de benim de canım ve isteklerim var, onlar ne olacak?
Sırtımı yalıyor, popo çatalımı öpüyor hop orada nokta, bacaklarımı, karnımı öpüyor orada sınır. Eee? Ben gideyim geç kalıyorum. Bunun da bu huyu diye söylene söylene geri yattım.
Aradan birkaç hafta geçti, ev boş, ben istekli… İş çıkışı evime geldi, o ve kuralları elbette. Gelirken de bana busecik almaya geliyorum yazmış. Bu onun lugatında sert kurallarım var ona göre demek. Busecik makamı kurallarına göre biz öpüştük, yine oral yok, kafasını itiyorum kaçıyor falan ama ben kötü durumdayım, açtım fermuarını pek de heybetli olmayan küçük Tony’yi çıkarttım, hadi bari dedim ilişki olsun da sakinleşeyim. Yahu sen bir erkeksin, hem de ereksiyon olmuş bir erkek! Pipini kaçırmak nedir? Kucağına oturmaya çalışıyorum kalçasını oynatıp kaçırıyor, domalıp sokmaya çalışıyorum, itiyor. Bir erkeğe tecavüz etmek zor değil, bildiğiniz imkansız ama yılmadım, inat ettim çok istediğimden de değil yıkacağım o kuralları diye inat ettim. O sırada telefonu çaldı, bir yandan da pantolonunu çekiyor, ben yine indirdim, yatağa oturttum, zaten benim üzerimde mini bir elbise var, tutuyorum denkliyorum, çekiliyor, itiyor, bir yandan da telefonda konuşuyor. Yok, arkadaş bir türlü olmadı. O benim göğüslerimi öpmeye çalışıyor ama ben de göğüs yok bu da benim kuralım dedim.  Bir iki daha denedim yok, kıymetli ufaklığını iyi koruyor, hadi git dedim, gitti.

Bir de üzerine yine küstü mallığın İstanbul şubesi ama benim için zaten bittiğinden zerre umursamadım. Baktı bende hiç ses yok, sen bana kızıyorsun ama gömleğim ruj olmuş evde zor anlar yaşadım yazdı. Neymiş uzun ve rahat ortam olmalıymış yoksa o her şeyi yaparmış. Onun kurallarına göre olursa olur demek istiyor, hem gelirken busecik yazmış ben neden ilişki için ısrar etmişim. Buseciğine de sana da başlarım sözleşme mi imzaladık yazdım. Neyse zaten artık görüşmeyeceğiz dedim, hiç şaşırmadım dedi. Şimdi yine eski usul zavallı zavallı denemeye devam ediyor busecik makamına doğru emin adımlarla küçük Tony elinde ilerlerken anca elinde kalır çünkü benim artık onunla işim olmaz. Yalnız o kadar küçüğü bile sokamadığıma göre benimki baya darmış ve erkeklere tecavüz etmek imkansız gibi bir şey. Siz evde denemeyin.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...