Bugün karışık duygularım vardı. Kimseyi takibe almam yani stalker değilim ama arada ne yapıyor bakalım bensiz mutsuzdur umarım diye gözlemlediğim "eski"lerim var tabii. Bunlardan en yıkıcı ve yakıcı olanına baktım ve paylaştığı bir fotoğrafla yazıyı gördüm. Onun da beni takipte olduğunu tahmin ettiğimden madam marin olduğumu daha bu blogu yazmaya başlamadığım itiraf.com da küçük itiraflarda bulunduğum zamandan beri biliyor bu yüzden detaya giremeyeceğim. Bakarsa ondan bahsettiğimi anlar çünkü. Kısaca mutsuz olduğunu ancak bu duruma sevdiği kadın için katlandığına dair bir mesaj vardı yazısında ya da ben öyle anladım. Benimle de mutsuzdu ama aynı zamanda çok mutluydu. Kavgalarımız ölümcüldü. Kıskançlıktan çıkdırır bana zerre güvenmezdi ama barışmalarımız da bir o kadar güzeldi. Zaten bir ilişki çalkantılı ve inişli çıkışlıysa güzeldir evet çok yorar ama güzel olan budur. Söylemek istediğim şu benimleyken de yanıyordu ama birlikte yanıyorduk şimdi yaşadığı ilişkide tek taraflı yanıyor karşısında ruhsuz umarsız algısız ve suratsız bir kadın var. Hayır kıskançlıktan değil bu sözlerim gördüğümü bildiğimi yazıyorum. Yalnız... Bir ilişkiyi yalnız yaşıyor, iki kişinin omuzlaması gerektiği herşeyi tek başına kaldırmaya çalışıyor ve dizlerinin üzerine çöküyor, ilişkisi de çöküyor o da bunun altında kalıyor. Ve biliyorum ki beni suçluyor. Bir keresinde bana "hayatımı mahvettin" demişti. Bugün acaba mı dedim ilk kez; acaba hayatını mahvedip onu bu kadına ve bu mutsuzluğa ben mi gönderdim? Bunun da hesabı bana mı kesilecek karma mahkemesinde? Sanmıyorum... O şimdi bana yaptığı haksızlığı ödüyor çünkü biz bizken yerlerde sürünen tüm yükü kaldıran ama yine yaranamayan bendim şimdi bana yaşattıklarının bedelini ödüyor. Ödemeli de ama ben bir şey istemiyorum ne özür ne telafi üstü kalsın aşkımın zaten ikimizin de hayatını mahvetti.
İlişkiler, hayat, kadın erkek, cinsellik, komik, cesur... Sizi size yazarak anlatıyorum, hepinizim, hepiniz bensiniz.
Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com
3 Ağustos 2016 Çarşamba
31 Temmuz 2016 Pazar
Kırk Yaşında Adamı Beslemek Ya Da Besleyememek
Sıcaktan ve sıkıcılıktan yapış yapış bir pazar günü... Cihan bende. Ben Cihan'da mıyım? Tartışılır. Ben laptop başında aldığım bir iş üzerinde çalışıyorum, o salonda tv izliyor bir de kanepeye uzanmış ne klişe. Bana sesleniyor.
-Marin ne yiyeceğiz?
"Ne mi yiyeceğiz dedi o? Kırk yaşında adamı beslemekten ibaret bir ilişkiye doğru sürükleniyorsun Madam uyan!" Diyor içindeki ses. Haklı da. bana ne sen acıktıysan, çocuk musun sakat mı? Kalk mutfağa git ne istiyorsan zıkkımlan. Şımarık bir sex and the city özentisi gibi görünmek istemiyorum da ben yemek de yapamam kimsenin açlığıyla da uğraşamam. Hadi kış olsa neyse, bu sıcakta ne yapacağım?
-Salata yer misin? Diyorum, ben günlerdir öyle yapıyorum başka birşey yenmiyor çünkü.
-Olur. Gibi bir mırıltı duyuyorum. Çok memnun olmadı ama en azından karnı doyacak diye onayladı. İşimi bırakıp salatasını yapıp önüne koyuyorum daha ne yapayım? Aradan iki dakika geçmiyor ki yanıma hışımla gelip bir marul parçasını laptopun üzerine çatalını da yere fırlatıyor. Ne oluyoruz?
-Marin bu ne? Bütün bütün koymuşsun marulları. Salata yapmak bile bu kadar zor mu geliyor?
Ben sakinimdir ama kızarsam sağlam kızarım.
-Pardon da ben sana yemek yapmak zorunda mıyım? Acıktıysan dışarıdan söyle ya da evine git domestik karın sana üç beş çeşit yemek yapsın onları ye.
-Senden beklemekle hata ettim zaten.
-Ne bekliyordun? Sana hizmet edecek bir ezik olmamı mı?
-İnsan sevdiğine hizmet eder.
-Ben bu kadar ediyorum ve bu kadar seviyorum demek ki. Madem hizmete göre ölçülüyor sevginin değeri eminim daha çok hizmet edeni bulursun kendine.
-Senin için karımı bıraktım ben
Nuri böyle olacağını söylemişti ama. İş ister, kısıtlar yapmazsan da senin için karımı bıraktım diye kafana kakar demişti haklı çıktı yine!
-Ben gidiyorum.
-Güle güle.
Kapıyı çarptı çıktı. Etrafta marul parçaları, çatal, öfke, hırs ve biraz da ter asılı kaldı. Ben bu ilişkide hizmet etmiyorum demek ki sevmiyorum. Aslında seviyorum ama neden hizmet ediyorum? Sonunda ulaşacağım mutlu son bu mu? Kırk yaşında bir adamın karnını doyurup ona hizmet etmek mi?
"Ben sana dedim dinlemedin, bu adam ev erkeği ev karısı ister." İçimdeki sesle tartışmayalı çok olmuştu özlemişim.
"Ben sokak karısı mıyım? Bak ne güzel evim de var kendime ait hem de."
"Ya bırak def et gitsin düzenli ilişki kim sen kim bir salata bile yapamadın."
O değilde salatayı beğenmedi diye baya sinir krizi geçrdi ruh hastası mıdır nedir?
"Bütün erkekler biraz ruh hastasıdır."
Bence salata da gayet iyi olmuştu...
-Marin ne yiyeceğiz?
"Ne mi yiyeceğiz dedi o? Kırk yaşında adamı beslemekten ibaret bir ilişkiye doğru sürükleniyorsun Madam uyan!" Diyor içindeki ses. Haklı da. bana ne sen acıktıysan, çocuk musun sakat mı? Kalk mutfağa git ne istiyorsan zıkkımlan. Şımarık bir sex and the city özentisi gibi görünmek istemiyorum da ben yemek de yapamam kimsenin açlığıyla da uğraşamam. Hadi kış olsa neyse, bu sıcakta ne yapacağım?
-Salata yer misin? Diyorum, ben günlerdir öyle yapıyorum başka birşey yenmiyor çünkü.
-Olur. Gibi bir mırıltı duyuyorum. Çok memnun olmadı ama en azından karnı doyacak diye onayladı. İşimi bırakıp salatasını yapıp önüne koyuyorum daha ne yapayım? Aradan iki dakika geçmiyor ki yanıma hışımla gelip bir marul parçasını laptopun üzerine çatalını da yere fırlatıyor. Ne oluyoruz?
-Marin bu ne? Bütün bütün koymuşsun marulları. Salata yapmak bile bu kadar zor mu geliyor?
Ben sakinimdir ama kızarsam sağlam kızarım.
-Pardon da ben sana yemek yapmak zorunda mıyım? Acıktıysan dışarıdan söyle ya da evine git domestik karın sana üç beş çeşit yemek yapsın onları ye.
-Senden beklemekle hata ettim zaten.
-Ne bekliyordun? Sana hizmet edecek bir ezik olmamı mı?
-İnsan sevdiğine hizmet eder.
-Ben bu kadar ediyorum ve bu kadar seviyorum demek ki. Madem hizmete göre ölçülüyor sevginin değeri eminim daha çok hizmet edeni bulursun kendine.
-Senin için karımı bıraktım ben
Nuri böyle olacağını söylemişti ama. İş ister, kısıtlar yapmazsan da senin için karımı bıraktım diye kafana kakar demişti haklı çıktı yine!
-Ben gidiyorum.
-Güle güle.
Kapıyı çarptı çıktı. Etrafta marul parçaları, çatal, öfke, hırs ve biraz da ter asılı kaldı. Ben bu ilişkide hizmet etmiyorum demek ki sevmiyorum. Aslında seviyorum ama neden hizmet ediyorum? Sonunda ulaşacağım mutlu son bu mu? Kırk yaşında bir adamın karnını doyurup ona hizmet etmek mi?
"Ben sana dedim dinlemedin, bu adam ev erkeği ev karısı ister." İçimdeki sesle tartışmayalı çok olmuştu özlemişim.
"Ben sokak karısı mıyım? Bak ne güzel evim de var kendime ait hem de."
"Ya bırak def et gitsin düzenli ilişki kim sen kim bir salata bile yapamadın."
O değilde salatayı beğenmedi diye baya sinir krizi geçrdi ruh hastası mıdır nedir?
"Bütün erkekler biraz ruh hastasıdır."
Bence salata da gayet iyi olmuştu...
Gereksiz Kişiler Aşk-ı Memnun Etmez
Sıcaktan, sıkıntıdan ve tutkulu aşk eksikliğinden yeniden Aşk-ı Memnu izlemeye başladım bende dvd seti var. Başlamamla ne kadar gereksiz karakter olduğunu fark etmem bir oldu. Tamam zaman doldurmak için yan karakterlere gerek var da verin aşkı doldurun arkadaş bu nedir ya. Bir kere Peyker denilen Bihter'in mütemadiyen hamile ablası ve onunla ilgili tüm sahneler çok gereksiz. Hadi gel Bihter'i uyar, Behlül bana da zamanında atladı ondan adam olmaz de anlarız da bize ne senin sürekli acı çeker gibi suratı olan kocandan, kayınvalidenden ve sorunlarından. Bir de bunun kayın pederi var Hilmi Önal. Tamam çatışma yaratmak için bir kötü karakter lazım da adam bunlarla ölesiye uğraşıyor Bihter intihar edince de cenazede en önde saf tutuyor.
Sonra mutfak eşrafı ve onların sorunlarından bize ne? Orada tek gerekli karakter Beşir o da Bihter ve Belül'ü halvet olurlarken gördüğü için gerisini at çöpe. Behlül'ün ilk sezondaki nişanlısı manken Elif. Neye hizmet etti? Behlül'le Nihal'i kıskandı, bunların arasında birşeyler var dedi milletin aklına yoktan bu fikri soktu zaten Behlül'ün pipi sineği olan Nihal, Behlül'e daha da yapıştı ve aşk sahneleri, kaçamak durumlarına sekte soktu Bihter sinir krizleri geçiriken Behlül'ü o götürmeye başladı gereksiz arkadaş gereksiz bunlar.
Benim bunları izleyip gerilmem de gereksiz acilen kendime yapacak iş ve saracak sevgili bulmalıyım halihazırda olandan pek memnun değilim zira. Gereksiz gelmeye başladı hayatımdaki çoğu şey gibi gereksiz aşk da gereksiz arkadaş da gereksiz iş gibi görünen vakit öldüren aktivitelerden de kurtulmak gerek yeni iyidir yeniye gidelim biz.
Sonra mutfak eşrafı ve onların sorunlarından bize ne? Orada tek gerekli karakter Beşir o da Bihter ve Belül'ü halvet olurlarken gördüğü için gerisini at çöpe. Behlül'ün ilk sezondaki nişanlısı manken Elif. Neye hizmet etti? Behlül'le Nihal'i kıskandı, bunların arasında birşeyler var dedi milletin aklına yoktan bu fikri soktu zaten Behlül'ün pipi sineği olan Nihal, Behlül'e daha da yapıştı ve aşk sahneleri, kaçamak durumlarına sekte soktu Bihter sinir krizleri geçiriken Behlül'ü o götürmeye başladı gereksiz arkadaş gereksiz bunlar.
Benim bunları izleyip gerilmem de gereksiz acilen kendime yapacak iş ve saracak sevgili bulmalıyım halihazırda olandan pek memnun değilim zira. Gereksiz gelmeye başladı hayatımdaki çoğu şey gibi gereksiz aşk da gereksiz arkadaş da gereksiz iş gibi görünen vakit öldüren aktivitelerden de kurtulmak gerek yeni iyidir yeniye gidelim biz.
28 Temmuz 2016 Perşembe
Erkeklerin Burçlarına Göre Seks Ve Karakter Özellikleri ( Madam Marin Deneyimiyle)
Balık Erkekleri: Size deli gibi aşık olurlar bir anda hayatlarının odak noktası olursunuz ayaklarınızı yerden keserler ama bu aşık çocuk bu modda fazla kalmaz balık olduğundan balık hafızalı da olur ve verdiği sözleri unutur. Sizi aramayı unutur ve ölü balık gibi soğuklaşır. Kısaca balık erkekleri henüz tazeyken yeni yakalanmışken lezzetlidir ama ilişki uzayınca bayatlar tadı kalmaz. Bunlarla kaçamak yapın ama uzun süreli ilişkiye yeltenmeyin derim.
Akrep Erkekleri: Çok derindir aman aman felsefik, düşünceli, etkileyici bakışlı, seksi... bakışlarına ne kadar derin anlamlar ve duygular yükleseniz de o bakışların ihtiva ettiği tek şey sekstir. Bu adamlar sadece seks yapmak için yaratılmıştır. Asla büyük bir aşk beklemeyin evet aşık olursa sadık da olur çok tutkulu bir aşık olup size dünyayı da unutturur ama paranoyaktır, kıskançtır, dengesizdir. Bununla sadece sevişmek iyidir o da normal olanlarıyla yoksa ben ne akrepler tanıdım ne tuhaf şeyler istediler bilemezsiniz. Özetle derin falan değil sığdır, aklı fikri sekstedir, nadiren sadık olur ama güzel adamlardır akrep erkekleri.
Başak Erkekleri: Tanıdığım en düzgün adamlar bunlardan çıktı evet çok tutkulu değiller, düzen hastası ve eleştireller ve benim gibi dağınık bir akrep kadını için bu düzen takıntıları bazen zorlayıcı oluyor ama güzel severler, sevdiklerinde kendilerini size adarlar, uzun süreli ilişki için uygun ve sadık tipler. Çok tutkulu sevişmeler aramıyorsanız başaklarla baya bir idare edersiniz.
Koç Erkekleri: İnatçıdır haliyle ama benim yıllardır arada görüştüğüm bir koç var adamın hiç kötülüğünü görmedim gayet de iyi sevişir partnerini mutlu etmeye kendini adar koç. Biraz düşüncesizdir, incelik beklemezseniz iyidir gideri var.
Boğa Erkekleri: Dik kafalıdır asla fikrini değiştiremezsiniz ama sizin fikrinizi değiştirip kendi gibi düşünmeniz için baskı kurar. Tam bir mermer kafadır. İnandığı şeyin yanlış olduğunu hata edebileceğini düşünmez bile buna katlanabilecekseniz yatakta boğa gücündedirler.
Aslan Erkekleri: Kedi seviyorsanız aslan erkeğini de seversiniz. Her ne kadar kibirli ve böbürlenen bir aslan olsa da karşınızda içinde küçük bir kedi saklıdır ve ona ulaşmayı başarırsanız aslan erkeğini avucunuza alırsınız. Arada pofpoflamak ve övmek onu zevkten dört köşe eder, biraz politik ve akıllıysanız aslan erkeği en kolay ve eğlenceli sevgilidir. Aslan gibi sarar, memnun eder, korur, tek düze de değildir aslan gibi sevişgendir.
Yay Erkekleri: Çok derindir bunlar da ve çok duygusal. Güzel yüzlerinin ve hep melankolik hallerinin esiri olur ona kıyamaz kendinize kıydırırsınız çünkü acımasızdır. Sizi hunharca eleştirir, düşünmediğiniz şeyleri düşündüğünüzü, yapmadığınız şeyleri yaptığınızı iddia eder. Hep şikayet eder sürekli mutsuzdur. Güzel sevişir ama suçlayacak ya illa onunla sevişmek için birlikte olduğunuzu ve onu kulandığınızı iddia eder sanki kendi zevk almadı. Kısaca yıldırıcıdır.
Kova Erkekleri: Aydın görünümlü, uyumlu ve sizi anlar gibidirler ama bunların da duygularına pek güven olmaz. Bunları evde tutmak zordur hep atraksiyon ve değişiklik isterler sadık olanını bulmak bu açıdan zordur ama sekste iyidirler deneyin derim.
Oğlak, Yengeç, Terazi ve İkizler Erkekleri: Bunlarla ilgili spesifik birilerini hatırlayamadım ya da hayatımda olmamış. Hatırlarsam yazarım.
Akrep Erkekleri: Çok derindir aman aman felsefik, düşünceli, etkileyici bakışlı, seksi... bakışlarına ne kadar derin anlamlar ve duygular yükleseniz de o bakışların ihtiva ettiği tek şey sekstir. Bu adamlar sadece seks yapmak için yaratılmıştır. Asla büyük bir aşk beklemeyin evet aşık olursa sadık da olur çok tutkulu bir aşık olup size dünyayı da unutturur ama paranoyaktır, kıskançtır, dengesizdir. Bununla sadece sevişmek iyidir o da normal olanlarıyla yoksa ben ne akrepler tanıdım ne tuhaf şeyler istediler bilemezsiniz. Özetle derin falan değil sığdır, aklı fikri sekstedir, nadiren sadık olur ama güzel adamlardır akrep erkekleri.
Başak Erkekleri: Tanıdığım en düzgün adamlar bunlardan çıktı evet çok tutkulu değiller, düzen hastası ve eleştireller ve benim gibi dağınık bir akrep kadını için bu düzen takıntıları bazen zorlayıcı oluyor ama güzel severler, sevdiklerinde kendilerini size adarlar, uzun süreli ilişki için uygun ve sadık tipler. Çok tutkulu sevişmeler aramıyorsanız başaklarla baya bir idare edersiniz.
Koç Erkekleri: İnatçıdır haliyle ama benim yıllardır arada görüştüğüm bir koç var adamın hiç kötülüğünü görmedim gayet de iyi sevişir partnerini mutlu etmeye kendini adar koç. Biraz düşüncesizdir, incelik beklemezseniz iyidir gideri var.
Boğa Erkekleri: Dik kafalıdır asla fikrini değiştiremezsiniz ama sizin fikrinizi değiştirip kendi gibi düşünmeniz için baskı kurar. Tam bir mermer kafadır. İnandığı şeyin yanlış olduğunu hata edebileceğini düşünmez bile buna katlanabilecekseniz yatakta boğa gücündedirler.
Aslan Erkekleri: Kedi seviyorsanız aslan erkeğini de seversiniz. Her ne kadar kibirli ve böbürlenen bir aslan olsa da karşınızda içinde küçük bir kedi saklıdır ve ona ulaşmayı başarırsanız aslan erkeğini avucunuza alırsınız. Arada pofpoflamak ve övmek onu zevkten dört köşe eder, biraz politik ve akıllıysanız aslan erkeği en kolay ve eğlenceli sevgilidir. Aslan gibi sarar, memnun eder, korur, tek düze de değildir aslan gibi sevişgendir.
Yay Erkekleri: Çok derindir bunlar da ve çok duygusal. Güzel yüzlerinin ve hep melankolik hallerinin esiri olur ona kıyamaz kendinize kıydırırsınız çünkü acımasızdır. Sizi hunharca eleştirir, düşünmediğiniz şeyleri düşündüğünüzü, yapmadığınız şeyleri yaptığınızı iddia eder. Hep şikayet eder sürekli mutsuzdur. Güzel sevişir ama suçlayacak ya illa onunla sevişmek için birlikte olduğunuzu ve onu kulandığınızı iddia eder sanki kendi zevk almadı. Kısaca yıldırıcıdır.
Kova Erkekleri: Aydın görünümlü, uyumlu ve sizi anlar gibidirler ama bunların da duygularına pek güven olmaz. Bunları evde tutmak zordur hep atraksiyon ve değişiklik isterler sadık olanını bulmak bu açıdan zordur ama sekste iyidirler deneyin derim.
Oğlak, Yengeç, Terazi ve İkizler Erkekleri: Bunlarla ilgili spesifik birilerini hatırlayamadım ya da hayatımda olmamış. Hatırlarsam yazarım.
26 Temmuz 2016 Salı
Travesti Ve Hayat Kadını Birbirlerine Aşık Olursa ( Henüz adını koymadığım yeni hikayem)
Bir hikayem var: Kötü yola yeni düşmüş genç kadın ve bu yolun gediklisi olmuş artık emekliliği yaklaşmış başka bir kadın beraber yaşamakta ve çalışmaktadır. Bunların yaşlı olanı Rana, genç olanının adı ise Umay. Daha çok barlarda işe çıkan kadınlar tarlabaşında oturmaktalar ve sokakta çalışmakta olan travesti erkeklere çok müşteri kaptırmaktadırlar. Özellikle Rana bu durumdan çok şikayetçi. Umay ise henüz nerede ve neden olduğunu anlayamamış, her olaydan kendince bir işaret çıkartıp birgün gerçek aşkı bulup uzaklara gitme hayalinde tam bir hayalperest. Rana'nın "kızım kim ne yapsın orospuyu? anca siker atarlar bırak hayal kurmayı da gençken para biriktir benim gibi aptal olma!" tavsiyelerini ciddiye almıyor çünkü umutsuz bir romantik Umay. Rana da gençken aşık olmuş birine ama adam parasını yiyip ortada bırakmış kadını Umay da onun gibi olsun istemiyor.
Umay, bir gece evden çıktığında yan apartmanın girişinde genç bir adam görür. Makyajlı gözleri, dar parlak gömleği dar pantolonu, geriye taranmış saçları ile sanki iki cinsiyet arasına sıkışmış, japon çizgi filmerinden fırlamış güzel bir erkektir bu. Kendini ona uzun uzun bakmaktan alı koyamaz. Rana'nın dürtmesiyle kendine glir çünkü onları alacak olan araç gelmiştir. Rana söylenir "bunlar yüzünden işler çok kesat erkekler nedense bu tuhafları tercih ediyor." Onu duyan şöför atılır daha dar da ondan abla" Rana bu duyduğuyla öfkelenir "sanki biz geniş miyiz lan? tamam eskisi gibi değiliz ama önümüzde sallanan bir sap yok bari değil mi kız?" Koluyla Umay'ı dürter ama Umay onu duymaz aklı gördüğü genç güzel adamda kalmıştır. Adamla daha sonra tekrar karşılaşır ve her gördüğünde ona uzun uzun bakmaktan alamaz kendini Umay. Apartman girişinde bekleyişini arabanın onu alıp götürüşünü izler. Bir gece iki müşteriyle içerlerken güzel adam ve yanında kendi gibi bir arkadaşı aynı bara gelirler. Yanlarında iki normal erkek vardır. Umay'ın tam karşısına oturur, yanındaki adam kolunu omzuna atar. Ona seslenen biri sayesinde adının"Ateş" olduğunu öğrenir Umay ve içinden "ondan bu kadar yandım demek" der. Şarkıcı "Gemiler"i söylemeye başlar o sırada "bir an için çıksam hayatımdan yanık tenli omuzunda kurtulsam maziden uzaklarda şu anda yanında..." Ateş, Umay'ı tam o sırda gerçekten görür. Gözleri uzun uzun kenetlenir. Umay'ın da Ateş'in de boynunda birer erkek kolu sarılıdır, kulaklarına sesler fısıldanmakta ama onlar sadece şarkıyı duymakta ve birbirlerine bakmaktadırlar. Ateş'i yanındaki adamın yanağından aldığı ısırık kendine getirir Umay'ı ise Rana'nın masanın altından ayağıyla dürtmesi. Umay, Rana'ya bakar Rana ne oluyor? der gibi göz kırpar. Umay, yine Ateş'e bakar ama Ateş yanındaki adamla öpüşmektedir. Umay bunu görmek istemez başını önüne eğer. Rana baktığı yere bakar Umay'ın "ay ben de sinir oluyorum bunlara buraya da gelmeye başladılar." Umay ve Ateş o gece hep kaçamak bakışlar atarlar birbirlerine.
Ertesi gece yine kapının önüne birini beklemektedir Ateş, Umay aşağıya inmiş Rana'nın gelmesini beklerken Ateş'i görür ve yine ona hayran hayran bakmaya başlar. Ateş, yanına gelir.
"Neden bana bakıyorsun sürekli?" Biraz çıkışır, biraz hesap sorar gibi. Umay, ona daha da yaklaşır hafifçe gülümser.
"Çünkü çok güzelsin..." Elini yavaşça Ateş'in yüzüne yaklaştırır. Ateş, bunu bir kadından duyduğu için ve bir kadına ilgi duyduğu için şaşkındır. Umay, Ateş'in yanağını okşar. Ateş'i almaya gelen arabanın kornasıyla Ateş geri çekilir, Umay elini indirir. Ateş, arabaya biner, giderken camdan Umay'a bakar, Umay da Ateş'in ardından... Rana yanına gelir."İbnelere mi bakıyorsun kız? Burnumuzun dibine kadar geldiler yüz verme sakın şunlara hadi yürü geç kaldık." Umay arkasına baka baka yürür ve gecenin karanlığına karışır içinde tuhaf bir kıpırtı bir heyecan vardır eli Ateşe değmiştir artık.
Umay, bir gece evden çıktığında yan apartmanın girişinde genç bir adam görür. Makyajlı gözleri, dar parlak gömleği dar pantolonu, geriye taranmış saçları ile sanki iki cinsiyet arasına sıkışmış, japon çizgi filmerinden fırlamış güzel bir erkektir bu. Kendini ona uzun uzun bakmaktan alı koyamaz. Rana'nın dürtmesiyle kendine glir çünkü onları alacak olan araç gelmiştir. Rana söylenir "bunlar yüzünden işler çok kesat erkekler nedense bu tuhafları tercih ediyor." Onu duyan şöför atılır daha dar da ondan abla" Rana bu duyduğuyla öfkelenir "sanki biz geniş miyiz lan? tamam eskisi gibi değiliz ama önümüzde sallanan bir sap yok bari değil mi kız?" Koluyla Umay'ı dürter ama Umay onu duymaz aklı gördüğü genç güzel adamda kalmıştır. Adamla daha sonra tekrar karşılaşır ve her gördüğünde ona uzun uzun bakmaktan alamaz kendini Umay. Apartman girişinde bekleyişini arabanın onu alıp götürüşünü izler. Bir gece iki müşteriyle içerlerken güzel adam ve yanında kendi gibi bir arkadaşı aynı bara gelirler. Yanlarında iki normal erkek vardır. Umay'ın tam karşısına oturur, yanındaki adam kolunu omzuna atar. Ona seslenen biri sayesinde adının"Ateş" olduğunu öğrenir Umay ve içinden "ondan bu kadar yandım demek" der. Şarkıcı "Gemiler"i söylemeye başlar o sırada "bir an için çıksam hayatımdan yanık tenli omuzunda kurtulsam maziden uzaklarda şu anda yanında..." Ateş, Umay'ı tam o sırda gerçekten görür. Gözleri uzun uzun kenetlenir. Umay'ın da Ateş'in de boynunda birer erkek kolu sarılıdır, kulaklarına sesler fısıldanmakta ama onlar sadece şarkıyı duymakta ve birbirlerine bakmaktadırlar. Ateş'i yanındaki adamın yanağından aldığı ısırık kendine getirir Umay'ı ise Rana'nın masanın altından ayağıyla dürtmesi. Umay, Rana'ya bakar Rana ne oluyor? der gibi göz kırpar. Umay, yine Ateş'e bakar ama Ateş yanındaki adamla öpüşmektedir. Umay bunu görmek istemez başını önüne eğer. Rana baktığı yere bakar Umay'ın "ay ben de sinir oluyorum bunlara buraya da gelmeye başladılar." Umay ve Ateş o gece hep kaçamak bakışlar atarlar birbirlerine.
Ertesi gece yine kapının önüne birini beklemektedir Ateş, Umay aşağıya inmiş Rana'nın gelmesini beklerken Ateş'i görür ve yine ona hayran hayran bakmaya başlar. Ateş, yanına gelir.
"Neden bana bakıyorsun sürekli?" Biraz çıkışır, biraz hesap sorar gibi. Umay, ona daha da yaklaşır hafifçe gülümser.
"Çünkü çok güzelsin..." Elini yavaşça Ateş'in yüzüne yaklaştırır. Ateş, bunu bir kadından duyduğu için ve bir kadına ilgi duyduğu için şaşkındır. Umay, Ateş'in yanağını okşar. Ateş'i almaya gelen arabanın kornasıyla Ateş geri çekilir, Umay elini indirir. Ateş, arabaya biner, giderken camdan Umay'a bakar, Umay da Ateş'in ardından... Rana yanına gelir."İbnelere mi bakıyorsun kız? Burnumuzun dibine kadar geldiler yüz verme sakın şunlara hadi yürü geç kaldık." Umay arkasına baka baka yürür ve gecenin karanlığına karışır içinde tuhaf bir kıpırtı bir heyecan vardır eli Ateşe değmiştir artık.
24 Temmuz 2016 Pazar
Kötü Yola Düşmemize Sebep Olan Çizgi Film: Portakal Yolu
Çocukluğumun TRT çizgi filmiydi. TRT gibi bir kurum o kadar denetçisi vs varken içeriğine bakmadan gündüz vakti, çocuklar için çizgi film serisinin ortasında bu Manga hatta yer yer Hentai ye göz kırpan çizgi filmi nasıl yayınladı hala anlamış değilim. Kısaca Portakal Yolu'nun hatırladığım kadarıyla konusunu anlatayım. Kasuga liseye başlar ve okula giderken güzel Madako'yu görüp aşık olur ama yanlış anlaşılma sonucu Hikaru diye bir kızla çıkmaya başlar. Hikaru da Madako'nun yakın arkadaşıdır bu esas oğlanın gizli güçleri falan da vardı da tam hatırlayamıyorum aklıma kazınanlara ve çizgi filmin gizli mesajlarına gelince: Tam anlamıyla iki aşk arasında kalmış bir aşk üçgeni anlatılıyordu ( hayatım boyunca hep iki kişi arasında kaldım aklınıza gelebilecek her anlamda) Ne tuhaftır ki özellikle ergenlikte saç modelim Madoko'yla aynıydı tipim de benziyor biraz nasıl kazındıysa aklıma artık. Kız arkadaşına güvenme ve kız arkadaş edinme ( evet her zaman erkekler yakın arkadaşımdı kızlarla sadece anı kurtardım ve asla güvenmedim. Aramızda bir erkek girecek olursa da kesin ben aldım neden acaba?) Sadık olma çok eşli ol( Bir nesil böye değil miyiz?) Seksi görünüp seksi kullan (Yine neslimize kodlanmış bir gizli mesaj) Yasak aşk daha güzel gizli ve yasak yaşa (tanıdık geldi mi?) Genç erkekler daha tatlıdır (kendinden küçük erkeklerden hoşlanan tek ben değilim ve bundan eminin) Sevgilini yakın arkadaşınla ya da başkasıyla paylaşabilirsin (swingerı duymamış olamazsınız) Aklıma gelmeyen atladığım kimbilir daha ne kadar gizli mesaj var. Bu çizgi filmde grup sekse övgü, çok eşliliğe ve ihanete özendirme, küçük yaşta seks ve kötü alışkanlıkları doğal gösterme gibi daha birçok gizli mesaj vardı ve biz bunları çocukken izledik.
Portakal Yolu'na ben de bayılırdım esas oğlan Madoka'ya ne zaman aşkını itiraf edecek diye izlerdim. Çocukken izlediklerimiz kesinlikle beynimize ve kişiliğimize kazınıyor. Ne hikmetse Madako'ya benzediğim halde sigaraya başlamadım ve saksafon çalmadım yani enstrüman olanı.
Portakal Yolu'na ben de bayılırdım esas oğlan Madoka'ya ne zaman aşkını itiraf edecek diye izlerdim. Çocukken izlediklerimiz kesinlikle beynimize ve kişiliğimize kazınıyor. Ne hikmetse Madako'ya benzediğim halde sigaraya başlamadım ve saksafon çalmadım yani enstrüman olanı.



23 Temmuz 2016 Cumartesi
İçi Hasarlı Dışı Kaşarlı Kadınlar
Hadi bu her halükarda kaşarlığı tescilli kadınların içine bakalım, içine dediysem vajinal bir muayene fikri gelmesin aklınıza içinde yaşadıklarına, içine sığdırdıklarına... Bak yine yanlış bir anlam çıktı neyse. Bu kadınlar güzel oldukları için hep özür diler durumdadırlar, doğa onlara iyi davranmış ya onlar da başkalarına iyi davranmak zorunda hissederler kendilerini ben güzelim özür dilerim der gibi, hep alttan alırlar, hep çirkin arkadaşlarının laf sokmalarrına güzel ama aptal ya da sürtük yaftalarına sessizce katlanırlar. Benim gibi renkli gözlü olanlara gözleri güzel de işte göğüsleri büyük gibi kusurlar bulurlar ama bir yandan da kendi göğüslerini büyütmeye çalışırlar. Sevgilileri önce içlerine düşer, sonra vay sen neden böylesin şöylesin demeye başlarlar. Seviştiysen sevişmen suç, ne giysen suç, ne söylesen suç. İnanırsın da kusulu olduğuna hep kendini düzeltmeye çalışırsın. Yanındaki seni yerin dibine sokarken başka erkekler de göğe çıkartır aldanırsın. Belki de onlar kıynetini bilir diye küçük kaçamaklara başlarsın, kafa dağıtmak aldığın yaraları sarmaktır amacın ama bu kez de ihanet eden biri olursun kaşarlığın katlanır. Aylarca belki yıllarca alttan aldığın, hakaretlerine, eleştirilerine katlandığın ve ne yazık ki aşık olduğun adam gider seninle asla kıyaslanamayacak çirkinlikte bir kadına kul köle olur şaşar kalırsın.
Kıskançlıkla ve fesatlıkla bakan gözler, yüzüne gülüp arkandan söven sahte yüzlerle muhattap olursun. Aşklar girer hayatına ama sen artık deneyimlisin ya bu kez alttan almaz ezdirmezsin hep de yedeklersin başka bir darbe gelirse kendini kollarına bırakacağın adamları iyice kaşar olursun. Dışarıdan güzel alımlı, güçlü, içerden yorgun, hasarlı ve kırgınsındır artık. Sürekli yaşanan birşey yoktur herşey bir anlıktır hayatında. Kimse içine bakmaz dışındaki parlak kaplamayı görür, beğenir, hayran kalır, peşine takılır, kadınlar dostun gibi yapar, erkekler aşık olur, sevişir ama sonra hepsi aynı yorumu yapar: kaşar!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ötekiyiz Hepimiz
Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...
-
Engin diye bir arkadaşım var, ne zamandır yaşadıkları swinger deneyimini yazmam için ısrar eder durur. Ben de hazır zaman bulmuşken ya...
-
Pazartesi büyük randevu geldi çattı. Sabahın köründe yola çıktık Nuriyle neymiş sabah ezanından sonra görecekmiş hoca bizi sabahın körü ...
-
Dünden beri bir haber dolanıyor sosyal medyada; 46 yaşındaki kadın öğretmenle 17 yaşındaki sevgilisi ile ilgili. Kadının kocası şüphelen...






