Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com

19 Haziran 2014 Perşembe

Karmanı Kıçına Sok !

 Öfkem dinmiyor. Neden bu kadar öfkelendiğimi de bilmiyorum. Bitmiş, geçmiş, gitmiş... Geçmiş geçmiş de kalır da neden bize de geçirir? Biramı yudumlarken bunu düşünüyorum, yanıma Hasret oturuyor. " Nasılsın, canım?" " Evren, evlenmiş haberin var mı?" Yoksa da şimdi var, bana bulaşma , uzatma, canım sıkkın demenin kısa yolu. " Aylar oldu o evleneli, sen yeni mi öğrendin?" " Beni düğüne çağırmadı, nereden bileyim ben?" " Aman, sıradan bir düğündü işte." " Sen gittin mi?" " Gittim tabii. Kaç yıllık arkadaşımız." " Benim hakkımda konuştunuz mu?" " Evet, seninle karmasını çok kirletmiş, anca temizliyormuş, öyle dedi." " Ne dedi? ne dedi?" "Ben ona da karmasına da sokarım." " Ne sokcan kız hortumun mu var?" " Ya Hasret, bi git ya, ne demek lan karmasını kirletmek?" " Çok üzülmüş demek ki seninle, ya da senden sonra, aman ne takıyorsun bu kadar, erkek milleti işte, beraberken kıçını yalar, ayrılınca da senden kötüsü olmaz, bilmiyor musun?" " Karmasını kıçına sokucam onun."

Kalkıp, eve geliyorum. Hasret arkamdan bir şeyler söylüyor ama duyan kim. facebook'u açıp, " Karmanı kıçına sok! " Yazıp, gönderiyorum.  İki dakika geçmeden görüldü yazıyor mesajımın altında ama cevap gelmiyor tabii.

17 Haziran 2014 Salı

Evren'in Sırrı Vajinamdan Çıktı Mideme Girdi

 Ne zamandır Facebook dan girip profiline bakmamıştım aşk denilince aklıma gelen hala midemin üzerinde bir yeri sızlatan eski sevgilim Evren'in. Profil resminde yanında bir kadın var dahası kadının üzerinde gelinlik var. Evet, evlenmiş Evren, evrenin sırrı bir zamanlar cidden vajinamın içindeydi ama şimdi başka kadının içinde. Üstüne üstlük evlenmiş onunla. Mideme kramplar giriyor, öfkeden gözüm dönüyor. Bu adam bana deli gibi aşıktı bir zamanlar nasıl evlenir başkasıyla? nasıl böyle mutluymuş gibi gülümser? Onunla mutlu mu yoksa? Nasıl olur  nasıl? yakışmıyorlar bile. Kız gudubetin tipsizin teki. benden sonra bunu mu sevmiş yani? Bu adam beni sevmekten vazgeçemeyecek tek insandı. Evlenmiş, mutlu, başka kadınla, yakında çocuk da yapar...

Mideme giren şey, kramp olamaz. Bu kadar büyük, şiddetli kramp gerçek olamaz. İşte Evren'in sırrı, vajinamdan çıktı, mideme girdi. O kadar, yakıcı, ağır ve acı verici ki, bu sırrı orada daha fazla tutamayacağım. alkol yatıştırır sanırım. Apartmanın kapısından çıkarken Cihan'la karşılaştık. Selam verdi ama benim kimseyi görecek halim yoktu, gözlerim yuvalarında dönerken kimseyi göremezdim zaten. içimde ki ses bile sustu, sakinleşene kadar kimse yanaşmasın yanıma...

İstediğinle Olamayacaksa, Aşkın Da Seksin De Ne Anlamı Var Ki?

Kapımda bir kırmızı gül daha buldum. Bir bardağa su koydum, gülü de içine koydum. Apartmanda bir hayranım var belli ki. Ben Cihan sanmıştım ama Cihan yine kayıplarda aman umursamıyorum artık. Facebook mesajlarımda Tolga'dan gelen bir mesaj. Aramadın beni :( bir de üzgün surat yapmış. hakikaten aramayı unuttum ben bunu. Gamze'ydi, evrenin sırrı vajina da saklıydı derken unuttum ne yapayım. Neden istemediğin biri kıçından ayrılmazken istediğin biri ortalarda görünmez acaba? İstediğinle olamayacaksa, aşkın da seksin de ne anlamı var ki?

Ben bir adım atsam ne olur? Bir mesaj göndereyim mesela, bir şey olmadı ki aramızda biz hala arkadaşız sonuçta. Telefonu elime aldım, içimdeki cadı konuştu. " Bırak o telefonu hemen!" ne zamandır suskundu, yılan uykusuymuş meğer. İkna etmekle uğraşamayacağım onu, duymazlıktan geliyorum. " Bırak dedim, kaltak! Ne gurursuz bir kadınsın sen ya. Adam seni istese, arar, gelir, yazar. Adamda tık yok seni tınlamıyor gömüyor musun?" Telefon elimde kalakaldım. Bu beni rahat bırakmaz konuşur da konuşur. Hele mesaj atarsam daha beter, konuşur.
" Çık dışarı!" Hah şimdi de kendi evimden kovuyor beni. " Ne?" " Dışarı çık, dışarı. Hava al biraz, kafa dağıt. Ama kimseyle yatma, senin yattığın adamlara ben de katlanmak zorunda kalıyorum." Vay, zevkimi de beğenmiyor haspam. Onu, dinledim, arka bahçeye çıktım. bahçe de Nuri'yi gördüm, almış kahvesini yakmış sigarasını, uzaklara dalmış.

" Gel tatlım, otur." " Nuri, sanırım ben şizofrenim." " O nereden çıktı kız?" " İçimden biri sürekli benimle konuşuyor çadolozun da teki." " Ne diyor?" " Onu yapma, bunu giyme falan. Konuşan da benim de başka bir ben gibi." " İç ses kız o." " Sende de var mı?" " Var tabi, o ses olmazsa kimle dertleşir insan. Suyuna git, anlaşırsan, çok eğlenceli olur iç ses." Bu Nuri ne şeker biri ya iyi ki tanımışım.
" Şizofren değilim yani değil mi? " Şizofren olsan, ben şizofreniz derdin." Gülüyoruz. İçimdeki konuşuyor; " Şizofren değiliz de sağlam sürtüğüz." Gülmeye devam ediyorum ama Nuri'ye neden güldüğümü söylemiyorum. Belki şizofren değilim ama normal olmadığımda kesin.

Evrenin Sırrı Vajinamın İçinde

Uyandım, Gamze kahvaltı hazırlamış ve giyinmiş; artık çıplak değil. " Dün gece ne içtik be." Diyor beni görünce. " Sorma eve nasıl geldiğimizi bile hatırlamıyorum." " Ben hatırlıyorum." " Neler hazırladın böyle maharetli kızmışsın." Kahvaltıyı balkonda yapıyoruz, çay içimi ısıtıyor, kokusu yüreğimi. Huzur içinde bir kısmı zar zor görülen denize bakarken, Gamze konuşuyor.

" Dün gece yiyiştik biraz." Çayımdan bir yudum almıştım ki, boğazıma kaçıyor bu duyduğumla, öksürmeye başlıyorum. " Ne? Nasıl?" Yakın bir kız arkadaşımla, ki kendisi biseksüeldir, kırmamak için bir kez sevişmiştim ama kadınlarla sevişmek bana göre değil, ben erkekleri severim.
" Hiç hatırlamıyorum, sen ondan mı çıplaktın. Neler yaptık?" " Ben seni dilledim sen benimkinin içine baktın." " İçine mi baktım?" " Aynen, evrenin sırlarından bahsediyorduk, ben de son okuduğum bir kitapta evrenin sırrı vajinanın içinde saklıymış dedim, sen de aç bakıcam diye tutturdun." " Baktım mı?" " Baktın. Sırrı çözdün mü bilmiyorum ama, sonra öpüştük, ben seni soydum falan."

" Hiç hatırlamıyorum ya, kusura bakma." " Demek ki yeterince iyi değilmişim." " Yok ondan değildir de çok sarhoştum. Vajinanın içinde evrenin sırrını aramışım baksana. Buldum mu acaba?" " Bilmem, ayıkken bana borcun var ona göre. Ben de seninkinde evrenin sırrını arayacağım, bence seninkinde saklı o sır." Tebessüm ettim, bu evet anlamına da gelebilir, konuyu kapatmak için kaçamak bir gülüş de olabilir. El mahkum Gamze'yle ayıkken sevişeceğim tüh .

16 Haziran 2014 Pazartesi

Kanepemdeki Çıplak Kadın

Gece eve nasıl geldim hatırlamıyorum, sohbetti, içkiydi, dertleşmeydi derken kafam da bi dünya tabi  zor attım kendimi eve, salondaki kanepede uyumuşum, telefonumun sesiyle uyandın, arayan Tolga. " Neden aramıyorsun beni?" Sesi sitemkar, dokunsan ağlayacak ama fısır fısır konuşuyor, sabahın altısında evden arıyor belli ki." Tolga? Saat kaç?" " Ben ne yaptım sana, bana böyle davranıyorsun?" Tolga, saati falan takmıyor, otomatiğe bağlamış, krize girmiş nevrotik hatun modunda. " Tolga, biz seninle beraber değiliz, konuşmuştuk bunu. Artık görüşmeyeceğiz." " O zaman neden geçen hafta yattın benimle?" Ben bununla geçen hafta yattım mı ya? Ha doğru Cihan krizinden sonra eve çağırmıştım, unutmuşum of. kanepemden bir ses yükseliyor ve kafasını kaldırıyor. " Ne oluyor be?" Sesten uyanmış, uyku sersemi bir Gamze. O da benim gibi kanepemde sızmış kalmış, kızı da uyandırdık. " Tolga, sırası değil şimdi çok geç yattım dün gece, kendime geleyim seni ararım." " Ara mutlaka." Kapatıyorum telefonu, tam yatak odama doğru yol alıyorken, Gamze'nin çıplak olduğunu fark ediyorum. Bu benim yanımda, tüm gece çıplak mı uyudu yahu? Sonra başımı eğip üzerime bakıyorum. Minyon bir kadın olduğumdan, bakma işlemim uzun sürmüyor. Sutyenim kaymış, külotum araya kaçmış ama iç çamaşırlarım üzerimde. Gerçi neden soyunup, kanepede uyuduk anlam veremedim ama. Belki Gamze çıplak uyumayı seviyordur, aman neyse, ben uyumaya devam edeyim ama yatağımda.

O. Çocukları ve Nuri


Hava yağmurlu, kapalı... Ben de bir soğuk algınlığı rehaveti. Seviştikten sonra, çıplak uyuyorum ondan bu kadar sık hastalanıyorum ben kesin. Ne yapayım, hadi bir film koyup izleyeyim. O. Çocukları... Severim bu filmi, naif anlatılmış, esprili ve dramatik ayrıca hayatın içinden olduğu kadar kenarından da. Müziği ise alıp götürüyor filmin içine kesinlikle, Kıraç'ın yorumu çok doğru. Telefon çalıyor arayan Nuri," Kız ne yapıyorsun?" " O. çocuklarını seyrediyorum." Bir sessizlik oluyor. " Evden seyredemezsin, onun için dışarı çıkman gerek." Gülüyorum. " Haklısın ama bu evde seyredilen cinsten, gel beraber seyredelim." "Ay tamam kız dur, geliyorum." Nuri, için çay demliyorum, ikram edecek şeyler arıyorum, nickim Madam olsa da Türk hatunuyuz neticede. Nuri'nin filmin bir yerinde gözleri doluyor," Biliyor musun, ailem beni bulsa kesin öldürür aynı böyle." " Hadi canım." " Ciddiyim, ibne olduğumu biliyorlar da nerede olduğumu bilmiyorlar." " Adını değiştirsene kızım." Diyorum. " Adım da giderse bana ben olduğumu hatırlatan ne kalacak?" Diyor. Ne diyeyim haklı...

Aşk Doktoru Öyle Dedi

Televizyonu açtığımda karşıma Mehmet Coşkundeniz çıktı. Bizde olmayanı karşımızda gördüğümüzde bunu aşk sanırız dedi, ya da ben öyle anladım. Cihan, benim tam tersim bir adam, sakin, dingin, tek eşli... Bu yüzden belki de aklım takıldı bu kadar bu adama, tabi henüz sevişememiş olmanın verdiği hırs da eklenince bünyeme resmen hasta oldum. Aşkı bulup, ..mına koyup rahatlamak istiyorum. Aynen öyle sonunu biliyorum, bu yüzden okumuyorum Cihan'ın romanını sonu belli bir hikayeyi okumak saçma geliyor ama yaşamaya can atıyorum nedense...

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...