Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
Madam Marin Der Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Madam Marin Der Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2019 Çarşamba

Sapık Garson Ve Genel Bir Yorum


Yazacak çok şey birikti nereden başlayacağımı bilemediğimden bodoslama dalıyorum. Son günlerde çok çalışıyorum, hayır param da var neden bu kadar çalışıyorum bilmiyorum. Aslında biliyorum çünkü işkoliğim. Bir de kanal çalışması yapıyorum Youtube için konsept belirleme vs o yüzden yoktum buralarda. Okumayan millete yazmak saçma geldi bir an ama yazmadan da rahatlayamıyormuş insan.

En çok konuşulan konulara kısaca değdirip geçeceğim; Kerimcan Durmaz 'ın pipisi: Günde onlarca pipi videosu ve fotoğrafı alan biri olarak ben de yanlışlıkla bir yerde paylaşabilirim gerçi ben dikkat ederim de her gün siz de alıyorsunuz bunları. Zaten görmeden görüşmüyoruz artık kimseyle, ayrıca bu adamları başımıza siz taç ettiniz pipisine de tahammül edeceksiniz.

CHP İktidar partisi olacak çünkü bunu siz bu hale getirdiniz kapalılar açılmaya, her yerde bizden daha çok Atatürkçü olarak dolanmaya başlayacaklar Madam demişti dersiniz.

Yeşim Salkım ı severim Gülben Ergen tanımam ama ehh işte çok pozitif değilim ama aslında yapı olarak galiba Gülben'e benziyorum çünkü evli sevgilim de oldu. Lick Buddyim de evli ki ben onu karısından önce tanıyordum karısı karşıma çıksa ötse ben daha önce tanıyorum sen sonradan çıktın der bir de üste çıkarım. Bu nedenle bir gün Yeşim abla gibi bir eski eşin bana dadanmasından korkmuyor değilim. Hayat bu ve evli erkeklere de denk geliyoruz, geliniyor ki zaten onlar peşimizi bırakmıyor sadece ikinci kadın yerine asıl aldatan adamı paralasanız daha doğru olur.

Nuri ile devamlı gittiğimiz bir cafe var ve cafenin sahibini beğenmekteyim. Tipi çok matah değil ama sevdim işte ayrıca belki sahibi diye adamı beğendim olamaz mı? Olabilir. Nuri'ye göre adam tipsiz ve değmez, bana göre bizden olur zaten ben her gittiğimde sinek gibi etrafımda dolanıyor ama garibim gelip konuşamıyor, çekiniyor malum ben sert görünüşlüyüm. Neyse o gelmiyor ben zaten hayatta konuşmayı başlatmam en iyisi sayfalarını takip edeyim dedim baktım hemen geri takip geldi. Cafenin sayfası tabii de herhalde sahibi bakıyordur dedim fotoğrafıma da işaret atmış ben de gülücük koydum. Nuriye de söyledim adam beni takibe aldı diye hoop beş dakika geçmedi sahte bir hesap beni takibe aldı, baktım ki fotoğraf o cafedeki garsonun. Hem yıkıldım hem de kızdım. Nuri bak dedi adam seni düşürdüm diye anlatacak ertesi gün belki patronuna bile. Ben hemen engelledim tabii hadsiz garsonu. Birkaç gün sonra yine gittim cafeye yüzsüz garson gelip duruyor bakıyor falan ben son derece suratsız oturuyorum. Garson gelip nasılsınız, yalnız mısınız falan diyor. kahvemi içtim kalktım patron genelde bir masada oturup hesap yapar, yanına gittim"Pardon garsonunuz bana ekleme göndermiş lütfen uyarın bir daha yapmasın böyle şeyler ben sadece cafeyi takibe almıştım." dedim adam neye uğradığını şaşırdı tabii. Özür diledi defalarca masasına davet etti, tanıştık konuştuk. Hadsiz garson da bizi uzaktan izledi sonra kovuldu mu bilmiyorum.

28 Mart 2019 Perşembe

Sana Verdim Gitti Bay Başkan

 Benim başka bir semtte bir evim daha var, epeyce büyük bu yüzden de içinin tadilatını bir türlü bitiremedim. Bazen hafta sonları Nuri'yi alıp oraya kaçarız. Geçen hafta da yine oradayız, çıktık alış veriş yaptık dönüyoruz, sitenin çardağında kalabalık toplanmış sohbet ediyorlar. Biz sessizce geçerken, yönetici olan adam bana seslendi Marin Hanım, bir bakar mısınız? Ben de yaklaştım ne yapayım, ortada bir adam var takım elbiseli tipi de fena değil. Belediye başkanı adıyıymış CHP den, onu dinliyorlarmış. Beni tanıttı yöneticimiz, Marin Hanım da buranın sakinlerinden diye. Başkan adayı da beni sonra da Nuri'yi bir süzdü. Nuri de parlak tayt, gözlerde sürme, ben dıştan gayet normalim de belki biraz değişiyim bilemiyorum adam baya bir süzdü bizi. Neyse konuşmasına devam etti, hayvanlarla ilgili güzel planları var o hoşuma gitti, hayvanlar deyince akan sular durur malum. Sonra yanımıza geldi bir ara, biz ikram edilen tatlıdan yiyorduk.

"Memleket neresi Marin Hanım?" dedi. Hafif aksan var ve ben bu aksanı iyi bilirim benzeri bende de var çünkü.
"Kavala, Yunanistan." dedim.
"O öyle mi ne güzel, kaç yıldır buradasınız?"
"Doğduğumdan beri."
"Türk olmuşsunuz o zaman artık."
"Babam Türk zaten, siz nerelisiniz?"
"Trabzon."
"Hemşehri sayılırız demek ki."
"Nasıl sayılıyoruz?"
"Rum Pontus'dan."
Güldü, ben de güldüm. Trabzonluların çoğu Rum Pontus kökenli yani Rum kökenlidir. Müslüman olanlar yobazlaşmış, olmayanlar da aydın takılmıştır ve bunu çok az insan bilir. Bu adamcağız da çıkıp ben Rum kökenliyim demez, diyemez oy kaybeder, gerçi belki de değildir ben tahminimi söylüyorum.
"Sizi çalışmalarımızda görmeyi çok isterim."
"Neden olmasın, arkadaşımı da getireyim mi?"
"Merhaba bay başkan, ay şuraya yüzme havuzu koydurtsanıza süper olur güneşleniriz bak yaz geliyor." Diye atladı Nuri, adam öylece kalakaldı.
"Nuri, ona yönetici bakıyor."
"Yahu belediye başkanı da hepsini kapsar işte, ne var canım."
"Tamam ben halledicem Nuri Bey, merak etmeyin.
"Ay başkan sana verdim gitti o zaman. Oyumu oyumu merak etme."
Herkes bize bakıyor, başkan adayı kızardı, bozardı. Yanımızdan ayrıldı ama ayrılmadan da bana numarasını vermeyi unutmadı.
Ne dersiniz arayıp aklını alayım mı, yoksa seçimlerin bitmesini mi bekleyeyim.

23 Mart 2019 Cumartesi

Amca Çükünü Masadan Kaldır!

 Geçen haftalarda bir tanıdığın vasıtasıyla, yaşlı bir yazar amcayla görüşmeye gittim. Amaç bana biyografi yazdıracak, ben de yazacağım. Aslında yazılacak kişi eski bir mafya bu yüzden merak ettim, bu amca da mit miymiş, polis miymiş eskiden tanıyor bu adamı bir de kendisi de kitaplar yazmış bir sürü kitabı var. Neyse bir kafede buluştuk merhaba dan sonra ben masaya oturur oturmaz amcanın kurduğu cümle şu "ben yürümem de yine de bir kadınla yanımda başka kadın olmadan buluşmuyorum." Otomatik beden refleksi hemen kollarımı kavuşturdum. Yahu tipine işediğimin tipsiz moruğu, sen gençken yürüsen ne olacaktı da kıçının kılları ağırmış halinde yürüsen ne olur? Anlamazlıktan geldim, çok ciddi şekilde konu hakkında bilgi alabilir miyim fazla vaktim yok dedim. Yazdıracak yazar arıyor kısaca, ben de şu kadar isterim şu zamana biter dedim. Çalışma sistemim tam Alman mantığıdır sadece disiplin ve zamanlama. Çok değil mi dedi para için. Salağın parası da yok. Ben bunu alıyorum, eğer paranız yoksa ben kalkayım gerçekten çok yoğunum dedim yine çünkü amca bir konuyu toparlamaya uğraşırken anasınınkine kadar gidip tekrar geliyor. Alakasız olaylar, insanlar, sürekli kadınlar, kadınlar, kadınlar... Birisinin çocuğu olmuyormuş da buna sen kal beni becer demiş, öbürü buna bir kadın arkadaşını getirmiş aslında derdi ona yapmakmış, masalardaki kadınların hep buna atlayası varmış. Elbette hikaye amca kafayı kadınlarınkiyle bozmuş, kafa oraya takılmış, belli ki artık kuş da ötmüyor, ötse nolur yetmiş küsür yaşında herifin. Tutturdu ben seni çok sevdim ille çalışalım diye, yalnız yaşadığımı öğrenince iyice heyecanlandı, kitabını imzaladı, bana verdi falan. Kitabın adı aşkla başlıyor, kapakta da bir sürü kadın fotoğrafı ortalarında bu tipsiz amca. Bir de güya holdingi var ama sözleşme ya da randevu ayarlayacak bir sekreteri bile yok holdingi arayınca kendi bakıyor telefona, hayatı yalan bir amca kısaca.

Bu yine saçma sapan konuşuyor artık bir yerde bana gelen geldi malum ben Madam Marin'im. Bu yine o kadın bana atladı, bu kadın bana baktı derken amca şu çükünü masadan kaldır da konuşacaksak öyle konuşalım yeter dedim. Bu zınk diye kaldı çüküm masada değil dedi sessizce. Kadın .mıyla kafayı bozmuşsun ne diyeceksen adam gibi söyle bak baştan sana vaktim yok dedim. Ne senin derdin biyografi mi yazdıracaksın? Kiminki, o kişi ile ben ne zaman görüşürüm, en önemlisi sen onu tanıyor musun yoksa bu da kurduğun hayallerden mi? "Olur mu ben falanca zamanı mitte görev alırken falanca kitaplarım çok sattı dizi oldu, oradaki kadınlara sor." Yav tamam hadi amca benim işim var, sana iyi günler.

Kalktım, bu donmuş halde arkamdan bakakaldı. Bana verdiği kitaba baktım evde, de ler da lar birbirine tecavüz ediyor, bütün ki ler yanlış. Cümleye geçmiş zamanla başlamış, geniş zamanla bitirmiş, bu ülkede bu adamlar nefes alıyor ya buna çok üzülüyorum ve ayrıca iyi ki Taksim de biraz da Tarlabaşı yakınında büyümüşüm bazen çok işe yarıyor.

13 Şubat 2019 Çarşamba

Kadın Telefonu Listelerini Nerelerinde Saklıyor Bu Adamlar?

 Arkadaş, neden tüm mallar, malafat kafalılar bana denk gelmiş ve gelmeye devam ediyor?  Geçen gün whatsupdan bir mesaj "hayatta mısın sen?" Bakıyorum isim Naci, tip desen modern görünmeye çalışmış, bildiğin ahı gitmiş vahı kalmış bir herif. Giriş cümlesine baksan sanki çok samimiyiz de son iki- üç aydır görüşmedik gibi bir ifade. Böyle yazana ben de direk "kimsin?" yazdım. "Ben Naci" Adın zaten yazıyor tipine kaydığım, insan kendini böyle mi tanıtır? "Tanıyamadım." Yazdım açıklama ya gel "Bursa'dan." haa Bursa'dan olunca hemen hatırladım, ben Bursa'nın nüfus müdürüyüm çünkü. Sonra biri geldi aklıma, fotoğrafçıydı daha doğrusu fotoğraf çekiyorum diye kadınlara yazan, soyabildiği kadar soyan, aynı tipsizlik ve meymeletsizlikte biri o sandım. "Fotoğrafçı?" "Hayır değil, hani konuşmuştuk birkaç kez, İstanbul'a gelmiştim." Açıklamana da senin beynine de sokayım ama hatırladım. Size de açıklayayım bu amcayla daha cep telefonları yeni kameralanmaya başlamışken, ben genç kızlığa yeni girmişken, kapaklı motorolamla konuşmuştum.

Amca beni düşürmeye çalıştı kısaca, bunu bir kez gördüm, elbette beğenmedim, o zaman engelleme de yok neylersin, aradı açmadım, yazdı cevap yazmadım, öyle kalmıştı. Yıl 2000 lerin başı varın hesaplayın kaç sene geçmiş. "Milattan önce" yazdım ben de o da cevaben "Daha da eski olabilir." Geri zekalı, o zamandan beri numaramı saklamışsın, artık kağıda yazıp onu kıçında mı sakladın da kaybetmedin neyse, benim cep telefonumdaki numaralar defalarca silindi, bu adamlar yirmi yıllık numaraları nerelerinde saklıyorlar cidden merak ediyorum. Kadın telefonları diye bir listeleri var orası kesin, bilgisayarlarına kayıt etseler bilgisayar çöker, maillerine atıyorlar her halde, ya da banka kasası falan mı kiralıyorlar bunun için, beklenir çünkü. Neyse, hadi bütün listeye yazmışsın sıra gele gele bana gelmiş, aradan o kadar zaman geçmiş, tek kelime konuşmamışız sen bana ne cür'etle hayatta mısın sen yazarsın? Ananın şamındayım, sana ne sen kimsin? Marin Hanım diyeceksin, siz diye hitap edeceksin, kendini doğru düzgün tanıtacaksın, neden yazdığını adam gibi açıklayacaksın ha sonuç değişecek mi hayır, yine yiyeceksin engeli, elin kıçında oturacaksın. Kapaklı telefon devri çoktan kapandı, artık teknoloji sayesinde engelleyen telefonlarımız var. Al o listeni de sok kıçına ancak öyle haz alırsın, orada yazan numaralardan ve sahibi kadınlardan.

5 Ocak 2019 Cumartesi

Seks Ne Kadar Harika Adam O Kadar Arıza

 Biriyle tanışırsın ve kimyan tutar. En keyifli zamanlar, tadını çıkartmak lazım hemen yatmamak. Ne de olsa acele işe şeytan karışır ama çok da uzatmamalı o zaman da araya başkası karışır. Ben bu zamana oynaşma dönemi derim, siz ister flört deyin ister yeni tanışma. Bu dönemde her şey tos pembe, ne o senin kusurlarını görür ne de sen onun. Kusurlu olması da umurunda olmaz, nasıl olsa sadece eğleniyorsundur.

Zaman aktı, tenler sonunda birbirine bulaştı. Seks ne kadar harikaysa adam o kadar arızadır size net madam sözü. O kadar hoşunuza gider ki, sadece eğleniyorum kısmını unutur adamla aşk yaşamaya kalkışırsınız. Sizi bilmem benim hep böyle oldu ama ne demiştik seks harika adam arıza. Peki nedir arızası? İlişkisi vardır bırakamaz, parası yoktur, işsizdir evsizdir senden medet umar. Alkol, uyuşturucu vs bağımlısıdır, sigara bunların yanında en masumudur. İçerse içsin bana ne zararı olur ki dersin, dön dolaş sana zararı olur, en kötü sana aldırır. Aşırı kıskançtır, aşırı rahattır, fazla umarsızdır, erkeğin orospusudur peşinde çok kadın vardır. Vardır da vardır işte adamda bir arıza vardır. Sen görmezden gelirsin çünkü yanında iyisindir, adam da yatakta iyidir. İyi yalıyordur, uzun gel git yapıyordur, hatta sonra sarılıyordur; teni sıcak kokusu güzeldir; kalırsın.

Arızası artar da artar, sorunları yayıldıkça yayılır, seni de kaplar. Ne git diyebilirsin ne de kal. Yaşadığın bir ilişki midir onu da bilemezsin. Hiçbir arkadaşınla ve ailenden biriyle tanıştıramazsın. Kendine kızarsın, içindeki ses seni eleştirir durur, hak verirsin ama kabul etmez devam edersin. Baştan lades dediğin aşk temalı seks oyununa devam edebildiğin kadar devam edersin. Adamın kötü alışkanlığı var, seninse kötü alışkanlığın artık o'dur. Bırakmak ister, bugün yarın dersin ama bırakamazsın. Sonu da hiç iyi bitmez bu ilişki türünün en az hasarı aldıysan bil ki şanslısın.

Velhasıl yatakta harika, hayatta arıza adamdan uzak da duramazsın, onunla da kalamazsın. Peki ne yapacaksın? Ne yapacağım? Hep mi beni bulur bunlar, hep mi seni bulur güzel okurum? Evet, hep bizi bulurlar...

3 Kasım 2018 Cumartesi

Asalaklar Ve İddia


 


Hayatımda asalaklar var, belli zamanlarda ataklar yaparlar tıpkı haşerelerin sardıkları evde bahar aylarında çoğalıp, saldırıya geçmesi gibi. Bunları kovarım, hadi gidin derim, istemiyorum derim, giderler ama asla küsmezler. Elbette beni de sevmez hatta nefret ederler. Bir süre uzakta sessizce bekler ve yine bu kez daha agresif yani ısrarlı şekilde atağa geçerler. Bahaneleri farklı, istekleri aynıdır; bizi eve al ve bak!
Bu asalakların bazıları eski sevgililerimin bana miras bıraktıkları kişiler, onlarla bile görüşmediğim halde bu asalakların beni her şekilde bulup, arkadaşmış gibi görünüp bir şeyler isterler. Sakın ne safsın Marin demeyin elbette vermem. Diğer tür asalaklarım da uzak akrabalar ve dındığının dındığı tanıdıklardır. Bunlar karı-koca-çoluk-çocuk dadanırlar. Evleri, işleri, paraları yoktur; bize bak marin, bizi eve al marin.

Tersleye tersleye çoğunda kurtuldum ama biri var ki adamın yüzüne küfür etsen peki der, sonra yine hiçbir şey olmamış gibi gelir. Bir tane de uzak akraba var, aslında akrabamız bile dğil bildiğin bir mongol, bunu kendi gibi başka bir mongolla evlendirdiler bu iki mongol bütün özel günlerde bende kalmaya çalışırlar. Ben de hayır derim. Annem birkaç kez yazık diye bunlara izin verdi, işte bunlar bu yüzden bize yani bana bu yüzden dadandı. Bu akşam da asalaklarımdan en dayanıklısı oturmaya gelecek, aylardır ısrar ediyor artık bu akşama emri vaki yaptı. Nuri onlardan, onlar da Nuri'den nefret eder bu yüzden ne zaman gelseler Nuri'yi de çağırırım. Bu akşam o da olacak yanımda ama başka bir durum daha var; Nuri'yle iddiaya girdik. Asalaklar, kalacak yer, para ve yılbaşında bizi besle isteklerinden birinde bulunurlarsa Nuri bana 500 TL, eğer ki hiçbir şey istemeden oturup giderlerse ben Nuri'ye 500 TL vericem. Nuri, şimdiden kaybetti ama farkında değil. Sonucu size yazarım.

14 Ekim 2018 Pazar

İlk Buluşmada Asla Yapma

Pazar günü keyfinizin, çay ya da kahve alıp Madam Marin okumak olduğunu biliyorum. O zaman başlayalım. Size ilk buluşmada asla yapmamanız gerekenlerden bahsedeceğim.

1- İlk Buluşmada Seks Yapmayın

Erkek ya da kadın olun fark etmez. İlk buluşmada seks iki taraf için de büyük hatadır. Kadın için; erkek size asla saygı duymaz, bağlanmaz ve aşık olmaz. Erkek için; seks iyiyse kadın size aşık olduğunu dahası sizin ona aşık olacağınızı düşünür, ekstra ilgi bekler, göremeyince de kıyamet kopar. "İstediğini aldın tabii şimdi böyle yaparsın" benzeri sözler duymaya hazırlanın. İlk buluşmada seks yaparsanız, o ilişki ilişki olmaz, partnerlik olur tabii o da seks iyiyse. Bir de diğer seçenek var; seksin bir sebepten kötü olması ve işte size hiç başlayamadan biten bir ilişki.

2- Eski Sevgilinizi Anlatmayın

Sadece eski sevgiliyi değil, eskiden yaşadığınız cinsel, duygusal, kaçamak, çılgın, masum... hiçbir şeyi anlatmayın. Siz sıfırlandınız, öncekiler önemli değildi, bu kişiyle beyaz bir sayfa açtınız, siz de o sayfa kadar beyazsınız. Bunu da ona hissettirin ve inandırmaya çalışın. Kadın okurlarıma bir not: Evet sen hayatımda üçüncüsün akıllıca gibi görünüyor ama artık yemiyorlar, sayı sorusuyla karşılaşmak kaçınılmaz son biliyorum. Belli bir sayıya girmeden elimin parmaklarını geçmedi ya da daha az gibi akıllıca cevaplarla kıvırın ve zaten onlardan da bir şey anlamadım deyin çok uzatırlarsa. Uzatırlar! detay bilmek isterler; ne çok zevk aldınız ne de frijitsiniz, geçmişi konuşmak istemiyorsunuz; baktınız çok sıktı ben sana sorayım o zaman deyip, en masum anısında kavga çıkarın. Erkekler! siz de takılmayın artık bu sayı olayına bu kadar canım.

3- Kokan Şeyler Yemeyin ve Siz De Kokmayın

İlk buluşmada çok soğanlı, sarmısaklı vs. yiyecekler yemeyin, fazla alkol alıp sarhoş da olmayın. Sarhoş olursanız, seks yaparsınız hooop döndük mü 1. şıkta yaşanacaklara. Ayrıca sarhoş olmak demek, gereksiz konuşmak demek aman diyeyim, yediğinize içtiğinize, hijyeninize önem verin. Ben yakışıklı bir adamla sırf gömleğinin koltuk altı lekeli diye bir daha görüşmedim örneğin. Koltuk altı terlemelerinizi de kontrol altına alın.


4- Etnik Köken Ve Din Konularına Girmeyin

Hayatım boyunca yaşadım bunu, "senin adın neden Marin? Yoksa Hristiyan mısın? Müslüman olmayı düşündün mü? Rum musun Yunan mı?" Bir de beni müslüman yapmaya çalışan erkek arkadaşlarım vardı ki onlar tam felaketti. Sorma gereği bile duymadılar istiyor musun diye. Ayrıca ne biliyorsun belki ben zaten Müslümanım. Ya da ikisi de değilim Deistim. Neyse buluştuğunuz kişinin etnik kökenini ve dinini merak edebilirsiniz bu normal. O konuyu açarsa alın bilgiyi cebinize koyun ama lütfen siz sorulara boğmayın ve öğrendiğinizi de sanki yadırgamış gibi bir surat şekli takınmayın.



5- Sohbette Seks Muhabbeti

Yemek yediniz, konu konuyu açtı geldik yine sekse... Kadın ya da erkek fark etmez, ben bunu severim, bana bunu yapılmasını isterim, en çok bunda iyiyimdir... Erkekler gereksiz reklam yapayım derken kadınları soğutursunuz; kadınlar, amma da yolluymuş olursunuz, yapmayın!


6- Kasım Kasım Kasılmayın

Tamam ilk buluşma heyecanlısınız, haklısınız ama farklı görüneceğim derken kasılarak buluşmayı kendinize de karşınızdakine de zehir etmeyin. Kendiniz olun, rahat olun ama elbette bunu abartmayın. Espri iyidir ama dozunda, eleştiri belki diyelim ilk buluşmada pek önermiyorum. İlk buluşma, keyifli ve rahat geçmeli. Kimse kimseyi sıkmamalı, pişman etmemeli, ayrıca baktınız kötüye gidiyor noktalamayı da bilin.

7- Evinden Al Evine Bırak

Bu kural erkeklere; nerede kaldı centilmenlik? Yol üzerinde metrobüs durağında bırakmayın kadını, evinden alın evine bırakın. Bir kahveye geleyim diye de ısrar etmeyin.

8- İlk Buluşma Evde Olmaz

Malum ekonomi de kötü dışarıda ne para harcayayım, film desen var, yemek desen var. Çağırırım eve oh mis diyerek risk almayın. Evde buluşma, riskler yığınıdır. Sizin hakkınızdaki her şeyi bir gözlemle öğrenebilir. Banyonuzu kullanırken mutlaka banyo dolabına bir bakar, orada neden olduğunu bile unuttuğunuz bir kremi bulur. Hadi o da mantar kremi olsun, ilişki başlamadan bitti işte. Ayrıca evde buluşma sekssiz bitmez, ilk buluşmada seksi okurlarıma önermiyorum bu böyle biline.


12 Ekim 2018 Cuma

Amcanın Poposunda Hassas Tartı Var

 Geçen hafta bir doğum günü partisine davetliydim. Neler yaşadın anlat diye çok ısrar etmişsiniz yazayım dedim. Pasta kesildikten sonra, soyunup birbirimizin üzerinden pasta yemeye başladık, sonra da.... :) değil tabii sıkıcı bir doğum günü kutlamasıydı işte. Zaten benim orada olma nedenim de avukat bir tanıdıktan bilgi almaktı. Klasik mirasa konup, hakkımızı vermeyen bir enişte sorunumuz var. Adam paraya o kadar tapıyor ki, benim yarı deli kuzenle de bizim mal varlığını bildiğinden evlendi zaten. Bir de bizi tehdit ediyor, bakın para istemeyin bırakırım bu deliyi siz bakarsınız diye. Adam tam ve saf kan bir şerefsiz. Öyle ki bu benim deli kuzen, bunu aldattı. Enişte de gitti, aldattığı adamı dava etti. neden? para için. Sonra adamla parada anlaştılar, enişte de şikayetini geri çekti. Ben durumumuz iyi diye çok takmıyordum da elin adamı neden yesin bize ait malları canım diye dellendim. Gözü kararttım, annemi de ikna ettim mahkemeye vericez ama Türk kanunlarının kanunsuzluğunu unutmuşum. Bu ülkede kedi köpek öldürüp yayınlananlara bir şey olmuyor da miras çalan enişteye mi olacak? Bir kısmı zaman aşımına uğramış, bir de izinsiz yerleşip kullandığı bir ev var, onu sattırabilirmişiz ama o da ihaleye girip alırmış ve ev ederinden ucuza gidermiş zaten. Ben de bu adamla inatlaşıcam diye gereksiz para harcamak istemiyorum ama cidden, bir inşaat işçisinin benim aptal kuzen sayesinde adam olmasını da kaldıramıyorum. Yok ki bir mafya ya da yarı mafya tanıdığımız şu adamın haddini bildirelim. Yasalardan ümit yok kendi yasamızı kendimiz yerine getirelim. En iyisi dedim benim kuzene birini bulayım, bunların fotoğraflarını falan da adamın ailesine yollayalım . Enişte Karadenizli ailesinden ve onlara rezil olmaktan gerçekten çok çekiniyor. Yollarım taş gibi bir adam zaten yollu olan uzak akrabam, tam kuzen de değil donu düşe düşe verir buna. İş kötülüğe gelince benden kötüsü olmaz, bilirsiniz beni.

Bunun dışında sıkıcı bir doğum günüydü işte, hem kalabalık, hem ev küçük, ben büyük eve alışmışım, hem de bütün camlar kapalı bir de kombi mi açıktı ne fenalık geçirdim resmen. Bir amca da sen kilo almışsın Marin dedi zaten oradaki biri illa der bunu bekliyordum da beklediğim kadın cemaatinden değil onun babasından geldi. Yahu amca bir ayağın toprakta, gözün zor görüyor popona hassas tartı mı taktılar da ölçtün benim kilo aldığımı anladın. Regli dönemindeyim ödem oluyor göğüslerim de biraz şiş mi diyeyim? Artık takmıyorum da haa öyle mi dedim güldüm. Aman dikkat et kilolu kadınların dizlerinde sorun olur diyor bir de bana. Karısı 100 kilo civarı ben 60 kiloyum bu arada ideal kilom da 55 benim değil diyetisyenimin söylemi bu. Evet, zayıf değilim de kilolu da değilim. Ben büyük göğüslü ve kıvrımlı bir kadınım 40 kilo bile olsam çok zayıf görünmem. Bu amca Kim kardashian'ı yakından görse ne der bilemiyorum dedim ya artık ilgilenmiyorum çok uzatırlarsa siz kendinize bakın diyorum zaten benim sinirli halime en az bir kez denk gelmişlikleri olduğundan  zınk diye susuyorlar. Kısaca, skıkıcı, boğucu ve hedefine ulaşmayan bir doğum günü partisiysdi kendimi dışarı zor attım.

12 Eylül 2018 Çarşamba

Just Do Sex 69

 Temizlikçimden bahsetmiştim, kocasıyla sorunları var daha doğrusu adamı zaten boşuyor da adam bundan ayrılmak istemiyor. Araya akrabaları, tanıdıkları sokup artık değiştim diyormuş. Önceki yazıyı okumayanlar için hatırlatayım kıza grup yapalım demiş kızcağız da bu tür durumlara açık olmayan biri olduğu için kabul etmemişti. Geçen hafta yine geldi, ne yaptın boşanma işini dedim. Boşanmamak için çok diretiyor, babası geldi oğlum çok değişti dedi ama ben değişmediğini biliyorum dedi ve bana instagram hesabını gösterdi. just do sex 69 amcamın adı, bir de tipi görseniz. Ah be salakçım hadi kafana vurdu anladık, hadi açsın, sapıksın, aklın hep onda onu da anladık da böyle salak bir şeyler karalayıp bari kendi fotoğrafını koyma. Bir de İngilizce yazınca daha mı havalı olacak sandı ne yaptı. Sonunu anladım seks diyor dedi kızcağız, ben de evet 69 da bir pozisyon zaten dedim, şaşırdı bilmiyormuş. Nasıldır ne şekildedir detayına girmedim, zaten o da sormadı. İki zıt insan evlendirilmiş, adam hayatı boyunca yasak ve günah diye uyarılar almış, baba zaten hacı. Tamam bu durumdasın da biraz dikkat etsene, bir de kendi oğluyla yazıştığı facebook sayfasını gösterdi ki o da bir felaket big request adı ve fotoğraf bir kadın memesi. Senin büyük arzuların varsa, sekiz dokuz yaşındaki oğluna ne, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bu kadına ne? Derdin neyse içinde yaşa, yapıyorsan da gizliden yap. Evet eşler arasında fanteziler olur, uyumlularsa çok da iyi olur ama bir taraf istiyor diğer taraf istemiyorsa kimse kimseyi zorlayamaz, rahatsız edemez. Bu durumda da en iyisi ayrılmaktır.

Bu adamın tek olayı sapıklığı da değil, karısı uyurken iç çamaşırlı fotoğraflarını çekip köyden ortak tanıdıkları bir adamla karısıymış gibi konuşup para istemiş ve almış. Aylar sonra adam kızı aramış ve hadi ne zaman buluşuyoruz deyince bu da ne buluşması abi demiş de öyle ortaya çıkmış durum. Ayrıca kızın yeğenini de taciz etmiş, taciz ettiği kız on dokuz yaşındaymış. Bir gece onlarda kalmış, adam da örtüyü açıp bacaklarını okşamış, kız korkudan bir şey dememiş sabah erkenden kaçmış, annesi benim temizlikçime durumu anlatmış. İflah olmaz bir sapık mı yoksa hasta bir ruh mu karşımızda? Cevap vereyim bu adamın acilen tedaviye ihtiyacı var. Olayı sadece cinsel açlık değil, hatta iddia ediyorum bunu alıp bir grup partisine soksanız hiçbir şey yapamaz. Hayalleri, açlığı, fantezileri en çok da yasak delmeye olan merakı onu bu hale getirmiş bir yuvayı da yerle bir etmiş, yazık.

23 Ağustos 2018 Perşembe

Hepiniz Madam Marin'siniz Korkmayın

 Hepinizin bayramını kutlayarak başlıyorum yeni yazıma. Merak edenlere beyan edeyim Mature ile çalışmaya devam ediyorum. Tuhaf bir şekilde bana iyi ve ilgili davranıyor ayrıca da çok anlayışlı. Herhalde artık Kıvırcıkla aramda bir şey olmadığını ve olmayacağını anladı ve rahatladı. Marin de kafa kızmış aslında arkadaş olabilirmişiz diye düşündü. Ben çok uzun olmasına rağmen kurban bayramlarında tatile gitmem hatta dışarı bile çıkmam, batıl inanç ama korkuyorum çok ölen oluyor malum, kazalarda vs. Bu yüzden evde dinlenmeye karar verdim, akraba ziyareti falan da yapmam, hayatımdaki adamın ailesine de gitmem ve aramam ve hemen bu yüzden mimlenirim aman çok da tın. Evlenip çocuğa karışmak ve kocama ne yemek yapsam derdine düşmek gibi bir niyetim yok, ben o yapıda bir kadın değilim. İnsanlar hayattaki yollarını kendilerine en uygunu neyse öyle seçerler, ben özgür bir kadınım, kimsenin kölesi olamam. Çocuk yaparım belki ama eş olmam, olamam.

Gelelim asıl merak ettiğiniz ve bana maillerde sorduğunuz soruya, evet şantaja uğradım. Bir olta attı geri çekildi daha doğrusu eski ve hatırladıkça lanetler yağdırdığım sevgilim demeyeceğim, tanıdığım. Ben ona suç duyurusunda bulunurum demedim, sadece beni tehdit mi ediyorsun dedim nasıl algılarsan dedi. Ben de peki dedim. Ondan  sonra sesi soluğu çıkmadı, herhalde blöfünü gördüğümü düşündü ya da param yok sandı, bilemiyorum. Epey bir susmuştu ki dün yani bayramın ikinci günü mesaj yazdı Wtsupdan mutlu bayramlar Marin diye. Yüzsüz de sanki bana şantaj yapan o değilmiş gibi mutluluk dileyebiliyor. Çok öfkeli ve doluyum bu şahsa karşı, önce üzüldüm başıma gelene ama inanın şaşırmadım da. Karakterini bildiğim kişi ve ondan tam da beklediğim bir davranıştı. Nuri yanımdaydı sakın cevap verme, mahkemeye verince cevap verdiğin konuştuğun ortaya çıkarsa, dezavantajlı duruma geçersin dedi. Cevap vermedim ama o durmadı.
"Hayırdır, iyi misin sesin çıkmıyor." yazdı, dayanamadım. Onu tahrik edecektim ki bana iyice şantaj yapsın ben de suç duyurusunda bulunayım çünkü ilk yazışmayı ne yazık ki sildim.
"İyiyim ucuza bir yazlık düşürdüm de onun alış işlemleriyle uğraşıyorum."
"Hadi ya nerede yazlık?"
"Foça da eski Foça."
"Kaça düşürdün?"
"1200 dü ama malum satışlar durmuş durumda 900 e bağladım evi görmen gerek muhteşem bir şey."
"900 ne bin mi?"
"Evet çok iyi değil mi?"
"Vay be."
O kadar sonra tık yok, yazmasını çok bekledim, madem sende 900 var bana 130 unu ver de kumar borcumu kapatayım demesini yok vermezsen fotoğraflarını yayınlarım yok sana şöyle yaparım gibi atıp tutmasını çok bekledim ama yazmadı. Ya niyetimi anladı ya da başka bir plan kuruyor kafasında çünkü beni tehdit edebileceği bir şey de yok aslında ama para almak için her şeyi yapacak durumda. Neyse ki yaşadığım yeri aşağı yukarı bilse de evimin tam yerini ve açık adresimi bilmiyor. Bilse ne olur, gelse ne olur? Korkmuyorum. Siz de korkmayın, bu şekilde tehdit ve şantaja uğrayan binlerce kadın var ülkemde, biliyorum. Sakın korkmayın ve bunlara pabuç bırakmayın, gidin savcılığa suç duyurusunda bulunun. Tırsmayın, saklanmayın, aman istediğini vereyim de gitsin demeyin çünkü bir kere istediğini yaparsanız onun ömür boyu kölesi olursunuz. Hepiniz Madam Marin'siniz korkmayın, savaşın!

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Toplu Mu O Da Ne?

 Bana temizliğe gelen bir kız var, daha öncekini kedimi tekmeledi diye kovaladım ve mizacımı bildiğinizden ne şekilde kovduğum detayına girmiyorum, tahmin ediyorsunuzdur. Sonrasında aradı, özürler diledi, nolur devam edeyim dedi; engelledim. Bu kızı da bizim apartman görevlisi önerdi, deneyelim dedim, memnun kaldım. Doğulu ama buraya yerleşmiş, iki oğlu var, boşanma sürecinde... Çok iyi çalışıyor, eli çabuk ve önceki gibi yok kahve, yok kahvaltı, istekler bitmez ama doğru düzgün çalışmaz biri değil. İyi niyetli, hayvan sever, bu kızcağızı o yüzden çok sevdim; adını veremeyeceğim için isim takayım Ayşe olsun. Bizim Minel meraklıdır neden boşanıyorsun diye sordu, kocam sapıktı dedi sustu. Şimdi Minel'in de benim de aklımıza nasıl sapıktı acaba diye takıldı tabii. Sapıklık bu çeşit çeşit. Geçenlerde yine geldi, Minel yine konuyu açtı.
-Anlatsam inanmazsınız, anlatılacak gibi değil ki. dedi. Minel de ısrar etti anlat anlat inanırız diye. Ayşe bana döndü ve "insan namusu için yaşamaz mı Marin Hanım, toplu ne demek?" dedi. Önce anlamadım, aklıma top falan geldi dedim herhalde top fetişi var. Grubu sapkınlık olarak görmeyi bırakalı çok oldu çünkü. Minel de anlamamıştı.
-Nasıl toplu?
-Toplu işte başkaları da olsun diyor.
-Başka erkek mi olsun çift mi olsun diyor? Diye sordum konuya hakim duruşumla.
-Bilmiyorum o daha der demez ben konuyu kapattırdım. Bir kere daha söyledi ben zaten babasına falan şikayet ettim.
-Böyle fantaziler olabiliyor ama evliliği renklendirir. Dedi safça Minelcim.
-Öyle renk mi olur Minel Hanım kim kiminle belli değil.
-Demek böyle bir isteği var sana açmış, ısrar ettiyse yanlış tabii ama fantazisi var diye de adam boşanmaz ki.
-Yok günahını alamam ısrar etmedi.
-Eve erkek getirdi mi?
-Hayır getirmedi ama bir tek o değil ki başka sapıklıkları davar. Çocuklar görmüş soyunmuş pencerenin önünde dans etmiş.
-Niye?
-Bilmem.
-Teşhirci. Teşhirciler aynı zamanda eşlerini teşhir etmeyi, onların beğenildiklerini göremeyi de severler ve sonraki adım da paylaşmaktır. dedim yine konuya hakim edamla ee olsun o kadar kaç kişiyi dinledim böyle, kolay Madam Marin olunmuyor.
-Neyse ne benden uzak olsun da artık bitti bu iş. dedi biz de konuyu kapattık.

Şimdi bu adam sapık mı? Bence tartışılır, elbette bir tarafın istemediği hiçbir şeyi diğer taraf yapmamalı ve yapmaya zorlanmamalıdır ama bu sapık diye de damgalayıp bir de boşamak çok doğru değil. Bunu anlayacak biri değil Ayşe, çok katı kesin çizgili doğruları var, böyle bir kadına değil grup seks yaptırmak bundan bahsetmek bile yanlış, kısaca kocası baştan yanlış yapmış.

5 Ağustos 2018 Pazar

Utandım...

 Utancımdan Nuri'ye bile söyleyemedim. Böyle şey nasıl söylenir? Nereden başlanır ki? Bana söyleyeceklerini de biliyorum: nereden buluyorsun bu adamları? Sen böyle biriyle nasıl beraber olabildin? Sende hiç akıl yok mu? Uzak dur ondan, polise git! Bunları ben de kendi kendime tekrarladığım için bir de Nuri'den dinlemesem de olur dedim. Durgunum, gerginim, havuza gidelim, gece çıkalım, gezelim tekliflerine tepkisizim; dikkat çektim.

-Neyin var senin? Annen de iyi artık neden keyifsizsin? Dedi Nuri, dayanamayıp dün gece.
Böyle şey nasıl söylenir, aklımda cümleyi kurarken bile utanıyorum, düşünün ben utanıyorum.
-Tehdit edildim. dedim yarı duyulur bir sesle, sanki duyulmazsa gerçek olmayacakmış gibi.
-Ne anlamadım, kim tehdit etti?
-On yıl kadar önce beraber olduğum biri.
-Eeee derdi neymiş?
-Boş ver.
-Kızım söylesene derdi neymiş, neden tehdit ediyor?
-Tehdit de değil doğru kelime şantaj yapıyor.
-Ne diyor?
-Senin bende fotoğrafların var, sevgiline ailene, yollarım sosyal medyada Madam Marin işte bu diye yayınlarım diyor.
-Yayınlarsa yayınlasın a..na koduğumun çocuğu, daha iyi reklamım olur deseydin.
-Demedim.
-Ne dedin?
-Beni tehdit mi ediyorsun dedim, ben alacağıma bakarım dedi.
-Neymiş alacağı? seninle beraber mi olmak istiyor?
-Hayır Nuri, para istiyor.
-Ne kadar istiyor?
-130 bin.
-Ne kadar ne kadar? Kafayı mı yemiş lan bu herif?
-Kumar oynamış batmış, çocuğu da var; zor durumdaymış aklına ben gelmişim. Marin de her daim para vardır demiş, bana ulaşmış. En kötüsü de ne biliyor musun? Bana yazınca, hala onun için bir anlamım var da unutamadığından yazıyor sandım, meğer onun için hiç değerim olmamış.
-Marin bırak kadın kadın düşünmeyi, başlarım anlamına, böyle karaktersiz için anlamın olsa ne olacak. Kalk çabuk polise şikayet edeceksin.
-Sustu şimdi devam ederse tabii ki edicem.
-Sakın beş kuruş vermeyi düşünme bile
-Hayır vermem, verirsem hayatı boyunca tehdit eder, para tırtıklar benden.
-Gerçekten görüntülerin var mı elinde?
-Bilmiyorum, sanmıyorum.
-Ya tutarsa diye olta atıyor işte. Sen bunlara pabuç bırakacak kadın değildin ne oldu sana?
-Benim için özel olduğunu düşündüğüm, özel olduğumu sandığım bir ilişkiydi. Çok şey yaşayıp, çok acı çekmiştik. Şimdi beni sadece bir para kasası olarak görmesi koydu.
-Sen önlem almazsan daha da koyar. Bırak saçma duygusallığı, regli döneminde misin nesin? Ver şunun numarasını arayıp konuşayım ben, bak bir daha sesi çıkıyor mu?
-Gerek yok, umursamayınca benden bir şey koparamayacağını anladı, zaten blöf yapıyordur. Dedim ya bu duruma düşmek koydu bana. Bir de çok utandım.
-Sen niye utanıyorsun? Hayatına giren kadına şantaj yapacak kadar şerefsiz olan o, bırak o utansın. Sıkma canını.
-Tamam.

Utandım... Kendimden utandım onunla olduğum için. Ondan utandım, böyle karaktersiz bir kumarbaz olduğu ve bana değer vermediği için. Hayattan utandım bu kadar zor olup, insanları her yolu deneyecek kadar yokluğa sürüklediği için. Bedenimden utandım zamanında ona verdiğim için. Kalbim? Artık onu hissetmiyorum bu yüzden de utanmıyorum ondan, son parçası kim bilir nerede, kimde kaldı. Utandım Nuri, en çok da senden utandım, böyle bir arkadaşın olduğu için. Aciz, karaktersiz, şerefsiz adamları arayıp bulup, hayatına aldığı için.



5 Temmuz 2018 Perşembe

Hadım Edilmeliler

 Bana bazen mail gelir. O kadar zor durumdadır ki bu mail sahibi adamlar düz duvara tırmanmaktadırlar. Çoğu da evlidir hani ama ya karıları hamiledir ya da artık karıları vermemektedir bunlara, istedikleri ilgiyi. Etrafta da güzel kadınları gördükçe, azarlar da azarlar ama o kadınlar bunlara bırakın vermeyi, bakmazlar bile. Ne yapsınlar? Escort tut bana ne dedim bazılarına. Escort tutmayı ben de bilirim diye diklendi o höt desem ezilecek tipsiz halleriyle. Paraları da yoktur bunların o da ayrı hesap ya neyse. Ha bir de dindar bunlar, kusura bakmayın, hiçbir kesime saldırma derdinde değilim, politika zerre umurum değil, hiçbirine de sempati duymuyorum beni tanıyanlar, takip edenler iyi bilir. Bu genelleme fazla bariz olduğundan yazmak gereği duydum. Karısı kapalı, kendisi namazında, muhafazakar kesimden, hatta sorsan şeriat gelsin de bu karılar kapansın mantığında tipler. neden mi? TAHRİK OLUYORLAR!!!! Bu adamlar düşen yapraktan, uçan kuştan, hayvandan, çarşaftan, kahve fincanından, damacanadan her halttan tahrik oluyorlar.

Bu gerçeği zaten biliyorsunuz, artık kabullenip bir de dalgaya aldığımız bu "tahrik oldum adamlar" ne yazık ki sadece dalga geçip unutulacak tipler değiller. TEHLİKELİLER! Tahrik oldu ya bir kere, hele ki yanından hoş bir bayan geçti de ona dokunamadı diye dellendi ya, ne bulsa, neye gücü yetse o kopasıca çükünü sokmaya çalışıyor. Bu aşağılık yaratıklardan da nasibini ne yazık ki hayvanlar ve çocuklar alıyor. Çoklar, sayıca da eylemce de çoklar. Yönetimden ötürü palazlandılar, şort giyme tahrik oldum dediler, saldırdılar. İçlerinde boşalamamış şiddet damarları var. Bu yüzden de sadece tecavüz etmiyor, ardından öldürüyorlar. Artık dertleri sadece cinsel açlık değil, o raddeyi geçtiler, hem boşalmak hem yok etmek istiyorlar. Öfkeliler! Bu güne kadar iç geçirip de dokunamadıkları her ten için öfkeliler, kin dolular, caniler, vahşiler. Etrafımızdalar! Beraber yolculuk ettiğiniz toplu taşıttalar, çocuklarınızı tatile götürdüğünüz köylerdeler! Her yerdeler!

Çok üzülüyorum. Masum canların bu adamların elinde heba olup ölmelerine çok üzülüyorum. Hele son gördüğünün bu pisliklerin yüzü olduğunu düşündükçe, bir de bunların kendilerini tatmin edip, ardından öldürdüklerini bildikçe kahroluyorum. O zaman diyorum ki Ey Tanrı bir zahmet eğil de bak aşağıda neler oluyor, madem yarattın, başımıza musallat ettin bu canileri, bari arada kontrol et, engel ol engel! Ama o da bir şey yapmıyor, masum kız ve erkek çocukları tecavüze uğrayıp, öldürülüyor.

Ne yapmak gerek?

Aman biz dikkatli giyinelim de bu mahluklar tahrik olmasın belki o zaman çocuklara saldırmazlar deyip kenara mı çekilelim. Çarşaf giysek eteğinin hışırtısından tahrik olur yine gücünün yettiğine sokmaya çalışır o kopasıca çüklerini bu şerefsizler. Öncelikle ceza idam değil. Evet etkili olur, yıldırıcı olur ama belki, gözleri dönmüş bu canileri hiç etkilemeyebilir de. Zaten içeride bunları öldürüyorlar. Siz sanıyor musunuz ki bir çocuğa tecavüz edeni hele ki öldüreni içeride yaşatırlar? Mümkün mü bu, elbette değil. Biz bilmediğimizden, görmediğimizden neden onları içerde besliyorsunuz diye kızıp duruyoruz. Olması gereken: hadım edilmeleri! Hadım şart ama bir masumun canını almadan önce, neden şort giydin tahrik oldum dediğinde, bir kadına toplu taşıtlarda, sokaklarda sürtündüğünde, zavallı hayvanlara tecavüz edip, yeltendiğinde, sapıklık ihtimali dahi olsa hadım edilmeliler. Hayvanlara şiddet gösterenler; beyinlerine artık çip mi takarsınız? Yüksek dozda elektrik mi verirsiniz, sağlam hasar alıp, bir daha zarar veremez hale getirilmeliler. Hatta düzenli olarak halk, psikolojik testlerden geçirilip, sapıklık ve şiddet eğilimli olanlar toplumdan uzaklaştırılmalılar. Black Mirror un bir bölümünde vardı ya insan engelleme, aynı onun gibi ne o diğer insanlara yaklaşıp görebilmeli ne de normal insanlar bu suçluları görebilmeli. Ve elbette çocuk katilleri ölmeli ama idamla değil, idam bir kez öldürür. Bu pislikler her gün ölmeli, beni öldürün diye yalvarmalılar ama son ana kadar yine ölmemeliler. Bilmem anlatabildim mi?

2 Temmuz 2018 Pazartesi

Köpekler Ve Suriyeliler Giremez

 Geçen Çarşamba kuaföre gittim ve saçlarımı boyattım. Artık sadece Çarşambaları gidiyorum çünkü kuaförde daha önce gittiğim adam o gün izinli, ben de diğerinden memnun kaldım ama önce ona gittiğim için beni görünce hemen o ilgilenmeye başlıyor. Diyemiyorum da sen çekil de Kadir ilgilensin, o senden çok daha iyi diye; durum böyle olunca da onun izinli olduğu gün gidebiliyorum sadece. Kuaförüm de çevrenin en sosyetik kuaförü bu arada. Ne görsem beğenirsiniz içeride? İki tane Suriyeli kadın! Amma ırkçısın Marin demeyin, öyle değilim. Bir tanesi çarşafımsı bir şeyle baştan aşağı simsiyah, diğeri de kapalı ama daha modern iki kadın, çarşaflı olan Türkçe biliyor, diğeri bilmiyor. Kafaları kapalı bunlar ne yaptırdı diyeceksiniz, oje sürdürdüler, ever evet oje. Eee ne var bunda Marin? Şu var: Bu ikisine oje sürüldü, sonra çarşaflı olan onu beğenmedi başka renk istedi, sonra diğer Türkçe bilmeyen de garargu buragu bir şeyler söyledi, onun da ojesi değişti. Bunlar ellerini sallaya sallaya dolanmaya başladılar. Ben de oturduğum yerden bunları izliyorum. Sonra Türkçe bilen tam da şu edayla seslendi "Beni boyayan kızı çağar, ben önceki rengi geri istiyorum gelsin sürsün hemen!" Çalışan kız tüm kibarlığıyla geldi ve bu kaba Suriyeli kadının isteğini yerine getirdi. Bu yine ellerini sallaya sallaya dolandı. Benim saçlarım boyalı, tam da kasanın yanında bir yerde oturuyorum. Kadınlar, ojelerinin kuruduğuna emin olduktan sonra gitmeye karar verdiler, geldiler kasaya. Tam emin değilim ama yüz küsur lira tuttu sanırım. Bunlar başladılar mı ağlaşmaya. Ay biz bunu veremeyiz diye. Kartları var uzatıyor Türkçe bileni, buradan yirmi çek, ben sana şuradan on vereyim kalanı sonra getiririm diye pazarlığa başladılar. Kasadaki adam da son derece resmi bir şekilde olmaz, şimdi verin dedi. Bu dedi yok veremem. Ee ne olacak? Bu konu böyle abartısız on dakika sürdü, benim saçımın yıkanma zamanı geldi, gittim, yıkattım, yerime döndüm; pazarlık hala sürüyor. O sırada şu cümleyi duydum "ama biz bu ülkede bedava yaşıyoruz sen niye bu kadar para istiyorsun bizden?" Haklı tabii bedavacı asalak istediği yere gelip, istediği hizmeti alacak ama para istenmeyecek ondan, buna alıştırıldılar. Bir şeyden de geri kalmıyorlar, sosyetik kuaförlere kadar geldiler. Bir de çirkinler tövbe tövbe anlatamam size.  Kasadaki çalışan polis falan demeye başladı, yani ya vereceksiniz ya da polisi arıyorum diyor. Ben de bildiğimden güzel ülkemin kanunlarını, polis gelse bunlara bir şey yapmaz, kuaför hatta içinde hizmet almakta olup, bunların parasını ödemeyen bizler suçlu durumuna düşeriz. Ben girdim devreye.
"Polisi aramayın, gerek yok."
"Ama Marin Hanım baksanıza ne yapıyorlar."
"Madem paraları yok, ojeleri de olmasın, çıkartın ojelerini, gönderin."
Türkçe bilen tipsiz de bana ters ters bakıyor.
"Ama olmaz öyle" Bir şeyler mırıldandı ağzı olduğu iddia edilen organından.
"Olur olur bak hem ojelerle abdest tutmaz sen dindar kadınsın oje senin neyine. Burası da zenginlerin kuaförü bir zahmet bir daha gelmeyin." Dedim, Çok bozuldu ama bir şey demesine fırsat olmadan, zaten bunlardan yılmış olan, oje süren kız geldi ve elindeki asetonlu pamukla parmaklarına saldırdı. Bu çekmeye çalışıyor, kız birkaç tanesini sildi bazı parmaklar kaldı, tipsiz Suriyeli de bunu kendine kar saydı. Türkçe bilmeyeni bunlar olurken çoktan kaçmıştı.
Benim işlemim bitti, ödememi yaptım. Çıkarken de belki yanlış ama ikinci dünya savaşı filmlerinde sık karşılaştığım bir uygulamadan bahsettim.
"Bence kapıya köpekler ve Suriyeliler giremez! yazın tıpkı ikinci dünya savaşı zamanındaki gibi." Dedim.
"İyi fikir, ben bir daha gelirlerse içeri almayı düşünmüyorum zaten." dedi adam.
Not: Bu benzetmede isimlerini haksız yere kullanıp, hakaret unsuru yaptığım için tüm köpeklerden özür dilerim! Sizin asaletiniz çoğu insanda yok.

25 Haziran 2018 Pazartesi

Bazıları Adamdır Bazıları Adam Görünümlü Hiç

 Annem ameliyat oldu, durumu iyi, tüm mailleriniz için teşekkür ederim. Sonrasında Yunanistan'a gittik. O, orada kaldı ben Cumartesi döndüm. Bu süreçte sadece annemle ilgilendim ve yazacak da yaşayacak da vaktim olmadı, açıkçası bu, umurumda da olmadı. Sevdiğiniz biri hastalandığında dünya duruyor, bir anlamda hayatınızdakilerin değerini ve beraber geçirdiğiniz her anın değerinizi anlamanızı sağlıyor. Zor ve stresli günler geçirdim, özellikle ameliyattayken beklemek çok kötüydü ama içimde hiçbir zaman kötü bir his olmadı, annemin geri geleceğini hep hissettim, o da beni yanıltmadı.

Zor zamanlarda insanlar, hayatındaki kişilerin doğru mu yanlış mı olduğunu anlar. İyi günlerde herkes iyidir ve yanındadır. çoğunlukla da senden bir çıkarı vardır ama köü günlerde yanındaysa, sana destek ve moral oluyorsa işte onlar senin gerçek dostlarındır ve seni gereçekten seviyorlardır. Yıllardır ben onun için özelim, o benim için özel, dünya yıkılsa unutmaz dediğim bir adama, o psikolojiyle mesaj gönderdim. O da herkesin diyebileceği "yapabileceğim bir şey varsa söyle" ve birkaç bilindik cümle dışında başka bir şey söylemedi ve yapmadı, hatta ne oldu diye sormadı bile sonrasında. Başka biri ise ki bu benim için o kadar da önemli olmayan, arada görüştüğüm, sosyal medyada takipleşme dışında çok da görüşmediğim biri öğrendiği andan beri beni aradı, benzer bir hastalık da geçirdiği için ekstra bilgi ve moral verdi. Dostum olarak bildiğim herkes yanımdaydı, bu konuda yanılmam zaten yakınımda tuttuğum kişi sayısı bu yüzden çok azdır. Kendi derdini anlatıp benden medet uman ama benim bir derdim olunca lütfedip ilgilenmeyen ve ne oduğunu bile sormayanlara ben de aynı şekilde davranacağım onları yazdım. Hayatımdan çıkartmıyorum ki zamanı gelince ben de aynı şekilde davranıp, hatta bir de laf sokabileyim.

Bahsi geçen kişiyi Nuri biliyor çünkü ardından neredeyse dört yıl aşk acısı çektim, her olayda her anımda acaba o da beni düşünüyor mu diye düşündüm. Cevabı basit: Hayır! Ne düşünüyor, ne hatırlıyor ne de onun için özelim. Aksi olsa, özel olmayı bırak biraz insan olsa ne olduğunu sorar, nasıl olduğumu merak ederdi. Ben onun sapık babasını, sümsük annesini, gıcık ablasını vs sorardım, onların başlarına bir şey gelse idi. Neyse onu da yazdım, elbet onunda yolu bana düşecek ve ben de onun yaptığınun daha fazlası bir aldırmazlıkla cevap vereceğim, kim bilir belki de cevap bile vermem.

Yanımdaydı, bana destek oldu dediğim adamla da onun sayesinde tanışmıştım. Uzun süredir arkadaşlardı ve aynı bölgede büyümüşlerdi. Her şey bitip de ona teşekkür ettiğimde o bölgenin çocuğuyum ondan dedi. Ben de dedim ki nerede büyüdüğünle değil, adam olmanla ilgili. Bazıları adamdır, bazılar da adam görünümlü bir hiç. Hayatınızda hiçleri barındırmayın, ben öyle yapıyorum artık.

3 Haziran 2018 Pazar

Sonun Petek Dinçöz Gibi Olmasın

 Annemin rahatsızlığı nedeniyle bir süredir yazamıyorum. Doktorların teşhis koyamama ustalığıyla uğraşıyoruz, bakalım umarım yakında koyulacak, biz de rahat edicez. Fazla sosyalleşemiyorum genelde annemin yanındayım ama eve uğradığım bir gün bana bir kız arkadşım geldi. Çok da arkadaşım sayılmaz gerçi tanıdık diyelim, zaten benden  küçük bir kızcağız; belli ki akıl almak için gelmiş. Şansına Nuri de bendeydi, Nuri Felsefesinden faydalanma şansını yakaladı. Kız bir şirketin sahibinin sevgilisi ve daha çok da tecrübesi olmadığı halde müdür ilan edilmiş, orada çalışan daha tecribeli kesim de bu kızcağızı haklı olarak dışlamış, ne yapayım diye sormaya gelmiş bana. Ben engin deneyimlerime göre cevap verecektim ki Nuri, başka bir yerden vurdu ikimizi de ve şu derin düşüncelere gömen cümlesini kurdu.

-Dikkat et de sonun Petek Dinçöz gibi olmasın.
-O kim ki? dedi kız çünkü tanımıyor ya da sadece çocukken gördüğü aşırı kvırma takıntılı şarkıcı kadını hatırlamıyordu, normaldi. İsmini duyunca ben de zor hatırladım ama elbette ben bilyordum ikibinlerin başından ortalarına kadar tvlerde o saçma klipleri ve çok derin sözlere sahip gibi görünen ama sabun köpüğü olan şarkıları hakimdi. O zamanlar bu kadına hiç kafa yormamıştım bana hep çok gereksiz geldi. Yapmacık değildi ama biraz avamdı ve çok kıvırıyordu arkadaş çok.
-Şarkıcıydı,  medya patronu sevgilisi onu aldı, hiçbir yeteneği yokken ünlü yaptı. Bu şarkıları söyleyip göbek attı bol bol.
-Eee sonra?
-Sonra ayrıldılar adam da bunu desteklemeyi bıraktı.
-Ambargo da koymuş galiba hiçbir yere çıkamyormuş artık. Dedim ben de konuya hakim olduğum bilinsin diye.
-Aman konmasa ne olacaktı ki, ne beste yapar, ne söz yazar, ne yabancı dil bilir, anca göbek atsın. İnsan kendini hiç mi geliştirmez. Sadece uzun bacak, estetikli yüzle olmuyor bu işler. Dua etsin zengin koca bulmuş yoksa sonu pavyondu o kadının.
-Tamam da bunun benimle ne ilgisi var?
-Sevgilin arkandan çekilirse sen de yerle bir olursun. Ona güvenerek yükselme, kendin çık basamakları ve bu sırada da kendini geliştir.
-Nuri'ye katılıyorum, ben de hayatım boyunca hiçbir erkeğin desteğini kabul etmedim çünkü mutlaka bir bedeli olurdu ve bu da çok ağır olurdu. Ayrıca ayrılınca da tepe taklak düşerdim. Kendim uğraştım, uğraşıyorum ve kimseye minnet etmiyorum.
-Ben bir erkeği arkama tek bir amaçla aırım işi bitince de postalarım.
-Ben de diyerek destekledim Nuri'yi.
Kız hem kafası karışmış hem de biraz ders almış şekilde ayrıldı yanımızdan. Eminim evde Youtubedan Petek Dinçöz kliplerine de bakmıştır. Bu kadının kendini ne kadar geliştirmeye fırsatı oldu bilmiyorum. Belki söylediği gibi şiddet gördüğü bir gönüllü hapis hayatı yaşadı ama karşılığında aldığı şöhretten çok memnun olduğu için dayandı. peki değdi mi? Bence hayır bak yirmili yaşlardaki kesim hatırlamıyor bile Petek Dinçöz'ü. Balon şöhreti söndü gitti. Baktım yeni bir iş yapmış mı diye yine saçma sapan bir şarkı, abartılı hareketler ve kötü bir klip. Tamam destek yok, engel var belki ama klip çekimleirnde ya da yaptığı hareketlerde en azından bir değişim, kalite, ve tarz olabilirdi o da yok yine aynı, hep aynı. Demek ki devamlı suçlanan eski sevgilisi de bunun için büyük şansmış, bu da bu kadarmış.

Neyse konuyu toparayayım; kimseye değil kendinize güvenin, gelişin, öğrenin, çalışın. Arkanıza geçen adam arkanızdan çekilince yerle bir olmazsınız böylece.

11 Mayıs 2018 Cuma

Orta Yaşlı Kadın Öğretmen Genç Öğrenci Aşkına Yorumum

 Dünden beri bir haber dolanıyor sosyal medyada; 46 yaşındaki kadın öğretmenle 17 yaşındaki sevgilisi ile ilgili. Kadının kocası şüphelenmiş, telefonuna bakmış, takip etmiş vs sonuçta on yedilik çıtırla aldatıldığını öğrenmiş, kadını boşamış. Olabilir... Çoğu yerde yorumlar, kadının sapık olduğu yolunda, neymiş mesajlarda on yedilik çocukla ne konuşmuş da, ne paylaşmış. Ben size söyleyeyim, büyük oranda cinsel yazışma olmuştur aralarında ya da tamamen duygusal bir ilişki yaşamışlardır. Kadını sapık ilan eden tv programlarının atladığı birkaç gerçek var: On yedi, o kadar da küçük bir yaş değil, hatta evlense çoğuğu olur. Ben on yedi yaşındayken üniversitedeydim, aklım da gayet başımdaydı, bir de sevgilim vardı; onunla her konuda konuşabiliyordum. Sizin bu kadını sapık ilan edebilmeniz için çocuğun on iki- on üç yaşlarında olması gerek. Yurt dışında böyle ilişkilere dair haberleri çok okuduk, hatta Skandal diye bir film vardır ki şiddetle tavsiye ederim, işte oradaki kadın öğretmen, on beş yaşındaki öğrencisiyle beraber oluyordu. İşte bu sakıncalı ve sapkın ilişkiye örnek olabilir ama filmde kendi içinde bu ilişkinin bir mantığı ve sebebi vardı.

Sıkıcı ve durağan hayatından, monoton evliliğinden sıkılmış bir kadın, genç bir erkek sayesinde tekrar kadın olduğunu hatırlar. Heyecan duyar, arzulanmanın sıcak sularına bırakır kendini. Delikanlı peşine düşmüş, masum aşk sözleriyle büyülemiştir. Kadın da bir daha ne zaman yaşayacağım ki böyle bir tutkuyu der ve ilişkiye başlar. Ayıplanan, kınanan kadın öğretmenimizin de yaşadığı bundan farklı değildir. Neymiş çocuk reşit değilmiş, kadınla öpüşürken, sevişirken, geceleri mesajlaşırken aklı baya bir erdiğine göre, reşitlik kısmına da çok takmamak gerek ki eminim birkaç ay sonra on sekizine basacaktır. Vay efendim kadın neden görevden alınmamış, neden sürülmemiş, neden hapse atılmamış; neden atılsın? Bunların hepsi neden olsun? On yedi yaşında bir gençle beraber oldu diye mi? Hem ne biliyorsunuz belki de aralarında gerçek bir aşk var. Aradaki yaş farkı mı rahatsız etti? Olabilir, durum tam tersi olsaydı, yani adam 46, kadın 17 yaşında olsaydı aynı tepkiyi verir miydiniz? Ben hemen cevaplayayım hayır kimse bir şey demez, aksine çıtırı götürmüş diye adamı pofpoflardı. Kadın yapınca, sapık, ruh hastası, hapse atılası, tecrit edilesi, erkek yapınca helal olsun adama oluyor ne yazık ki bu ülkede. Öğrencisiyle aşk yaşayıp evlenmiş çok örnek var. Öğretmen erkek ise yaş farkı sadece bir detay olarak kalır, kadınsa aman aman na tuhaf olur. Ülkemizdeki bu öğretmen, öğrenci aşkındaki durumda tek yanlış olan; kadının evli olmasıymış ki zaten boşanmış. Ayrıca size küçük bir dipnot vereyim; kadın evli olmasaydı, bu ilişki de kolay kolay yaşanmazdı. Kadının bir şeylerden bıkması, kaçması, yalnız kalması sonucu oluşan boşluğu doldurmuş bu on yedilik öğrenci. Bırakın artık kadına farklı, erkeğe farklı tepkiler vermeyi. Ülkemizde damadıyla beraber olup, cinayet işleyen kadınlar var onları topa tutun, bu bence sadece masum bir aşk hikayesi.


5 Mayıs 2018 Cumartesi

Erken Seçim Ve Erken Gelen Sevişmeler

 Uzun bir tadilat döneminde olduğum için pek yazamadım sevgili okurlarım. Tadilat bitti ama ben de bittim. Evimi yenileyeyim ki yeni aşklar başlasın, evime yeni heyecanlar atayım dedim. Bu arada şunu söylemeliyim, evde eşya varken parke, fayans değiştirmek vs çok zor oluyormuş, taşınmak daha kolay o derece. Neyse ki bitti, bu dönemde işten izin aldım daha doğrusu Mature cadısına benim evde tadilatım var ve üç hafta gelemeyeceğim dedim. Evden gönderdiklerine bakarım diye düşünmüştüm ama ne mümkün ev zaten altı üstüne gelmiş haldeydi, kısaca hiçbir şey yapamadım. Zaten devamlı iş benim neyime, yaz da geliyor Kavala yapasım var bu yaz, özledim memleketimi, bu kadın beni kovmuştur diye düşündüm, kovmamış. Bir de işin kötüsü iş akti midir vakti midir ne halttır orada bir yılı dolmadan istifa edersem, tazminat ödeyeceğim yazılıyımış dikkat bile etmemişim. Nuri çok kızdı neden okumadan imzaladın diye. Yazan ceza miktarı benim için önemli değil ama böyle bir şey olursa kendimi yenilmiş hissederim ki buna asla gelemem. Tadilat süresinde Stavros, o sırada hangi sevgilisi ile arası iyiyse onda kaldı, bence her gece başka kadında kaldı. Minel, Taha hıyarından ayrıldığından beri depresyonda, kızcağızın ne sesi çıkıyor, ne bir şey yapıyor, beni yalnız bırakmadı; işçilerin yemekleriyle ve kedilerimle ilgilendi. İşçiler neden çıkıp dışarıda yemez de senden bekler onu da anlamış değilim.

Tadilatın bitmesiyle yenilenen evime uygun olmak için saçlarımı da yenileyip biraz daha kızıl yaptım. Bana yazıyor mu yoksa gay mi bir türlü çözemediğim kuaförüme göre benim rengim kızılmış, diğer kahveler basit kalıyormuş. Aşk hayatım çok sıradan şu sıralar. Uzatmalı sevgilim Sarper, evlenme teklifinden olumsuz yanıt aldığını anlamayıp benimle evleneceğini ailesine anlatmış Bunun pipi kanserinden bir türlü geberemeyen kardeşi Cem, ben Marin'le beraber oldum gibi bir saçmalık atmış ortaya ve demiş ki "olamaz, onunla evlenemezsin onunla ben de yattım." Abartılı Amerikan dizileri gibi değil mi? Sarper geldi, sen Cem'le yattın mı diye hesap sordu bana. Ben de bana mesaj attığını, hasta olduğu için terslemediğimi ama aramızda asla bir şey geçmediğini anlattım ki öyle de hakikaten siz biliyorsunuz. Çok şükür ki vücudumda bir iz var, dedim ki hadi sor kardeşine benimle yattıysa iz neymiş diye. Gitmiş sormuş her halde ki cevap alamayınca bana inandı, bunlar kapıştı kavga gürültü küslük derken, ailesi de bana iyice tilt oldu. Bir anda istenmeyen gelin durumuna düştüm ki, ben gelin olmayı istemeyen tarafım zaten bu unutuldu. Sarper de bu aile baskısı kaosundan kurtulmak için başka bir şehirden iş aldı. Kendisi iç mimar bu arada bir süredir yapmıyordu, evlenecek diye bir şirketle anlaştı. Kimse benim evet demediğim detayına dikkkat etmiyor ya en çok ona şaşırıyorum. Kısaca iki aydır uzak mesefe ilişlisi yaşıyoruz ki bu hiç bana göre değil. Sexting ve görüntülü seks de öyle. Bana çok saçma ve anlamsız geliyor. Hadi yeni tanıştığın biri olur da onu tanımak için iki soru sorarsın da şimdi orandayım, burandan gitiyorum ne yahu, ergen gençler gibi, yazacağına yap, yapamıyorsan bırak ben yapacak birini bulayım vaktimi alma yazmakla. Durum bu kısaca canım okurlarım, iş yerinden de kovulmadığım ve istifa edemediğim için Mature ve Jean Reno çakması yerli Jean'la kapışmalarım devam ediyor. Kıvırcık, Mature'ye yanında çalıştığımı bildiğini söyledi mi bilmiyorum, o günden beri hiç sesi çıkmadı. Yeni sevgili, aşk, heyecan falan lazım bana inanılmaz sıkılmış durumdayım. Bir de bu erken seçimin etkisi midir nedir, libidom tavanda veterinerde çalışan çocukla flörtleştim, araya veteriner kız girdi geçen gün. Kiminle sevişsem ayak üstü diye bakıp duruyorum. Erken seçim yüzünden erken gelen sevişmeler yaşayacağız bakın Madam demedi demeyin.

24 Nisan 2018 Salı

Erkeklere Tavsiyelerim

 Canım bugün erkeklere tavsiye vermek istedi, Madam'ınız olarak beni dinlemenizi umuyorum. Bir kadınla muhabbete genellikle havadan sudan sebeplerle ya da iş nedeniyle giriyorsunuz ya, bunu hemen cinsel muhabbete ve olaya çevirmeye çalışmayın. Mesela  kadınla tanıştınız,  onun herhangi bir konuda yardıma- desteğe ihtiyacı var. Ooooo kadın ben buna atlarım!! şeklinde ilkel benliğinizin tüm karakterinizi ele geçirmesine izin vermeyin. Cool olun cool kalın. Hele ki iş yaptığınız bir kadınla, nasılsa bu benim elime düşer, ya da yardımım dokunursa bana verir mantığıyla yaklaşmayın. Ne olur biliyor musunuz? Sizin yardımınız ya havada ya da yarıda. Kadın bunu genellikle fırsata çevirir, sizden alacağını alır ve ayyy ne alaka yaa? diyerek sizi postalar, ya da gururlu bir kadınsa senden iş de istemem, yardım da der ve yine çeker gider. Siz de sizinkinin elinizde kalmasının yanında bir de kendinizden utandığınızla kalırsınız.

Bana çok olduğu için bu iğrenç örneği vermek zorundayım. Bir bayan arkadaşınızın ( bu eski sevgili de olur, herhangi bir arkadaş da) kız arkadaşlarını sosyal medyadan kapamaya çalışmayın. Kız, eski sevgili ya da sadece takıldığınız biri ise, zaten hasbel kader yeni yeni konuşmaya başladığınız hatunu uyarıp, bak bununla sakın konuşma sapık o sapıııık, hemen engelle diyecek ve diğer taraf da onu dinleyecektir. Kaldınız mı yine elinizde? Bir de sakın ama sakın, ilişki yaşadığınız ve ayrıldığınız bir kadından, kadın istemeyin. Ne yazık ki bu ülkede bu çok yapılıyor. Bu ülkede diyorum çünkü gittiğim hiçbir ülkede bu derece salakça ve sapıkça bir isteğe rastlamadım. Yahu arkadaş siz ne kadar yetersiz ve zavallısınız, kendiniz bulsanıza. Hadi normal arkadaşın olsa anlayacağım da, sen o kadınla bir şeyler yaşamışsın, nasıl sen artık bana vermiyorsun başka kadın bul da benimkini yerleştireyim bak boşta kaldı mantığıyla yaklaşırsın? Adam olun biraz! Ayrıca çükünüzün ucuyla düşünmeyi kesin, mantıklı ve akıllı davranın. Sadece eski kız arkadaşınızdan değil, tanıdığınız herhangi bir kadından, başka kadın istemeyi de kesin (işte bu bana çok oluyor, sanki ben rahmetli Manukyanım) Marin, senin şu işini görürüm ama sende vardır bana bir kadın ayarlasana nedir ya. Git kendin ayarla, ya da escort tut bana ne senin çükünün derdinden.

Bir büyük hatanız daha, yine sosyal medyada sapık abuk sabuk paylaşımlarda bulunup da bir kadının sizinle normal konuşup, buluşmasını beklemeniz. O profili gören kadın, bu ne kadar abazan bir adam, kesin görünce bana saldırır der ve buluşmaz. En azgın kadın bile bu tür paylaşımlardan irrite olur, sürekli seks konuşmaktan sıkılır. Kadınları etkilemek istiyorsanız, öncelikle istediğnizi belli etmeyeceksiniz hem onu hem de bedeninin her tarafını. Söyleyeceklerim bu kadar.

12 Nisan 2018 Perşembe

İnziva

 Nefsi eğitmekle ilgili bir iş aldım onu yazmaya uğraşıyorum iki haftadır. Üç şeyden geçiyor nefsi eğitmek: az ye, az konuş, az uyu. Sevişme, kimsenin malına mülküne göz dikme, dedikodu yapma, haram yeme demiyorum bile onlar zaten söz konusu bile değil. Nefsi eğtimenin birinci ve en etkin kuralı da bir odaya girip sadece zikretmek, az yiyerek, az uyuyarak ve konuşmayarak.

Aslında şöyle bir düşününce ben yaptım bunu, içinde sadece zikir kısmı yoktu; bunun dışında az yedim, az uyudum ve hiç konuşmadım, evden hatta odamdan çıkmadım; depresyondaydım. Aydınlanma da yaşamadım, evrenin sırrını da çözmedim, kendimi yaradana yakın değil aksine oldukça uzak hissettim bu dönemde. Çok şükür uzun süredir depresyon beni teğet geçiyor. Bu kapanma ve depresyonu dibine kadar yaşama dönemlerinde de zaten insanın aklına yemek, içmek, konuşmak ve düzüşmek gelmiyor aksine bunlar birer külfet gibi geliyor. Gelelim depresyondan nasıl çıktığıma; uğraş bularak. Size de tavsiyem hayat anlamsız ve keyifsiz gelmeye başladıysa, sabah kalkmak için sebep bulamaz hale geldiyseniz, kendinize saçma sapan da olsa minicik bir uğraş ya da hobi edinin. Canınız istemeyecek evet ama kendinizi zorlayın ve o saçma şeye tutunun bakın görün nasıl çıkartacak sizi düştüğünüz dipten.

Asla birine bağlı olarak iyi olmayı ummayın, bu sizi daha da kötü yapar. O beni ararsa tekrar hayata dönerim, o bana dönerse tekrar yaşarım gibi saçma anlamlar yüklemeyin kimseye. O ne döner, ne de siz döndüğünde aynı kişi olursunuz. Siz daha değerlisiniz, herkesten, her şeyden çok. Gelelim nefsi terbiyeye. Evet, gerekmekte, ruhun arınması için detoksu için. Çok kirlendiğinde ve çok şey yaşadığında beyin de ruh da dinlenmek, temizlenmek istiyor. Bir odaya girip, inzivaya çekilin demiyorum ama manevi olarak inzivaya çekilin. Mesela on beş gün geçti,
 sevişmeliyim diye tepinmeyin, sevişmeyin ölmezsiniz. Hele ki yapmak için yaptığınızda bu hem bedenen hem de ruhen darlıyor insanı, ben cidden tahammül edemiyorum özellikle hissiz, ihtiyaçtan sevişmelere.
Kendinizle yalnız kalın, kendinize zaman ayırın, arının bakın nasıl da düzelecek her şey...

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...