Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2020 Pazartesi

Sizden Gelen Soruları Cevaplıyorum 1

 Mailime sizden sorular geliyor en çok da kadınlardan. Beni üzen ve artık cevap vermeliyim dediğim bir soru var önce onu cevaplamak istiyorum.
''Sevgilim bazen bana küfür ediyor, hakaret ediyor hatta bazen tehdit ediyor. Genelde bu durum iki içtiğinde oluyor bunun dışında çok iyi anlaşıyoruz. Olmamış gibi davranıyoruz ama tekrar oluyor, ne yapmalıyım?''

Gelelim Madam Marin'in cevabına:

Kızım sen deli misin? Öldürülünce mi vaz geçeceksin adamdan? Ne olacak alt tarafı küfür ve hakaret mi? Sonra çok özür diliyor, gönlünü mü alıyor. Bu hasta herif, kendi aşağılık kompleksini senin üzerinde tatmin ediyor. Bir gün çok içsin, çok sinirlensin, gelsin seni öldürsün ne olacak? Bu aşk mı sanıyorsun? Değil. Kaaaaaç!!! Sen düzenli olarak şiddet görüyorsun. Şiddet ille de bir yerlerinin kırıldığı, morardığı, kanadığı durumlar getirmez. Gördüğün bu şiddet senin ruhunu kemiriyor, kişiliğini bitiriyor, gururunu yok ediyor. Yahu kim ki o adam sana hakaret edebiliyor? Değil hakaret sert bir söz bile söyleyemez. Elbette kavga olur, o sana sen ona bazen ağır sözler söylersin bunu hepimiz yaşıyoruz ama bu durum farklı. Sürekli aşağılama ve hakaret, adamın kendisini tutması, en ufak kırılma anında eski haline dönmesi tehlikeli bir durum. Unutma insanlar değişmez, o da değişmeyecek. Daha kötüye gidip bir gün seni öldürebilir ama düzgün ve seni seven bir adama dönüşmeyecek yani kaaaaaaaç!!!

Geçelim başka bir soruya;
''Sevgili Marin, sevgilim beni aldatmış ve aradan iki yıl geçmiş. Evlenmeye karar verdik bana bunu itiraf etti, ben de affettim ama aklıma takıldı yine yapar mı diye. Kızın kim olduğunu da asla anlatmıyor, sormalı mıyım, konuyu kapatayım mı?

Buyurun Cevabımı:

Sevgili yavrus, konuyu kapatamamışsın ki bana yazıyorsun. Aldatan aldatır çok genel bir sözdür ama ne yazık ki doğrudur. Evet, itiraf ederek bu adamda vicdan olduğunu ve seni sevdiğini görebiliyoruz ama bu onun tekrar yapmayacağı anlamına gelmez. Eğer sana aldatılmak çok koyduysa git sen de onu aldat ama yakın arkadaşıyla aldatma klişesine girme sonra başın ağrır. Aradan iki yıl geçsin, evlenin, sen de itiraf et. Bak bakalım o affedecek mi? Kabullenmek zorunda değilsin, sana evliliği bir lutüf olarak sunmuş ve ben seni aldattım ama bak evleniyorum demiş resmen. Kiminle aldattığından çok neden aldattığı, hatta aldatmış olması önemli. Tanıdığın bir kadınla ise o kadınla da ilişkini bilmeden sürdürüyorsun, belki de bir arkadaşın. Ben derim ki hemen evlenme, kendine de bu ilişkiye de biraz zaman ver. Konuyu gerçekten içinde kapatacaksan devam et, kapatamıyorsan ve bu kanayan bir yara olarak kalıyorsa ayrıl, sakın evlenme.

Gelen soruları cevaplamaya devam edeceğim, madammarin@gmail.com soru, çekinmeyin yavruslarım.

6 Eylül 2015 Pazar

Aman Sahibem Görmesin Kızar!

 Uzun süredir tanıdığım ressam bir arkadaşımın sergisine gittim. Nişantaşı'nın sanat ve kalite kokan bir galerisinde, çok kalabalık olmasa da nezih bir topluluğun bulunduğu bir sergiydi. Yalnız gittim, oradan da başka bir arkadaşıma uğrayacaktım çünkü. Bizin ressam arkadaş ellilerini devirmiş, efendice, sessiz sakin, sanatçı nazikliği taşıyan biridir. Aynı zamanda da iflah olmaz bir köledir. Ne zamandır bana sahibem ol der durur; ben de hiç bir ilişkiyi adam akıllı yürütemiyorum, kimseyi sahiplenemem derim buna. Belki arada oyunlar oynanıp, görevler verilebilinir, o şekilde kullandığım sözde bir kölem de var aslında ama ciddi anlamda ve uzun süreli sahibe- köle ilişkisi bana göre değil neyse, gittim bunun yanına tebriklerimi sunacağım, etrafını korku dolu gözlerle süzmeye başladı.

- Ne oldu? Tedirgin görünüyorsun.
- Aman efendim sahibem de burada sizin benimle konuştuğunuzu görmesin.
- Görse ne olacak? Senin sergin değil mi bu belki bir şey sorucam ya da satın alıcam, yasak mı seninle konuşmak?
-Size olan ilgimin farkında şimdi bizi görürse kızar, çok da kıskançtır aman diyim efendim.
- Ne diye beni davet ettin o zaman be adam!

Ve yanımıza meşhur sahibe yaklaşıyor daha doğrusu köle ressamın korku dolu bakışlarından o olduğunu anlıyorum. Bu kadar korkunca ben de 1.80 boylarında, elinde kırbacıyla dolaşan, deriler içinde, sert görünümlü bir kadındır diye düşünmüştüm; gele gele 1.50 boylarında yeni yetme, cılız, üzerinde dandik bir kotla t shirt olan, kızcağızın teki geldi. Tutamadım kendimi;

- Bu mu sahiben? dedim.
Kız da o gariban halinin aksine sert görünmeye çalışarak ve cılızdan çıkan sesini de kalınlaştırma çabasıyla.
- .....Cığım bu baaayan kim? dedi.
- Ben Madam Marin'im .....cığın beni çok iyi tanır sana da kim olduğumu anlatır. Bu arada resimleri çok beğendim ama korkacaksan hak edecek birinden kork, köle olacaksan da değecek birine köle ol be canım. deyip, arkamı dönüp galeriden çıktım. Ne yapayım tutamadım kendimi. Madem bu fareden korkuyorsun neden oraya aslan çağırıyorsun? Böyle olacağı belliydi yok sahibem görmesin, yok kızar, yok kıskanır. Kırbaçlamıştır akşam bizim köle ressamı herhalde minyatür sahibesi, kırbacı kaldırabildiyse tabii.





20 Şubat 2015 Cuma

'' Her Yerini Dilimle Yalayacağım'' Başka Neyinle Yalayabilirsin Ki Salak?

 Hava şartları malum herkes eve hapis durumda, dışarısı soğuk içerisi sıcak libidolar da şaşırdı. Başa vurma fakat eyleme geçememe durumları yaşanmakta. Hadi yapalım desek nerede nasıl buluşucaz? Kimse kimseye ulaşamıyor. Uzun süredir beni gerek arayarak olsun gerek İstanbul'a geldiğinde mutlaka bir yerlerde karşıma çıkıp durarak bazen rahatsız bazen de memnun eden biri var. Memnun oluşum varlığından dolayı değil komik olduğu için beni güldürmesinden kaynaklı yoksa zerre tipim değil.

Bir de hedefleri büyük film yapacakmış, ben de ekipte olacakmışım, mutlaka beraber çok iyi işler yaparmışız. Hedef beni tenhada kıstırmak ama yıllardır vuslata eremedi garibim. Türkiye'nin doğusunda bir kentte yaşıyor. Tek hedefi benimle sevişmek ama uzaktayken kamera ya da telefon seksine de razı. Arıyor, nasılsın dedikten sonra şimdi yanında olsam neler yapardım sana biliyor musuna geçiyor anında. Ben de direk kapatıyorum telefonu. Bir süre sessizlik sonra tekrar kaldığı yerden devam ataklarına.

Dediğim gibi hava soğuk, kar kıyamet, evde hapis klavye başında çalışıyorum aradı bu. Yine nasılsın falan filandan sonra başladı yanında olsaydım, her yerini öperdim, koklardım oh moh vah ah... Ben de hadi bu sefer dinleyeyim belki hoşuma gider dedim. '' Sadece senin zevk alacağın şeyler yapardım, dilimle her yerini yalardım, oraya gelince dilimle her yerini yalayacağım, canım hoşuna gider mi?'' Yani şimdi ben ne diyeyim? yalanmak hoşuma gider de ben bu cümleden nasıl tahrik olabilirim? Ne demek dilimle yalayacağım başka neyinle yalayabilirsin ki? Dayanamayıp bunu söyleyip gülüyorum. Amca kaptırmış duymuyor bile sonra ters dönerdim ve yar...mı ağzına verirdim ters düz yalaşırdık.'' ''altmış dokuz o'' dediğimde de '' kaç?''' Diyor. Gel de yine gülme. Yok ben bu adamla telefonda seks yapacağıma kendime bir kahve yapar film izlerim. '' Biri geldi kapatıyorum.'' Deyip kapatıyorum herhalde o bir süre daha anlatmaya devam etmiştir.

12 Ocak 2015 Pazartesi

Erkekler Neden Kahküllü Saçlı Kadınları Sever?


 " Senin en çok nereni beğeniyorum biliyor musun?" dedi.
" Gözlerimi?"
" Hayır."
" Ellerimi?"
" Hayır."
" Göğüslerimi?"
" Hayır."
" Yüzümü?"
" Hayır."
" Kalçalarımı mı neremi? En popüler yerlerimi saydım zaten."
" Kahküllerini."
" Kahküllerimi mi? Ama bu bir uzuv bile değil saçımın ön kısmı sadece."
" Biliyorum ve sana çok yakışıyor.Seni ilk gördüğümde bu kadar ilgimi çekmenin sebebi bu. Gözlerine, yüzüne inanılmaz uyuyor."
Yakışıklı, varlıklı, iyi tahsil görmüş bir adam bu konuşmayı yaptığım kişi. Bir süredir görüşüyoruz. Onu nasıl etkilediğimi düşünmedim de değil açıkçası istediği kadınla olabilecek biri, meğerse kahküllerime vurulmuş uzatamayacağım demektir yazın yandık. Gerçi yaza kadar sürmez bu ilişki.
" Peki, neden kahküllerim sana bu kadar çekici geldi?"
" Küçük kızlara benzediğin için. Hem de çok yakışıyor."
Küçük kız merakı mı var bunun yoksa?
" Teşekkür ederim daha genç gösteriyor beni demek ki."
" Tam bir lolita yapıyor seni. Sana şeker vereyim mi?"
Şeker mi!
Amerika da okumuş, kaslı ve yakışıklı bu vahşi boğanın, küçük kız sevdasından pek hoşlanmasam da erkeklerin genelinde lolita ilgisi olduğunu da biliyorum. Kahkül de ondan çekici geliyor çoğuna demek ki.
Gece boyunca benimle çocukmuşum gibi konuşuyor." Sana şunu alayım mı, ister misin, küstün mü yoksa, hanimiş benim tatlım, bebeğim..."
Sevişirken de durum değişmiyor. " Hanimiş göbüşü, burdan öpsem gıdıklanır mıymış. Sevdin mi böyle yapmamı? Hadi üstüne otur da zıplatayım seni. Nasıl da ıslakmış bu tatlıcık."
Hoşuma gidiyor sıkıntı yok. Çocukça da olsa özlemişim bir erkeğin ilgisini, kalsın bu kahküller de bu adam da şimdilik.


16 Ekim 2014 Perşembe

Sevgilin Geçmişini mi Sordu Geçmiş Olsun

 Neva diye bir filme denk geldim. Ben pek yeni yapım Türk filmi izlemem ama bunun bir yerine fena takıldım. Oğlan sevgilisine soruyor, o adamla yattın mı? kız da diyor ki hayır sadece uyuduk. Neden onunla oldun? Sevilmek ve sevmek istediğimden ama bir şey olmadı.

Bu sahne beni geçmişime götürdü. Kızın ne hissettiğini kelimesi kelimesine tarif edebilirim. Birincisi bu çok çaresiz bir yalan ki doğru olsa bile adam ona inanmayacak. İkincisi kız adamı öyle seviyor ki eh sana ne geçmişimden? Senden önce ne yaşadığım seni ilgilendirmez diyemiyor. Ben de diyememiştim. Onun yaptığı gibi saçma sapan cevaplar verdim. Bir sevgilimi öğrenmişti, bu filmde de oğlan kızın eski sevgilisini öğrenip ona takıyor kafayı. Benimki de benim eskiye takmıştı. yattınız mı da yattınız mı? Hayır tavla oynadık, tabii ki yattık. İki sevgili sevişmez mi? Bu ne saçma bir mantık ve soru. O zaman biz neden sevişiyoruz. Senden sonra hayatıma girme ihtimali olan kişi de bunu mu soracak bana?

Sevgiliniz, eski defterleri karıştırmaya başladı mı ne cevap verirseniz verin, durumu toparlayamazsınız. Yalan söylesen bir dert dürüst olsan daha büyük dert. Hadi birini bıraktı, kabullendi artık sormayı kesti, hoop olmadık birinden ya da bir yerden başka birini öğrenir. Hele grup falan takılmış, hadi bir çılgınlık yapayım dünyaya kaç kere geliyorum ki dediyseniz ve bunu öğrendiyse zaten ne deseniz nafile. En iyisi kolama ilaç koymuşlar, hatırlamıyorum demek. Bu durumda ben buyum, bu da geçmişim. Deşme ben de seni deşerim ama insan aşıkken kaybetmemek için ne diyeceğini ne yapacağını bilemiyor. Rahibe olsaydım da el sürdürmeseydim diyor ki bu daha da saçma. Ona ne hakikaten geçmişimden, o zaman o yoktu ki. Gel de anlat. Kısaca sevgilin geçmişini mi sordu? Geçmiş olsun arkadaşım.

17 Ağustos 2014 Pazar

İlk Buluşmada Sevişmek Ya Da Sevişmemek

 Randevuyu ayarladı şaka maka arkadaşım, evimin yakınındaki kafe de buluşucaz. Yağmur da yağıyor şakır şakır, mırın kırın ediyorum telefonda.

" İş çıkışı gelecek çocuk sakın ekme ve ilk buluşmada sevişme!"
" Ne sevişmesi ya, ben buluşmayı zor kabul ettim. Bir kahve içer dehlerim, hiç havamda değilim."

Buluşma saatinde, kafedeyim. Nasıl tanıycam ben bu çocuğu? Telefonumu vermiş arkadaşım, gelince arayacakmış. Kapıdan her girene acaba bu mu diye mal mal bakıyorum. Onlar da bana neden bu hatun bize bakıyor diye mal mal bakıyor. Bir mallıktır gidiyor.
Arkadaşımın sakın ilk buluşmada sevişme demesi geliyor aklıma. Bir şehir efsanesidir, ilk buluşmada sevişirsen adam sana bağlanmaz, aşık olmaz ve ilişkiyi ciddiye almaz. Bence doğru değil, ilk buluşmada yattığım ve süren çok ilişkim oldu. Hemen biten ve bir daha görmeye dayanamadığım ilişkilerim de oldu. Hangisi doğru? Bu teori işliyor mu işlemiyor mu? Amaan neyse Ali kemal'le yatmaya niyetim yok zaten isme bak yaa.
Ve geliyor, telefonumu kafeye girmeden çaldırıyor, ben açtığımda ise tepemde dikiliyor. Atletik vücutlu, gözlüklü, genç ( Evet benden genç) güler yüzlü, kesinlikle sarışın olmayan bir adam. Ali Kemal, hoş bir adam ama sevgili olmak şöyle dursun bir daha buluşmayı düşünmüyorum. Havadan sudan, ordan burdan konuşuyoruz kahve içimi boyunca. Ben de yağmur daha hızlanmadan, gerçi daha ne kadar hızlanacaksa bir an önce eve dönmek istiyorum. Ve olmaması gereken bir şey oluyor. Ali Kemal gülüyor. Gülünce de yanağında içine düşüp kaybolmak istediğim bir çukur oluşuyor. İşte ben buna dayanamam. Güzel gülen, gülünce gözleri çekikleşen, bir de üzerine gamzesi beliren erkeğe...

Evet, ilk buluşmada sevişmek doğru değil aslında, arkadaşıma katılıyorum ama bu kurala uyuyor muyum? Hayır. "Bir fincan kahve daha? Ama benim evimde." diyorum...


Sevgili Olunca Ne Oluyordu? Nasıl Oluyordu? Unuttum

 "Ne güzel kadınsın neden sevgilin yok senin?" Diyor bir arkadaşım.
" Ben beceremiyorum o işleri ya, hem arızayım hem de sadakat sorunum var." Diyorum.
" Aman tatlım, hepimizin sadakat sorunu var. Sevgili yapalım sana olmaz böyle."
" İyi yapalım bakalım. Kimi yapıcaz?"
" Nasıl erkeklerden hoşlanırsın sen?"
Zor soru, şöyle bir kalıyorum. Belli bir şeklim yok sanırım. Sarışın çok sevmem ama yakışıklıysa sarı mavi yeşil ayırmam da.
" Ukala, kendini bir halt sanan adamlardan hoşlanmam. E biraz da yakışıklı olsun tabii."
" Tamam ben sana sevgili yapıcam, bekle."
" Hadi ya, nasıl olacak o?
" Seni bir arkadaşımla tanıştırıcam."
" Bu yaşta kör randevuya mı gidicem yani?"
" Asıl bu yaşta olur hem arkadaş arkadaşın... Fazla seçici olmak doğru değil, akışına bırak sevgilin olsun kızım." Diyor masadan kalkarken. Olsun bakalım, unuttum hakikaten sevgili olunca ne oluyordu nasıl oluyordu?


Yaz Kaçamağına Kaçamak Selam

 Yaz kaçamakları iyidir, hoştur, sıcaktır, seksidir. Alkolle dumanlanmış kafanın da etkisiyle, sonrası düşünülmeden, anın keyfi çıkartılır. Bende nasıl bir şans varsa, bir kaçamak yapayım dedim ve tatil dönüşü İstanbul da, en olmadık yerde, en olmadık şekilde burun buruna geldim. Yanında da bir sürü ortak arkadaş. Biz tanışıyoruz desen olmaz, tanımamış gibi yapsan arkadaş ne bu motor tavır o da olmaz. Kibarca belli belirsiz bir selamlaşma ve yüz seksen derece başka yöne dönüş. Neyse o da aynı şekilde davrandı da aa ne haber? falan demedi. Öyle yapan dal parçaları da var çünkü. Bu yaz iyi gezdim, eğlendim. Artık çalışsam mı? Sahi ben iş bulmuştum acaba beni hala alırlar mı?

Sevişme Sonrası Sarıl-ma!


 Seviştikten sonra kadınların beklentiye girdiğinden yakınan tek gecelik ya da arada takılma meraklısı erkekler sözüm size: Madem ki hatunla duygusal bir bağ kurmayacaksınız, uyurken sarılmayın, öperken koklamayın! Siz böyle yapınca, kız da aaaa beni seviyoooo diye düşünüp tribe giriyo benden söylemesi. Sarılma arkadaş işin bitince dön arkanı uyu, ya da giyin git ne sarılıyorsun, hele koklamak ne demek cık cık cık...

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...