Soru ve yorumlar için madammarin@gmail.com

14 Haziran 2017 Çarşamba

En Yakın Arkadaşın Ergen bir Sürtükse

 Bana bir mail gelmiş. 16 yaşında dünya tatlısı bir kızcağız, kimsenin onu beğenmediğinden, en yakın arkadaşının da çok popüler olduğundan şikayet etmiş. Şimdi ona söylediklerimi detaylıca buraya yazacağım. Ben de bir zamanlar bu kızcağız gibiydim. Kimse beni görmezdi ve beğenmezdi. Ya da beğenenleri ben beğenmiyordum ki hiç flörtüm yoktu ama en yakın arkadaşım Müjü denen saf kan kafaşenin sıra sıraydı. Neydi onda olup bende olmayan? Benden biraz daha zayıftı ki sonra anlaşıldı geniş kalça daha seksi. Biraz daha uzundu, boyla olsaydı herşey ohooo. Yüzü fena değildi ama gözleri renkli değildi dişleri de bildiğiniz kazma dişti. Nedense bu kıza talep çoktu bana yoktu.

Okulda, dershanede ben bununla gezer, otururdum. Erkekler bunun etrafında sinek gibi uçuşur bana bakmazdı. peki ne oldu? Okul bitti, ben üniversiteyi kazndım bu bir haltı kazanamadı. Sırf arabası var diye çıktığı ve bolca oral hizmet sunduğu sevgilisi bunu terk etti. Bir anda evde pinekleyen bir ev kızına dönüştü çünkü dışarıya benim sayemde çıkar, bu çocuklarla takılırdı. Ben bunu arayıp sormayı kesince, dışarı çıkamadı ve bunlarla daha az buluşabilir hale geldi. Bir de sanki kendisine verilen ışığın tamamını bir yılda kullandı ve tüketti. Bense sonraya sakladım, daha serpildim, zayıfladım ve güzelleştim. Daha önemlisi benim auram vardı, bununsa içi boş güzelliği ve o da solmaya başladı genç yaşta. Onu görünce bana bakmayan hatta konuşmayı kesen herkes, artık ona bakmaz hale geldi. Hatta bana günün birinde ne oldu bana? diye sormuştu. Ben de demedim tabi fazla kullandırdın, bedenini de ışığını da, enerjini de diye. Geriye kalan içi boş, kof bir surattı. Zaten fazla zeki de değildi, soru sorsanız yarım dakika sonra anca algılayıp cevap verirdi. Koca dişli ağzı dışında işe yarar bir tarafı yoktu. Ben Müjü denen gereksizle görüşmeyi kestim tabii. Zaten o zamanlar neden görüşüyordum onu da bilmiyorum. Sırf o da Taksimde oturuyor diye işte. Bu ezik, gitti başka bir ezikle evlendi ve çocuklu bir ev kadını oldu. Tipi iyice kaydı ama eski günlerin hatırına saçlarını hep eskisi gibi yaptı belki yine popüler olur diye.

Şimdi yanındaki arkadaşı yüzünden görünmediğini düşünen genç bir kızsan sakın üzülme. O arkadaşın elindeki sihrin tamamını çok genç yaşta kullanıp, üzerine aldığı kötü enerji yüzünde yıpranacak ama sen sonradan çok popüler olacaksın olmasan da emin ol ondan çok daha mutlu olacaksın. İlle de kafana takıyor, her hoşlandığım çocukla bu kaltak çıkıyor diyorsan, eski usul bir yöntem önereceğim sana. iftira at o kaltağa, geçenlerde kürtaj oldu de, iğrenç bir tipe oral yaparken gördüm de, fısıltı gazetesi çok etkilidir emin ol hemen yayılır ve o kızın da esamesi bir daha okunmaz. Ben mi? Yok canım ben öyle şeyler yapar mıyım hiç. Yapmamışımdır herhalde, geçmiş zaman hatırlamıyorum...

Madam Marin Sözleri


 Aptal mısın sen? Hayır aşığım. Eee aptalsın işte.

Göğüslerim de büyük karakterim de.

Türk kahveli prezervatif yapsınlar seviştikten sonra falımıza bakarız.

Yakışıklı erkeğin ırkına bakılmaz.

Sevişemiyorsan çikolata ye.
Bana aşık olup söylemeyene yazıklar olsun

Tam yemeliksin de ben çok tokum.

Evrim teorisi ilk sevgilimle sonuncu arasındaki farka bakıp anlaşılabilir.

Ruh eşi diye bir şey yok. Ruh eşsizdir.

Bende yok ama yine de bazılarının sikime kadar yolu var.

Eskiden sığ ve mutluydum şimdi derin ve endişeliyim.
Yeni sevgiliye fazla bağlanma bu da gidecek.

Şirketimizde hangi pozisyonda çalışmak istersiniz dediklerinde aklıma gelen:

Satır içi resim 1

Senin gelmişini geçmişini aşk! bir kere de doğru zamanda gel.

Erkekte geniş göğüs candır.
Pantolon indirmek yerine film indiriyorum.

Benden daha kırık insanlar görmek beni mutlu ediyor.
 
Bu şans denen melet niye çirkinlerde oluyor bi tek bizim ne suçumuz var?

Grinin her tonunu protesto ediyorum olan var olmayan var.
Bütüm erkekler seni seviyorum der.
Aşktan korkma ver (kalbini) gitsin.

Yüze boşalma sahnelerinde gitti onca çocuk diye üzülüyorum.

Büyüdükçe küçültüyorsun gözünde büyüttüğün ne varsa.

Ben boyun eğmem ama öyle konuşurum ki sen önünde eğilmiş hiçbirşeyini kaldıramazsın başın da dahil.

Ne oldu? Seni sandığın kadar sevmedi değil mi?
 
Kadını hafife alırsan ağır darbe yersin.
 
Gözümden düşerken beni de çekip yerle bir etmeseydin keşke.
 
Girmeyeceksen açma üşüyorum.
 
Unutma en çok girerken değil giderken acıtıyor. MadamMarin

İyi biri olunca da iyi şeyler olmuyor bari kötü olup zevk alayım.

Ne? Ne oldu? Yine mi sevişemiyoruz?

Sen aşık olduğunda o da sana oluyor sanıyorsun ya nah oluyor.
Mümkün olsa klitorisin yerini konum atarım.

Kasıkta aşk başkadır kasım mıydı yoksa?

Bu yaştan sonra boy atamazsın dediler ben de saçlarımı boyattım.

Bensiz mutluluğun dibine vuracaksın sandın hayat senin dibine vurdu.

Beden değil zeka satıyorum ondan bana sahip olamıyorsun.

Ben azdım! Gözünde aklında hayatında azdım çok az.

Ceset olsa soğuyana kadar bana asılmaya devam eder.

"Bitti" dedi bana bence de "bit ti"kan emdi kaşındırdı yıkayınca geçti.

Tam senden zevk alırken erken boşalıyorsun hayat üstüm başım umutsuzluk kokuyor.

13 Haziran 2017 Salı

Artık Tek İtirafçı Benim

 Yıllar yıllar önceydi, tesdüfen bulmuştum o siteyi. Hemen bir nick name alıp yazmaya başladım. O zamanlar salak bir iş yerinde, buz gibi bir çocukla çıkıyordum. Yazdım, yazdım ama itiraflarım yayınlanmadı. Ben de sinir oldum baktım diğerlerinin itiraflarına ve gördüm ki g-stringten bahsedenlerinki hemen yayınlanıyor. Hiç de sevmem, oldum olası nefret ettim g-stringten ama ilk itirafım " G string giydiğim günlerde kendimi sevişmek zorunda hissediyorum." Hemen yayınlandı ve mesajlar almaya başladım. Ondan sonra bağımlılık oldu bende itiraf.com. Hissettiklerimi, yaşadıklarımı, hayall kırıklıklarımı, komik durumları, kısa ama öz şekilde yazdım ve tam da orada Madam Marin oldum. Sinemada klitorisimin yerini bulan adamdan bahsettiğim itirafım olay oldu. Oysa bana çok ilginç geldiği için yazmıştım çünkü o güne kadar ben bile bilmiyordum tam olarak yerini.

Bana gelen mesajlardan çok sağlam dostluklar kurdum, hala birkaçıyla görüşürüm. Bazılarıyla da flört ettim ama pek iyi olmadı. Hatta orada tanıştığım  biri için kalkıp İzmir'e gitmiştim. Gidesim vardı o bahaneydi. Adam Osman Yağmurdereli'nin genç hali gibi görünüyordu; apar topar yanından  uzaklaşmıştım. Daha çok kişiyle tanıştım, sabah kahvaltılarımı itiraf.com eşliğinde yaptım. Komik, ilginç, ben de benzerini yaşadım ya da hımm bunu yazan kimmiş diyeceğim türden itiraflar vardı.

Daha sonra da orada bana asılan ve rahatsız edenlerden faydalanıp cep telefonu faturamı ödetmeye başladım, tabii asla buluşmuyordum. Dalga geçiyor, eğleniyordum. Evet cidden eğlendiriyordu beni itiaf.com çünkü kaliteli ve ilginçti. İçindeki insanlar ve yayınlanan itiraflar da öyle. Dediğim gibi Madam Marin itiraf.com da ortaya çıktı. Hayatımı, yaşadıklarımı merak eden, bana yorum yapan, akıl veren, dertlerimi paylaşan bir kitle oluştu. Belki de şimdiki okur kitlemin temelleri orada atıldı. Geçenlerde aklıma geldi ve girdim itiraf.com a bir baktım ki kapanmış. Zaten ben yazmayı bıraktıktan sonra eski eğlenceli hali de kalmamıştı. Sanırım el değiştirdi, editörleri de her gelen itirafı yayınlar oldu. Aaaa itirafım yayınlanmış demek bir ayrıcalıktı benim  zamanımda, herkesinki yayınlanmazdı. Yine de kapanmasına üzüldüm çünkü büyük anılar ve sağlam bir geçmiş barındırıyordu itiraf.com. Buradan itiraf.com dan tanıştığım, yazıştığım herkese selam olsun, ben hala yazmaya devam ediyorum ve artık tek itirafçı benim, takipte kalın.

8 Haziran 2017 Perşembe

Orta Yaşlı Abazan Adamlar

 Yaşını başını almış, evlenmiş barklanmış, çoluk çocuğa karışmış ama adam olamamış tipler var ya. Hani bir iş görüşmesine gidersiniz, iki kelam edersiniz açlıkları hiç geçmediğinden hemen cinsel beklentiye girerler işte onlara sinir oluyorum. Adamlarda tip yok, zorlama bir şekil var. Karizma yok o da mış gbi yapılmış. Göbekleri her ne kadar saklamaya çalışsalar da gün gibi ortada. Çay ve sigaradan sararmış dişleri, yılların aptal suratlarına eklediği çizgileriyle cidden bana çok itici geliyorlar. Bazı kadınlar olgun erkek seviyor olabilir ama ben oldum olası hatta genç kızlığımda bile olgun erkek sevmezdim. Bir tek Kevin Costner'ı beğenirdirdim o da yani olsun o kadar.

Bir yayınevine kapağı atmış, hani şu Yahudi kadının dizisi de var ya kitabının çıktığı yayın evi bakın isim vermiyorum :) ona gelen dosyalara bakıyor ve sosyal medya üzerinden kadınlara yavşıyor. Bir de zorlama yazar, kitap çıkartmış durmuş ama okunduğunu sanmıyorum. Ben de bloğumun gelişmiş halini çıkartacağım bununla da konuştum. O elbette takıldı cinselliğe ne kadarı doğru yok tahrik edici birkaç cümle yolla. Biz ülkece o yüzden ilerleyemiyoruz işte. Bu gibi adamların akılları pipilerine takılmış yukarı çıkamıyor ve herkes de o küçük pipilerine hizmet edecekler sanıyorlar. Muhtacım ya ben ona, sorularını cevaplar belki beraber bile olurum tabii rüyasında ıyyy iğrenç. Gerçekten şu orta yaşlı abazan adamlar aşırı iğrenç ve kalitesiz.

Üç yıl kadar önce biri ile daha tanışmıştım benden bir otel için tanıtım filmi istediler, yani metnini yazacağım. Tamam dedim anlaştık falan neyse yazdım götürdüm. Bu ikide bir telefondan mesaj gönderiyor Marin Hanım özledik diye. Adamı da bir görseniz damacanayı alın üzerine sapık bir sırıtışı olan bir boka benzemeyen bir surat koyun alın size bu adam. Ve bu şekil kurbanı benimle olabileceği gibi bir hayale kapılmış. Bir de ben baya soğuk görünüşlü biriyimdir yani öyle işveli cilveli falan değilim, dışarıda bildiğin bir Rus casusu havam vardır. Gülsem, kırıtsam, espiri yapsam hadi neyse. Tabii aldı ağzının payını def oldu gitti.

Bu orta yaşlı tipsiz adamlardaki öz güveni anlayamıyorum. Aklıma gelen de umarım doğru değildir bazı bayanlar bunların bir yerlerini kaldırmıyordur. Yaptıkları şekil yüzünden sakın bunları önemli, değerli, donanımlı falan sanmayın. Dışarıda suratına bakmadığınız abazan ergenlerin büyüyüp yaşlanmış hali bunlar. İnanın çoğu sağlam da ruh hastaları. Paralarına güvenen tipsiz orta yaşlılar da başka bir yazı konusu. Onlar bu sayede güzel kadınlarla olabiliyor doğru ve o kadınlarda cüzdan var mide yok. Evet bu gün orta yaşlı abazanlara kafayı taktım ama elbette hepsi öyle değil, adam olmayı başaran adamlar da var içlerinde. Diğerleri benden uzak dursun bir zahmet.

7 Haziran 2017 Çarşamba

Lick Buddy İle Evlenilir Mi?

 Bugün lick buddyimden evlenme teklifi aldım. Adamla on yılı aşkın süredir görüşüyoruz. Bu sürede birbirimizi hiç üzmedik, kırmadık, kızdırmadık tabii bunun nedeninin başında birbirimizden bir beklentimizin olmaması geliyor. Yoksa araya kıskançlık ve güven krizleri girseydi ikimiz de birbirimizi yerdik. Bugün artık ne olduysa tutturdu beni ne zaman alacaksın? evlen benimle diye. Bıkarız ederiz falan dedim ama on yıldır bıktık mı dedi, bak seni her gün yalarım, seyahatlere çıkarız dedi. Tamam güzel de bunun aşkının bu kadar kabarmasının bir nedeni olmalı ayrıca Marin ne duruyorsun evlensene diyenleriniz için belirteyim adam zaten evli. Mutlu değil, ayrılık aşamasında ama evli. Çocuk yapsın diye aile baskısı sonucu, kız kardeşinin bir arkadaşıyla evlendirildi. Çocukları da olmadı mutlu bir evlilikleri de. Benim hayatımda şu an biri var, nereye kadar gider bilmiyorum ama Deniz'le yani lickbuddyimle evlenmeyi düşünmüyorum. Nedenlerine gelince:
Evet seks güzel, aslında seksin oral kısmı güzel diğer kısmı tamamlamaya giriyor ama idare eder.
Evet birbirimizi üzmedik ama ciddi bir ilişkimiz olursa o bana, ben ona güvenemem. Birbirmizi boğmaya başlarız.
Böyle sorumluluk olmadan, beklentisiz, arada kaçamak şeklinde görüşmek daha güzel. Sürekli yanımda olursa sıkılırım.
Her dakika seks olmaz çünkü evlilik seksi azaltır hatta bazen yok eder, ya öyle olursa on yıllık emek hooop çöpe. Neymiş evlenmişiz.
Hayatında stabil kalan tek kadın ben olduğumdan bana tutunmaya çalışıyor ama bu buhransal bir durum olabilir. Aynı hevesle hadi evlenelim desem sonuçlarını kestiremiyorum.
Hayat neler getirir belli olmaz tabii bakarsınız bir gün evleniriz de. Şimdilik böyle bir şey düşünmüyorum ama tatile çıkabiliriz. On yıldır hayatımda, kimler geldi kimler geçti, ne kadar üzüldüm, yerlerde süründüm, onunla teselli buldum; iyi ki var sevgili sevgilim olmayan lick buddy im.

Yaz Aşkım Olur Musun? İlanları!

 Yaz geldi... Havlar hala serin ama sonuçta yaz mı gelen evet yaz. Yaz ne demek tatil, deniz, güneş, bronzluk ve kısa süreli seks temalı yaz aşkları. Özellikle de tatilde yaşanan cinsten olanlar. Eskiden herkes gittiği yerde bulur, derin yaz aşklarına denize dalar gibi dalardı. Şimdi çok garantici olduk ya önceden ayarlıyoruz yaşayacağımız yaz aşkını bile. Oysa eskiden sürprizdi, gittiğin yerde karşılaşacağın kişiler, heyecanlar. İnternet elimizin altında neden uğraşalım sürprizle değil mi? İlan gördüm ilan! "Bu Yaz Benim Yaz Aşkım Sen Olur Musun?" yazıyordu, altında da ilan verenin özellikleri ve yaz aşkında aradığı özellikler. Pes dedim artık ama sonra da neden şaşırıyorum ki dedim, normal aslında. Üstelik de gidilecek tatil beldesinin ödemesini kendi yapacakmış, yani bayana düşen görev sadece adamın yaz aşkı! olmak.

Bana da bu tür bir teklif gelmişti, şimdi gelmiyor neden çünkü sıkar. O zamanlar daha minnoş bir şeyim, hayatımda da kimse yok. Bir doktor beni görmüş beğenmiş. Ortak bir arkadaşımızla haber yollamıştı. Mavi tura çıkacakmış da ben gelir miymişim? Masraflar ondanmış bir de bana para verecekmiş. Çok kızmıştım ben fahişe miyim diye haberi getiren kişiye de, teklifte bulunan doktora da. Tatil istersem kendim giderim, hem ne belli seni beğeneceğim, hoşlanacağım? tamam yakışıklı da sayılırdı adam ama bu tavrı çirkin bir kere. Diyor ki; benim ciddi ilişkiyle falan işim olmaz ya da zaten hayatımda biri var, tatilde canımın istediği bir hatunla kafa dinlemek istiyorum, tatil bitince de herkes kendi yoluna gidecek. Oh ne güzel iş. Aracı da neden kabul etmiyorsun bir de para kazanacaksın demez mi, onu da paraladım tabii. Minnoş da olsam vahşi bir minnoştum. O doktor mutlaka tatile götürecek birilerini bulmuştur, kimbilir belki o da internete ilan vermiştir.

Bunun bir de kadın versiyonları var. Şimdilerde kadın parası yemek moda oldu ya hani, sizden iki konuşunca para isteyen adamlar peydahlandı, sanki biz yetmişlik ninelermişiz de o da lütfedip bizimle oluyormuş gibi. "Hadi beni tatile götür ama masraflar senden" diyen genç adamlar dolanıyor ortalarda. Öyle yaşlı kadınlara da gitmiyor bu teklifler sadece baya genç kadınlara geliyor. Benden bile yanılıp yakılıp para isteyen oldu. Tabii ki vermedim bir de itin poposuna soktum ama verdiğini duyduğum tanıdığım bayanlar var. O kadar yazıyorum, uyarıyorum ama yok yine aynı hataya düşüyorsunuz. Para vermeyin şu heriflere, hediye de almayın, beraber alış verişe çıkınca siz ödemeyin, bir yere gidince tüm masraflar size girmesin. Bakın Almanların bize kattığı güzel bir şey var: Alman Usülü... Demiyorum ki hep erkek öder evet siz güçlü ve maddi açıdan ayakları üzerinde duran kadınlarsınız da bunu kanıtlamak için kendinizi sömürtmeye ihtiyacınız yok. Alman usülü olsun her şey. Bir de gözünüzü seveyim şu adamları iç güveysi gibi evinize de almayın, herkesin kendi evi olsun. Ne olursa olsun aranızdaki, akla gelen ilk şey bu kadın bu adama bakıyor, bu adam da jigolo oluyor. Sizin ne kadar genç ve güzel göründüğünüzün önemi yok, yapışacak yafta bu.

Hazır konusu açılmışken, annemin bir tanıdığı var hatun yetmiş küsür yaşında ama mihrap yerinde, çocuk yapmamış fazla yıpranmamış. Bir de evli ama kocasının sağlık sorunları var, zaten yaşlı adam bu da içten yanmalı bir hatun yani seks istiyor. Bulmuş genç birisini artık o da mı internete ilan verdi bilemem, adamla tatile gitmişler, lobideki çalışan da oğlunuzla aynı odada mı kalacaksınız? demiş bu bir bozulmuş, o benim oğlum değil demiş falan. Ne olacaksa? Elbette masrafları kadın karşılamış ama adama yetmemiş bir de kadının arsasına göz dikmiş, satarım ben onu bana yetki ver demiş, bu kadın da adamla sevişmeye devam etmek için kabul etmiş. Şimdi de arsayı ve kaptırdığı parayı kurtarmaya çalışıyor, kocası da şüphelenmiş, adam hala bundan kırk bin istiyormuş yetkiyi geri vermek için bilmem ne...

Kötü bir örnek evet, hep böyle olacak demiyorum, herkes bu kadar kötü değil ama nasıl güvenebilirsiniz kısa sürede tanıdığınız birine? Ve yine sadece nette konuştuğunuz biriyle nasıl tatile çıkarsınız ya bir çete üyesiyse, ya da organ mafyası? Bence eski usül takılın çekin gidin, gittiğiniz yerde tanıştığınız kişilerle takılın ama onlara da gözü kapalı güvenmeyin tabii. İlan mı? bence ilanlara da pek itibar etmeyin ve sakın bunu okuduktan sonra madam benimle tatile gelir misin gibi mailler göndermeyin cevabı zaten biliyorsunuz.

3 Haziran 2017 Cumartesi

Dizi Önerim: UnReal Neden Sevdim Bana Neyi Hatırlattı?

 Ne kadar da yaşadıklarıma benziyor diyerek izliyorum bu diziyi. Ben senaryo ve metin yazdığım için sürekli olmasa da arada setlerde oluyorum. Devamlı çekilmez ama ara ara güzel oluyor. Uzun saatler set ortamında olunca tabii ki oradakilerle bir süre sonra baya bir yakınlaşıyorsun. Benim gözlemim herkes herkesle samimi, canciğer ama arkadan konuşmak, dedikodu ve gıybet gırla. Özellikle reji ekibindeki hatunlar inanılmaz dedikoducu. Oyuncular senarist olduğunu anlayınca sülük gibi yapışıyor ve kendi isteklerini empoze etmeye çalışıyor, sanki benim aklım fikrim yok da onları dinleyeceğim gibi. Kazara telefonunu verdiysen yandın, o telefon hiç susmaz, mesajlar hiç bitmez. Biriyle samimi bir sohbet etmeye gör hemen aranızda aşk dedikoduları çıkar. Bu yüzden samimi bile olsan mesafeli görünmelisin. Oldu da setten biriyle kaçamak yaptın ki bu bir yerden sonra kaçınılmaz olur uzun saatlerden söz ediyoruz, başka kimi bulacaksın da kaçamak yapacaksın. Bu olayın asla ortaya çıkmaması lazım, yoksa büyür de büyür duymayan kalmaz. Aynı ortamda selamlaşmanız bile sakıncalıdır çok dikkat etmek gerekir. Ben de dizideki kızımız gibi bir görüntü yönetmeniyle kırıştırdım ama sonra çok pişman oldum. Hem zor kurtuldum, hem ortaya çıkacak paniği yaşadım hem de ortamda tamamen yabancı gibi davranmak, o başkalarıyla sen başkalarıyla konuşurken kıskançlık krizleri yaşamak, zaten stresli bir iş yaparken çok ağır geldi. Bunun dışında gizli olması güzeldi.

Şimdi neden bunları anlattım Unreal dizisine başladım. Beni bu kadar yakalamasının nedeni de bana fazlaca tanıdık gelmesi. Olaylar bir evlendirme programında geçiyor, daha fazla kimin eli kimin cebinde durumu ve ayak kaydırma var ama üç aşağı beş yukarı bizim setlere çok benziyor. Evet bizde de herşey sahte. Sadece dizilerde değil özellikle reality programlarda izlediğiniz herşey benim gibi metin yazarlarının kurguladığı olaylar. Kimse kendi istediğini yaşamıyor hepsi birer canlı kukla. Mesleki deformasyon mu dersiniz ne dersiniz herkesde birbirini götürme çabası hakim. Bir o kadar da kaygan bir zemin yani kimseye tam olarak güvenemez ve sırrınızı veremezsiniz çünkü ne zaman düşmana döneceği belli olmaz. Yine de ben seviyorum bu ortamları ve sette olmayı, amacım da yapımcı olmak bir zamandan sonra. Unreal'e gelince bence izleyin sıkılmazsınız, özellikle baş roldeki kızın çok abartılı bir güzelliği olmamasına rağmen sahip olduğu etkileme gücü ve aura çok hoşuma gitti. Boş aptal güzeller izlemekten sıkılmıştım. Dizide bir yerden sonra kadın dayanışması hakim oluyor ki bu da hoşuma gitti. Elbette bu dayanışma da gözü kapalı güvenilecek bir dayanışma değil ama iki kadın da erkeklerden öyle darbeler yiyorlar ki sektörde sırt sırta vermenin en iyi çözüm olduğunu fark ediyorlar. Bence izleyin özellikle de çekim arkası dünyasını merak ediyorsanız iyi fikir verecek size.

Ötekiyiz Hepimiz

   Bu ülkede kadın olmanın zorluğu ortada; ayrılmak istiyorsun öldürülüyorsun, istediğini giyiyorsun diye şiddet görüyorsun. Erkek egemen bi...