Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
Kıvırcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıvırcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2019 Çarşamba

Kıvırcık'tan Mesaj Var!


 Dün Kıvırcık bana mesaj attı. “Son günlerde sık sık aklıma düşüyorsun.” Ben de “Hayırdır?” dedim. “Belli bir sebebi yok, öyle işte.” Yazdı ve gülücük yolladı. Mesajı attığı saatte Mature, iş yerinde yani rahat ki zaten o da bir yerde ders vermeye başlamış. Normalde boş gezer, Maturenin parasını yerdi iş bulmasına şaşırdım. Mesajlar devam etti “neredesin, ne yapıyorsun?” “Evi biliyorsun gel yakınlarda kahve içer konuşuruz. Dedim. “Tamam, en kısa zamanda” dedi. Nuri’ye konuşmanın fotoğrafını çekip, attım. Ne demek istemiş sence diye sordum, kibarca seninle sevişmek istediğini söylemiş dedi. Unutamamıştır seni, hele o yaşlı kadından sonra sen ve kalçaların adamın aklını almışsındır. Evet, Nuri yine haklıydı ama ben duygusal bir neden bekliyordum. Bunu ben de tahmin etmiş yani anlamıştım. Ah Marin’le ne güzel sevişiyorduk yine olsa da yesem dediğini ama ben karşısına geçip “beni beni Marin’ini” dediğim, duygu sellerinde dolaştığım, ben de özledim, unutamadım, aşkımlar duymak istiyordum. Bihter ve Behlül gibi, tüm yasaklara ve birbirimize yaptığımız haksızlıklara rağmen, tutkuyla ve aşkla bakmak, sarılmak istiyordum. Kıvırcığın cümlelerinin açılımı ise tam manasıyla “gel sevişelim”di. Eskiden olsa buna da razı olurdum ciddi zaafım vardı, evet şimdi de o zaafın kırıntıları var kabul ediyorum. Denk gelir görüşürsek, sevişiriz onu da biliyorum bu yüzden en iyisi hiç görüşmemek ya da amaaan ne olacaksa olsun neyi kasıyorsam…

28 Ekim 2018 Pazar

Mature'yi Nasıl Haşladım?

Mature ile aramda neler olduğunu merak ettiğinizi biliyorum. Anlatmadan önce biraz utancımın geçmesini bekledim gerçi ben utanmam da yine de anlatmak için biraz zamana ihtiyacım vardı. Ne mi yaptım? mature'nin üzerine sıcak çay döktüm! Ama inanın geçerli sebeplerim vardı. Ben Youtube kanalı planları yapıyorum ve adam gibi bir şeyler yapmak istiyorum malum bu Kıvırcık da bu işlerden anlıyor ya ondan yardım alayım dedim ya da kursun kamera haftada bir gün benim evde çekim yaparız diye düşündüm. Bu düşüncemi de Kıvırcık efendiye mesaj yoluyla aktardım. Tamam kabul ediyorum, kaşındım. O da zaten çok isterdim ama çok yoğunum dedi. Bunun açılımı gelirim, hem çekerim, hem sevişiriz oh miss de mature benim ebemi bellerdi. Hak verdim sonra aman marin dedim ne diye buna yazıyorsun, buna muhtaç mısın kendi işini kendin gör ama mesajlaşma gerçekleşmişti bir kere. Yaz boyunca annemle ve daha başka sorunlarla uğraştığım için zaten ofise pek gidemedim artık adam gibi çalışayım bari deyip de cidden gece gündüz çalıştığım  bir dönemdeydim. Neyse ben kaptırmış çalışırken bu Mature denen kaltak, yaşına başına tipine şekline bakmadan bir hışımla benim üzerime gelmez mi! Ben sana Kıvırcık'tan uzak duracaksın demedim mi? ne kadar yüzsüzsün, yok kaşarsın yok istemiyor seni işte adam falan. Önce dondum kaldım bu ne diyor diye, sonra anladım mesaj yüzünden. Oysa cidden iş amaçlı yazmıştım da bu gözü dönmüş teyzeye gel de anlat. Hayatının son deminde bulduğu çükü kaybetme korkusuyla saldıryor bana. Etraftakiler de merakla izliyorlar ne olacak diye. Laf anlatayım dedim ama ne mümkün neredeyse dövecek beni. Baktım bu karı susmayacak benim de deli yanımı bilirsiniz ne zaman ne yapacağım belli olmaz, hele ki sinirlendiysem. Masamda çayım vardı, yeni de doldurmuştum, aldım kupayı bunun suratına boca ettim. Yanınca sustu tık diye, ofistekiler de o zaman aa yapmayın bilmem ne diye araya girdiler. Bu başladı ağlamaya ama tek kelime edemiyor. Koluna girdi iki kadın lavaboya götürdü ben de aldım çantamı, montumu çıktım geldim. Avukatımı aradım hemen tabii, ağır tahrik ve hakaret olduğundan çok başımız ağrımaz dedi. İki hafta önce oldu bu olay ama ne suç duyurusu, ne telefon, ne mesaj hiçbir şey gelmedi. Ben de haşlama mature olayı ile bu işten de kıvırcık mature ben üçgeninden de kurtulduğumu düşünüyorum. Ah Kıvırcık biraz adam olsaydın da sevgili olsaydık bari, saçma sapan şeyler yaşadım senin yüzünden.

21 Nisan 2018 Cumartesi

Kıvırcığa Mesaj Gönderdim

 Evet yaptım! Neden diye sormayın, ben de bilmiyorum. Evim tadilatta, parkeler, seramikler, birkaç şey daha değişiyor; bunlarla uğraşırken bunaldığım bir anda yazıverdim işte "neler çekiyorsun?" diye.

Ne bir merhaba ne de nasılsınsız, pat diye giriverdim konuya. Bu sorumda sadece işiyle ilgili bir detay da sormuyordum üstelik ve bu da çok belliydi. Çektikleri dizi doğru düzgün yayınlanamadan, bitti. İyi ki yazar kadrosuna girmemişim, bu Mature karısı bilmeden bana baya iyilik etti. Kast ettiğim iş bitti, başka iş aldın mı? Çekim yapıyor musun? anlamı da taşıyordu, sen bu Matureden neler çekiyorsun da...

Hemen cevap geldi: "merhaba, hayır yok şu an bir şey çekmiyorum, sen kime yazıyorsun?"
Akıllı adamdı vesselam, o da bana hem iş yapıyor musun diye soruyor hem de kiminlesin, kimlere takılıyorsun diye imada bulunuyordu. "bir dergide editörlük yapıyorum." yazdım, hemen cevap geldi "öyle mi hangisinde?" "... dergisinde" Bu arada instagramda yazışıyoruz, yazıyor ibaresini gördüm ama sonra durdu, kısa bir şok geçirdi herhalde malum mature de aynı dergideydi ve elbette Kıvırcığa beni işe aldığını söylememişti. " Ama o dergide benim hatun çalışıyor, nasıl olur?" yazdı. "Evet biliyorum mature hanım, beni işe o aldı zaten." Yine bir sessizlik, yazdı yazdı, sildi; sonunda mesajı geldi. "Neden böyle bir şey yaptı?" "Sen dürüst olacağım diye bizden bahsetmişsin, kadın da kendini güvene almak için beni göz hapsine aldı. Bir de işe bir adam aldı sırf beni ayartsın da sana sarmayayım diye :)" Kıvırcık şok üstüne şok yaşıyordu, hiçbir şeyden haberi yoktu ve gidip matureye öğrendiğini söyleyecek büzük de yoktu. Söylerse benimle yazıştığı ortaya çıkardı ve mature onu kesin öldürürdü. "Ne zamandır oradasın?" "Senin dizi işin başladığından beri." "Peki mature ile sorun yaşadınız mı? sana soru sordu mu?" "kadınsal sorunlar yaşadık tabii ama artık soru sormayı bıraktı, kafasında bitirdi bizim yaşadığımız şeyi."Neymiş ki bizim yaşadığımız?" "Duygusuz seks" "Öyle miydi sence?" Ben evet öyleydi desem kabul edecek, hayır değildi desem susacak çünkü adamda karakter de yok, cesaret de.
"Hayır o kadar basit değidi" yazdım ve elbette görüldü ama cevap yok.

Zaten değildi tabii diye başlayacak bir cümle kuracak t ile başlayıp k ile biten ikili organ onda yok. Mature onu kapının önüne koyar mı, neden böyle bir şey yaptı, sonraki hamlesi ne olacak? şimdi onun derdinde kıvranıp duruyor ama bir türlü soramıyordur da. Bakalım  Pazartesi beni neler bekliyor ofiste.

29 Mart 2018 Perşembe

Bahar Tehlikelidir

 Ofiste neler olduğunu merak ettiğinizi biliyorum. Benim Mature'nin jigoloyla beraber olduğunu yaymamın sonucu, ofiste derin bir sessizlik hakim oldu. Kimse ona eskisi gibi mıç mıç değildi. İşte size toplusal algının etkisi, bu kadını yalayanlar bile birden ondan iğrenmeye başladı. Mature de durumu bir türlü kavrayamadı. Ben de ikinci dolgun maaşımı da aldıktan sonra artık istifa etmeye karar verdim. Başka bir iş teklifi aldım, ayrıca sıkılmaya da başladım ama en büyük etken Mature'nin kendisiyle ilgili gerçeği yaydığımı öğrendikten sonra bana olan saldırısından kaçma isteğim. Korktuğumdan da değil, beni bilirsiniz sağlam çirkefimdir ama şu sıra gerilim kaldıracak modda değilim. Gelemeyen bahar fena belimi büktü, saç diplerim bile yorgun.

İstifa dilekçemi hazırladım. Son yazımı yazdım, işime de sağdığımdır, bilirsiniz. Bunun kapısını çaldım, içeri daldım. Dalmamla karşımda Jean'ı gördüm hani Jean Reno'ya benzeyen, Mature'nin bana ayarlamaya karar verdiği adam.  Mature telefonda olduğundan beklemeye başladım. İçimdeki kaltak başladı bıt bıt ötmeye.

-Verme istifanı, verme!
-Ama neden?
-Çünkü vermeni istemiyorum, kal da bu adama ver.
-Yine tüm hanım efendiliğin üzerinde.
-Senden mi öğrenicem hanım efendiliği, kaçar mı bu herif sence.
-Yahu adamı Mature ayarlıyor bize, kesin bir oyun var bu işte.
-Ne oyunu olacak? Olsa ne olur alt tarafı yatacaksın, çükü mü olmayacak yani nedir?
-Çükü olmasa bile gideri var gerçi bunun.
-Hah geldin mi sözüme.
-Bunu Mature de yemiş midir sence?
-Sanmam Mature Fransız tarz bilmez, misyoner anlar anca.
Güldüm, hem de tıss şeklinde. İçimdeki sese ilk gülüşüm değildi bu, beni kalabalıkta, otobüste, hava alanında, mağazalarda çok güldürmüş, böyle deli gibi görünmeme defalarca sebep olmuştu. Bu gülüşüm Mature'nin dikkatini çekti.

-Bir şey mi oldu Marin? dedi.
-Ben şey için gelmiştim, son yazının düzeltmesi bitti, mailinize gönderdim.
-Buna mı güldün?
-Hayır.
-Neye güldün?
-Gülmedim.
-Güldünüz. Dedi Jean malum onun tarafından bir düşman.
-Hapşırıktı o.
-Hapşırık mı?
-Evet, malum bahar geliyor ya alerjim arttı, burnum sürekli kaşınıyor.
-Bahar tehlikelidir.
Dedi ve güldü Jean, Mature'nin gözü elimdeki dilekçeye takıldı.

-O ne Marin?
-Önemli bir şey değil Mature Hanım. Ben vaktinizi almayaym daha fazla.
-Madem geldin şimdi öğren, yeni yazı işleri müdürümüz, artık yazdığın her şeyi Jean'a soracaksın.
-Öyle mi, hoş geldiniz.
-Hoş bulduk Marin Hanım.

Masama döndüm, istifa dilekçemi yırttım. Çıkıp gidebilirdim de ama olmaz, içimdeki kaltağa da ruhumdaki şeytana da uymaz  bu kaçış.




16 Mart 2018 Cuma

Gülben'i Öven Yazı Yaz! (Ofise Nifak Tohumu Ektim)

 Mature kaltağıyla soğuk savaşım devam ederken bir de Gülben Ergen sempatizanı olduğunu öğrendim. Bir açılışta mı dernekte mi ne sohbet etmişler de çok güçlü kadınmış da bilmem ne. Benden nasıl olduysa yazı yazmamı istedi ama bu şahıs hakkında ve över şekilde. İsterken de "sen yazmaya meraklısın ya, sana konu veriyorum işte."dedi. Ben de konuyu öğrenince "ben bu konuda yazmam, yazarsam istediğiniz gibi bir yazı çıkmaz." dedim. "Bir konuda da pürüz çıkartmasan Marin." diye çıkıştı. "kusura bakmayın da siz ikinci kadın düşmanı değil misiniz? Nasıl oluyor da Gülben Ergen'e sempati duyuyorsunuz o zaman benim ne suçum var. Kıvırcıkla yatmam önemli olmamalı bakın ben de çok çalışkanım." "Hep çok bilmiş laflar, o kadın öyle biri değil bir kere." Güldüm.
İçeriye başka bir çalışan geldi ve yine bizim tartıştığımızı gördü, ben de çıktım.

Masama döndüm, günlüş işlerimi yaptım, lavaboya gittiğimde yanıma odada karşılaştığım ve fazlaca dedikoducu olduğunu bildiğim hatun geldi ve

-Mature Hanım seni azarladı mı Marinciğim? Dedi memnunca gülümseyerek.
-Yoo azarlamadı bir konuda anlaşamadık sadece.
-Sana kötü davranıyor, ben olsam dayanamaz giderdim.
-Sen benim aldığım parayı alıyor olsan Matureyi her gün yalardın.
Suratı değişti, bozuldu.
-Mature Hanım çok güçlü ve iyidir sana böyle davranıyorsa vardır bir nedeni.
-Var tabii sevgilisiyle yattım gerçi sevgilisi değil, jigolosu. Paran varsa seninle bile yatar.
-Neeeeee Kıvırcık Bey jigolo mu?
-Günaydın adam bağırıyor ben jigoloyum diye. Mature evinde bakıyor ona, o da arada benim gibi genç kadınlarla kaçamak yapıyor. İnan bilmiyordum adam sandım ben de ama haklısın Mature çok iyi kadın yoksa kim bakar bir jigoloyu bunca zaman evinde.

Nifak tohumunu ektim, döndüm, gittim.  Masamda saat 16.00 olsun da s.ktir olup gideyim şu aptal ofisten diye düşünürken Mature malı geldi yanıma.
-Söyle bakalım derdin ne Gülben'le?
-Derdim falan yok ne derdim olacak, sevmek zorunda değilim sadece.
-Var bişey var, söyle.
-Peki, bir iş görüşmesine gitmiştim. Şişmanca bir kanal patronu bana ahlaksız teklifte bulundu, ben de kabul etmedim ve kızdım. Kurduğu cümledeki detayları vermeyeceğim ama ben adı geçen kadını bile... sen kim oluyorsun dedi. Ben de Marin E.E.'yim, senin sülaleni satın alır ben s.kerim dedim ve çıktım.
-Adamın doğru söylediğini nereden biliyorsun?
-Söylemediğini nereden bileceğim?
-Kimseyi yargılamaya hakkın yok hele de senin gibi...
-Öf ne benim gibi? Şu anda Kıvırcık kimbilir hangi kıza kur yapıyor hatta yatıyordur. Sanki tek ben varım da seni aldattığı, git onlara düşmanlık yap biraz da.
-Seni takip ediyor hala, başka kimse yok böyle takip ettiği.
-Yatakta iyiyimdir unutamaması normal.
-Gülben'le ilgili yazıyı sen yazacaksın. Terbiyesiz ve ahlaksızsın bildiğin avamsın.
-Avam bir kadına başka avamı yazması için geldin. Avam ne biliyor musun acaba?
-Yarım saatin var!
Masamdan ayrıldı, ben de yazıyı istediği gibi yazdım, çok güçlü, çok çalışkan, iyi anne, haksızlığa uğrayan başarılı sanatçı... Yazarken de çoğu yazan yerin bu şekilde yazdırıldığını anladım.
 Bir ısı dalgası gibi Mature'nin jigolo ile beraber olduğu yayıldı ve bütün ofis öğrendi. Ona bakışları, fısıltıları hatta saygıları bile değişti. O da bunu fark etti, ne olduğunu henüz anlamadı ama anlaması uzun sürmez.

12 Mart 2018 Pazartesi

Limonun Faydaları: Acil Durumlarda Popoya Sok

 8 Mart, bence kadınların dayanışma günü de olmalıdır. Ben bu 8 Mart'a çalışarak, emekçi bir kadın olarak girmekten çok gururluyum. Günün anlamına uygun oldu ama dediğim gibi kadın dayanışması da olmalı bugün. Benim çalıştığım ofiste Mature varken ne yazık ki bu mümkün değil. Özellikle de arkadaş ediniyor olmamdan o kadar rahatsız olmuş ki ofistekilere, çalışmadığım Salı günü, sadece haftanın belli günleri çalışıyor olmam, daha geç gelip erken çıkmam yeterince gözlerine batmıyormuş gibi aldığım maaşı da söylemiş. Çarşamba, tüm güler yüzümle ofise girdiğimde bana bakan nefret dolu gözleri görür görmez bir şeylerin ters gittiğini anladım. Çalışmaya başladım, yine sağdan soldan imalar,  laf çarpmalar falan en sinir olduğum şeydir. Kahve alırken mutfakta sevişgen böceklerden dişi olanı yakaladım, bunları ipleri elimde bana tavır alamazlar, sıkar malum. "Ne derdi var bunların, Mature bir şey mi dedi?" O bile bana tabırlı da, elimde büyük koz olduğundan gıkını çıkartamıyor. "Şey Mature Hanım bize aldığın maaşı ve gelmek için şartlarını söyledi. Diğer çalışanlar da onun ne ayrıcalığı var diye kızdılar." "Anladım, sağol." Bana bakmaya devam ediyor hala, cevap bekliyor. "Neden sen o kadar çok para alıyorsun gerçekten?"
"Benimki altın kaplama da ondan ayrıcalığım var. Seninkini gördüm x beyle sevişirken mesela, seninki değil." Zaten sinirlenmişim, bir de hesap soruyor, benim elimdeki kozu hiçe sayıp. Ben de böyle hatırlatırım işte. Masama döndüğümde çok sinirliydim, kuyruğum havada Mature'ya nasıl soksam diye düşünüyordum. Kimse benimle, konuşmuyor, yine ilk gün moduna geri dönülmüş, sonra dedim ki içimden aman konuşmazlarsa konuşmasınlar. Zaten şurada kaç ay daha çalışacağım ki, olmadı başka iş bulurum.

Mature bir de utanmadan, öğlen arasında 8 Mart konuşması yapıp, sadece kadınlara kağıtta çikolatalı kek dağıttı. Ben yemedim çünkü bunlar tansiyonumu yükseltiyor, ondan sonra saçma bir baş ağrısıyla dolaşıyorum etrafta. Hazır tansiyon konu iken, düzeltmesini yaptığım yazı da "Limonlu Suyun Faydaları" idi. Ben de düzeltirken fark ettim ki, yüksek tansiyona değinilmemiş. Küçük bir ekleme yapmakta zarar olmaz, hatta fayda olur okurlar için diye düşünerek, sabah içilen ılık limonlu suyun, diğer faydaları yanında yüksek tansiyonu da düşürdüğünü yazdım, yani yazıya ekledim. Tüm yazılar önce Mature'nin kontrolünden geçiyor, bu da nasıl fark ettiyse benim eklediğim cümleyi fark etmiş beni yanına çağırdı.

-Marin, yazıya ekleme yapmışsın, senin görevin yazmak değil , düzeltmek; unuttun herhalde.
-Unutmadım Mature Hanım, unutulan bir maddeyi ekledim sadece.
-Senin işin bu değil ayrıca sen doktor da değilsin. Tansiyonu ne indirir bilemezsin ya yanlış bilgi verdiysen.
-Limonlu su tansiyonu indirir, sürekli stress altında olmak da çıkartır biliyorum, inanın.
Ensemden yine bir ağrı yükselmeye başladı, tansiyonum çıkıyorum diyordu.
-Sadece limonu içmek mi indiriyor tansiyonu? Doktor Marin E...( Bir de dalga geçer gibi güldü)
-Hayır, popoya da sokulabilir çok acil durumlarda.
-Bu ne terbiyesizlik, nasıl bir uslup ama şaşırmamak lazım, seninle nasıl tanıştığımız düşünülürse.
-Kıvırcıkla ateşli sevişmelerim sonucu tanıştık doğru.
-Çık dışarı hemen!
-İsterseniz ofisi de terk edebilirim. İlk ay maaşımı da aldım, rahatça kovabilirsiniz beni, ben de dizi setindeki işime başlayabilirim.
-Çık dışarı dedim!

Çıktım, bu güne kadın dayanışmasıyla dolu geçireceğimi, hatta Mature'yle bile sonunda arkadaş olabileceğimi umarak girmiştim ama görüyorum ki bu imkansız. Bu ofiste arkadaşım olması da imkansız. Kovulmamı ya da Mature'nin beni azarlamasını bekleyen kadınlarla dolu etrafım. İşin kötüsü de takı yapan bir arkadaşım bana boncuk kolye verdi, onbeş tane, ben de bunları ofisteki kadınlara hediye ederim diye getirmiştim, çantam boncuk kolye doluydu. Boncuk dediğime bakmayın, hepsi çok şık şeyler. Bunların hangi birine vereyim, hangisi hak ediyor ki? Kırmızı olanı da Mature'ye ayırmıştım ama gel de ver bu kavganın üzerine. Elimde çantam, içeri girip, boşver Kıvırcığı zaten adam değil, kavga etmeyelim artık, bak bugün kadınlar günü, kadın dayanışması önemli diyerek vermeyi düşündüm ama anlayacağını ya da yumuşayacağını sanmıyordum. Ben de çantamdan poşeti çıkarttım ve kapısına asıp, çıktım.

Perşembe çalışmıyorum malum, Cuma ofise gittiğimde bütün kadınların boyunlarında benim kolyeler vardı. Bir an için teşekkür bekledim ve yüzümde memnun bir gülümseme belirdi. Baktım Mature de kolyesini takmış, hem de kırmızı olanı, nasıl da biliyorum malımı ama. Kadın çalışanlardan birine "kolyeleri beğendiniz mi?" dedim. "Evet, beğendik tabii, Mature Hanım çok zevkli ve düşüncelidir." Dedi. Kolyeleri Mature hediye etti sanıyorlardı. Kadının hakimiyetini ellerimle güçlendirdim, iyi mi?

8 Şubat 2018 Perşembe

Düşmanın Karşında Değil Yatağında

 Pazartesi, yani Mature'nin döndüğü gün aptal gibi işe geç kaldım. Zaten pek erken gittiğim söylenemez de geçen hafta sonu Minel ve çarşaflılarla uğraştığım için pazar yorgun düştüm ve uyuyakalmışım. O konuya değineyim önce; bu beşli kara çarşaf çetesi geldi taktığımız tüm takıları geri ver! diye kızın başına üşüştü, malumunuz ben Minel ve Taha malını ayırmak için barda birini bulmuştum da o da kızın altınlarını çalmıştı, o adam yakalanamadığı için altınların bazıları eksikti. Çalındı dediysek de bu çarşaf ekibine inandıramadık. En sonunda bağrışmalar başladı, polise gideriz dediler ben de giderseniz gidin dedim. Nuri geldi, o benden de çirkeftir istediğinde, "bu kadınlar bizi soymaya çalışıyor, yetişin komşular!" diye bir bağırdı, bunlar toplanıp kaçıştı. Umarım onları son görüşümüzdür.

Neyse ofise geldiğimde Mature odasındaydı. Benim yalaklarım sevişgen çiftten erkek olanı hemen çayımı getirdi, kadın da poğaçamı; ben de kibarca teşekkür ettim. Radarları sonuna kadar açık olan Mature Teyze bunu hemen fark etti, masamdaki telefon çaldı, beni odasına çağırdı. İçeri girdim, yüzü gülmeliydi, seks yapmıştı ama nedense kayifsizdi.

-Geç kaldın.
-Evet uyanamadım kusura bakmayın.
-Zaten geç saatte gelmene tamam dedim, daha da geç gelirsen ofistekilerin seni linç etmelerini engelleyemem.
-Öyle bir şey olacağını sanmıyorum, gayet iyi anlaşıyoruz.
-Öyle mi?
-Evet.
(Bunu duyduğuna hiç sevinmediği, buruşuk yüz ifadesinden hemen okundu.)
-Kıvırcığın sana selamı var.
-Aleyküm selam.
-Çekimleri gayet iyi gidiyor, çok memnunlar. Ayşegül denilen kız da hiç de önüne gelenle yatan yollu tiplerden değil.
(Bu taş banaydı)
-Sizin adınıza sevindim.
-Neden ikinci gidişinin kendi isteğinle olduğunu söylemedin? Bana sadece bir kez oldu demiştin, sonra onu görmeye tekrar gitmişsin.
-Evet gittim de sadece benim isteğimle değildi, o da çok ısrar etmişti ve o zaman ben de istiyordum onu.
-Bana senin çok ısrar ettiğini hatta ağladığını söyedi.
-Yalan söylemiş.
-Israr etmedin yani.
-Etmiş olabilirim çünkü hırs yapmıştım ama ağlamadım, ben ağlamam.
-İkinizden biri fena halde yalan söylüyor bana.
-Aramızda sizden en çok çıkarı olan kim onu düşünün, yalan söyleyeni de bulursunuz.
-Seni şu dakka kovabilirim biliyorsun değil mi?
-Ben de aynı dakka içinde x beyi arar kendimi o diziye aldırır, hafta sonu gelmeden Kıvırcığın yanına gitmiş olurum.
-Çık dişarı!
Çıkarken yüzümde koca bir gülümseme vardı, ilk raundu kazanmıştım.

Öğlen arasında malum yemek yeme odasında, diğer böcekleri etrafına topladı ve neşeli neşeli Kıvırcıkla gittikleri yerleri anlattı. Ay beni şöyle özlemiş, görünce böyle sevindi, yok efendim bana ne hediyeler aldı. Yalan, bu kıvırcığa almıştır, kıvırcıkda hediye alacak göz mü var. Onunlayken allem etti kallem etti, otel parasının bir gecesini bana ödetti, adam alışmış kadın parası yemeye, duramaz.

Dişi sevişgen böcek, yanıma geldi; tamamen bana yalakalıktan benimle ilgilendi, onun erkek olanı da geldi. Bunlar benimle konuşunca diğerleri de demek ki Marin zararlı değilmiş diye etrafıma doluştular. Baya sossyalleşmeye ve arkadaş edinmeye başladım. Mature Teyze de bizi kesiyor, anlamıyor tabii bu durumu bir haftada ben bunları nasıl kazanmayı başardım düşünüyor.
Bir ara yanıma yaklaştı.

-Ekiple kaynaşmışsın nasıl oldu bu?
-Seks sayesinde.
-Ne onlarla da mı yattın?
-Hayır, o kadar zevksiz değilim ama gerçekten olayın içinde seks var.
Güldüm, o da sinirlendi.
-İşin gücün fitnelik, tam şeytansın sen.
-Kıvırcık bana ne demişti biliyor musun? sana güvensem bugün ayrılırım Mature'den, hatta benden önce de ayrılırsanız gideceği iki kişiyi kafasında belirlemiş.
-Kimmiş onlar?
-Sordum ama söylemedi. İşten mi dedim değil dedi. Kesin onlar da parası yenilecek emekli çağında hatunlardır.
-Sana niyetlendiğine göre sen de bu gruptansın.
-Komik olmuyor musunuz? Benim genç olduğum ortada, ayrıca ben hangi yaşta olursam olayım erkeklere para yedirmem.
-Kıvırcık paramı yemiyor! Neden inanmıyorsun?
-Yahu bana bile para ödettirdi pislik, neymiş yanında nakit yokmuş, otel parasını ben ödedim hatta gezerken bir sweatshirt beğendi de olta attı bana alayım diye almadım. Karaktersizin teki o, ne zaman anlayacaksın acaba düşmanın karşında değil yatağında!

Bunu duyunca geri çekildi, zaten sessizce ve ona iyice yaklaşarak söylemiştim kimse duymadı. Gözleri hafifçe doldu, doğru söylediğimi biliyordu. İşin ilginci onun için üzülmeye başlamıştım.
Telefonum çaldı, bir adam sesi: "Marin Hanım, sizine acil konuşmalıyız." dedi
"Kimsiniz?"
"Taha'nın bir yakınıyım, nişandan hatırlarsınız Rahmet."
"Hatırlamıyorum konu nedir?"
"Çok mühim ama yüz yüze konuşalım."
"Tamam 17.30 da... kafe ye gelin konuşalım"
"Tamam, teşekkürler."
Kesin Minel meselesi yüzünden biriyle daha dalaşıcam, olsun ben alışkınım dalaşmalara.
 

27 Ocak 2018 Cumartesi

Kadın Tek Orgazmla Yetinmiyor

 Cuma gününü sakin geçirip, hafta sonu dinlenme niyetindeydim. Son günlerde havadan mıdır bilmiyorum sırtım ve belim çok ağrıyor, masada çalıştığım için de boyun ağrısı zaten müdavimim, tek derdim; sıcak kahvem elimde, battaniye altında, sardığım diziyi izlemek ya da kucağımda kedim, kitabımı okuyarak dinlenmek. İş yerinde Mature'ye fazla yaklaşmamaya çalışıyorum ama ne mümkün, özellikle de Cuma'yı sakin geçirme isteğindeyim malum çarşamba çok çemkirdim, çalışanlar bile bana deliymişim gibi bakıp, uzak duruyorlar. Ofise yemek gelmeye başladı bir yemek şirketiyle anlaşmışlar, ben yazımı bitirip mutfak olduğuna karar verilen odaya gidinceye kadar çukur tabak kalmamış, zaten içeceğim bir çorba onu da geniş tabağa koyup, bir köşeye oturdum. Ne ben kimseyle konuşuyorum ne de kimse benimle, bildiğin kimsesizim iş yerinde. Mature teyze, içeri girdi ve başka yer yokmuş gibi tam karşıma oturdu. Kavga edecek, laf sokacak, sokulanları çıkartacak gram halim yok, sırt ağrım beni öldürüyor. Göz teması kurmak istemiyorum ama kadın da tam karşımda oturuyor, istemesem de bakışlarım tipini sevdiğim sıfatıyla buluştu.

-Afiyet olsun. Diyor soğuk ve tehditkar bir sesle yukarıdan konuşur bir halde. Sanırsın ben aç kaldım da buraya aldı, sevabına karnımı doyuruyor.
-Teşekkür ederim.
-Sadece çorba mı içeceksin?
-Evet.
-Neden, rejim falan mı?
-Hayır, et yemiyorum ben.
-Ah vejeteryan menüsü yok anlaştığımız şirketin, yazık.
-Vejeteryan da değilim de son zamanlarda et yiyemiyorum, midem kalkıyor.
-Ne yapalım çorbayla yetineceksin o zaman.
-Yeterli benim için.
-Azla da yetinirim diyorsun yani.
-Aynen.
Kısa kessin, kendince mastürbasyonunu yapsın da başımsan s.ktir olup gitsin diye alttan almaya çalışıyorum, yine Kıvırcık terslemiş bunu bana saracak belli.
-Geçen gün bir şey dedin, Kıvırcığın yanındakilere dikkat et falan, kast ettiğin özel biri var mı?
-Onlar gece gündüz beraberler malum, kaldıkları yer de aynı ister istemez fazla samimi oluyorlar ama belli biri yok.
-Sen kimi kıskanmıştın?
-Ayşegül diye bir kızı.
-Neden buna sebep olacak bir şey mi gördün?
-Fazla samimi geldiler bana ama sadece arkadaştırlar herhalde.
-Nereden biliyorsun belki de Kıvırcık seni de aldatmıştır.
Kadın tek orgazmla yetinmiyor ille üst üste boşalacak. Allah Kıvırcığın yardımcısı olsun, yalnız kaldıklarında üzerinden inmiyordur bu.
-Aldatması için sevgili olmamız gerekir, biz hiçbir şey olamadık. Saçma sapan bir hevesti işte, aynı şehirde iki yalnızın çarpışmasıydı diyelim.
-Siz yazarlar hep kitap gibi konuşursunuz ama içinizi açınca nedense hep boştur.
-Çok doğru.
Sakin duruşum ve bir türlü sinirlenmemem onu da şaşırttı. Odada neredeyse kimse kalmamıştı yani kimseden çekindiğim için de değildi sakinliğim, etrafına bakarken bunu düşündüğünden emindim.
-Peki bu kadar anlamsızsa yaşadığınız neden ikinci kez gidip onunla oldun?
-Hırs yaptım ve seni kıskandım, çok bağlıydı sana, üzümlü kurabiyem diyordu, bana saçma ve itici gelse de bu sözü bile kıskandım.
-Jigolo ya malum ondan bana bağlıdır.
-Belki de sevdiği için bağlıdır ben kızdığım ve kıskandığım için jigolo olduğunu düşünmek istemişimdir. Kadın parası yiyen bir tavrı var o ayrı ama bu zamanda çoğu erkek öyle zaten.
Bir türlü istediği kıvama gelmemem çok şaşırtıyordu onu, görüyordum.
-Peki sence şu Ayşegüle'e dikkat etmeli miyim?
Çorbamdan son yudumu zorla aldım, malum düz tabakta içiyorum zorlanmam kaçınılmaz.
-Evet, ne olur ne olmaz.
-Tamam, bu arada çorba derin tabakta içilir.
Dedi, kalktı ve gitti. Ben de buna verecek çok cevap vardı. Hatta o tabağı alıp malum yeri ile ne yapacağını da söylerdim, sanki çukur tabak kaldı da ben içmedim ama inanın çemkirecek zerre halim yoktu. İyidir bazen sakinlik, ilerideki savaşlar için güç toplamak ve düşmanı yalancı zaferlerle oyalamak gerekir.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Aynı Yatakta Yakalasaydım Vururdum Sizi

 İş yerinde ikinci haftamdayım, cuma da gelicem ve bu hafta da bitecek. Mature Teyze, dediğim gibi beni görmezden gelme yolunu seçti. Görmezden geliyor ama gözünün önünden de ayırmıyor. Ben ne zaman telefonumu elime alsam ya da konuşuyor olsam, o da telefonuna atlayıp birini arıyor ve biliyorum ki bu Kıvırcık. Adamı da iş yerinde bunalttığı için genelde telefonu kapattıktan sonra suratı asılmış oluyor.  Ben de gıcıklığına biriyle konuşmasam bile konuşuyor gibi yapıyorum, gelen sıradan bir mesaja gülüyorum falan, bu iyice huylanıyor, içi içini kemiriyor. Bakın buna kadınlar arası soğuk savaş denir ki ben bunda  uzmanımdır. Sıkıyorsa gelsin, laf söylesin ya da işime son versin de görelim. Hiç istemediğim halde  dizi işini kabul eder, Kıvırcığın olduğu şehre giderim; tamam artık hiç ilgimi çekmiyor ama ateşle barut, hem de önceden yanmış iki kişinin bir araya gelmesi bence de çok tehlikeli, ayrıca o beni ne zaman görese yine ister, hayatı bu gibi yaşlı hatunlarla geçmiş gördüğü en genç vajina benimkiydi kesin.

Ofistekiler de durumun farkında, onların hangi safta olduklarını söylememe gerek yok. Zaten fazla kalıcı değilim diye bakıyorlar ki bu konuda haklılar. Bu Mature bir gün patlayacak, birbirimize giricez ve ben çekip gidicem de bakalım ne zaman. Beni sürekli izliyor, tuvalete giderken, çalışırken, biriyle konuşurken... Aklında da hep aynı soru biliyorum; onda bende olmayan ne buldu? Genç bir vucut ve daha az çalışan bir çene olabilir mi acaba? Kadın bir başlıyor konuşmaya offf en az iki buçuk saat, yazık yahu o çenene de karşındakinin beynine de. Hele öğle tatillerinde Kıvırcıkla konuşması yok mu, biliyorum o olduğunu hayatım, canım diye başlıyor konuşmaya çünkü bitmiyor arkadaş ne konuşuyorsa bitmiyor. İnsan sabahtan o saate kadar yaptığını detaylı anlatsa da bu kadar sürmez, hayat hikayesini anlatsa bu kadar sürmez, acıyorum bu Kıvırcığa aslında ama kendi seçimi.

Bugün, yani saat yarım civarı, nasıl olduysa erken döndü bu ofise. Herhalde Kıvırcık terslemiş bunu saatlerce konuşamadılar. Ben de yemeğe çıkmadım zaten dörtte bırakıp gidiyorum ya diğerlerine küfür gibi, daha çok çalışayım da iş bitsin bari dedim. Yanıma geldi, biraz konuşalım mı? dedi. hah dedim kesin işime son verecek. İşe başlamadan sözleşme imzaladık, bir aydan önce çıkartılsam bile ödememi yapmak zorunda. Odasına girdik.

-Otur lütfen Marin. Nasıl memnun musun işinden?
-Evet şimdilik bir sıkıntı yok.
-Senin yerinde kim olsa memnn olur, evden alınıp bırakılıyorsun, ondan önce gelmiyorsun dörtte çıkıyorsun.
-Eee?
-Ee mi?
-Bunu zaten işe başlamadan önce şart koştum siz de kabul ettiniz, daha ikinci haftadan rahatsız etmeye mi başladı?
-Beni değil de diğer çalışanları ediyor. Onun ne ayrıcalığı var diyorlar. Uzman falan sandık sıradan editör diyorlar.
-Bırakın bu basit laf sokma denemelerini Mature Hanım, memnun değilseniz işime son verin. Ben de geç olmadan şu dizinin ekibine katılayım, hem güney tarafı daha sıcaktır şimdi.
Bunu duyunca elbette işine gelmediğinden geri çekiliyor ama ne olmuşsa kızmış ve hıncını benden almakta kararlı.
-Biliyor musun sizi aynı yatakta yakalasaydım kesin vururdum.
Gözlerinde o güne dek görmediğim bir bakış vardı. Saklamaya çalıştığı, sakinliğin ardına gizlenmiş derin bir öfke.
-Yakalamamanız iyi olmuş o zaman.
-Ne kadar da pişkinsin.
-Of neden ben suçlu oluyorum? Neden Kıvırcığa ateş püskür müyorsunuz?
-Ona da çok kızgınım.
-Ben olmasam başkası olacaktı şimdi kiminle ne yapıyor biliyor musunuz? O sektör nasıl laçkadır nasıl vıcık vıcıktır biliyor musunuz? Ben oradayken bir başka set çalışanı ve oyuncu yüzünden kıskançlık kavgası etmiştim mesela.
-Sen benim sevgilimi sahiplendin bir de kıskanıyor musun?
-Çok yanlış yerden bakıyorsunuz olaya, düşman ben değilim, bütün kadınlar da değil, Kıvırcık.
-Onu seviyorum o da beni seviyor, boş bir anında, benden de uzakta olduğu için sana denk gelmiş sen de kolay olduğun için beraber olmuşsunuz işte.
-Tamam siz haklısınız Kıvırcık çok aşık size, jigolo da değil, sizin evde yaşaması işsizken sizden para alması hep büyük aşkın ispatı. Ben ayarttım ayrıca ki gerçekten sonrasında pişman oldu, sizden korkusuna mı artık bilemem de inanın oldu, ben de oldum. Bu konuyu kapatın ya da ben gideyim buradan.
-O zaman o işe girersin ve ben buna dayanamam. ( bağırdı)
-Bağırma lan bana! ( Ben de bağırdım kızınca nasıl çirkefleştiğimi bilmiyordu tabii)  Kıçının kılları ağırmış hala genç sevgili peşindesin, yok beni neden aldattı, yok sen ayarttın. Oh iyi yaptım hem biliyor musun bana oral seks de yaptı sana yapıyor mu? Hiç sanmıyorum. Ayrıca buradan giderken de öyle sessiz gitmem, Kıvırcıkla aramda olanları sadece şu Serpil denilen karıya söylesem yeter o herkese yayar zaten.
Gözleri kocaman açılmış öylece kalakaldı. Birden bu çıkışı beklemiyordu tabii.
-Tamam sakin ol sus lütfen asıl sen bağırma, Kıvırcıkla tartıştık da ondan gerginim.
-Bana ne, ben hep gerginim. Bu konuyu aşamayacak ve her Kıvırcığa kızdığında bana çemkireceksen ben bin katı çemkiririm beni tanımıyorsun ve inan o yüzümü görmeyi hiç istemezsin.
-Tahmin ediyorum seviyen belli.
-Bak hala laf sokma derdindesin senin seviyen ne acaba jigolo düşkünü teyze.
-Tamam, sus.
Ağlamaya başladı, bunu beklemiyordum; ne olursa olsun bir hemcinsimi ağlatmak da istemezdim aslında.
-Ben gidiyorum, bir aylık ödememi banka hesabıma geçmeyi unutma.
-Dur ayrılma işten, lütfen.
-Of tamam diziye başlamak gibi bir niyetim yok merak etme, aptal Kıvırcığın da dünyada tek kalsa yine onuna olmam, zaten pek de iyi değildi ve bence şeyi de küçük.
Bunu duyunca gülmeye başladı, kadının cidden sigortalar yanmış. Kıvırcığa o kadar kızgın ki bu duyduğu hoşuna gitti, anladım.
-Haklısın, biraz küçük.
Ben de güldüm.
-Bir ayı tamamla lütfen, sonra ne yapacağımıza bakarız.
Başımı onaylar şekilde salladım ve hiçbir şey olmamış gibi masama döndüm. Etraftakiler merakla bana bakıyordu belli ki bağrışmaları duymuşlardı ama konuyu anladıklarını sanmıyorum. Yerimde olsanız belki de çoktan giderdiniz bu iş yerinden ama yerimde değilsiniz bu yüzden de böyle soğuk savaşlardan, gergin ortamlardan nasıl keyif aldığımı bilmiyorsunuz. Normal değilim, zaten hiç aksini söylemedim ki.

11 Ocak 2018 Perşembe

Malpaso'nun Malı Benim

 Madem içinde olduğum bir üçgen var ki ben buna asla aşk üçgeni demiyorum adı mal üçgeni olsun, size olayı baştan anlatayım da nasıl bu hale geldik öğrenin.

Bir iş için güneyde bir şehire gitmiştim. Çekimleri süren bir reklam işi, ben de metin yazıyorum, düzenliyorum vs. daha önceden de tanıdığım, arada selamlaştığım, güler yüzlü tipi de fena olmayan bir görüntü yönetmeni var hadi adı Kıvırcık olsun, adını yazdığım an anlaşılır kim olduğu bunu okuyup, beni tanıyanlar trafından bu yüzden nick kullanıyorum. Bu benim dibimen ayrılmıyor, diğerleri de işlerinde ben sıkılmaya başladım bir de yabancı şehir, boş otel odası ikileminden hiç hoşlanmam. Odama geldim, yemek yemek için dışarı çıkıcam mesaj geldi bundan, ben de yemek yemeye çıkıcam dedim, bekle geliyorum dedi. En azından sıkılmam bari, yemekten sonra da biraz gezeriz diye düşündüm, inanın içimde zerre başka bir niyet yok. Oyunculardan biri de bana fena halde asılıyor ve şansa bakın aynı oteldeyiz; aman ona rastlamayayım diye bir sıkıntı içerisindeyim. Buluştuk, yemek yedik, sonra bir bara gittik birer bira içtik, sohbet muhabbet derken baya da sıcak geldi bu bana ben ona. Odaya beraber geldik, hava da nasıl soğuk ben donmuşum, sarıldık yattık tabii seviştik de. Seks ehhhhdi oral yapmadı ben de bundan hiç hoşlanmam ama neyse en azından yalnız geçmedi aptal otel odası gecem. Ertesi gün oldu, sabah yine hızlı bir posta sonrası, kahvaltıya gittik ve beni toplantıya çağırdılar. Yakınlarda bir avm vardı biraz orada gezeyim dedim toplantı saatine kadar, o da oraya kadar bana eşlik edecek ama ne mümkün. Bunun telefonu çaldı bir başladı konuşmaya abartısız bir saat konuştu, daha doğrusu dinledi; konuşan karşı taraf yani beni işe alan teyze idi, malum kadınlar yaşlandıkça çenelerine vurur ya, insan sevgilisi ile ne konuşur bir buçuk saat arkadaş, dün ne yaptığını detaylıca anlatsa bu kadar olmaz. Bu arada Kıvırcığın günahını almayaym bana hayatında iki yıldır biri olduğunu söyledi yemekte. Hatta biriyle yaşıyorum dedi ben de erkek mi dedim şaşırdı. Ben önce ev arkadaşı var sandım ne bileyim öyle mi denir. Hayır beraber olduğum biri var dedi, iyi dedim. Kendince dürüst davrandı, sanki aldıracağımı düşünerek ben gerçekten onunla bir şeyler yaşamayı düşünmemiştim ki. Baktım ki bu telefon konuşması bitmeyecek ve benim toplantı saatim yaklaşıyor ben gidiyorum işareti yaptım, el salladı ve ben toplantıya gittim. Buraya kadar sıkıntı yok. Toplantıda biri bana "Otelde çapkınlık yapmışsın." deyip gülene kadar da sıkıntı yoktu. Bunu duyunca ben şok oldum tabii hemen herkese yaymış mıydı bu adam? "Yoo ne çapkınlığı kim ben mi?" şeklinde gevelerken bunlar gülmeye başladı, meğer bana asılan oyuncunun da orada kaldığını bildiklerinden dalga geçmişler. Bunu duyunca rahatladım ve Kıvırcığı arayıp garip tesadüften, nasıl korktuğumdan bahsettim o da güldü ama sesi durgundu. Sonra ben başka arkadaşlarımla gün boyu gezdim falan arada buna mesaj da attım bana çalışıyorum dedi. Mesafeli ve durgundu çok umursamadım. Akşam odama dönene kadar da Kıvırcık akıma gelmedi ama dedim ya hem o yapışkan oyuncunun oteldeki varlığı (saçma şeyler bahane edip kapımı çalıyordu) hem de otel odasında yalnız olma takıntım yüzünden ben kıvırcığı yine çağırdım, yarın erken kalkıcam gelemem dedi. E peki.

Ertesi gün oldu, firma sahibi reklamda bazı değişiklikler istemiş ben alele acele onu yetiştirmekle uğraşıyorum asistanımla, Kıvırcık da orada ama bana  pek bakmıyor ve diğer arkadaşlarıyla konuşmasında dün çalışmadığını işini erken bitirip gezdiğini öğrendim, oysa bana çalışıcam demişti, bu sabah da erkenden falan işi yoktu benden sonra geldi hatta. Ben bir bozuldum tabii bu tür dürüstlük budalası adamlardaki aman ben ne yaptım modunu bildiğimden herhalde pişman oldu dedim içimden ama şu güne kadar kimse bana böyle davranmamıştı. Sen kim köpeksin de benimle olup ertesi gün yüzüme bakmıyorsun? Benimle benimle Madam Marinle!

Ben hırs yapmaya başladım, iş de uzadı bir türlü İstanbul'a dönemedim Bu yüzüme bakmıyor daha doğrusu bakıyor ama kaçak bakıyor, biliyorum içi gidiyor ama yanıma yaklaşmıyor. Bir iki mesaj attım saçma sapan iconlu cevaplar veriyor, başından savıyor. Ben bir kızdım adam gibi konuş yoksa yattığımızı söylerim herkese diye. Bu da korkağın teki hemen başladı dökülmeye. Neymiş karısına yaptığından pişman olmuş, o gece hiç uyuyamamış da falan. Karın mı! ben ona karım derim, evli gibi bir şeyiz biz. Keşke şartlar farklı olsaydı o zaman çok güzel olurdu seninle. dedi bir de. Benim bir huyum var ki bu çoğu kadında vardır, vahşi köpek gibiyimdir kaçarsan kovalarım. Yanımdan usul usul ayrılacaksın. Bu biildiğin beni görünce topukladı ben de kovalamaya başladım ve bir parça kopartmadan bırakmayacaktım. Kaçamak bakışları olmasa yine umursamayacaktım ama o bakışları da iyice tahrik etti beni.

"Yarın dönüyorum odama gel bu gece" dedim o da "Peki" yazdı. Bir cafe de beklemeye başladım o sırada çok hoş bir melodi çalmaya başladı. The Shiffers dan Malpaso, hem hevesli bir aşkı hem de hayal kırıklığını barındıran bir melodiydi bu ve tam da bana uyuyordu. Onu beklerken heyecanlanmamı sevdim, aslında ertesi gün bana yapışsaydı oral bile yapmayan bir adamla görüşmek için asla bu kadar heveslenmek şöyle dursun yüzüne bile bakmazdım ama bu hali çok heveslendirdi beni, ve orada o güzel melodi eşliğinde heyecanla onu beklerken o ne yaptı biliyor musunuz? Cafenin önünden arkadaşlarıya geçip gitti, geçerken de orada olduğumu bildiğinden bana şöyle bir bakış attı. Sonra telefonuma bir mesaj geldi "üzgünüm yapamam" ben bu adam için uçak saatimi değiştirdim o akşam bile dönebilirdim, aptal otel odasında yalnız bir gece daha geçireceğim, ne için beni eken ve umursamayan, değersiz, karaktersiz bir adam için mi? Nasıl kızdığımı tahmin edersiniz. Odaya dönerken bildiğin başımdan şimşekler çakıyordu. Resepsiyondaki adamlar bile korktu, tam da tesadüf dışarıda şimşekler çakmaya ve sağnak yağmur yağmaya başladı. Ben odaya döndüm buna döşendim de döşendim, "sen nasıl bir karaktersizsin, adam olan sözünde durur, senin için kaldım ben, korkak, karaktersiz...." uzun bir konuşma sonrasında gelmeye karar verdi, ben ne yapıyorum dedi herhalde içinden. Ben de o kadar hırslıydım ki onu becermeden dönmek istemedim. Geldi, becerdim, hırsım geçmedi ama biraz rahatladım, en azından cafede mal gibi kalan kadın değildim artık.

Ertesi gün de İstanbul'a döndüm. Sevgilisinin adını söylediğinden instagramdan baktım ve aman bu ne! Bildiğin yaşlı kadın!!! Bunu daha önce görseydim bu kadar hırs yapmazdım. Kendine baktırıyor ve onunla yaşıyordu, bu yüzden de onu kaybetmekten korkuyordu, hemen anlamıştım çünkü bu adamlarla çok karşılaştım. Oral mı? O gece oral da yaptırdım. Sonra o görüşmek için ısrar etti, ben istemedim. Kendine bakan kadın, aşk yaşayacğı genç kadın tabii bunu kim istemez değil mi? Bu arada dinlemediyseniz dinleyin mutlaka The Shiffers Malpaso, bakın oradaki mal benim.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...