Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com

15 Haziran 2014 Pazar

Çekingen Ama Müstehcen Grup Seks Denemesi


Üçlü için yani threesome için Tolga'nın evine gittim. Benim için hazırlanmışlar, yemekler falan yapılmış, şaraplar açılmış, oh bir ikram bir nezaket... Ayşe, hazırlanmış süslenmiş, kesin içine jartiyer giymiştir. Tolga'nın ağzı kulaklarında. Şimdi ben bu grup olayına hakimim hakim olmasına da hep iki erkek, tek kadın takıldım yani iki kadın yapmadım hiç. Buna girdikten sonra bana giremez asla, ya da prezervatif takmalı, takıyorsa değiştirmeli. E bu nasıl söylenmeli? Olay anında hop hemşehrim ondan bana geçiş yapma, malum hijyen olayı, ne bileyim ben kız sağlıklı mı değil mi? Hem ben de sağlıklı olmaya bilirim değil mi? Of zor işler en iyisi önce benle takılsın Tolga, sonra bu ikisine bırakayım sahayı.

Tam tahmin ettiğim gibi, jartiyer giymiş Ayşe. Pek bi eğreti durmuş, alışık olmadığı belli. Çekingen ama müstehcen bir gülümseme var yüzünde. Bana bakıyor dikkatle, ben ne yapsam tekrar ediyor. Çıkardığım seslerin bile aynını çıkartmaya çalışıyor. Tolga'ya ben atılıyorum önce malum sebepten. Oral takılmalar da birimiz çıkıyor birimiz iniyor Tolga'nın yüzüne. Tabii önce çıkan yine benim, hijyen önemli arkadaş ve ilk oturan da benim. Sonra dediğim gibi ben kenara çekiliyorum bunlar baya bir hararetleniyor, hızlanıyor, beni de unutuyorlar. Görevimi yerine getirmenin ve bir evliliği kurtarmanın mutluluğuyla sigara yakıyorum. Hayır orgazm sigarası değil daha çok bitti çok şükür sigarası. Onları yatağın kenarında izlerken, Ayşe Tolga tamamlandı diye geçiriyorum içimden. Yakışıyorlar da aslında, " Bak iyi bir işe yaradı kaltaklığın aferin sana", içimdeki ses olmadık zamanlarda yorum yapar böyle. Genelde esprilidir yorumları ve mutlaka bana laf sokar. Seviyorum o sesi ama ne de olsa benim o da, başka bir versiyonum ya da içime hapis olmuş, eleştirmekten başka bir şey yapamayan benim. Of saçmalıyorum, bunlar unuttu beni, iyisi sessizce giyinip, gideyim.

Threesome Yani Üçü Bir Arada

Kızın adı Ayşe, Tolga ve Ayşe üç yıl önce evlenmiş, tatlı bir çift. Kız da çıtı pıtı, sarışın, çekingen bir şey. Ben yanında femme fatale kalmış bir tip. Kırmızı rujum, deri pantolonum, askılım falan, koyu renk saçlar, gözlerimin rengini ortaya çıkaran makyaj... O da inadına sade, inadına doğal. Tokalaştık, hafifçe gülümsedik, ne kadar da moderniz aman aman. Sanki birazdan aynı erkek için birbirine girecek iki hatun değilmişiz gibi, kahvelerimizi söyledik, nasılsınız falan dedik birbirimize. Ay daha neler göreceğim bakalım.

" Sizi rahatsız ettim biliyorum ama ben Tolga'yı çok seviyorum. Tolga'da sizi..." Dedi.
Ben cümlenin sonunu " Tolga da sizi düdüklüyormuş" Olarak tamamladım içimden ve gülümsememek için zor tuttum kendimi.
" Onu kaybetmek istemiyorum." Dedi. Sesi ağlamaklı oldu, başını içtiği kahveye eğdi.
" Bakın, benim Tolga ile yaşadığım şey sadece cinseldi. Evet, birbirimizden hoşlandık ama ortada ayrılık gerektirecek bir durum yok, ben Tolga'yla beraber olmayı düşünmüyorum. Hatta bir daha görüşmeyeceğim, söz veriyorum size."
" Hayır, lütfen terk etmeyin onu. Siz olmazsanız ölür Tolga."
Ay bu Tolga da ne malmış yahu ne zaman aşık oldu bu kadar bana.
" Peki, ne istiyorsunuz benden?"
" Söylemeye utanıyorum ama, bu onu çok mutlu eder. Ben sizin kadar yatakta becerikli değilim ve onu sizin gibi heyecanlandıramıyorum"
 Evet, Tolga akıllısı seks detaylarımızı da anlatmış karısına. Tövbe tövbe...
" Eee?"
Benden seks tüyosu falan isteyecek herhalde kocasını geri kazanmak için.
" Üçlü seks yapar mısınız bizimle? Yani ne deniyor threesome."
" Adını falan da öğrenmiş, mahsun aldatılmış eş, gelmiş bana kocamı beraber memnun edelim, bende senden feyz alayım diyor resmen. Ya ben ne diyorum? Yok artık daha neler mi? Daha neler?
" Önümüzdeki hafta regli oluyorum, bir hafta sonra günü belirlemek için telefonlaşalım." Diyorum...



Karım Seninle Olduğumu Biliyor

Facebook mesajlarımda, tanımadığım kadınlardan gelen hakaret cümlelerine alışkınım. Nedeni, takıldığım ya da mesajlaştığım ya da alakam olmadığı halde bana yazan malların mesajlarını silmeyi unutup, kadınların da Facebooklarına bakabileceklerini düşünememelerinden doğan yakalanmalarının bir uzantısı, kısaca kabak hep benim başıma patlar. Silin oğlum şu mesajlarınızı iki saniyelik iş. Neden saklıyorsunuz, sonra okuyup mastürbasyon mu yapıyorsunuz? Nedir? Bu kez gelen mesaj, hakaret ve tehdit içerikli değildi, sadece." Marin Hanım, sizinle konuşmak istiyorum." Yazıyordu. mesajı gönderen hatunun profiline girdim. Fotoğrafları ve soy adı tanıdıktı. Tolga'nın karısıydı. Tolga, son bir kaç haftadır beraber olduğum, hoş, tatlı, biraz fazla üzerime düşen ama sevimli, yakışıklı, yatakta da oldukça uyumlu olduğum adamdı. Yakalanmasını ve beni böylesi bir duruma sokmasını beklemiyordum, onun zeki biri olacağını düşünmüştüm, ama nihayetinde erkekti ve o da mesajlarını silmemişti.

Hemen Tolga'yı aradım. "Yakalandık" Dedim karın bana mesaj göndermiş ve hemen çemkirdim "Yahu neden silmedin mesajlarını?"
Sakin bir sesle " Karım seninle olduğumu biliyor." Dedi. Bir kaç saniye elimde telefon kalakaldım. " Her şeyi biliyor mu yani?" " Evet, ilk günden beri biliyor. Ben kimseyi kandırmam. Sana aşık oldum ve bunu ona anlattım." Yuh yani, ne denir ki buna? Bir tarafımın hoşuna gitti kabul ediyorum ama ne gerek var şimdi bu trajediye, ayrıca bu kadın ne konuşacak benimle?
" Benden ne istiyor eşin? Ben konuşmak falan istemiyorum, söyle bir daha mesaj yazmasın bana. kendi aranızda halledin meselenizi."
" Tamam, ben onunla konuşurum, yazmaz bir daha." Dedi. Çok rahatsız oldum, ilişkimi bilen bir eş. Bu gidip, seks detaylarını da anlatıyor mu acaba? Dahası ciddi bir ilişki hatta aşk yaşadığımızı sanıyor. o aşık olabilir ama ben kesinlikle değilim. İyi böyle, arada görüşüyoruz, iyi vakit geçiriyoruz. sonra evli evine... Bu saçma dürüstlüğe ne gerek var ki?
 İki gün sonra, kadından yine mesaj geldi. " Lütfen, sadece konuşmak istiyorum. Size sorun çıkartacak değilim. İstediğiniz yere gelirim, konuşuruz. fazla vaktinizi almayacağım."

Bana bağıracak,hakaret edecek, kocamı bırak adi kadın diyecek, ben de sadece seks body ve arkadaşım, başka bir şey yok, en azından benim için yok diyeceğim. İşte konuşmanın özeti bu, of bir yanımda merak ediyor ne diyeceğini. Acı çekmeyi seviyor muyum ne? Yoksa kendimi cezalandırma yöntemim bu mu? yoksa neden kadına, her zaman gittiğim ve beni hemen herkesin tanıdığı kafede randevu vereyim ki?

Aşkın .mına Koyuyoruz Hepimiz


  "Hepimiz aşkı arıyoruz aslında" Dedi. Hak verdim ama belli etmedim. Apartmandan yazar komşum, Cihan. Cihangir de yaşayan biri için ne güzel bir isim Cihan. Kendisi de, ruhu da güzel  adamdır Cihan. Sahi ben niye bununla beraber olmadım? "Biz neden sevgili olmadık hiç Cihan?"

" Sen zorsun, tehlikelisin, fenasın." Dedi. vay be ben neymişim. " Neden böyle düşünüyorsun?" Dedim. " Biz yazarlar, iyi gözlem yaparız." Dedi. Zaten Cihan'la sohbet etmeyi, arkadaşlığını seviyorum, öylesine sormuştum ama sahi böyle mi görünüyorum ben dışarıdan?
" Peki, aşık olsam değişmez miyim sence?
" Değişirsin ama aşkın azalana kadar, sonra yine eski haline dönersin. Sen tek eşli ve birine bağlı yaşayamazsın, bu seni öldürür." Dedi " Haklı yahu." Dedim içimden neyi tartışıyorum ki daha?

Yeni kitabı Aşkı Bulmanın Yolları, bana adı saçma geldiği için neden bu ismi verdiğini sormuştum sohbetin başında, evet hepimiz aşkı arıyoruz bulunca da ..mına koyuyoruz, mahvediyoruz, sefil ediyoruz sonra yine aşkı aramaya başlıyoruz. Ben de böyleyim belki ama dediği gibi tek eşlilik de bana göre değil.  Şimdi ben senle olmam dedi ya bana nasıl cazip geldi Cihangirli Cihan.

" Aslında sen tam aşk yaşanacak kadınsın. Tutkulu, kıskançlık, krizler,sancılar dolu ama zevkli. Aşk da bu değil mi? Seni dizginlemeye çalışmak güzel olurdu." Dedi.

" Dizginle, yani dizginlemeye çalış o halde." Dedim. " Bunun için çok yorgunum." Dedi. Alnımdan öptü, adıma imzaladığı kitabı bıraktı sehpamın üzerine ve gitti. Kapağı açtığımda giriş cümlesinde " Aşkın . mına koyuyoruz hepimiz" Yazıyordu.  " Haklı dedim içimden bu benim sözüm, benden duymuş, acaba içinde de benden mi bahsediyor? Hızlıca karıştırdım sayfaları. Evet, ben de varım kitapta...

Gözlüklü Çocuğun Kadınları İnletmesi

   
   
Cihangir'de yaşıyorum. Oturduğum apartmanda alt katımda, gözlüklü, cılız, görünce birden neden bilmiyorum ama tüylerimi ürperten bir çocuk yaşamakta. Bakışları bir tuhaf, nedenini çözemedim. karşılaşınca gözünü kırpmadan, dik dik bakar, ne selam ne sabah anca bakar neyse. Adını bile bilmem bilmek de istemem, bana ne. Ben yozlaşmış yalnızlığımla mutluyum, sosyalleşmek bana göre değil. Hele bu çocukla hiç değil

Bir süredir bu tuhaf çocuğun eve hatun attığını duyuyorum. Bir kere gördüm de, bizim apartmanda yaşayan şarkıcı ve işveli bir sarışının sabaha karşı bunun evinden çıktığını gördüm. İlk aklıma gelen bu çocukta benim göremediğim bir şey var demek ki oldu. Ertesi gün arka bahçe de karşılaştık, kitap okuyordu. Şöyle baştan ayağa süzdüm, yok arkadaş yine garip, yine itici. Ona baktığımı hayvansı ya da yaratıksı içgüdüsüyle hissetti. Başını kitaptan kaldırdı, gözlüklerini hafifçe indirdi ve bana o soğuk ve dik bakışını fırlattı. Dönüp gitmesem, saatlerce bakardı manyak. Arka bahçede, deniz manzarasıyla çay keyfim de suya düştü tabi.

Bir başka gece de, alt kattan kadın çığlıkları ile irkildim. Televizyonun sesini kıstım, iyice konsantre oldum. kadın, kesiliyor gibi bağırıyor arkadaş bu ne? Ses de alt kattan geliyor. Tamam dedim, gözlüklü manyak, karı kesiyor. Bildiğin kadın acı çekiyor, can havliyle çığlık atıyor, bunun başka açıklaması olamaz. Polisi mi arasam? Ne yapsam? Kapıyı açıp, merdiven başına çıktım, eğilip dikkatle dinlemeye başladım ki karşı dairemde ki totoş Nuri çıktı. Yahu madem ibnesin, kadınlığa heveslisin adını değiştir Nuri ne? neyse.

" Kadını öldürüyorlar Nuri" Dedim. Nuri güldü. " Her gece karı kesiyor bu çocuk, şekerim" Dedi. Bir an inandım ama sonra ne demek istediğini anladım. " Hadi canım." " Sorma mal çok büyükmüş, öyle duydum."

Şimdi bu garip çocuğun, gizli kendine güveni, bana dik dik bakışındaki anlam anlaşıldı. Ben cılızım ama her yerim cılız değil diyormuş meğerse ve ünü yayıldıkça geceleri alt kattan daha sık çığlıklar ve kadın iniltileri yükselmeye başladı. Gürültülü Cihangir de bu sese de alıştım, yapacak bir şey yok. Merak mı? Evet, biraz merak ettim ama hiç işim olmaz gözlüklü tuhafla, sadece gözüme eskisi kadar tipsiz görünmüyor artık.

Anal Seks: Yapsan da suç Yapmasan da

   

Sevgilinizle anal seks yaptınız diyelim, back round sizin keyif sizin kime ne. Ardından gelecek şu soru kaçınılmazdır; "daha önce yaptın mı?" haydaaa ne cevap versen iki ucu boklu değnek, konuyla da alakalı bir deyim oldu, kullanayım dedim. Evet, desen sorular sorular birbirini kovalar, yok sen ilktin desen yemesine yerler de ayrılınca bu anal seks durumu skormuş gibi gururlandıkları hatta eğer kötü ayrıldıysanız "sen bana arkadan da verdin ha ha" diyebilecekleri kadar çirkefleşecekleri bir hal alabilir. Gerçi o zaman "ohoo sen ilk mi ya da tek mi sanıyordun kendini?" diye cevap verirsiniz ama bırakın zevk alalım karşılıklı nedir bu sorgu ve yafta durumu arkadaş.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Parmak Çüklü Çocuk




       
   Gülüşünü beğenmiştim. Ben gülüşünü beğendiğim erkekleri beğenirim. Gülünce gözleri çizgi oluyordu, içtendi, tatlıydı. Gece beni bir kokteylden almaya geldi. Biraz başka bir yerde içtik ( pardon o dindar olduğu için içmedi) biraz Sarıyer sahilinde vakit geçirdik ve final bana geldik. acemiydi öpüşleri dokunuşları... Ve biraz da aceleci. Ama normal diye geçirdim içimden yaşı da benden gençti sonuçta kimleri eğitmedim bunu da eğitirim ne yapalım. Hafif loştu oda, öyle olsun istedi o da... Kafam da hafif dumanlı idi hani şöyle bir baktım ki parmağına prezervatif takmaya çalışıyor. insan neden parmağına prezervatif takar ki? Acaba açılsın diye mi? Dedim ama değilmiş, başımı kaldırıp dikkatle bakınca gördüm ki o şey parmağı değilmiş. Ne öpmeyi bilmemesi, ne kulağımı kemirince zevk aldığımı sanması, ne oral seks yapıyorum diye vajinamı dişlemesi bir yere kadar katlandım da buna yapacak şey yok, bunun alternatifi yok. Bir de ben benim malzemeyi tanıyorum, bu kadar küçüğü hissetmemin imkanı yok. Midem bulanıyor, başım ağrıyor hadi sen git dedim. gönderdim. Evet, resmen kovaladım ama ne yapayım boyu değil işlevi de değil bu tartışmanın yeri hiç değil. Ayıpsa benim ayıbım kime ne...

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...