Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
Ofis Gerginliğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ofis Gerginliğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2018 Perşembe

Düşmanın Karşında Değil Yatağında

 Pazartesi, yani Mature'nin döndüğü gün aptal gibi işe geç kaldım. Zaten pek erken gittiğim söylenemez de geçen hafta sonu Minel ve çarşaflılarla uğraştığım için pazar yorgun düştüm ve uyuyakalmışım. O konuya değineyim önce; bu beşli kara çarşaf çetesi geldi taktığımız tüm takıları geri ver! diye kızın başına üşüştü, malumunuz ben Minel ve Taha malını ayırmak için barda birini bulmuştum da o da kızın altınlarını çalmıştı, o adam yakalanamadığı için altınların bazıları eksikti. Çalındı dediysek de bu çarşaf ekibine inandıramadık. En sonunda bağrışmalar başladı, polise gideriz dediler ben de giderseniz gidin dedim. Nuri geldi, o benden de çirkeftir istediğinde, "bu kadınlar bizi soymaya çalışıyor, yetişin komşular!" diye bir bağırdı, bunlar toplanıp kaçıştı. Umarım onları son görüşümüzdür.

Neyse ofise geldiğimde Mature odasındaydı. Benim yalaklarım sevişgen çiftten erkek olanı hemen çayımı getirdi, kadın da poğaçamı; ben de kibarca teşekkür ettim. Radarları sonuna kadar açık olan Mature Teyze bunu hemen fark etti, masamdaki telefon çaldı, beni odasına çağırdı. İçeri girdim, yüzü gülmeliydi, seks yapmıştı ama nedense kayifsizdi.

-Geç kaldın.
-Evet uyanamadım kusura bakmayın.
-Zaten geç saatte gelmene tamam dedim, daha da geç gelirsen ofistekilerin seni linç etmelerini engelleyemem.
-Öyle bir şey olacağını sanmıyorum, gayet iyi anlaşıyoruz.
-Öyle mi?
-Evet.
(Bunu duyduğuna hiç sevinmediği, buruşuk yüz ifadesinden hemen okundu.)
-Kıvırcığın sana selamı var.
-Aleyküm selam.
-Çekimleri gayet iyi gidiyor, çok memnunlar. Ayşegül denilen kız da hiç de önüne gelenle yatan yollu tiplerden değil.
(Bu taş banaydı)
-Sizin adınıza sevindim.
-Neden ikinci gidişinin kendi isteğinle olduğunu söylemedin? Bana sadece bir kez oldu demiştin, sonra onu görmeye tekrar gitmişsin.
-Evet gittim de sadece benim isteğimle değildi, o da çok ısrar etmişti ve o zaman ben de istiyordum onu.
-Bana senin çok ısrar ettiğini hatta ağladığını söyedi.
-Yalan söylemiş.
-Israr etmedin yani.
-Etmiş olabilirim çünkü hırs yapmıştım ama ağlamadım, ben ağlamam.
-İkinizden biri fena halde yalan söylüyor bana.
-Aramızda sizden en çok çıkarı olan kim onu düşünün, yalan söyleyeni de bulursunuz.
-Seni şu dakka kovabilirim biliyorsun değil mi?
-Ben de aynı dakka içinde x beyi arar kendimi o diziye aldırır, hafta sonu gelmeden Kıvırcığın yanına gitmiş olurum.
-Çık dişarı!
Çıkarken yüzümde koca bir gülümseme vardı, ilk raundu kazanmıştım.

Öğlen arasında malum yemek yeme odasında, diğer böcekleri etrafına topladı ve neşeli neşeli Kıvırcıkla gittikleri yerleri anlattı. Ay beni şöyle özlemiş, görünce böyle sevindi, yok efendim bana ne hediyeler aldı. Yalan, bu kıvırcığa almıştır, kıvırcıkda hediye alacak göz mü var. Onunlayken allem etti kallem etti, otel parasının bir gecesini bana ödetti, adam alışmış kadın parası yemeye, duramaz.

Dişi sevişgen böcek, yanıma geldi; tamamen bana yalakalıktan benimle ilgilendi, onun erkek olanı da geldi. Bunlar benimle konuşunca diğerleri de demek ki Marin zararlı değilmiş diye etrafıma doluştular. Baya sossyalleşmeye ve arkadaş edinmeye başladım. Mature Teyze de bizi kesiyor, anlamıyor tabii bu durumu bir haftada ben bunları nasıl kazanmayı başardım düşünüyor.
Bir ara yanıma yaklaştı.

-Ekiple kaynaşmışsın nasıl oldu bu?
-Seks sayesinde.
-Ne onlarla da mı yattın?
-Hayır, o kadar zevksiz değilim ama gerçekten olayın içinde seks var.
Güldüm, o da sinirlendi.
-İşin gücün fitnelik, tam şeytansın sen.
-Kıvırcık bana ne demişti biliyor musun? sana güvensem bugün ayrılırım Mature'den, hatta benden önce de ayrılırsanız gideceği iki kişiyi kafasında belirlemiş.
-Kimmiş onlar?
-Sordum ama söylemedi. İşten mi dedim değil dedi. Kesin onlar da parası yenilecek emekli çağında hatunlardır.
-Sana niyetlendiğine göre sen de bu gruptansın.
-Komik olmuyor musunuz? Benim genç olduğum ortada, ayrıca ben hangi yaşta olursam olayım erkeklere para yedirmem.
-Kıvırcık paramı yemiyor! Neden inanmıyorsun?
-Yahu bana bile para ödettirdi pislik, neymiş yanında nakit yokmuş, otel parasını ben ödedim hatta gezerken bir sweatshirt beğendi de olta attı bana alayım diye almadım. Karaktersizin teki o, ne zaman anlayacaksın acaba düşmanın karşında değil yatağında!

Bunu duyunca geri çekildi, zaten sessizce ve ona iyice yaklaşarak söylemiştim kimse duymadı. Gözleri hafifçe doldu, doğru söylediğimi biliyordu. İşin ilginci onun için üzülmeye başlamıştım.
Telefonum çaldı, bir adam sesi: "Marin Hanım, sizine acil konuşmalıyız." dedi
"Kimsiniz?"
"Taha'nın bir yakınıyım, nişandan hatırlarsınız Rahmet."
"Hatırlamıyorum konu nedir?"
"Çok mühim ama yüz yüze konuşalım."
"Tamam 17.30 da... kafe ye gelin konuşalım"
"Tamam, teşekkürler."
Kesin Minel meselesi yüzünden biriyle daha dalaşıcam, olsun ben alışkınım dalaşmalara.
 

27 Ocak 2018 Cumartesi

Kadın Tek Orgazmla Yetinmiyor

 Cuma gününü sakin geçirip, hafta sonu dinlenme niyetindeydim. Son günlerde havadan mıdır bilmiyorum sırtım ve belim çok ağrıyor, masada çalıştığım için de boyun ağrısı zaten müdavimim, tek derdim; sıcak kahvem elimde, battaniye altında, sardığım diziyi izlemek ya da kucağımda kedim, kitabımı okuyarak dinlenmek. İş yerinde Mature'ye fazla yaklaşmamaya çalışıyorum ama ne mümkün, özellikle de Cuma'yı sakin geçirme isteğindeyim malum çarşamba çok çemkirdim, çalışanlar bile bana deliymişim gibi bakıp, uzak duruyorlar. Ofise yemek gelmeye başladı bir yemek şirketiyle anlaşmışlar, ben yazımı bitirip mutfak olduğuna karar verilen odaya gidinceye kadar çukur tabak kalmamış, zaten içeceğim bir çorba onu da geniş tabağa koyup, bir köşeye oturdum. Ne ben kimseyle konuşuyorum ne de kimse benimle, bildiğin kimsesizim iş yerinde. Mature teyze, içeri girdi ve başka yer yokmuş gibi tam karşıma oturdu. Kavga edecek, laf sokacak, sokulanları çıkartacak gram halim yok, sırt ağrım beni öldürüyor. Göz teması kurmak istemiyorum ama kadın da tam karşımda oturuyor, istemesem de bakışlarım tipini sevdiğim sıfatıyla buluştu.

-Afiyet olsun. Diyor soğuk ve tehditkar bir sesle yukarıdan konuşur bir halde. Sanırsın ben aç kaldım da buraya aldı, sevabına karnımı doyuruyor.
-Teşekkür ederim.
-Sadece çorba mı içeceksin?
-Evet.
-Neden, rejim falan mı?
-Hayır, et yemiyorum ben.
-Ah vejeteryan menüsü yok anlaştığımız şirketin, yazık.
-Vejeteryan da değilim de son zamanlarda et yiyemiyorum, midem kalkıyor.
-Ne yapalım çorbayla yetineceksin o zaman.
-Yeterli benim için.
-Azla da yetinirim diyorsun yani.
-Aynen.
Kısa kessin, kendince mastürbasyonunu yapsın da başımsan s.ktir olup gitsin diye alttan almaya çalışıyorum, yine Kıvırcık terslemiş bunu bana saracak belli.
-Geçen gün bir şey dedin, Kıvırcığın yanındakilere dikkat et falan, kast ettiğin özel biri var mı?
-Onlar gece gündüz beraberler malum, kaldıkları yer de aynı ister istemez fazla samimi oluyorlar ama belli biri yok.
-Sen kimi kıskanmıştın?
-Ayşegül diye bir kızı.
-Neden buna sebep olacak bir şey mi gördün?
-Fazla samimi geldiler bana ama sadece arkadaştırlar herhalde.
-Nereden biliyorsun belki de Kıvırcık seni de aldatmıştır.
Kadın tek orgazmla yetinmiyor ille üst üste boşalacak. Allah Kıvırcığın yardımcısı olsun, yalnız kaldıklarında üzerinden inmiyordur bu.
-Aldatması için sevgili olmamız gerekir, biz hiçbir şey olamadık. Saçma sapan bir hevesti işte, aynı şehirde iki yalnızın çarpışmasıydı diyelim.
-Siz yazarlar hep kitap gibi konuşursunuz ama içinizi açınca nedense hep boştur.
-Çok doğru.
Sakin duruşum ve bir türlü sinirlenmemem onu da şaşırttı. Odada neredeyse kimse kalmamıştı yani kimseden çekindiğim için de değildi sakinliğim, etrafına bakarken bunu düşündüğünden emindim.
-Peki bu kadar anlamsızsa yaşadığınız neden ikinci kez gidip onunla oldun?
-Hırs yaptım ve seni kıskandım, çok bağlıydı sana, üzümlü kurabiyem diyordu, bana saçma ve itici gelse de bu sözü bile kıskandım.
-Jigolo ya malum ondan bana bağlıdır.
-Belki de sevdiği için bağlıdır ben kızdığım ve kıskandığım için jigolo olduğunu düşünmek istemişimdir. Kadın parası yiyen bir tavrı var o ayrı ama bu zamanda çoğu erkek öyle zaten.
Bir türlü istediği kıvama gelmemem çok şaşırtıyordu onu, görüyordum.
-Peki sence şu Ayşegüle'e dikkat etmeli miyim?
Çorbamdan son yudumu zorla aldım, malum düz tabakta içiyorum zorlanmam kaçınılmaz.
-Evet, ne olur ne olmaz.
-Tamam, bu arada çorba derin tabakta içilir.
Dedi, kalktı ve gitti. Ben de buna verecek çok cevap vardı. Hatta o tabağı alıp malum yeri ile ne yapacağını da söylerdim, sanki çukur tabak kaldı da ben içmedim ama inanın çemkirecek zerre halim yoktu. İyidir bazen sakinlik, ilerideki savaşlar için güç toplamak ve düşmanı yalancı zaferlerle oyalamak gerekir.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Aynı Yatakta Yakalasaydım Vururdum Sizi

 İş yerinde ikinci haftamdayım, cuma da gelicem ve bu hafta da bitecek. Mature Teyze, dediğim gibi beni görmezden gelme yolunu seçti. Görmezden geliyor ama gözünün önünden de ayırmıyor. Ben ne zaman telefonumu elime alsam ya da konuşuyor olsam, o da telefonuna atlayıp birini arıyor ve biliyorum ki bu Kıvırcık. Adamı da iş yerinde bunalttığı için genelde telefonu kapattıktan sonra suratı asılmış oluyor.  Ben de gıcıklığına biriyle konuşmasam bile konuşuyor gibi yapıyorum, gelen sıradan bir mesaja gülüyorum falan, bu iyice huylanıyor, içi içini kemiriyor. Bakın buna kadınlar arası soğuk savaş denir ki ben bunda  uzmanımdır. Sıkıyorsa gelsin, laf söylesin ya da işime son versin de görelim. Hiç istemediğim halde  dizi işini kabul eder, Kıvırcığın olduğu şehre giderim; tamam artık hiç ilgimi çekmiyor ama ateşle barut, hem de önceden yanmış iki kişinin bir araya gelmesi bence de çok tehlikeli, ayrıca o beni ne zaman görese yine ister, hayatı bu gibi yaşlı hatunlarla geçmiş gördüğü en genç vajina benimkiydi kesin.

Ofistekiler de durumun farkında, onların hangi safta olduklarını söylememe gerek yok. Zaten fazla kalıcı değilim diye bakıyorlar ki bu konuda haklılar. Bu Mature bir gün patlayacak, birbirimize giricez ve ben çekip gidicem de bakalım ne zaman. Beni sürekli izliyor, tuvalete giderken, çalışırken, biriyle konuşurken... Aklında da hep aynı soru biliyorum; onda bende olmayan ne buldu? Genç bir vucut ve daha az çalışan bir çene olabilir mi acaba? Kadın bir başlıyor konuşmaya offf en az iki buçuk saat, yazık yahu o çenene de karşındakinin beynine de. Hele öğle tatillerinde Kıvırcıkla konuşması yok mu, biliyorum o olduğunu hayatım, canım diye başlıyor konuşmaya çünkü bitmiyor arkadaş ne konuşuyorsa bitmiyor. İnsan sabahtan o saate kadar yaptığını detaylı anlatsa da bu kadar sürmez, hayat hikayesini anlatsa bu kadar sürmez, acıyorum bu Kıvırcığa aslında ama kendi seçimi.

Bugün, yani saat yarım civarı, nasıl olduysa erken döndü bu ofise. Herhalde Kıvırcık terslemiş bunu saatlerce konuşamadılar. Ben de yemeğe çıkmadım zaten dörtte bırakıp gidiyorum ya diğerlerine küfür gibi, daha çok çalışayım da iş bitsin bari dedim. Yanıma geldi, biraz konuşalım mı? dedi. hah dedim kesin işime son verecek. İşe başlamadan sözleşme imzaladık, bir aydan önce çıkartılsam bile ödememi yapmak zorunda. Odasına girdik.

-Otur lütfen Marin. Nasıl memnun musun işinden?
-Evet şimdilik bir sıkıntı yok.
-Senin yerinde kim olsa memnn olur, evden alınıp bırakılıyorsun, ondan önce gelmiyorsun dörtte çıkıyorsun.
-Eee?
-Ee mi?
-Bunu zaten işe başlamadan önce şart koştum siz de kabul ettiniz, daha ikinci haftadan rahatsız etmeye mi başladı?
-Beni değil de diğer çalışanları ediyor. Onun ne ayrıcalığı var diyorlar. Uzman falan sandık sıradan editör diyorlar.
-Bırakın bu basit laf sokma denemelerini Mature Hanım, memnun değilseniz işime son verin. Ben de geç olmadan şu dizinin ekibine katılayım, hem güney tarafı daha sıcaktır şimdi.
Bunu duyunca elbette işine gelmediğinden geri çekiliyor ama ne olmuşsa kızmış ve hıncını benden almakta kararlı.
-Biliyor musun sizi aynı yatakta yakalasaydım kesin vururdum.
Gözlerinde o güne dek görmediğim bir bakış vardı. Saklamaya çalıştığı, sakinliğin ardına gizlenmiş derin bir öfke.
-Yakalamamanız iyi olmuş o zaman.
-Ne kadar da pişkinsin.
-Of neden ben suçlu oluyorum? Neden Kıvırcığa ateş püskür müyorsunuz?
-Ona da çok kızgınım.
-Ben olmasam başkası olacaktı şimdi kiminle ne yapıyor biliyor musunuz? O sektör nasıl laçkadır nasıl vıcık vıcıktır biliyor musunuz? Ben oradayken bir başka set çalışanı ve oyuncu yüzünden kıskançlık kavgası etmiştim mesela.
-Sen benim sevgilimi sahiplendin bir de kıskanıyor musun?
-Çok yanlış yerden bakıyorsunuz olaya, düşman ben değilim, bütün kadınlar da değil, Kıvırcık.
-Onu seviyorum o da beni seviyor, boş bir anında, benden de uzakta olduğu için sana denk gelmiş sen de kolay olduğun için beraber olmuşsunuz işte.
-Tamam siz haklısınız Kıvırcık çok aşık size, jigolo da değil, sizin evde yaşaması işsizken sizden para alması hep büyük aşkın ispatı. Ben ayarttım ayrıca ki gerçekten sonrasında pişman oldu, sizden korkusuna mı artık bilemem de inanın oldu, ben de oldum. Bu konuyu kapatın ya da ben gideyim buradan.
-O zaman o işe girersin ve ben buna dayanamam. ( bağırdı)
-Bağırma lan bana! ( Ben de bağırdım kızınca nasıl çirkefleştiğimi bilmiyordu tabii)  Kıçının kılları ağırmış hala genç sevgili peşindesin, yok beni neden aldattı, yok sen ayarttın. Oh iyi yaptım hem biliyor musun bana oral seks de yaptı sana yapıyor mu? Hiç sanmıyorum. Ayrıca buradan giderken de öyle sessiz gitmem, Kıvırcıkla aramda olanları sadece şu Serpil denilen karıya söylesem yeter o herkese yayar zaten.
Gözleri kocaman açılmış öylece kalakaldı. Birden bu çıkışı beklemiyordu tabii.
-Tamam sakin ol sus lütfen asıl sen bağırma, Kıvırcıkla tartıştık da ondan gerginim.
-Bana ne, ben hep gerginim. Bu konuyu aşamayacak ve her Kıvırcığa kızdığında bana çemkireceksen ben bin katı çemkiririm beni tanımıyorsun ve inan o yüzümü görmeyi hiç istemezsin.
-Tahmin ediyorum seviyen belli.
-Bak hala laf sokma derdindesin senin seviyen ne acaba jigolo düşkünü teyze.
-Tamam, sus.
Ağlamaya başladı, bunu beklemiyordum; ne olursa olsun bir hemcinsimi ağlatmak da istemezdim aslında.
-Ben gidiyorum, bir aylık ödememi banka hesabıma geçmeyi unutma.
-Dur ayrılma işten, lütfen.
-Of tamam diziye başlamak gibi bir niyetim yok merak etme, aptal Kıvırcığın da dünyada tek kalsa yine onuna olmam, zaten pek de iyi değildi ve bence şeyi de küçük.
Bunu duyunca gülmeye başladı, kadının cidden sigortalar yanmış. Kıvırcığa o kadar kızgın ki bu duyduğu hoşuna gitti, anladım.
-Haklısın, biraz küçük.
Ben de güldüm.
-Bir ayı tamamla lütfen, sonra ne yapacağımıza bakarız.
Başımı onaylar şekilde salladım ve hiçbir şey olmamış gibi masama döndüm. Etraftakiler merakla bana bakıyordu belli ki bağrışmaları duymuşlardı ama konuyu anladıklarını sanmıyorum. Yerimde olsanız belki de çoktan giderdiniz bu iş yerinden ama yerimde değilsiniz bu yüzden de böyle soğuk savaşlardan, gergin ortamlardan nasıl keyif aldığımı bilmiyorsunuz. Normal değilim, zaten hiç aksini söylemedim ki.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...