Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
#İlişkiler #aşk #cinsellik #aşkacısı #kadınerkekilişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#İlişkiler #aşk #cinsellik #aşkacısı #kadınerkekilişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2025 Cuma

İçimdeki Cadı İlişkimi Yorumluyor Yine



  - Bununla mı birliktesin şimdi de?

- Seks iyi işte ne vik vik ediyorsun kulağımın dibinde?

- Neden tahriş oldu vajinan?

- Senin eski vibratörünü hadi deneyelim demenden. Belki de epilasyondan.

- Hep bununla mı takılacaksın?

- Sakıncası mı var?

- Var tabii. Ben yakışıklı, kaslı, sert istiyorum.

-Ama bu bizi seviyor, onlar sever mi?

-Hep kendine güvensizliğinden alt segmentlerde takılıyorsun.

- Seviyor olamaz mıyım? Ayrıca pompa da iyi evet.

- Hepsi önce pohpohlar sonra pompalar.

İnsanın benimki gibi bir iç sesi varsa düşmana gerek yok cidden. Bazen nokta atışı yapsa da o kadar zor biri ki baş edemiyorum. Aklıma fısıldadıkları herkesten ama en çok kendimden şüpheye düşmeme sebep oluyor. Kalk şunu yap, bunu giy, onu ara... Kim bilir ne yapıyor şimdi. Eskisini mi düşünüyor? En çok seni mi istiyor? Hayatı burnumdan getiriyor.

- Sevilmek ve güvenmek de istiyorsun değil mi?

- O seviyor beni, anlamıyor musun?

- Gir tanıştığınız platforma da takip ettiklerine bak. Yazdıklarına, eski sevgilisine yalvarışına, bir seni mi seviyor? Yoksa her kadına mı aşık?

- Yahu saçmalama. Hem biz değil miydik yerle yeksan olan her ilişkiden sonra.

- Ben değildim, kendi adına konuş. Birden lovebombing sonra iyi seks sonra?

-Sonra ne?

-  Yine yanlış kişidesin Marin, uyan artık.

- Yanlış olan ne?

- Olta atmış kaç kişiye sen düşmüşsün. Hadi düştün, eksisini unutamamış yazmış da yazmış hadi yazmış, şimdi sana aşık.

- Evet kötü mü?

- Ona da böyle aşıktı, kötü olan kısmı bu. Seks için sana gelen bir gün başkasına da gider.

Nefret ediyorum bu cadıdan, içimde beni kemirip duruyor ve genelde de haklı çıkıyor. Çıkıp hava alayım. Zaten kiron mudur ne halttır o benim yedinci evimde yani ilişkilerden hep yara alıyorum. Ben doğru kişiyi bulamam. Bunlarla yaralanmaya ve yaralamaya devam. Bu arada astrolojiye de merak sardığım doğrudur. Haritama bakayım dedim ben neden bu hallerdeyim haritam benden beter çıktı.




19 Şubat 2022 Cumartesi

Ufkun Daralacağına Vajinan Daralsın

 


Moralim bozuk olunca ya hayvan gibi seks yaparım ya da hiç yapmam. Ortası olmaz bende. Hiçbir konuda olmaz, sekste hiç olmaz, aşkı zaten artık aramıyorum bulan da soksun bir yerine kıymetini bilsin bana ne.

Bu dönemde de seksi ve flörtü bir nevi uyuşturucu gibi kullanıyorum çünkü uyuşmaya ihtiyacım var, çünkü unutmalıyım. Bundan önce alkole sarmıştım geçen yazı sallana sallana geçirdim. Ondan öncesi de antidepresan ama bir boka yaramadı. Sonunda kendimi kapatmak yerine en iyisi açılayım dedim. Auram çok çekicidir benim çer çöp ne varsa çeker. Çektiklerinin içinden gideri olanları seçtim, canım eski istemedi mümkünse beni ve geçmişimi bilmesin istedim. Flörtü seviyorum, eğleniyorum, daha güzelleşiyorum çünkü yaşadığımı hissediyorum. Aynı dönemde birkaç kişiyle birden görüşmeye başladım kısaca. Saymadım da tam sayıyı ama şu an İstanbul sınırlarında dört erkek onun sevgilisi olduğumu sanıyor. Belki de beş bilemiyorum. Sayı artsın ben unutayım istiyorum. Yalnızım, beni düşünen kendi kanımdan kimsem yok. Olmadığını zaten biliyordum ama emin olmanın verdiği o acı his var ya ben onunla sarsıldım işte. Umarım siz bunu hiç yaşamazsınız ama yine de bilin bu siktiğimin dünyasında aslında hepimiz yapayalnızız. Yanımızda yatanlar da, tenimizden, aklımızdan geçenler de, akraba da hepsi yalan dolan. Ben de dedim ki en iyisi zevk alayım. Zaten Nuri de hadi artık hayata karış bu kadar yas yeter diye beni dürtüyordu onu mu kıracağım. Ara verilmiş seks bisiklete binmek gibidir hiç unutmazsın ama başlarken tedirgin olursun. En iyi bildiğim oyunda tutuk olmayı da kendime yakıştıramadım ama bir utandım mı ne. Neyse tatlış bir herif bu bayadır peşimde. Eve çağırdım sohbet falan derken atladı üzerime. Sonra yatağa geçtik benim regli son demlerinde yeni bitmişti. Bunu bu konuda uyarmak gibi bir salaklık yaptım bu da göğüslerden direk giriş aşamasına geçti benim de işime geldi aslında ama o ne? girmiyor! Adam şaşkın ben daha şaşkın. Ne kadar dar bu demez mi? Ben yıllarca geniş olduğuyla ilgili eleştiri almıştım oysa, bir gülme geldi. Kullanmayınca daralıyormuş bu hanımlar kesin bilgi yayın gitsin.

Boşuna da daraltmaya para ödemeyin, birkaç ay sıkın dişinizi bakire kıvamına dönmezseniz ben yaptıracağım işlemi size söz.  Diyor ki bana sen bunu hiç kullanmadın mı? Ne kadar dar, ah ben dayanamam boşalırım. Abartısız daha kafası girdi girmedi bu geldi. Ben şok, o özür diliyor ama çok heyecanlandım nasıl bu kadar dar olur. Bakire değilsin değil mi? Yok ananınki Madam Marin'im lan ben, yaşın kadar adam siktim. Daha fazladır da neyse sayı konusuna girmeyelim şimdi.

Bu deneyimsiz az sevişilmiş hatun olma durumu da bir hoşuma gitmedi değil ama başladım rol yapmaya evet çok yapmadım, seçiciyim diye hahah sen beni yirmilerimde görseydin ne seçiciydim ya.

Kendini toparladı hadi tekrar deneyelim dedik. Yine zorlandı canım da yandı ama hoşuma da gitti, bu sefer girdi. Bu aşka geldi seni kimse sikmedi mi böyle falan dedi yahu aynı anda iki adam aldım ben demedim, hayır bu ilk dedim. Bir de reglinin sonları kan geldi hafif bu iyice işkillendi bakire mi diye. Yok ama seni bırakmazlar, erkekler nasıl bu kadar aptal olur diyor. Aptallar o ayrı da bırakmadılar atladılar merak etme. Buna az deneyimli hatun rolü çekmeye devam ettim hala beni öyle sanıyor, ben de yıllardır sana saklıyordum diyorum.

Başka bir sevgilimle de Florya da kahvaltıya gittik olayın üzerine, romantizm hat safhada. Sahilde yürüdük, arabada öpüştük. Beni eve bırakırken ne göreyim bu yani beni az sevişmiş sanan girişte boşalan sevgilim yan hizamızda! Yuh arkadaş randevu versen bu kadar denk gelmez. Hemen çektim maskeyi bunumun üzerine yanımdaki de neden arabada maske takıyorsun diyor. Dedim omicron çok artmış. Demin adamın dili ağzımdaydı şimdi aklıma geldi omicron ne yapayım artık ne düşündüyse düşündü. Yan yana sıkışık trafikte epey ilerledik, ben hiç camdan bakmıyorum falan. Sonra bu başka tarafa geçti de bir oh çektim. İyi böyle ama ufkum açılıyor yeni insanlar, yeni sevgililer, yeni konular. Vajinam biraz daralmış yakında onun da ufku açılır.



2 Şubat 2022 Çarşamba

Bonkis'deki Aşk Bombası


 Geçen gün tamamen başkasına yardım etmek için bir adamla buluştum. Adam, Karadenizli hani her devrin adamı denilen, omurgasız, rüzgar nereden eserse oraya dönen, kıtipiyoz bir tip. Rukiye'ye iş lazım, çevrem var yardımcı olurum dedi. Evimin yakınındaki cafeye çağırdım Rukiye gelemedi. İyi ki de gelmedi kesin adamı döverdi. Adam içeri girdi ve birbirimize ilk anda sinir olduk. O benden hoşlanmadı, ben ondan tiksindim. Enerjisi, hali, tavrı o kadar itici ki. Bir de ne dediği anlaşılmıyor. Oradan oraya atlıyor, bir şey anlatıyor gibi görünüyor ama hiçbir şey anlatmıyor. Gümrükle ilgili bir işten bahsetti daha doğrusu bahsetmeye çalıştı. Rukiye zaten anlamaz gümrük mümrük, bir ara CHP den aday olucam dedi. Bu omurgasız topaç CHP tarafına geçiyorsa demek ki seçimlerde alacaklar. Daha önce de Ak partiden beslenmiş ama onlar bitmiş. Dedim ki senin bir düşüncen, ideolojin yok mu. Yüzüme birbirine yakın iğrenç gözleriyle boş boş bakıp yok dedi. En azından ne mal olduğunu saklamıyor. Gözlerin çok güzel, sevgili olur muyuz da dedi. Ne saçmalıyorsun sen amca hadi eyvallah dedim, kalktım. Arkamdan da bana mesaj göndermiş beğenmedim seni sevgili olamayız diye. Ölür müsün öldürür müsün? İnsan diye geziyor  bunlar işte.

Eve geldim can sıkıntısı ne izlesem diye bakıyorum Blu Tv deki Bonkis e tıklamış oldum. Sıkılırım başında kapatırım dedim ama başroldeki kendini oynayan Deniz, o kadar içten geldi ki iki sezonu bir gecede bitirdim. İkinci sezonda Deniz'e giren bir Hoca var. Dört kere orgazm olmasını sağlayan, diziyi izleyenler anladı, izlemeyenler de şansına küssün ya da izlesinler. Bu hoca Deniz'e çaktıktan sonra, tam olarak ertesi gün bambaşka birine dönüyor. Aslında kendi öz kişiliğine dönüyor. İlgili, şefkatli, komik ve  vaatlerde bulunan adamdan, soğuk ve umursamaz aşağılık herife yani. Tanıdık geldi mi hanımlar? Peşimizde koşar, iltifatlar yağdırır, seninle geleyim der, hep yanındayım der, hayatının erkeği gibi hissettirir. Tamam seks de iyidir ama sonra ah o sonra. İşte Deniz'e de o sonra oluyor ve Hoca, karakterin adını hatırlamıyorum ya da hiç geçmiyor doktor diye hoca deniyor, adam jinekolog, neyse hoca buna ben seninle gelemem, buradan geçersen uğra bir daha çakayım benzeri bir şey söyleyip başından savıyor. İki ayrı kişilik, iki ayrı adam. Arkadaşları da bu tavra aşk bombası diyor. Çoğumuzun başına gelmiştir ilk kez duymuş gibi bakmayın bana. Suç kimde? Bizde tabii. Hemen hayallere kapılmalar, büyük aşk yaşıyor modları, kollarında kendini kaybetmeler bir de seks sonrası sadece biz hatunların salgıladığı o Allah'ın cezası hormon; oksitosin. Bunlar bir araya gelince hoca gibi adamlar bizi bombalayıp kaçıyorlar. Biz de dağılan parçalarımızı toplayıp, bir daha bunlara kanmam dedikten kısa süre sonra yine bombalanıyoruz. Amaaan zevk alıyorsak mesele yok.

1 Şubat 2022 Salı

Bir Günlük Ev Bul Da Sevişelim


 Günlük evler; bir oda bir salondan oluşan, içi eşyalı, tutarına göre zevkli döşenmiş ya da sadece seks amacına hizmet edilsin diye yatak ve kanepeden oluşan mekanlardır. Apartman, site ya da otel görünümünde olup giriş kısmında duran şahıslarca seks yapma isteğiniz onaylanır. Şöyle ki; sizden kimlik istenir. Otelde olduğu gibi kayıt edilir bu arada artık HES kodu da isteniyor. İçeri girildiğinde kadınlar genelde muhatap olmamayı seçerken, erkekler sanki neden gelindiği aşikar değilmiş gibi birkaç saatlik tutacağız gibi bir açıklama yapmak zorunda kalır.

Bekleşen kadınların çoğu yüzünü, gözünü saklama ve gözlerini kaçırma eğilimindedir. Erkeklerde de bir tedirginlik vardır ama aşağıya pompalanan kan nedeniyle bir yandan da hevesli ve heyecanlıdırlar. Bu yüzden yüzlerini saklama, korkma, endişelenme gibi eylemleri düşünemezler bile.

Saatlerce kalınacağı vaat edilen evlerde aslında saatlerce falan kalınmaz. Genelde tek atımlık vakti olan, kaçamak yapan çiftlerin buluşma alanlarıdır. Sanılanın aksine de escortlar değil ev hanımlarının tercihidir. Kaçamak dedik ya. Yalnız bir handikap var işte, girişte verilen kimlikler...  İki taraf için de sakıncalı olan bu kimliğini kendi elinle ifşa etme olayında, günlük ev sahibi kendisini düşünüp ben güvenlik için gerekeni yaptım diye demektedir.  Kiraladığı evlerin amacını sanki bilmiyormuş gibi hepsinde de bir safa yatış, kimliğini vermek istemeyenden ısrarla isteme, hatta bazılarında neden tutuyorsunuz diye sormak gibi bir gaflet de mevcuttur. Neden tutacaklar geri zekalı, sen o evi neden yatak, kanepe ve tuvalet kağıtlarıyla doldurdun? Bu arada ben böyle bir mekan işletiyor olsaydım bulurdum bir prezervatif markası sponsor, odalara mutlaka koyardım. Akıllıca bir hizmet olurdu bence.

Konumuz kısaca, kaçamak yapmak isteyen, birden coşan çiftlerin sevişmek için bulacakları günlük evler. Otele gitmekten çok farklı değil. O zaman neden size geliyoruz? Ayrıca aynalarda kamera olma ihtimali de hep aklımı kurcalamıştır. Birkaç yer için böyle şeyler duydum. Basıldığını da duydum. Neyi basıyorsunuz? Nerede sevişecek bu insanlar. Kadınların kimliklerini almak da çok sakıncalı, sırf adam kalpten giderse kadın düşünsün biz sadece evi kiraladık diyebilmek için alıyorlar o kimlikleri. Oteller daha nezih dursa da, çok iyi döşenmiş ve hizmeti güzel günlük evler de var. Kimlik almayanları da var bu arada.

Bir kısa film çekmeyi düşünmüştüm vakt-i zamanında günlük ev lazım oldu. Günlük ev için konuştuğum adam film çektirmiyorum geçende bir sitede bizim evi gördüm, eşyalardan tanıdım porno çekmişler dedi. Mantığa bak, ev zaten gelip sevişsinler diye var ama videoya çekilip yayınlanırsa olmaz. Her şekilde bir tür muhabbet tellalısın amca neyi kasıyorsun. Bu günlük evler konusunu daha derinden inceleyip en iyilerini listelemeyi düşünüyorum sırf sizin için, lazım oluyor sıklıkla biliyorum.

Mucksss Yavruslarım...


26 Ocak 2022 Çarşamba

Karda Bir Türlü Kayamayanlar

 

Kar yağdı, herkes bir yerlerde mahsur kaldı. Bilin bakalım benim evimde kim mahsur kaldı? Bir değil taaaam iki eski sevgilim. Sabahlara kadar ohhh dışarıda kar, sıcak ev, kaç kere olursa demek isterdim ki iki erkek bana vız gelir. En azından öyle olduğu zamanlar oldu şimdi biraz paslanmış olabilirim.

Peki oldu mu?  Hadi baştan anlatayım. Pazartesi sabahı daha güneş var iken önce bir numaralı ex evime geldi. İsim yazıp hiç uğraşmak istemiyorum bunlara Bir ve İki diyeceğim kapiş. Birin istediği bir kahve içmek ve kötü giden hayatından dert yanmaktı. Benim de regli yakın o yüzden azgınım bir an evvel sevişsek modundayım bu anlattıkça anlatıyor. İşler kötü, aile hasta yok eski eş bilmem ne... Bu ne ara evlendi boşandı kaçırmışım. Neyse yanına oturdum, omzunu okşuyorum yahu takma düzelir, evrene güzel mesaj gönder falan çat kapı Nuri.

- Kızım yollar kapanacakmış haberin olsun.

- Bana ne Nuri dışarı çıkmıyorum ki.

- Ha ben söyliyim de. Bu kim? Hoş geldiniz. Kız bana da kahve koy fal bakiyim.

- Aaa iyi bakar mısınız benim hayatım çok boktan da son günlerde.

- Bakarım tatlım bakarım, Marin kahve yap bize yeni.

Hasssssss....

Kahveleri yaptım getirdim. Nuri hayatında en detaylı falı bakmadıysa beni şuracıkta s...

baktıkça baktı, anlattıkça anlattı. Benim ex bir ara ağladı. Bu arada dışarıda da kar etkisini arttırdı veeee kapı çaldı.

Gelen kim? Benim İki. 

- Hayırdır İki?

-Yolda kaldım burada kalabilir miyim Marin'ciğim?

Son konuşmamızda da birbirimize demediğimiz kalmamıştı şimdi ciğimli moda geçtik işi düştü tabii pezevengin.

-Gel gel Nuri sana da fal baksın.

-Hoş geldin tatlım gel sen de diğer tarafıma otur.

Bir ile İkiyi tanıştırma durumum da tam içler acısıydı. Marin'in eski sevgilileri olarak tarih hesabı yaptılar. Sen ne zaman? Sen kaçtan kaça? Bir de kaç posta olurdu diye sorun bari ben unutmuşum ayrıca çakışsanız ne olur? Bitmiş gitmiş. Bir de bana, benim evimde utanmadan hesap sordular. Benimleyken onunla da mı beraberdin diye. Hatırlamıyorum diyorum iki bir e diyor ki Marin hep böyleydi zaten boş ver. Benim evimde beni eleştiriyorlar. Benim benim Marin'in. Ortamı yumuşatayım diye şarap getirdim. Ne güzel günlerdi diye eskiyi açıp belki canları çeker dedim bu sefer de  ayrılık sebeplerimizi, kavgalarımızı konuşmaya başladılar. Baktım aralarında gülüyorlar falan arada da Nuri en çok eğleneni tabii.

Balkona sigara içmeye çıktım, kıçım dondu içeri girdim. Üzerimi değiştirdim daha seksi bir şeyler giydim, madem benim evimdeler bu gece verecekler arkadaş! Nasıl erkek gibi düşünüyorum ama benim evdeki erkeklerin kadın hormonları ağır bastı şansıma. Bir diyor ki ben Marin'le evlenecektim o istemedi sanki evliliği becerebilmiş de benimle becerecekti. İki diyor ki ben Marin'e güvenmiyorum. Kendisi vajinası olan her şeyin peşinden gitmemiş de ben güven vermiyormuşum. Bir kızdım!

- Siz beni eleştirmeye mi geldiniz! Kendinize bakın önce. Çok matah sevgililerdiniz de sanki şimdi hayatınızda kim kaldı da ben kalayım ezikler! Biriniz durmadan şikayet eder, karı gibi dırdır, hele sen iki am salağın tekisin konuşturma beni şimdi. Adam ol da öyle bana laf söyle. Sizi kim ne yapsın amına koyim.

Bir sessizlik...

Biz gidelim falan dediler yalandan.

- Yok yok sabah yollar açılınca çıkarsınız, kapıyı iyi kapatın giderken beni uyandırmayın.

Ben çemkirirken Nuri ne ara gitti göremedim. Ben de odamda cam kenarındaki yatağımda kar yağışını izleyerek uyudum. Bunlar salonda birbirlerine kaydılar mı bilmiyorum ama ben iyi kaydım ikisine de.



28 Mayıs 2020 Perşembe

Bizim Apartmanın Alt Katında Neler Oluyor?

 Gecenin bir kör vakti kapım deli gibi çalındı. Yataktan fırladım bir baktım donlayım, ben donla uyurum, üstümde ne olduğu önemli değil. O kadar panikledim ki üzerimi giymek yerine kapıya koştum ve pat diye açtım. Nuri, kalp krizi falan geçiriyor sandım ne bileyim. Bir baktım ki karşımda maskeli bir kadın ve erkek. Uyku sersemi unutmuşum tabii corona falan, apartmanda gaz kaçağı var sandım ve ne alakaysa ''yangın mı çıktı?'' dedim. Maskelilerden kadın olanı güldü, ben uyuz oldum. Benden uzun, kısa sarı saçlı bir şey, adam ondan da uzun sadece gözlerini görüyorum, sonra beynim duruma uyandı bunlar karşı komşum olan evli çift yahu.

''Aşağıda parti var da katılır mısın diyecektik Marin'ciğim.''

''Parti mi? Birine bir şey oldu sandım öyle çaldınız ki kapıyı.''

''Yok, yok merak etme, çok hoşuna gidecek bak, sensiz olmaz ne olur gel.'' Dedi dişi olanı. Benim bunlarla oturup iki kelam etmişliğim yok, neden bensiz olmuyormuş anlamadım. Nuri diyecek oldum.

''O da aşağıda zaten.'' dedi erkek olanı.

''Tamam o zaman üzerime bir şey giyip, geleyim. Malum donlayım.''

''Keşke böyle gelsen.'' Dedi yine dişisi.

''Evet, olayın konseptine daha uygun hem.'' Dedi erkeği. Dinlemedim taytımı çektim, saçlarımı at kuyruğu yaptım, rujumu sürmeden mezara bile gitmem, hemen sürdüm ama  suratımın geri kalanı fena halde uykudan uyanmış halde, neyse. Maskemi de taktım tabii. Baktım Minel, uyuyor hiç sesimi çıkartmadım, kapıyı yavaşça kapattım. Asansöre bindik, dişi olan bana yan gözle bakıyor, gözlerinden anlıyorum gülümsüyor.

''Ne partisiymiş bu?''

''Corona baydı ya kafa dağıtmak için parti veriyorlar bodrumda.''

''Hep apartman toplantısı mı olacak biraz da parti olsun değil mi?'' Bu kadın bana karşı kötü diyetli aha buraya yazıyorum neyse çıkar kokusu. Asansörden indik bizim apartmanın bodrum katına kırmızı ışık yerleştirmişler; pavyona benzemiş. Toplantı salonuna girdik, baktım herkesin suratında maske, kimseyi tanıyamadım, kırmızı ışıktan da seçemiyorum zaten, ayrıca Nuri falan yok burada. Cıstak bir müzik, ortada sallanan kim olduklarını seçemediğim apartman sakinleri, isteyen alsın diye ortada duran kutu bira, kolonya ve kolonyalı mendil seçenekleri ile bizim toplantı bodrum katı 90 lardan kalma küçük, köhne bir bara dönüşmüş. Sandalyelerden birine oturdum, karşı komşum olan kadın ki adını sikseler hatırlamıyorum elini ve dizini bacağıma sürtmekte... Kadın ne kadar ilgiliyse adam da o kadar mesafeli. Bir de baktım ki pist olduğu iddia edilen boşlukta dans edenler uzaktan birbirlerine seks pozisyonu hareketleri yapıyorlar. O an aslında bir grup seksin içinde olduğumu anladım. Uzaktan, sosyal mesafeyi koruyarak, dokunmadan, tamamen düşünce gücüyle yapılan bir grup seksti bu. Yanımdaki kadının gözleri o kadar parlıyordu ki üzüldüm. ''Hadi dans edelim.'' dedi. Şimdi hayır desem olmaz, evet desem bu saçma devinime giremem, gülerim ama ne yapalım kalktım.

Belli bir mesafede kadınla karşılıklı sallanmaya başladık. Bir ara biri arkama geçip sanki beni beceriyor gibi hareketler yaptı tabii mesafeyi koruyarak. Ben dönüp kötü kötü bakınca, uzaklaştı. Kadın da karşımda kollarını bana uzatmış, tek elinin işaret ve orta parmağıyla hesapta beni parmaklıyor. Kesin dili de dışarıda da maskeden göremiyorum. Artık ne yapayım, kafamı geriye ittim, gözlerimi devirdim alışkınım malum orgazm taklidi yapmaya bu sefer de komşum için yapayım ne demişler ev alma, komşu al, şimdi ne alakaysa aklıma geldi.
Kadın kıkırdadı, hoşuna gitmişti. Sonra tanıdık bir ses duydum. ''Kız Marin, sen misin?'' Arkamı döndüm ki Nuri.

''Sen de mi buradaydın neden bana haber vermedin?''
''Çağırmaya geldim de uyuyormuşsun öyle dedi Minel.''
''Ne iş  burası Nuri?''
''Bizim apartmanın sex partisi haha. Biriyle tanıştım, gel seni de tanıştırayım, ressammış nü resmimi yapacak.''
''Aman sos yal mesafeyi koruyarak yapsın, ben çaktırmadan kaçayım, zaten uykum var.''

Bu Nuri de aylardır beynime tecavüz etti kimseyle yatma korona var diye kendisi ne haltlar yiyor belli değil. Komşu kadın biriyle sohbette, kocası zaten gözlerini yere dikmiş birasını içiyor, tam kaçma zamanı. Yalandan olsa orgazm da oldum, gece benim için bitmiştir.







31 Mart 2020 Salı

Çükünüz Uğruna Geberip Gideceksiniz

 Tanıdığım, karşı karşıya çay içtiğim adam corona'dan hastanede yatıyor. Aradan 20 gün geçtiği halde lan bana da bulaştı mı acaba diye kafayı yedim, neredeyse panik atak geçirecektim. Onunla benden sonra buluştuğunu bildiğim Kemaremancı, benimle buluşmak hatta vuruşmak için ısrar ediyor. Adamda corona çıktı, sende de kesin var dediğimde de ben test yaptırdım gibi mal ötesi bir yalan söyledi. Sanki gebelik testi yaptırıyor, çubuğa işiyor beynini sevdiğimin malı.

Bunlar pipileriyle düşünen ve o halleriyle etrafını kandırdıklarını zanneden erkek tipleri işte. Ben de he öyle mi tamam o zaman gel de sana vereyim, sonra da bütün apartmanı corona yap derim. Coronadan önce beni Nuri öldürür öyle bir şey olsa. Bu bulaşan ve şu an hastanede yatan, bana ha bire selfie çeken salak da karı peşinde kaptı bu meleti. Neymiş evde sıkılmış eee şimdi de s..ildin haberin yok. Gezgin tavuk gibi gezdin ben sana evde otur demiştim dedim, gezgin piliçler rahat vermedi ne yapayım diyor. Ölebilir, şakası yok. Başka bir tanıdığım da, bununla bir kez beraber olmak gibi bir hataya düşmüştüm, sevişirken abuk sabuk konuşan hatırlarsınız belki hatta sonra psikolojik destek de aldı da çok faydası olmuş cidden. Adam bildiğin 31 müptelası. Günde abartısız on kere falan yapıyordur. O şey nasıl kalkıp hala boşalıyor anlayamıyorum. Bir yerde yalnız kalsın asılıyor, iş yerinde her boşlukta asılıyor, iş yeri tuvaletinde asılıyor video çekiyor. Normal bir durummuş gibi de anlatıyor, paylaşıyor. Bu zamanda, dışarısı bu haldeyken geleyim mi diyor. Yahu bu ne rahatlık çükünüz uğruna geberip gideceksiniz. Kameramancı dediğim adamın yanında yaşlı annesi var. Sana kesin geçti bari annene yaklaşma dedim. Ben ölmekten korkmuyorum, taktir diyor. Hastanede yatmakta olan akıllı da eceli gelen ölüyor bu kadar korkma da dışarı çık, görüşelim diyordu bana. Sanki libido bir sizde var. Asıl bendeki libidoyla ben evde oturabiliyorsam, siz de oturun ya da 31ci gibi asılıp durun. Bu sabah bana beddua etmiş whtsupdan inşallah çok istersin de yapacak birini bulamazsın diye. O zor be canım, koskoca Madam Marin'in ben hatırlatırım!

8 Ekim 2019 Salı

Tony Leung Bileğimi Okşadı

 
 Çok eski ve çok da iyi bir arkadaşım olan Rukiye'yle bir AVM de buluştuk geçen Cuma. Alış veriş yaparız, biraz lak laklarız falan dedim, kafam dağılır işte. Abazan bünyemin bitmeyen isteklerini unuturum, ne de olsa karşılayamıyorum. Rukiye'yle mağazaları gezdik; ben birkaç şey aldım bu alamadı, parası yok, sana da alayım mı dedikçe ben hakkımı Tonguç'a devredeyim ona şu lazım bu lazım diyor. Sanki ben  yemek kuponuyum da hiçbir işe yaramayan, yirmi yaşında hala lisede olan asalak oğluna veriyor beni yesin diye. Ben de Tonguç, çalışsın kendi alsın, sana da baksın bir zahmet diyorum, sinir oluyorum böyle asalak tiplere, ben hayatımdakileri gönderene kadar neler çektim ama bitmiyorlar bir türlü. Gratisteki anasının amına kadar uzanan kuyruğu görünce yuh dedim buraya girilmez, bu da diyor ki ay  indirim var bana bu lazım, benim şekerim düştü gel alt kattaki madoda bir şeyler yiyelim dedim, yemek teklifi daha cazip mi geldi yoksa ayaklı cüzdan olan ben, gidersem zaten o ucu görünmeyen kuyrukta boşuna bekleyeceğini mi anladı bilmiyorum, kabul etti madoya gittik.

Rukiye'den bahsetmiştim hatırlarsınız, eski bir şarkıcı sahne adı ve günlük kullandığı adı Ruki, anlamı yok ama onun için çok anlamlı. Bir de salak saçma bir hikaye uydurmuş o isme. Bunların köyünde Ruki diye bir çiçek varmış çok nadir açarmış, babası o ismi vermiş ama nüfus memuru yanlış anlayıp Rukiye yazmış, bu da değiştirmeye bir türlü vakit bulamamış, kimliği Rukiye ama gerçek adı Ruki'ymiş, yeeeeerrseeeeen.

Nuri, bana spermlerini bir tüpçü doktora gidip, içime zerk ettirmekten vazgeçtim diye küstüğünden, Rukiye'yle pardon Ruki'yle takılıyorum bir süredir. Ruki iyi kadın da işte, hani tek piranhadan çok zarar gelmez de bunlar çoğalınca seni bir çırpıda yer bitirir ya, oğlu yanına gelince öyle bir hale geliyor bunlar, bildiğin benden ne kadar et koparacakları yarışına giriyorlar. O yüzden oğlunu gördüğüm anda kaçıyorum, yaz tatili boyunca hiç görüşmedim, okullar açıldı rahatladım ama okuldan altıda geliyor buraya gelmeye kalkarsa fena yakalanırım koca bir AVM deyiz bildiğin yarrağı tutarım ve zevk de almam. Ruki'yle yemek yiyoruz, bu ben on iki yıldır seks yapmadım ne olacak bu halim diye dert yanıyor, sanki ben farklıyım. Uzun süredir yapamadığım gibi, kimseden etkilenmiyorum da yoksa yapacak adam çok. Eskilere bulaşmak istemiyorum, lickbuddym bir türlü işlerinden ve sadece hafta sonları bir araya geldiği, çocuk yapmak için evlendiği onu da yapamadığı karısından vakit bulup gelemiyor. Yeni biri, yeni bir heyecan, tutku, hatta aşk istiyorum da nerdeeeeeee? Beni son günlerde tahrik eden tek şey nette tanıştığım ve kısa sürede rezil bir hale gelen, birbirimize küfürler bile ettiğimiz bir çocuğun başkasıyla yattım demesiydi. Çocuk da tam benim kalemim, dengesiz, değişik, köpek çekip ilgi gösterenlerden artık bunlar bile bende işe yaramıyor, bir hoşuma gider gibi oluyor sonra hevesim geçiyor. Astrolojiden anlamam pek bildiğim kadarıyla kendisi, alçalanı, yükseleni, ineni, kalkanı hepsi akrep olan bir kadınım, annem nasıl denk getirdiyse. Bu ne demek çok kıskancım, gerçekten öyleyim, bildiğim kadarıyla öyleydim, bir de şu eşini paylaşan kadınları çok kınardım ama bu beni tahrik etti işte.

Birden Ruki'nin telefonu çaldı, arayanın sesi zaten hoporlörde eyvah Tonguç! "Nerdesiniz? Marin orda mı haaaa taaaamaaaammmm geliyorum o zaman." lan bana sordunuz bu ben bu herifi görmek ve beslemek istiyor muyum bakalım? Eeee şimdi ne yapacağım? Bunlar bir araya gelirse her şeyi hatta tüm AVM yi yerler hesap da bana girer. Yan masalara yardım ister gibi bakmaya başladım, telefonumu karıştırıyorum "aaa bana kuenim uğrayacakmış benim kalkmam lazım."Kız dur, Tonguç gelecek seni çok özlemiş biraz beklesin." Kararlılar beni analı oğullu sikecekler burada. "Demin giremediğimiz Gratise de girelim, bir de Tonguç a bir mont beğendim bakalım geldiğinde tamam mı Marinciğim?" Açılımı bunları bize sen alacaksın tamam mı Marinciğim? Hassssssstiirrr ne yapacağım şimdi, param yok desem yemez olduğunu biliyor, aa kartım yok diyeyim en iyisi, düşürmüşüm, yanımda nakit de yok falan derim. O zaman da bu beni bırakmaz hemen, bankayı ara, yok polisi ara, yok güvenlik kameralarına baksınlar... yine yırtamam. Ne yapacağım heyhat!

Birden aklıma geldi! Bana sürekli mesaj göderen Fransa'dan yeni dönen eski bir arkadaşım var. Yazmıştım eski yazılarımda annemlerle yaşarken yan komşumuzdu bu taaa on altı yıl önce falan o zamandan beri aşık bana, hiç geçmedi, hiç bitmedi. Ben bir iki takıldım bununla, muamelesi de ilgisi de iyi de işte belki fazla iyi diye hiç ciddiye almadım. Bir de insan yanındakini göremez de hep olmadık, kendini yoran, uğraştıranlara ilgi duyar ya, ben de öyle biriyim işte. Hemen yazdım buna "Modadayım gel." "Yarım saate oradayım, bir yere kaybolma" yazdı. Ohh dedim hesabı buna kilitlerim, kibar adamdır o öder, o varken de bu iki kan emici ana oğul, bize şunu al bunu al diye bana yapışamazlar.

Tam söylediği saatte geldi, yanıma oturdu. Ruki'yle tanıştırdım. Onu görünce biraz şaşırdı ama adamı beğendiğinden ve on iki yıllık abazanlığının başına vurmuşluğundan Ruki, buna asılmaya başladı. Bu arada bu adam Eskişehirli bildiğin Çinli ünlü bir aktör var ya Tony Leung ona inanılmaz benziyor, yan yana koy Tony en fazla biraz daha çekik gözlüdür o derece. Ruki, başladı anlatmaya on iki yıldır seks yapmıyorum, sevgilim yok, kimseyi beğenemiyorum sen düzgün çocuksun bana birini bul diye. Ruki, asılmaya başladı diye mi, benim şahsi abazanlığımdan mı, artık kıskanacağım durumlar beni tahrik etmeye başladığından mı? Bilmiyorum bu yerli Tony Leung gözüme çok güzel görünmeye başladı. Bir ara lavaboya gitti. Ruki başladı " kız bu çok hoş adam bununla sevgili olsana, sana ne güzel bakıyor, keşke biri de bana böyle baksa..." Doğru dedim içimden kimlerle boşuna uğraştım durdum, Tony hep burnumun dibindeydi tabii karısı ve dört çocuğuyla birlikte...

Veeeee Tonguç geldi. Kan kokusu almış ama dişlerini geçirince yapay maket olduğunu anlayan köpek balığı misali etrafımızda dolanmaya başladı. "Burada mı oturacağız, ben açım ama yukarıda bir şey gördüm ona bakıcam.""Otur da bir şeyler ye" dedi Ruki, Tonguç da oturdu. Yemek yemeye başladı. Ruki, hala TonyLeung u darlıyor. Bana birini bul, bizi gezdir, bize de gel... O da kibarca cevaplar veriyor ne yapsın adam. Benden bahsederken ona nasıl davrandığımı anladım yıllarca. "Siz nasıl arkadaş oldunuz? Marin soğuktur, kızar, küser, yıllarca konuşmaz..." dedi. Ona böyle davrandım cidden ama belki de böyle davrandığım için hep kıymetli oldum vazgeçmedi benden kim bilir.... Bu arda ben hem sıkıldım hem de libidom zaten duvardan tavan seviyesine yükseldiği için bacağımı TonyLeung a uzattım ve hafifçe dürttüm. O da beni iyi tanıdığından mesajı aldı, ceketini nazikçe kucağına koydu ve ayak bileğimi tutup kalkana kadar okşadı. Orada seks yapsak bu kadar memnun kalmazdım, bu hareket beni daha çok mutlu etti.

"Kuzenim gelmiş artık, kapıda kaldı kız" dedim ve kalktım, TonyLeung seni bırakayım dedi, hesabı  ödemeye gitti. Tonguç öfkelendi annesine döndü "beni niye çağırdın buraya o zaman hiç gezemedik, bir şeyler bakacaktım ben!" "sen git bak, tutan mı var?" dedim " "Param yok ki" dedi artık bunda yüz  de astar da kalmamış, cüzdanımı versem alıp uçarak gidecek oradan, zıkkımlandın işte ona dua et asalak.

"Bizi de bıraksın madem." dedi Rukiye, "Olur" dedim. Yol boyunca da adamı darladı durdu bana birini bul diye, eve geldik aradan kaç gün geçti her gün beni arayıp bana birini bulmuş mu diye soruyor. Ruki'ye fena yakalandı adamcağız ama ben iyi kurtardım.


25 Eylül 2019 Çarşamba

Savaşmaktan Sevişemeyenler Klübü

 Ne çok şeye kafa yoruyoruz değil mi? Değmeyecek adamlara- kadınlara parçalanıyoruz. Her parçamız bir yerlerde, birilerinde kalıyor. O yarım yamalak halimizle kalkıp yenileriyle yeni maceralara başlıyoruz. İyi de eksik parçaların nerede be kadın? Kimde bıraktın demezler mi? Diyorlar. Mesela bana sen neden hissetmiyorsun? diyorlar. Hissettiğim zamanlar da oldu... Hissediyorum da aslında ama o kadar yara aldım ki, kabuğum öyle kalın ki, başımı dik tutma uğraşım öyle yoğun ki gösteremiyorum. Affetmediğim kişilerin suçunu yenilere ödetiyorum, kimseye en çok da kendime güvenmiyorum. Ve acımasın diye hissetmeden sevişmekten artık haz almıyorum.

Hepimiz böyleyiz değil mi? Bir de bizi istemeyeni isteriz. Bir fetih kazanma hırsıdır aslında içimizdeki, belki de atalarımızdan yadigar. Fetih eder de kalenin kapıları bize açılırsa, içeriyi yıkıp, yakıp, talan ediyoruz. Olur da kalenin dışına atılırsak, eyvah ne güzel ülkeydi kayıp ettim diye surların kapısında sabahlıyoruz. O kapılar yine açılsa da ülke eskisi gibi değil, yıkıldı, yakıldı; zaten seni içeride de istemiyor aslında. İçeri girsek de rahat edemiyoruz, fazla kalamıyoruz istenmediğimiz yerde. Hasar verdiğimiz yerleri düzeltmeye çalıştıkça daha da yıkıyoruz. Tam tersi durumda da senaryo hep aynı. Kalemizin kapısını açtıklarımız yıkıp yakınca dışarı atıyoruz, geri alınca da içeri gir ama fazla diplere gitme, orada dur bir şeye sakın zarar verme diyoruz. Ne o bizim ülkemizde mutlu oluyor, ne biz o bizim içimizdeyken.

Alın size çağımızın aşk ilişkilerinin  özeti. Sıkıca kapatın kalenizin kapılarını, askerlerinizi arttırın, zırhlanın, miğferleri, mızrakları unutmayın; biz savaşmaktan sevişemeyenler kulübündeyiz, kabul edelim artık.

Benim lanetimdir mesela; birine ilgi duyduğum dönemde o beni istemez, sonra hooop benim hevesim geçer ee bu çağda onu mu bekleyeceğim. Bir bakarım gelir, yanar, ölür, biter bana. Oldu güzel oldu da zamanında neredeydin? başka yerde, başkasında. Tıpkı şimdi benim olduğum gibi. Hayatımda biri olmasa da geçtiyse o yoğun dönemim yeniden yoğunlaşamam. Geçti işte adı üzerinde geçti, zamanında kıymetimi bilsene! Bilmezler, bilmeyecekler... Bu savaş hali hep sürecek. Kelebekler uçarken kelebekleri öldürecekler. Kıvılcımlar yanarken buz kestirecekler.Sonra hadi uç, hadi yan diyecekler; hiçbiri olmayacak.

Ve sen, ben, başkaları bunları dert ederken gencecik bir kız aşkı bile tatmadan melek olup uçacak....


Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...