Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
Madam Marin Gezmede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Madam Marin Gezmede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2017 Cuma

Çaptan Dusmus Bir Escort Baska Nasil Teselli Edilirdi Ki?

 Gecen aksam Nuri ile bir davete icabet ettik. Daveti veren uluslar arasi escortluk yaptigini bildigimiz bir hatun. Bence bunu herkes biliyor da bilmezden geliyor. Bu kadin bazi sosyal medya hesaplarimda ekli ayip olmasin diye kabul etmistim. Her gece bir barda eglenir, surekli yurt disi gezilerine cikar. Guya sigortaci ama bir kisiyi sigortaladigi duyulmamistir. Hani sigortacilikta bu kadar paravarsa biz de sigortaci olalim. Acmis kucuk dandik bir sigorta sirketi ugramiyor bile. Davetin sebebini aciklamak icin cikti masanin uzerine kicinin tepesinde giymis cirpi bacaklari cikmis ortaya, yapay sari saclarini savura savura basladi konusmaya.

-Bu gece burada bir ilke tanik olacaksiniz sevgili dostlarim.
Nuri kulagima egildi.
-Canli seks mi yapacak yoksa kiz?
-Yok artik sacmalama Nuri.
-Ay niye meslegi degil mi bir level yukari tasiyor belki.
-Sigortaci bu kiz.
-Ya tabi popomun sigortacisi kac musterisi kaldi acaba.
Biz giybete dalmisken esintili isimli kizimiz durumu acikliyor.
-Yillardir basari ile calistigim sigorta sirketimi kapatiyorum. Yani bu parti is acma degil is kapatma partisi.

Bir de abartili sekilde guluyor matah bir aciklama yapmis gibi. Kalabaliktan da sesler yukseliyor aa falan diye aramizdan biri bile o sirkete gitmemistir birakin sigorta yaptirmayi Hatta ben ortada bir sigorta sirketi oldugunu da sanmiyorum.

-Ay aciklamasina sokayim partinin sebebine bak yillardir sigortacilik yapiyor da sanki.
-Ben de evlenecegini aciklayacak sandim.
-Sacmalama Marin bununla kim evlensin?
-Ne bileyim cikar biri.
-Eskisi gibi is yapamiyor da artik.
-Fark ettim hic yurt disi fotografi koyamiyor artik. Anca cevre iller ve Istanbuldan semtler.
-Zengin musterileri gitti amelelere kaldi.
-Sen de escort piyasasini iyi takip ediyorsun Nuri.
-Ben bunu bedavaya bile duduklemem.
-Sen gaysin zaten.
-Olmasam da duduklemezdim. Tipe bak ne kalca ne gogus ne bir albeni.
-Oyle deme kiz full cilve.
-Cilvesi de para etmiyor artik bir de ben en guzelim havalarinda hala eskidi bu eskidi.
 Donup kiza baktim, egleniyor-mus gibi yapiyordu ama sanki gozlerinde bir telas vardi. Zamana yenilmenin, kaybetmenin, bundan sonra ne yapacagim endisesinin golgesi cokmustu gozlerine. Guluyor, dans ediyor, mutlu gorunuyordu ama icinin oyle olmadigini hemen anladim. Yanina yaklastim.

-Hayirli olsun Esinticim dedim.
-Ay Marin ne kadar guzel gorunuyorsun, sagol tatlim.
-Her kapanan sirket yenilerinin mujdecisidir.
-Oyle mi diyorsun?
-Kesinlikle.
-Yaslaniyoruz be Main.
Dedi arkami donmusken durup ona dondum. Sesi de ifadesi de huzunluydu.
-Olsun iyi yasadik.
Basini sallayip gulumsedi,
Çaptan dusmus bir escort baska nasil teselli edilirdi ki? Nuri nin yanina donup eglenmeye devam ettim...



5 Ekim 2016 Çarşamba

Para Verip Alırsın Da İçine Alamazsın: KİNG

 -Kızım sen iyi misin neden adamın yanında köpeklere saldırıyorsun çok korkmuş senden.
-Aman o da ne korkak herifmiş. Ne yapsaydım bıraksaydım da kediyi parçalasalar mıydı? Yapı olarak mazlumun yanındayım.
-İyi de böyle yaparsan senin yanında kimse kalmayacak çok agresifsin son günlerde.
-Damarıma basılırsa olurum.
-Küfür kafir ediyorsun.
-Sanki sen etmiyorsun regli olamadım ondandır.
-Neden olamadın yoksa?
-Yok yoksa falan bu ay kimseyle birşey yapmadım ki yoksa olsun.
-Haydaaa anlaşıldı ondan senin bu asabiyetin hormonlarının şaftı kaymış sana sopa lazım.
-Nasıl yani dayak mı?
-Yok be kızım sihirli sopa magic stick.
-Yapmış olmak için kimseyle yapamam zaten kimseyi de istemiyor canım.
- Dedim ya hormonların bozulmuş ama sopa şart yürü gidiyoruz.
-Nereye?
-Sana güzel bir sopa almaya.
Nuri'nin önerisyle Bakırköye yola çıktık bana vibratör almak için. Bakırköy meydanı etrafında birkaç erotik shoptan birine girdik. Dar bir apartmanın ikinci katı yanımda Nuri olmasa hayatta girmem buraya amaç belli bir de tenha tuhaf bir apartman. İçeride iki adam vardı işleri gereği durumu doğal karşılayan ve sıradan birşey satıyor gibi davranan güler yüzlü adamlardı. Ben şöyle içeriye bir göz atarken, onu gördüm... Rafların en üstüne yerleştirilmiş devasa birşey ister istemez dudaklarımdan"yuh" çıktı arkamdaki ilgili adam güldü.
-King o.
-Gerçekten de kingmiş bunu alan oluyor mu?
-Geçenlerde biri aldı bir adam.
-Hadi ya çok ilginç.
Nasıl anlatsam o şeyi insan evladı alamaz yani para verip alır da içine alamaz mümkün değil. Bakırköy meydanına sırtını ver ilerye bak king i görürsün o derece insan görünce kilitlenip kalıyor.
-Seçtin mi Marin'ciğim?
-Marin demesene Nuri.
-Aaa siz Madam Marin misiniz ben sizin bloğunuzu okuyorum.
-Allah belanı vermesin Nuri. Evet benim nasılsınız?
-Cihan ne oldu Cihan?
Bu arada elinde iki tane vibratör tutmuş bana gösteriyor.
-Bakın bu daha yumuşak bu da klitoral kıskaç.
-Düz bir şey olsun ayrıldık yani konuşmuyoruz.
-Aman bırakın dönsün karısına size erkek mi yok çok hoşmuşsunuz cidden? Blogda yazılanlar gerçek mi?
-Yani evet ben bunu alayım.
-Yok yok ben size güzel bir ürün vereceğim hediyemiz olsun.
Ünlü insanlardan gittikleri restoranlarda falan hesap alınmaz ya o durum benim ünüm ve gittiğim yere bak neyse buna da şükür. Adam geldi elinde küçükten büyüğe top sıralanmış bir çubukla içimden bedava tabii bana kingi verecek değildi ya normal dedim.
-Bakın bunun adı orgazm topları çok memnun kalacaksınız.
-Teşekkür ederim.
-Kayganlaştırıcı da ister misiniz.
-Ben isterim. Dedi adamın elinden kremi kaptı Nuri, bedava olunca ben bunu istemem pipiye benzer bir şey ver bana diyemedim. Baktım Nuri'den de ses çıkmıyor bedava kayganlaştırıcıyla mutlu, zaten buraya da Nuri'nin zoruyla geldim bu topları içime sokmaya pek niyetim yok ama denersem hislerimi paylaşırım. Adam giderken aman bizden şirketimizden yazılarınızda bahsedin diye çok ısrar etti baya reklam vermeye çalıştı bloğuma da bedava olmaz öyle orgazm topuyla da olmaz reklam ciddi iş. Bakırköyede bir seks shop işte zaten toplasan kaç tane var ki giderseniz selamımı söyleyin.


20 Eylül 2016 Salı

Dalgalı Saçlarım Karadenizin Dalgalı Sularına Karşı

 Malumaliniz dün bir kız isteme törenine davetliydim giydim elbisemi gittim. İyi ki çok kısa giymemişim iyi ki saçı makyajı abartmamışım niye mi anlatıcam. Kızcağız hazırlanmış heyecanlı tatlı mı tatlı uçuşuyor. Ben giydim topuklularımı kuruldum salona sanki evin büyüğü benim de benden kızı isteyecekler gibi ama ilerleyen dakikalara anladım ki durum böyle ilerlemeyecek. Kızın bir numara büyük ablası neye kızmışsa kızmış çekmiş gitmiş evde kıza yardım edecek bir ben varım geri kalan hep yaşlı. Ben de salonda oturup merasimi izleyip bana yazacak şeyler çıkacak diye seviniyordum kendimi mutfakta buldum. Hiç de anlamam bu işlerden kız bana soruyor önce ne yapılır diye ben diyorum herhalde önce kahve sonra yüzük e kız isteme ne zaman diyor ha önce isteyecekler yok yok sen kahve yap ben ne bileyim kaç tane kız istenmesi gördüm ki.

Neyse geldi beklenen damat namzeti ve ailesi gençler bir girdiler kuzeyin oğulları gibi arkalarından da aile eşrafı. Erkekler sakallı kadınlar kapalı bazıları kara çarşaflı eyvah dedim benim kolsuz mini elbisem topuklularım dalgalı saçlarım karadenizin dalgalı sularına karşı!
Neyse ki mutfakta bize yardım eden biri daha var kahveleri o yaptı damada tuzlu kahve bilmem ne derken ben merasim falan göremedim kızı istediler. Kahveleri kızla birlikte dağıttım bazıları beni ablası sandı bazıları Almanya dan arkadaşı. Kuzeyin oğullarından talibim bile çıktı ama onlar için çok açık olduğumu etraftaki kadın eşrafının bakışlarından anladım.

Kadınlar arka odaya geçti çarşaflar çıktı birini elime alıp baktım hafifmiş şaşırdım. Bütün gece boyunca servis yapıp fotoğraf çektim. Topuklularla!
Kıza dedim ki sakın kapanma derim benim akrabam o kadar da yoruldum bırakın da bu kadarcık akıl veryim. O da yok canım asla öyle bir niyetim yok zaten biz Almanya da yaşayacağız dedi. Giderlerken kadınlar yanaklarımdan üç kere öptü herhalde adet öyle ne bileyim kuzeyin oğullarıyla el sıkıştım daha yaşlı adamları görmedim bile. Ah unutuyordum yüzük tepsisini ben tuttum konuşmayı karadenizli amcalardan biri yaptı hiçbirşey anlamadım ben yapsaydım birbirinizi kırmayın sahip çıkın hayatın dalgalarına karşı el ele güçlü durun derdim çok mutlu olsunlar...

19 Eylül 2016 Pazartesi

Aklım Ermiyorken Yaptıklarım Akıllanmış Başımı Ağrıtıyor Ama Olsun

 Bugün pek bir keyifli uyandım. Bir gece de hayatım falan değişmedi matah birşey olmadı suratsız suratsız ve yalnız yatağıma yattım sabah koca bir sineğin vızırtısıyla ve onu yakalamaya çalışan kedimin çıkarttığı gürültüyle uyandım. Açtım balkon kapısını hormonlu sineği dışarı çıkarttım o kiloyla nasıl uçuyorsa hayret. Dedim ki Marin sen geçen sene ölümden döndün yılmadın yıkılmadın kalktın ayağa hayata devam ettin Ben geçen sene düşük yaptım ve çok kan kaybettim yazmadım yazma gereği duymadım keyifsiz bir konuyla sizi de sıkmak istemedim babası mı? O bana kalsın. Neyse hastanedeyken öleceğime dair kesin bir his doğdu içime ama ölmedim ben survivorım uzun süre kimseye el süremedim sevişemedim hiçbir şeyden tat almadım hatta belden aşağıma bile bakmadım. Kabuslar gördüm hemde uyanıkken ama atlattım. Yenilendim, deri değiştirip yeni parlak pullarıyla ava çıkmış bir yılan gibiyim. Benzetme de yılan da güzel bence yakından gördünüz mü muazam hayvanlar.

Boşa kürek salladığımı düşündüğüm zamanlar oluyor hep işle ilgil özellikle. Çok abuk sabuk insanlarla ve durumlarla karşı karşıya kalıyorum. Hepiniz kalıyorsunuz biliyorum. Özel hayatımda ise benimle olmak isteyen çok erkek hatta kadın var ama ben ısrarla geçmişime takılmaya takıntılı haldeyim demek ki geçmişte halledemediğim bir konu var. Yine işe dönelim boşa kürek sallıyorum diyorum ya bir bakıyorum sizden bir mail gelmiş. Kiminiz beni anlatıyorsun demişsiniz kiminiz iyi ki yazıyorsun uzun süredir okuyorum, takip ediyorum... İşte o zaman anlıyorum doğru yolda olduğumu. Yıllarca çekinerek yazdım. Bunu yazarsam kızarlar, böyle dersem yanlış anlarlar diye sonra tak etti kafama bu bloğu açtım keşke daha önce açsaydım da anlatmaya başlasaydım ama geçmişi şimdiki aklımla anlatıyorum ki böylesi çok daha iyi bence. Aklım ermiyorken yaptıklarım akıllanmış başımı ağrıtıyor bazen ama olsun. Herşeyin zamanı var o zamanı doğru zamanda yakalamak gerek aşkta da işte de hayatta  hatta ölüm de doğru zamanda olmalı doğru zamanda gelmedi. Zorlayınca olmuyor akışına oluruna bırakmak ama yılmadan uğraşmak gerek.

Ben hep yazdım, çocukken yazdım annem kızdı defterlerimi attı otur ders çalış dedi klasik anne işte. Genç kızlığımda yazdım kimse anlamadı ne yaptığımı. Toy gençliğimde yazdım ama çok toydum ne yaptığımı bilmiyordum saçmaladım ve şimdi yazıyorum. Daha olgunum, o kadar yara aldım ki o yaralardan ders çıkartmayı başardım. Pürüzsüz derimin altını bir görseniz delik deşik. Bazıları kapandı bazıları kapanmak üzere bazıları ise hep açık kalacak ben onlarla yaşamayı da onları anlatmayı da öğrendim artık. Onlar olmasaydı ben Madam Marin de olamazdım ben de olamazdım.
Beni üzen kıran kızdıran acıtan herkese de borçluyum ben olmayı. Onlar hayatıma girip de hayatımın altını üstüne getirip beni altlarında ezmeselerdi ben böyle güçlü ayağa kalkamazdım. Herşeyin bir sebebi ve zamanı var. Ben vazgeçmiyorum, yenilmiyorum elim kolum bacaklarım parmaklarım tuttuğu sürece hem yazacağım hem yaşayacağım. Dibine kadar da hata yapıp dibine kadar pişman olup yine ders alıp yine yaşayacağım hayat da bu değil mi zaten?
Bu akşam benim Almanyadan gelen akrabalarımdan bir kızı istemeye geleceklermiş tuutrdular Marin sen de ol noolur diye oraya gidicem saçlarımı fönletmeliyim anlatırım akşam neler olduğunu.

17 Eylül 2016 Cumartesi

Ayyy Kilo Mu Aldın Kuzen? Kıskanç Ezik Kaltaklar Sardı Etrafımı

 Bitmeyen bitiremediğim bayram ziyaretlerinde bir davet üzerine kuzenimin evine gittim. Kendisi beni fena şekilde kompleks yapmış bir hatundur. Yanlış anlamayın kendimi beğenen övünen nasrsist kaltak tiplerden değilim de karının bemimle alakası yok kendini sürekli bana benzetir ve her gördüğünde ayyyy kilo mu aldııın der. Hasbinallah almadım kardeşim aldıysam da kendi kıçıma aldım sana ne benimkinin meraklısı çok sen bu tiple bir yamuk bulmuşun otur şükret ona sar hala bu güzel olucam derdi tasası ne?
Oturur dibime sen benim yeşil gözlü halimsin yoksa herşeyimiz aynı der durur. Ben ona göre üniversite öğrencisiyim o hanım teyze yaşlı pörsük kırışık içinin fesatı dışına vuruyor çünkü ayrıca evet kıçım büyük ama güzel ve orantılı onunki yaşlı kalça çıkığı kadınlardaki gibi geriden geliyor benim göğüslerim büyük dik ki bunu yıllardır kendine dert etti manyak, onun iki çocuğa rağmen limon gibi ama sarkmış limon neyse ben alışkınım bunun bu hallerine ya evet öyledir falan filanla geçiştiriyorum da bir kadın misafiri var aldı sandalyesini geçti tam karşıma oturdu.
Salonda oturacak onca yer varken... Eyvah dedim tanıdı mı? Çünkü yazar kimliğimin bir kısmını bu kıskanç fesat aile eşrafından saklamaktayım hele bu kuzen öğrenirse kıyamet kopar ben kaçamak bakışlar atıyorum kadına bu gözünü dikmiş bana bakıyor bir yandan da nasıl desem kırım kırım kırılıyor. Saçlarını savurtuyor, gözlerini deviriyor. Madam Marinlik de yapamıyorum yerim müsait değil yoksa o sandalyenin bacaklarını monte ederdim bu tuhaf çakma sarışına. Teni kara saçı sarı zorlama zavallı. Ne zaman saldıracak diye bekliyorum kuyruğum havada iğnem hazır ucunda zehir gıg dese sokacağım kadını.
"Siz Sarper'i tanıyordunuz galiba." Dedi hah dedim erkek meselesi beynim bir makina gibi Sarper yoklaması çekti tarayıcıma üç Sarper takıldı. Biri ben onüç yaşında ingilizce kursunda tanıdığımdı ama yok onunla ilgili olamaz ki zaten o Sarper'e birşey yapmamıştım çocuktum ne yapacaktım? Diğer ikisinden birini gömdüm ama doğrudur iyi de parçaydı kesin onu soruyor bu yılan suratlı. Bu sorudan nefret ederim ama sordum.
-Hangi Sarpr?
-Çok Sarper tanıyorsunuz galiba?
-Sarper diye sorulmaz soy adı da söylenir ki bende net cevap vereyim. Sarper adında binlerce insan var bu ülkede iş için çok kişiyle konuşuyorum tahmin edersiniz.
-Ederim ederim.
Ayy ima da yaparmış ezik, tipe kılığa bak.
-Konu neydi? O beni tanıyor muymuş?
-Maalesef.
Evet o Sarper'i soruyor.
-Neden sordunuz?
-Ben Sarper'in nişanlısıyım da.
-Hayırlı olsun iyi seçim sizin için ama onun için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
-Ne diyorsun sen?
-Selam söyleyin benden belli ki hala adım geçiyor hayatında.
-Bir gecelik kadınların adı geçmez bizim aramızda ben nişanlısıyım sen nesisin?
-Aman birşeyi olmak isteseydim olurdum bazı sorunları var Sarper'in ama iyi tarafları da var şimdi konuşamıyorum kusura bakma.
Benim kuzen de ortalığı yatıştıracağına daha körüklüyor buldu ya açığımı?
-Ne olmuş Sarper'le ilişkin mi vardı yoksa Marin?
-Yok kimseyle ilişkim falan kıskanç arkadaşın sordu bende cevapladım bu arada ikiniz iyi bulmuşsunuz birbirinizi.
-Biz aşığız çünkü.
-Senle Sarper'i kast etmedim senle kuzenimi kast ettim hadi iyi bayramlar.
Arkamdan ay dur gitmeler falan kalktım gittim. Giderken de keşke likörlü çikolata götürmeseydim bu zorlama kadınlara yar oldu diye üzüldüm. İki kişilik hayat yaşamak çok zor yahu Madam Marin olarak cevaplayacak olsaydım Sarper'in dilinin bana nasıl hizmet ettiğini de söyler bu ezik yaratığı daha da ezerdim neyse artık ne yapalım  buna da şükür.

6 Eylül 2015 Pazar

Madam Marin'in Tayland Notları

 Yazın ortasında kafama esti Tayland'a gittim. keyif benim kahyası da benim nereye istersem giderim. Evet, fazlasıyla sıcaktı ve yağmur mevsimiydi ama benim şansıma orada olduğum süre içinde fazla yağmur yağmadı. Neden gittim? Gezmek için, değişiklik olsun diye, masaj yaptırmaya, kaplan sevmeye, meşhur seks hayatı hakkında gözlerimle görüp size bilgiler vermeye, tapınaklarında arınmaya... gittim işte canım istedi gittim.

Öncelikle dışarıda bir fırının içinde, alış veriş merkezleri, oteller ve özellikle hava alanında da bir dondurucuda dolaşıyor gibi hissedeceğinizi bilin. Dışarısı ne kadar sıcaksa içerisi o kadar soğuk, köklüyorlar klimaları ben bildiğiniz hava alanında titredim ve bir kaç avm de de. Neyse yemekleri: çok fazla turist olduğundan müslümanlara uygun yiyecek servisleri var yani domuz etsiz, bunun dışında deniz ürünlerini denemenizi tavsiye ederim. Dışarıda pişen ve satılan çokça yiyecekleri var ama tuhaf baharat kokusundan dolayı pek hoşlanacağınızı sanmıyorum. Sadece bir güzel kokulu dışarıda satılan yiyeceğe rastladım o da böcek çeşitleri idi. Nedense kokuları iyi ama görsel şölen felaket, hamam böceğinden akrebe, devasa çekirgelerden kakalaklara çeşit çeşit pişmiş böcek.

Bangkok, büyük ve merkezi şehirleri, alışveriş için mükemmel, Pattaya ise seks pazarının en çok aktığı yer tabii bu Bangkok için de geçerli. Ben Pattaya'ya meşhur Walking Street'i görmeye gittim. Sizi ilgilendiren kısım şimdi geliyor işte. İstiklal Caddesi gibi bir cadde sağlı sollu barlar var bu arada çok iyi müzik yapan rock barlar var mutlaka girin. Arkadaşlarla, aileyle, çoluk çocuk giden çok kişi var. Dolayısıyla öyle ortalıkta seks yapanlar, yok efendim çocukları yiyen yaşlı adamlar, çıplak gezenler falan yok. Her şey kapalı kapılar ardında. Ne yazık ki pek güzel kadına ya da yakışıklı erkeğe rastlamadım. Sadece travestileri güzel onlarında çoğu ameliyatsız. Kimi para bulamadığından malum cinsiyet değiştirme çok pahalı bir ameliyat kimi de müşteriler penis de istiyor diye ameliyat olmamış.

İçeride canlı seks showlar olan bir sürü bar var. Elbette neredeyse hepsini gezdim. Dikkat edin kapıda içkileri çok ucuz söyleyip içeride kazıklamaya çalışanlar oldu. Klasik showların yanında striptiz, canlı seks, kadın kadına seks, kadınların içlerine incik boncuk sokup çıkartması gibi biraz daha ilginç bir showa tek bir yerde rastladım. Minik bir Tayland'lı hatun önünde boy boy penisle önünüze gelip hangisini sokayım diyor siz de aha bu sana iyidir sok da görelim deyip işaret ediyorsunuz. O da dikiyor bacakları önünüzde sokup sokup çıkarıyor. Bir travesti abla da gözlerimin önünde iri yarı bir turistin önce ağzına verdi sonra domaltıp münasip yerine. Adamın zevkten iniltilerini şu sevgili kulaklarım bizzat duydu. İsteyen turist çiftler de sahneye çıkıp olaya dahil oluyordu. Ne yazık ki fotoğraf çekmek yasaktı yoksa ne görüntüler yakalardım ah ah.

Masaj çok iyi, her gün masaja gittim hem de günde üç kez falan. Kaplanlar çok güzel özellikle yavruları, gerçek bir kaplanı okşamak tarifsizdi. Salı günleri Pattaya pazarı var kaçırılmaz. Seks turizmi için pek iyi şeyler söyleyemiycem. Bana çok ilginç gelmedi bir de bir yerin başına gelecek en kötü şey olmuş seks işçiliği deyince hemen orada bitiveren Ruslar etrafı sarmış. Walking Street Rus fahişeler ve onların pezevenleriyle dolmuş böylece oranın mistik havası da biraz kaybolmuş. Bir de beni Rus sanıp konuşmaya çalışanlar çok oldu iyice sinir oldum. Bir yeri Rus bastıysa oradan hayır gelmez. Ama bunun dışında değişik keyifli bir yer travestileri ve travesti showları gerçekten çok güzel.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...