Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com

14 Ağustos 2016 Pazar

Domuzla Yatan Var Mıdır Ki?

 Cuma günü bir arkadaşımın bitmez ısrarı yüzünden ki arkadaş demeye bin şahit ister çay bahçesine gittim. Burada beni uzun süredir tanıyan bir kadın ve onun son zamanlarda yakın arkadaşı olan başka bir kadın vardı. Masaya oturdum, bu arakdaşımın arkadaşı dediğim kadın ne hoş geldin ne merhaba öööyyyle dikti gözlerini domuz gibi bakıyor. Zaten nasıl da çirkin bir şey yüzünde memelet kalmamış tipler olur ya çünkü içidir insanın yüzüne yansıyan bu ikisinde ne yazık ki bakılacak bir yüz kalmamış. Kadın daha benim yanımda beni çekiştirmeye başlıyor masaya gelen dördüncü bir kadına " ay bu Marin de pek dağınıktır ama şimdi evi nasıl bilmem" diye. Evet bilmiyor çünkü evime sokmuyorum uzun süredir. Kuduruyor, çatlıyor konuşmuyorum da ama hadi herkes ikinci şansı hak eder diye gittim emin oldum doğru karar verdiğimden. Bu karşımda oturan domuza beni nasıl tanıttı ve neler anlattıysa düşünme yoksunu tipsiz domuz inanmış belli bana nefret dolu gözlerle bakıyor. Belli ki ne vericiliğim kalmış ne alıcılığım bir de üzerine eklenmiş Marin de zaten her yere geç kalır sözü. Kendisi heryere geç kalır ben çok dakiğimdir halbuki.
Laf sokmak kolay bunlara da şöyle bir baktım domuz zaten zeka ve tip yoksunu öbürü desen zavallının yüzsüzün önde gideni etrafıma baktım beni bunlarla kaç kişi gördü diye neyse ki tenhaydı.
"Ben kalkıyorum" dedim "daha yeni geldin" dedi. "İşim var acelem var geçerken uğradım" dedim. Domuza kaçamak bir bakışla hafifçe el salladım o da homurtu çıkartarak karşılık verdi. Oradan kaçar gibi uzaklaştım kötü enerjileri bana yetişemedi. Yürürken de düşündüm herkes hak ettiğini yaşayıp layığıyla dost oluyor gerçekten demek ki zamanında ben bu kadın gibileri hak ediyormuşum ki tanımışım ama şimdi silkelendim kurtuldum her türlü pislikten domuz kendi pisliğinde eşelensin bana zaten bulaşamaz. Bu kadınlarla da yatan var mıdır ki acaba? diye de düşünmedim değil bunlar kesin yalnızlıktan bu kadar çürümüşler. Hele o domuz ne zamandır sevgilisi yok ne zamandır kimse yatmamış bilemem eskiden varmış biri de bu benim eski arkadaşın da etkisiyle ayrılmış adam yaramazmış sorumsuzmuş seninle yattığına şükret aman bana ne.

11 Ağustos 2016 Perşembe

İlk Mesajı Günahsız Olanınız Atsın


Cihan'dan günlerdir haber yok. Ben utançtan eğilmiş başımı Cihangir sokaklarına uzatamıyorum sanki birileri ne haltlar yediğimi biliyor da beni yargılayacak gibi geliyor herkes kendisine baksın gerçi onları da biliyoruz da neyse.
Kafama takıldı, nerede bu adam? Mesaj yazmak için telefonumu elime alıyorum. Neredesin? Yazıp yazıp siliyorum. Bu gibi durumlarda ilk mesajı ilişkide en günahsız olan atmalı bence benim ise günahım tavanı deler durumda. Baştan beri bu işe kalkışmam hataydı, bu ilişki gereksiz bir darbe indirdi hayatıma.
Şimdi nerede olduğunu merak ediyorum ama arayamıyorum yazamıyorum işin kötüsü o da yazmıyor. O zaman bana ne deyip köşeme çekilmek ve unutmaktan başka çarem yok ama karısına da çok üzüldüm bari ona haber ver diyesim var.
Gecenin ikisi dayanamayım yazıyorum. "Neredesin? karın çok merak etmiş" Hani benim umurumda değilsin de o merak etmiş onun için yazıyorum alt mesajıyla kuruğu dik tutma çabasındayım.
Görüldü işareti gözüme sonra da yüreğime batıyor ama cevap gelmiyor. Bekliyorum cevap yok, ertesi sabah cevap yok.
Görüp cevap vermemesi mesaj yazmamasından da kötü, mesajı görülüp de cevap alamayan kişi olmak daha da kötü. Keşke yazmasaydım diye debeleniyorum içimde.
Facebook sayfamda bir mesaj dikkatimi çekiyor " geldi teşekkürler." Ne geldi? Kim geldi? Gelerek neye iyi geldi? Bana iyi gelen birşey yok şu an çünkü. Cihan mesajımı okuyup karısının yanına dönmüş bana lütfedip bir yanıt verme gereği duymamış ama bir yerlere gelebildiğine göre iyi demektir ben de kandi çapımda bir evliliği kurtardım. Tamam önce talan ettim yağmaladım ama sonra kurtardım hem de en günahsız mesajımla yaptım helal bana.

7 Ağustos 2016 Pazar

Kim Kazandı Cihan'ın Karısı Mı Ben Mi?

 Cihan'ın karısından çok sağlam bir darbe yedim bu Cuma. O yüzden suskundum anca dilim çözüldü. Cuma gecesi buluşması yaptık aşağıdaki barda Nuri, ben, birkaç etraftan arkadaş daha. Sohbet muhabbet önce kahve sonra sevmesem de ortama uymak için bir bira derken loş ışığın içinde bir yüz git gide tanıdık halde yaklaştı yanıma. Yaklaştıkça tanıdım tanıdıkça tanımazlıktan geldim ama geldi karşımda durdu. Nuri, kolumu dürttü başımı başka tarafa çevirmiştim mecburen ona döndüm.
-Marin Hanım?
Dua ettim hayatımda ilk kez belki dua ettim sadece bir okur olsun da iki soru sorup gitsin diye ama acemiyim tabi duam kabul olmadı.
-Evet?
-Ben ... Cihan'ın karısıyım.
Masadaki herkes sustu. Sanki bardakiler hatta tüm şehir sustu ama o susmadı.
-Bir haftadır eve gelmiyor çok merak ediyorum telefonu da kapalı sizinle mi?
Etrafıma kaçamak bakışlar atıyorum Nuri ile göz göze geliyoruz. Nuri de taş kesmiş, makyajlı yüzü sanki donmuş kalmış bana pür dikkat bakıyor.
-Hayır değil.
-Bakın sizinleyse lütfen söyleyin sorun çıkartacak değilim çok merak ediyorum lütfen.
Keşke bu lütfenlere verecek bir cevabım olsaydı. Keşke kadını rahatlatacak bir şeyler söyleyebilseydim ama bir dakika söyleyebilirim.
-Onu ben de geçen pazardan beri görmedim konuşmadım da.
Kadın yanıma Cihan'ı aramaya geldiğine göre zaten aramızdaki mevzudan haberi var yok saymaya ve onu aptal yerine koymaya gerek yok.
-Sizi hiç aramadı mı?
-Hayır ben de onu aramadım.
Kendimi aklayacağım sanki aramayınca adamla ayladır ilişkim var.
-Neden o kadar kızdı size?
-Efendim?
-Çok kızarsa kaybolur böyle ben acaba bana mı kızdı diye yedim bitirdim kendimi ama demek ki size kızmış neyse rahatsız ettim kusura bakmayın.
Arkasını dönüp yürümeye başlıyor. Yine Nuri ile göz göze geliyorum arkasından git diyor da niye? Tamam gidiyorum.
-Salata yüzünden kızdı. Dönüyor...
-Nasıl?
-Ona yaptığım salatayı beğenmedi ben de git karın yapsın dedim o da çekti gitti.
Yüzünde acılı ama tanıdık birini görmüş, ortak bir sırra nail olmuşçasına tuhaf gülümsemesi beliriyor ve kafasını sallıyor.
-Anladım hoşçakalın.
Dönüp giderken arkasından bakıyorum. Neyi anladığını kimin kazandığını merak ediyorum.

Huuuu Değil Vuuuuhuuuuuuuuuu

 Engelle terimi hayatımızda yokken ne telefon sapıklarının nefes alış verişleriyle ne çaldır kapatlarla uğraştık. "Beni bir daha arama!" diye çıkıştık. Telefonlara engelleme özelliği gelince telefon sapıklığı denilen bir olay da resmen bitti evet aslında bu durum bir çağın kapanışıydı. Şimdi birisinden hoşlanmadıysak kazara yanlış numara aradıysa ya da bir yerlere üye yapmaya çalışan yapışkan aramalar alıyorsak düşünmeden hemen engelliyoruz. Ben de bana dadanan bir kadını engelledim gelmiş altmış yaşına ünlü olma derdinde beni bir yerde oynatsana Marinciğim kadın o kadar iyi adapte olmuş ki kendi kişisel sapıklığına nasıl bir evrim geçirdiyse ben telefonu elime alır almaz bana mesajlar yazmaya başlıyordu. Yav kadın nasıl görüyorsun nereden anlıyorsun? Bir yerden yazıyor cevap vermiyorum başka yerden yazıyor yine cevap vermiyorum huuuhuuuuuu yazıyor bu nedir ben de vuuhuuuu mu yazmalıyım?

En sonunda dayanamadım yeni işimde bir rol var ama sevişme sahnesi de var baya soyunacaksın sevişeceksin kabulse hemen yönetmen görüşmesi ayarlayayım dedim. kem küm şey mey bilmem ki dedi iki gün sonra dadanmaya kaldığı yerden devam.
"Marin ciğim ben düşündüm de dozunda olursa yani çok abartmazsak oynarım." Yuh arkadaş ne şöhret sevdasılık bir durum ne gözü dönmüşlük. Daha uzatırdım ve harda bağlardım ama biliyorum onu da kabul ederdi ve kapıma dayanırdı en iyisi mi "başkasını seçtiler" deyip attım. Ama durmadı tabii bir kere kan kokusu aldı ya belki başka et düşer diye tacizlerini arttırdı. Gecenin ikisinde bile mesaj attı. En çok da hayatım boyunca bir erkek bana bu kadar kafayı takmadı ona yanıyorum.Peşimeki sapığa bakın altmışında bir kadın. Sevimli yüzüne kanıp birilerine yakın davranırsınız da sonradan manyak çıkar ya o tür. Gerçi neden şaşırıyorum ki? Filmlerdeki seri katiller de çok sevimli ve güler yüzlü değil mi normal hayatlarında. Bu kadını dün gece yine bana elime aldığımda gelen mesajı yüzünden engelledim. Telefonu elime aldığımda! Artık nereden ve nasıl görüyorsa görsün de huuuulasın bakalım kurtuldum sonunda vuuuuhuuuuuuuuuuuuuuuuu!!!

5 Ağustos 2016 Cuma

Biz Kirlendik Onlar Temiz Kalsın Yalanı

 Ben senaristlik de yapıyorum. Bazen reklam filmi bazen dizi.. gelen işe göre değişiyor. Yurt dışından bir iş aldım ve benim başım kel mi benim niye yardımcım yok diye ilan verdim nette. Bir kızcağız diğer adaylardan daha istekli hızlı ve kötünün iyisi vazyetinde yetenekli çıktı. İlk bölümü benim verdiğim bilgilerle yazdı ben de düzelttim epeyce tabii ama dediğim gibi umut var. Kız dün gece beni aradı ağlamaklı.
"Marin Hanım ben yapamayacağım."
"Neden yapamayacaksın Ece?"
"Bu dizide çok entrika var kimin eli kimin cebine belli değil enseste övgü var."
"Ne ensesti yahu yengesi kocasının yiğenine asılıyor birazcık aralarında da birşey olmuyor  Aşkı Memnu yu bayıla bayıla izlemişsindir ama."
"Biz yeterince kirlendik ben bunu o ülkenin insanlarına yapamayacağım. Ben saf duyguların olduğu kötü örnek olmayan işler yazmak istiyorum."
"Tamam Ececim sen bildiğin gibi yaz ben kanalı ikna ederim."
"Gerçekten mi? Tamam o halde devam ediyorum."
İkna oluyor telefonu kapatıyoruz. Evet kız hafif kırık ama şimdi bana lazım başımda başka işler var oturup bir diziyi baştan yazamam ayrıca bütün tanıdığınız ünlü senaristler de yardımcı yöntemini kullanır.
Sabah küçük hanımdan bir mail gelmiş okuyorum. "Marin Hanım ücret yeterli gelmedi ben yapamayacağım kusura bakmayın."
Hımmm mesele anlaşılıyor. Ahlaki değerler, kötü örnek olmalar, saf duygular hikaye aslında değil olay tamamen duygusal yani para. Parasını arttırsam ne entrikalar ne yasak aşk sahneleri yazar bu kız ama fırsatı kaçırdı başka yardımcı bulacağım. Kalemine güvenen?

4 Ağustos 2016 Perşembe

Deccal Kimden Doğacak? Yoksa?

 Bir arkadaşım geldi bugün bana -Marin senden çok tuhaf birşey isteyeceğiz eşimle. dedi Aklıma ne geldi? Tabii bi üçlü yapmak istedikleri... Herkesin bu gelmez mi?
-Hayırdır ne isteyeceksiniz?
-Yumurtanı bağışlamanı.
-Efendim? Gözüm ister istemez mutfağa buz dolabına kaydı, kaç yumurta vardı ki dolapta?
-Biz çocuk istiyoruz ama benim yumurtalıklarımda bir sorun var sen bize sadece yumurtanı bağışlayacaksın hepsi bu.
-Nasıl olacak o?
-Sana birkaç gün ilaç verilecek sonra da büyüyen yumurtaların toplanacak tüp bebek işlemindeki gbi yani.
-Sonra?
-Sonra da kocamın menisiyle döllenip bana yerleştirilecek.
-İyi de o zaman o benim olmayacak mı?
-Senin genlerini taşıyacak evet ama bizim çocuğumuz olacak.
-Neden ben?
-Güzelsin, akıllısın, seni yıllardır tanıyoruz ayrıca karma br ırktan olsun istiyoruz.
Sanki ben kediyim de ırkımın karmalığı tartışılıyor demek istiyor ki ben hem Türk hem Yunan hem Slav hem de bilmem kaç değişik ülkeden aile fertlerine sahibim ve çeşitliyim.
-Anlıyorum da taşıyıcı anne falan bulsanız malum şimdi o moda.
-Ben taşımazsam hissedemem ona sevgi. sen düşün ve lütfen hayır deme. Gidiyor... yarım saat sonra Nuri damlıyor durumu anlatıyorum.
-Ya sana çekip de aşufte olursa çocuk?
-Nuri! aşk olsun.
-Yalan mı? Senin genlerini alacaksa sana benzer kız olursa ayrı dert erkek olursa nasıl birşeye dönüşeceğini ben bile kestiremiyorum.
-Edebiyata meraklı, sanatçı ruhlu biraz da kırık olur. tamam iyi of çapkın da olur sanki herkes rahibe bir ben günahkarım.
-Vercen mi?
-Yok ya girmem ben o topa sonuçta benim çocuğum ya birgün geri istersem.
-Sen ve çocuk düşünemiyorum bile.
-Nuri biz de çocuk yapalım mı senin dalga yerinde hala nasılsa sperm de üretiyorsan benim yumurtamla çiftleştirir bir taşıyıcı anneye koyarız bakalım ne çıkacak.
-Kız deccal olur o. Aaa zaten tam da gelme zamanı kutsal kitaplara göre etrafı etkisi altına alan güzel ama ahlaksız bir kadınla hem erkek hem kadın cinsiyeti taşıyan tuhaf bir adamdan olacak deniyor.
-Hadi canım. Cidden mi?
-Ne bileyim ben Deccalse öyle olmalı, çocuk istiyorsan evlat edin Marin ya da evlenecek bir adam bul evlenip yap.
-Diğer blogırlardan farkım kalmasın yani. Hepsi evlenip çocuk doğurunca bitecek ve her ne kadar istemeseler de anlatacakları tek şey çocukları olacak. okuru da onların çocukları hiç mi hiç ilgilendirmediğinden artık okurları kalmayacak. Popüler olanlar evlenip çocuk yaptıklarında bitecek çirkin olanlar da var olan popülerliğinden kazanıp evlenecek ve çocuk yapacak sonuç onlar da bitecek ama ben bitmeyeceğim. Ben hep yaşayıp hep yazacağım aptal bir bebek bloguna dönmeyecek burası ben hep Madam Marin kalacağım bilmem anlatabildim mi?

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Üstü Kalsın Aşkımın

 Bugün karışık duygularım vardı. Kimseyi takibe almam yani stalker değilim ama arada ne yapıyor bakalım bensiz mutsuzdur umarım diye gözlemlediğim "eski"lerim var tabii. Bunlardan en yıkıcı ve yakıcı olanına baktım ve paylaştığı bir fotoğrafla yazıyı gördüm. Onun da beni takipte olduğunu tahmin ettiğimden madam marin olduğumu daha bu blogu yazmaya başlamadığım itiraf.com da küçük itiraflarda bulunduğum zamandan beri biliyor bu yüzden detaya giremeyeceğim. Bakarsa ondan bahsettiğimi anlar çünkü. Kısaca mutsuz olduğunu ancak bu duruma sevdiği kadın için katlandığına dair bir mesaj vardı yazısında ya da ben öyle anladım. Benimle de mutsuzdu ama aynı zamanda çok mutluydu. Kavgalarımız ölümcüldü. Kıskançlıktan çıkdırır bana zerre güvenmezdi ama barışmalarımız da bir o kadar güzeldi. Zaten bir ilişki çalkantılı ve inişli çıkışlıysa güzeldir evet çok yorar ama güzel olan budur. Söylemek istediğim şu benimleyken de yanıyordu ama birlikte yanıyorduk şimdi yaşadığı ilişkide tek taraflı yanıyor karşısında ruhsuz umarsız algısız ve suratsız bir kadın var. Hayır kıskançlıktan değil bu sözlerim gördüğümü bildiğimi yazıyorum. Yalnız... Bir ilişkiyi yalnız yaşıyor, iki kişinin omuzlaması gerektiği herşeyi tek başına kaldırmaya çalışıyor ve dizlerinin üzerine çöküyor, ilişkisi de çöküyor o da bunun altında kalıyor. Ve biliyorum ki beni suçluyor. Bir keresinde bana "hayatımı mahvettin" demişti. Bugün acaba mı dedim ilk kez; acaba hayatını mahvedip onu bu kadına ve bu mutsuzluğa ben mi gönderdim? Bunun da hesabı bana mı kesilecek karma mahkemesinde? Sanmıyorum... O şimdi bana yaptığı haksızlığı ödüyor çünkü biz bizken yerlerde sürünen tüm yükü kaldıran ama yine yaranamayan bendim şimdi bana yaşattıklarının bedelini ödüyor. Ödemeli de ama ben bir şey istemiyorum ne özür ne telafi üstü kalsın aşkımın zaten ikimizin de hayatını mahvetti.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...